Amerika'da bir kişi İranlı muhalif gazeteciyi öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûm edildi

Washington, suikast planının Tahran hükümeti tarafından emredildiğini belirtiyor

Gazeteci Masih Alinejad (AP)
Gazeteci Masih Alinejad (AP)
TT

Amerika'da bir kişi İranlı muhalif gazeteciyi öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûm edildi

Gazeteci Masih Alinejad (AP)
Gazeteci Masih Alinejad (AP)

ABD’de bir mahkeme, İran yönetiminin önde gelen muhaliflerinden İran asıllı Amerikalı gazeteci Masih Ali Nejad’a yönelik suikast planına karıştığını kabul eden bir kişiyi dün 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre 37 yaşındaki Jonathan Loadholt, Kasım 2024’te gözaltına alınmıştı. Loadholt, 49 yaşındaki gazeteci Masih Ali Nejad’ı hedef alan plan kapsamında kara para aklama ve takip suçlamalarını kabul etti.

Loadholt ve diğer sanık olan Carlyle Rivera, ABD’de yaşayan Ali Nejad’ı öldürmek için 100 bin dolar almayı kabul etmekle suçlandı.

Rivera ise ocak ayında, para karşılığı cinayet işlemek üzere komplo kurma suçunu kabul etmesinin ardından 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

ABD Adalet Bakanlığı, Ali Nejad’a yönelik suikast planının İran hükümetinin talimatıyla hazırlandığını belirtti.

ABD Adalet Bakan Yardımcısı John Eisenberg, “Tahran yönetimi, yalnızca rejimin sayısız ihlalinden bazılarını ortaya çıkardığı için ABD’de yaşayan Amerikalı bir gazeteciyi öldürmeye çalıştı” ifadelerini kullandı.

Davada adı geçen bir diğer şüpheli olan ve İran’da yaşadığı belirtilen Afganistan vatandaşı Farhad Şakiri’nin ise hâlâ firari olduğu bildirildi. Şakiri’nin, İran Devrim Muhafızları adına diğer iki kişi ile anlaştığı iddia ediliyor.

2009 yılında İran’dan ayrılan Masih Ali Nejad, İran yönetiminin önde gelen muhalif isimlerinden biri olarak biliniyor. Ali Nejad, yıllardır İran’daki zorunlu başörtüsü uygulamasına karşı “Benim Gizli Özgürlüğüm” sloganıyla kampanya yürütüyor.

Instagram’da 9 milyondan fazla takipçisi bulunan Ali Nejad, 2022 yazında son anda engellenen başka bir suikast girişiminin hedefi olmuştu.



Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan'ın geçici koruma statüsünü kasım ayına kadar uzattı

İsrail'in kuzeyinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail topçu birliğinin İsrail-Lübnan sınırını geçerek Lübnan'a girdiği görülüyor... 27 Mayıs 2026 (Reuters)
İsrail'in kuzeyinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail topçu birliğinin İsrail-Lübnan sınırını geçerek Lübnan'a girdiği görülüyor... 27 Mayıs 2026 (Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Lübnan'ın geçici koruma statüsünü kasım ayına kadar uzattı

İsrail'in kuzeyinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail topçu birliğinin İsrail-Lübnan sınırını geçerek Lübnan'a girdiği görülüyor... 27 Mayıs 2026 (Reuters)
İsrail'in kuzeyinden çekilen bu fotoğrafta, İsrail topçu birliğinin İsrail-Lübnan sınırını geçerek Lübnan'a girdiği görülüyor... 27 Mayıs 2026 (Reuters)

Reuters'ın haberine göre ABD Federal Resmî Gazetesi'nde dün yayımlanan bildirime göre ABD, Lübnan için Geçici Koruma Statüsü (TPS) uygulamasını 27 Kasım 2026’ya kadar uzattığı belirtildi.

Öte yandan İsrail ordusu, Güney Lübnan’da “sarı hat” olarak bilinen hattın kuzeyine geçerek Litani Nehri’ni aşan kara operasyonları ve sızma girişimleri gerçekleştirdi. Bu gelişme, İsrail’in Nebatiye sakinlerine yönelik tahliye uyarısıyla eş zamanlı yaşanırken, çatışmaların sahada daha geniş bir aşamaya geçtiğini gösterdi.

İsrail basını, operasyonların Hizbullah’ın insansız hava araçlarını (İHA) durdurmayı hedeflediğini aktarırken, Zaatar eş-Şarkiye ekseninde şiddetli çatışmalar yaşandı. Hizbullah ise yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin nehir yatağı yönündeki ilerleme girişimlerine roketler, topçu atışları ve kamikaze İHA’larla karşılık verdiğini bildirdi.

İsrail hava saldırıları ayrıca Sur, Bint Cubeyl, Cizzin ve Batı Bekaa bölgelerine kadar genişledi. Meşgara kasabası ise yoğun hava saldırılarına maruz kaldı; bölgedeki bombardıman “ateş çemberi” olarak nitelendirildi.

Sahadaki gerilim sürerken, cuma günü Washington’da ABD arabuluculuğunda Lübnanlı ve İsrailli askeri yetkililer arasında bir toplantı düzenlenecek. Lübnan tarafı, görüşmenin tamamen teknik nitelikte olduğunu ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ile Litani Nehri’nin güneyine ordunun konuşlandırılmasının ele alınacağını belirtiyor.


Birleşmiş Milletler: Papa Leo'nun yapay zekânın düzenlenmesi çağrısı 'uygun bir zamanda geldi'

Papa Leo XIV, 27 Mayıs 2027'de Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda konuştu, (DPA)
Papa Leo XIV, 27 Mayıs 2027'de Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda konuştu, (DPA)
TT

Birleşmiş Milletler: Papa Leo'nun yapay zekânın düzenlenmesi çağrısı 'uygun bir zamanda geldi'

Papa Leo XIV, 27 Mayıs 2027'de Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda konuştu, (DPA)
Papa Leo XIV, 27 Mayıs 2027'de Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda konuştu, (DPA)

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, dün yaptığı açıklamada, Papa Leo XIV tarafından yapay zekânın risklerine ilişkin yapılan ve “zamanında bir uyarı” olarak nitelendirdiği çağrıyı övdü.

Papa Leo XIV, pazartesi günü yayımladığı ilk resmî mesajında, insanlık üzerindeki etkileri nedeniyle Yapay Zekâ için güçlü düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu.

Papa, “jeopolitik ya da ticari üstünlük sağlama arzusuyla beslenen, giderek güçlenen algoritmalar ve genişleyen veri tabanları yarışı” konusunda uyarıda bulundu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Volker Türk “X” platformunda yaptığı paylaşımda, bu çağrının “yapay zekâ çağında onur ve adaleti korumak için zamanında yapıldığını” belirtti ve “ortak insanlığımızın pusulamız olmaya devam etmesi gerektiğini” vurguladı.

Birleşmiş Milletler’e göre, yapay zekâ sektörünün değerinin 2033 yılına kadar 4,8 trilyon dolara ulaşabileceği, ancak kazançların sınırlı sayıda aktörün elinde yoğunlaşabileceği öngörülüyor.

Papa, mesajında ayrıca yapay zekâ destekli otonom silahların risklerine dikkat çekerek “öldürme kararının teknolojiye devredilemeyeceğini” ifade etti ve bu sistemlerin silahsızlandırılması çağrısında bulundu.

Leo XIV, yapay zekânın askeri, ekonomik ve bilişsel rekabet mantığından çıkarılması gerektiğini belirterek, insan üzerinde tekel ya da hakimiyet kurulmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Volker Türk ise “teknolojinin insanlara hizmet etmesi, onları yerinden etmemesi veya kontrol etmemesi gerektiğini" vurguladı.


İsrail ordusu saldırıların sürdüğü güney Lübnan'da geniş alanları “çatışma bölgesi” ilan etti

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine düzenlediği hava saldırısı sonucu yükselen dumanlar (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine düzenlediği hava saldırısı sonucu yükselen dumanlar (AFP)
TT

İsrail ordusu saldırıların sürdüğü güney Lübnan'da geniş alanları “çatışma bölgesi” ilan etti

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine düzenlediği hava saldırısı sonucu yükselen dumanlar (AFP)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine düzenlediği hava saldırısı sonucu yükselen dumanlar (AFP)

İsrail ordusu dün akşam Lübnan’ın güneyinde yaşayanları, İsrail-Lübnan sınırına yaklaşık kırk kilometre uzaklıktaki Zehrani Nehri'nin güneyinde kalan bölgelerin artık çatışma bölgesi sayıldığı konusunda uyardı.

İsrail ordusunun Arapça sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya medya üzerinden yaptığı paylaşımda bu bölgelerdeki tüm sakinleri Zehrani Nehri'nin kuzey yakasına tahliye olmaya çağırdı.

Adraee açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Terör örgütü Hizbullah'ın ateşkesi defalarca kez ihlal etmesi karşısında İsrail Savunma Kuvvetleri, bu örgüte karşı son derece sert biçimde hareket edecektir. Güney Lübnan sakinlerine Zehrani Nehri'nin kuzeyine tahliye olmalarını tavsiye ediyoruz. Nehrin güneyinde kalan tüm bölgeler çatışma bölgesi sayılmaktadır.”

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, hava kuvvetlerine teslim edilen yeni bir ikmal uçağının kabul töreninde yaptığı konuşmada, "Hizbullah örgütüne giderek daha güçlü darbeler vurmak için Lübnan'daki operasyonlarımızı yoğunlaştırıyoruz” dedi.

xdvdsv
Lübnan'ın güneyindeki Çarnay bölgesinde, bir gün önce İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu hasar gören bir binayı inceleyen bölge sakinleri ve gazeteciler, 27 Mayıs 2026 (AP)

İsrail ordusu basın servisinin yayımladığı tören görüntülerinde konuşan Zamir, “Bu operasyon tüm cephelerde, havada ve karada, ağır yara almış ve ciddi biçimde gerilemiş bir düşmanla yüzleşmek için sorumluluk ve kararlılıkla hassas biçimde icra edilmektedir” ifadelerini kullandı.

Zamir, Hizbullah'ın kendilerine yönelik başlıca tehdidin patlayıcı yüklü insansız hava araçları (İHA) olduğunu vurgulayarak ‘düşmana ağır bedel ödetmek için cephede de derinlerde de hiç durmaksızın çaba göstermeyi’ sürdüreceklerine söz verdi.

Sur şehri çevresine saldırı

Lübnan resmi haber ajansı NNA’ya göre İsrail dün Lübnan'ın güneyindeki Sur şehri çevresini en az iki hava saldırısıyla hedef aldı. Saldırılar, İsrail ordusunun Sur ve çevresindeki bölgeler için tahliye uyarısı yayımlamasının ardından gerçekleşti.

NNA, İsrail hava kuvvetlerinin Sur çevresine saldırı düzenlediğini ve Sur yakınlarındaki Mesakin bölgesini hedef aldığını bildirdi. Fransız Haber Ajansı AFP’nin muhabiri de şehir çevresinde en az bir saldırı yaşandığını doğruladı.

Hizbullah ise dün, Tel Aviv'in operasyonlarını genişleteceğine dair tehditleri ve kanlı saldırıların hemen ardından Nebatiye şehri sakinlerine yeniden tahliye uyarısı yayımlamasının gölgesinde, Lübnan'ın güneyinde belirlediği ‘sarı hattın’ dışına sızan İsrail kuvvetleriyle çatışmaya girdiğini açıkladı.

Hizbullah açıklamasında, dün sabah Zutar eş-Şarkiyye beldesinde ‘hafif ve orta kalibre silahlarla düşman kuvvetleriyle sıfır mesafede çatıştığını ve düşmanı geri çekilmeye zorladığını, ardından düşmanın bölgede yoğun topçu atışı gerçekleştirdiğini’ bildirdi.

Örgüt, salı sabahından itibaren art arda yayımladığı açıklamalarda, beldeye sızmaya çalışan İsrail kuvvetlerini roket mermileri ve patlayıcı yüklü insansız hava araçlarıyla hedef aldığını duyurmuştu.

Litani Nehri'nin kuzeyinde yer alan belde, güneyin en büyük şehri Nebatiye'ye yakınlığı nedeniyle stratejik önem taşıyor. İsrail ordusu dün, ateşkesi ihlal etmekle suçladığı Hizbullah'ı gerekçe göstererek Nebatiye sakinlerine art arda ikinci kez kuzeye tahliye uyarısı gönderdi.

Belde, İsrail ordusunun geçtiğimiz ay Lübnan’ın güneyinde belirlediği ve sınırdan on kilometre derinliğe kadar uzanan bölgeyi bölgenin geri kalanından ayıran sarı hattın hemen bitişiğinde bulunuyor. İsrail ordusu, bu bölgede yaşayanların geri dönüşünü yasakladı.

İsrail ordusu, en yakın sınır noktasına yaklaşık on kilometre uzaklıktaki bu beldeye ilerlerken salı günü yayımladığı açıklamada, “İsrail vatandaşlarını ve askerleri tehdit eden doğrudan tehditleri bertaraf etmek amacıyla ön savunma hattının gerisinde hedefe yönelik operasyonlar yürütüyoruz” ifadelerine yer verdi.

sdvdsfv
İsrail'in kuzeyinden görüldüğü üzere, bir İsrail askeri topçu birliği İsrail-Lübnan sınırını geçerek Lübnan'a girdi, 27 Mayıs 2026 (Reuters)

İsrail kara kuvvetleri ‘sarı hattın’ içinde konuşlanmaya devam ederken ateşkesin yürürlükte olduğu bu dönemde kapsamlı yıkım ve tahrip operasyonlarını sürdürdü.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün, ABD ile İran arasında Ortadoğu'daki savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varılıp varılamayacağına ilişkin kuşkuların derinleştiği bir dönemde yaptığı açıklamada, “Lübnan'daki faaliyetlerimizi yoğunlaştırıyor ve İsrail'in kuzey bölgelerini Hizbullah tehdidinden korumak amacıyla güvenlik kuşağını güçlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

İkmal yolu

Hizbullah'ın, İsrail'in İran'a yönelik ABD ile düzenlediği ilk ortak saldırısında İran Dini Lideri Ali Hamaney'nin hayatını kaybetmesinin ardından İsrail'in kuzeyini hedef almasıyla 2 Mart'ta patlak veren savaşın başından bu yana İsrail, zaman zaman Bekaa Vadisi’ni batı bölgesini vuruyor ve çeşitli kasabaların sakinlerini tahliyeye çağırıyor.

Son iki günde saldırılar özellikle Meşgara beldesinde yoğunlaştı. Savaşın başından bu yana İsrail'in hedef aldığı çevre kasabalardan kaçan yüzlerce ailenin sığındığı bu yerleşim yeri artık tamamen boşalmış durumda.

Tekrarlanan saldırılar ve tahliye uyarıları karşısında Meşgara Belediye Başkanı İskender Bereke, AFP'ye verdiği demeçte Bekaa Vadisi’nin batısının güneyden sonra Hizbullah'a karşı ‘ikinci cepheye’ dönüşmesinden duyduğu kaygıyı dile getirdi.

Bekaa Vadisi’nin batısı, Hizbullah'ın kalesi olan Kuzey Bekaa'yı ülkenin güneyine bağlayan ve örgütün kuvvetleri için ana ikmal güzergâhını oluşturan stratejik bir bölge.

Askeri uzman Hasan Cuni de AFP'ye yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Bekaa Vadisi’nin batısı, Hizbullah üyelerinin Bekaa ile güney arasında hareket edebilmesi için zorunlu bir geçiş koridoru. Bu durum, bölgeyi İsrail açısından bu aşamada yoğun ve sürekli hedefleme alanına dönüştürecektir."

Cuni, Netanyahu'nun önümüzdeki günlerde savaş operasyonlarını Bekaa Vadisi’nin batısını aşan cephelere doğru genişletebileceğini, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana görece uzak kalan Bekaa Vadisi’nin kuzeyini ve Beyrut'un güney banliyösü Dahiye'yi yoğun biçimde hedef alabileceğini de öngörüyor.

İsrail'in tırmandırma politikasına karşın Lübnan, yaklaşan müzakere turunda ateşkesin kalıcı hale getirilmesini sağlamayı umuyor.

Öte yandan Lübnan Silahlı Kuvvetleri Ordu Harekât Dairesi Başkanı Tuğgeneral George Rızkallah'ın komutasında altı subaydan oluşan Lübnan askeri heyeti, cuma günü ABD Savunma Bakanlığı'nda İsrailli mevkidaşlarıyla masaya oturacak. Bir askeri kaynak AFP'ye heyetin ‘ateşkesin zorunluluğunu vurgulayacağını ve ordunun silahları denetim altına alarak Lübnan toprakları üzerinde devlet otoritesini tesis etme planını sunacağını’ belirtti.