ABD, Hürmüz Boğazı'nı yöneten İranlı bir kuruluşa yaptırımlar uyguladı
Hürmüz Boğazı'nın uydu görüntüsü (DPA)
ABD Hazine Bakanlığı, ABD’nin İran tarafından Hürmüz Boğazı üzerinden geçiş taleplerini yönetmek amacıyla oluşturulan bir kuruma yaptırım uyguladığını açıkladı.
Söz konusu gelişme, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı üzerinde İran’ın artan kontrolünün küresel ekonomide dalgalanmalara yol açtığı bir dönemde yaşandı.
İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta kendisine karşı başlattığı savaşın ardından boğazı kapatmıştı.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre ABD Hazine Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kurumla iş birliği yapan herkesin İran Devrim Muhafızları’na destek sağlamış sayılabileceği ve bu nedenle yaptırımlara maruz kalabileceği ifade edildi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise yaptığı açıklamada, İran ordusunun deniz ticaretini “haraca bağlama” yönündeki son girişimlerinin, “ekonomik baskı kampanyasının rejimi ciddi şekilde nakit sıkıntısına soktuğunun göstergesi” olduğunu belirtti.
Birleşmiş Milletler: Papa Leo'nun yapay zekânın düzenlenmesi çağrısı 'uygun bir zamanda geldi'https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5277988-birle%C5%9Fmi%C5%9F-milletler-papa-leonun-yapay-zek%C3%A2n%C4%B1n-d%C3%BCzenlenmesi-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1-uygun-bir-zamanda
Birleşmiş Milletler: Papa Leo'nun yapay zekânın düzenlenmesi çağrısı 'uygun bir zamanda geldi'
Papa Leo XIV, 27 Mayıs 2027'de Vatikan'daki Aziz Petrus Meydanı'nda konuştu, (DPA)
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, dün yaptığı açıklamada, Papa Leo XIV tarafından yapay zekânın risklerine ilişkin yapılan ve “zamanında bir uyarı” olarak nitelendirdiği çağrıyı övdü.
Papa Leo XIV, pazartesi günü yayımladığı ilk resmî mesajında, insanlık üzerindeki etkileri nedeniyle Yapay Zekâ için güçlü düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu.
Papa, “jeopolitik ya da ticari üstünlük sağlama arzusuyla beslenen, giderek güçlenen algoritmalar ve genişleyen veri tabanları yarışı” konusunda uyarıda bulundu.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Volker Türk “X” platformunda yaptığı paylaşımda, bu çağrının “yapay zekâ çağında onur ve adaleti korumak için zamanında yapıldığını” belirtti ve “ortak insanlığımızın pusulamız olmaya devam etmesi gerektiğini” vurguladı.
Birleşmiş Milletler’e göre, yapay zekâ sektörünün değerinin 2033 yılına kadar 4,8 trilyon dolara ulaşabileceği, ancak kazançların sınırlı sayıda aktörün elinde yoğunlaşabileceği öngörülüyor.
Papa, mesajında ayrıca yapay zekâ destekli otonom silahların risklerine dikkat çekerek “öldürme kararının teknolojiye devredilemeyeceğini” ifade etti ve bu sistemlerin silahsızlandırılması çağrısında bulundu.
Leo XIV, yapay zekânın askeri, ekonomik ve bilişsel rekabet mantığından çıkarılması gerektiğini belirterek, insan üzerinde tekel ya da hakimiyet kurulmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Volker Türk ise “teknolojinin insanlara hizmet etmesi, onları yerinden etmemesi veya kontrol etmemesi gerektiğini" vurguladı.
İsrail ordusu saldırıların sürdüğü güney Lübnan'da geniş alanları “çatışma bölgesi” ilan ettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5277972-i%CC%87srail-ordusu-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1n-s%C3%BCrd%C3%BC%C4%9F%C3%BC-g%C3%BCney-l%C3%BCbnanda-geni%C5%9F-alanlar%C4%B1-%E2%80%9C%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fma-b%C3%B6lgesi%E2%80%9D
İsrail ordusu saldırıların sürdüğü güney Lübnan'da geniş alanları “çatışma bölgesi” ilan etti
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine düzenlediği hava saldırısı sonucu yükselen dumanlar (AFP)
İsrail ordusu dün akşam Lübnan’ın güneyinde yaşayanları, İsrail-Lübnan sınırına yaklaşık kırk kilometre uzaklıktaki Zehrani Nehri'nin güneyinde kalan bölgelerin artık çatışma bölgesi sayıldığı konusunda uyardı.
İsrail ordusunun Arapça sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya medya üzerinden yaptığı paylaşımda bu bölgelerdeki tüm sakinleri Zehrani Nehri'nin kuzey yakasına tahliye olmaya çağırdı.
Adraee açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Terör örgütü Hizbullah'ın ateşkesi defalarca kez ihlal etmesi karşısında İsrail Savunma Kuvvetleri, bu örgüte karşı son derece sert biçimde hareket edecektir. Güney Lübnan sakinlerine Zehrani Nehri'nin kuzeyine tahliye olmalarını tavsiye ediyoruz. Nehrin güneyinde kalan tüm bölgeler çatışma bölgesi sayılmaktadır.”
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, hava kuvvetlerine teslim edilen yeni bir ikmal uçağının kabul töreninde yaptığı konuşmada, "Hizbullah örgütüne giderek daha güçlü darbeler vurmak için Lübnan'daki operasyonlarımızı yoğunlaştırıyoruz” dedi.
Lübnan'ın güneyindeki Çarnay bölgesinde, bir gün önce İsrail'in düzenlediği hava saldırısı sonucu hasar gören bir binayı inceleyen bölge sakinleri ve gazeteciler, 27 Mayıs 2026 (AP)
İsrail ordusu basın servisinin yayımladığı tören görüntülerinde konuşan Zamir, “Bu operasyon tüm cephelerde, havada ve karada, ağır yara almış ve ciddi biçimde gerilemiş bir düşmanla yüzleşmek için sorumluluk ve kararlılıkla hassas biçimde icra edilmektedir” ifadelerini kullandı.
Zamir, Hizbullah'ın kendilerine yönelik başlıca tehdidin patlayıcı yüklü insansız hava araçları (İHA) olduğunu vurgulayarak ‘düşmana ağır bedel ödetmek için cephede de derinlerde de hiç durmaksızın çaba göstermeyi’ sürdüreceklerine söz verdi.
Sur şehri çevresine saldırı
Lübnan resmi haber ajansı NNA’ya göre İsrail dün Lübnan'ın güneyindeki Sur şehri çevresini en az iki hava saldırısıyla hedef aldı. Saldırılar, İsrail ordusunun Sur ve çevresindeki bölgeler için tahliye uyarısı yayımlamasının ardından gerçekleşti.
NNA, İsrail hava kuvvetlerinin Sur çevresine saldırı düzenlediğini ve Sur yakınlarındaki Mesakin bölgesini hedef aldığını bildirdi. Fransız Haber Ajansı AFP’nin muhabiri de şehir çevresinde en az bir saldırı yaşandığını doğruladı.
Hizbullah ise dün, Tel Aviv'in operasyonlarını genişleteceğine dair tehditleri ve kanlı saldırıların hemen ardından Nebatiye şehri sakinlerine yeniden tahliye uyarısı yayımlamasının gölgesinde, Lübnan'ın güneyinde belirlediği ‘sarı hattın’ dışına sızan İsrail kuvvetleriyle çatışmaya girdiğini açıkladı.
Hizbullah açıklamasında, dün sabah Zutar eş-Şarkiyye beldesinde ‘hafif ve orta kalibre silahlarla düşman kuvvetleriyle sıfır mesafede çatıştığını ve düşmanı geri çekilmeye zorladığını, ardından düşmanın bölgede yoğun topçu atışı gerçekleştirdiğini’ bildirdi.
Örgüt, salı sabahından itibaren art arda yayımladığı açıklamalarda, beldeye sızmaya çalışan İsrail kuvvetlerini roket mermileri ve patlayıcı yüklü insansız hava araçlarıyla hedef aldığını duyurmuştu.
#عاجل ‼️انذار عاجل إلى سكان لبنان
🔸في ظلّ الانتهاكات المتكرّرة لاتفاق وقف إطلاق النار من قبل حزب الله الإرهابي سيعمل جيش الدفاع ضدّه بقوة شديدة
🔴ندعو جميع سكان جنوب لبنان إلى الابتعاد عن عناصر حزب الله ومنشآته ووسائله القتالية
🔴ننصح سكان جنوب لبنان بالإخلاء إلى شمال نهر… pic.twitter.com/YcDaDSwK02
Litani Nehri'nin kuzeyinde yer alan belde, güneyin en büyük şehri Nebatiye'ye yakınlığı nedeniyle stratejik önem taşıyor. İsrail ordusu dün, ateşkesi ihlal etmekle suçladığı Hizbullah'ı gerekçe göstererek Nebatiye sakinlerine art arda ikinci kez kuzeye tahliye uyarısı gönderdi.
Belde, İsrail ordusunun geçtiğimiz ay Lübnan’ın güneyinde belirlediği ve sınırdan on kilometre derinliğe kadar uzanan bölgeyi bölgenin geri kalanından ayıran sarı hattın hemen bitişiğinde bulunuyor. İsrail ordusu, bu bölgede yaşayanların geri dönüşünü yasakladı.
İsrail ordusu, en yakın sınır noktasına yaklaşık on kilometre uzaklıktaki bu beldeye ilerlerken salı günü yayımladığı açıklamada, “İsrail vatandaşlarını ve askerleri tehdit eden doğrudan tehditleri bertaraf etmek amacıyla ön savunma hattının gerisinde hedefe yönelik operasyonlar yürütüyoruz” ifadelerine yer verdi.
İsrail'in kuzeyinden görüldüğü üzere, bir İsrail askeri topçu birliği İsrail-Lübnan sınırını geçerek Lübnan'a girdi, 27 Mayıs 2026 (Reuters)
İsrail kara kuvvetleri ‘sarı hattın’ içinde konuşlanmaya devam ederken ateşkesin yürürlükte olduğu bu dönemde kapsamlı yıkım ve tahrip operasyonlarını sürdürdü.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün, ABD ile İran arasında Ortadoğu'daki savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varılıp varılamayacağına ilişkin kuşkuların derinleştiği bir dönemde yaptığı açıklamada, “Lübnan'daki faaliyetlerimizi yoğunlaştırıyor ve İsrail'in kuzey bölgelerini Hizbullah tehdidinden korumak amacıyla güvenlik kuşağını güçlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
İkmal yolu
Hizbullah'ın, İsrail'in İran'a yönelik ABD ile düzenlediği ilk ortak saldırısında İran Dini Lideri Ali Hamaney'nin hayatını kaybetmesinin ardından İsrail'in kuzeyini hedef almasıyla 2 Mart'ta patlak veren savaşın başından bu yana İsrail, zaman zaman Bekaa Vadisi’ni batı bölgesini vuruyor ve çeşitli kasabaların sakinlerini tahliyeye çağırıyor.
Son iki günde saldırılar özellikle Meşgara beldesinde yoğunlaştı. Savaşın başından bu yana İsrail'in hedef aldığı çevre kasabalardan kaçan yüzlerce ailenin sığındığı bu yerleşim yeri artık tamamen boşalmış durumda.
Tekrarlanan saldırılar ve tahliye uyarıları karşısında Meşgara Belediye Başkanı İskender Bereke, AFP'ye verdiği demeçte Bekaa Vadisi’nin batısının güneyden sonra Hizbullah'a karşı ‘ikinci cepheye’ dönüşmesinden duyduğu kaygıyı dile getirdi.
Bekaa Vadisi’nin batısı, Hizbullah'ın kalesi olan Kuzey Bekaa'yı ülkenin güneyine bağlayan ve örgütün kuvvetleri için ana ikmal güzergâhını oluşturan stratejik bir bölge.
Askeri uzman Hasan Cuni de AFP'ye yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Bekaa Vadisi’nin batısı, Hizbullah üyelerinin Bekaa ile güney arasında hareket edebilmesi için zorunlu bir geçiş koridoru. Bu durum, bölgeyi İsrail açısından bu aşamada yoğun ve sürekli hedefleme alanına dönüştürecektir."
Cuni, Netanyahu'nun önümüzdeki günlerde savaş operasyonlarını Bekaa Vadisi’nin batısını aşan cephelere doğru genişletebileceğini, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana görece uzak kalan Bekaa Vadisi’nin kuzeyini ve Beyrut'un güney banliyösü Dahiye'yi yoğun biçimde hedef alabileceğini de öngörüyor.
İsrail'in tırmandırma politikasına karşın Lübnan, yaklaşan müzakere turunda ateşkesin kalıcı hale getirilmesini sağlamayı umuyor.
Öte yandan Lübnan Silahlı Kuvvetleri Ordu Harekât Dairesi Başkanı Tuğgeneral George Rızkallah'ın komutasında altı subaydan oluşan Lübnan askeri heyeti, cuma günü ABD Savunma Bakanlığı'nda İsrailli mevkidaşlarıyla masaya oturacak. Bir askeri kaynak AFP'ye heyetin ‘ateşkesin zorunluluğunu vurgulayacağını ve ordunun silahları denetim altına alarak Lübnan toprakları üzerinde devlet otoritesini tesis etme planını sunacağını’ belirtti.
Biden, ses kayıtlarının yayımlanmasını engellemek amacıyla Adalet Bakanlığı'na dava açtıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5277970-biden-ses-kay%C4%B1tlar%C4%B1n%C4%B1n-yay%C4%B1mlanmas%C4%B1n%C4%B1-engellemek-amac%C4%B1yla-adalet-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na-dava
Biden, ses kayıtlarının yayımlanmasını engellemek amacıyla Adalet Bakanlığı'na dava açtı
Eski ABD Başkanı Joe Biden, Adalet Bakanlığı'na dava açtı. Biden, mevcut Başkan Donald Trump yönetiminin kendisiyle anı kitabı yazmasında yardımcı olan yazar Mark Zwonitzer arasında 2016-2017 yılları arasında gerçekleştirilen özel görüşmelerin ses kayıtlarını ve deşifrelerini yayımlamasını engellemeye çalışıyor.
Davaya göre Adalet Bakanlığı, Biden'a söz konusu materyalleri 15 Haziran'da kamuya açık kayıt talebinde bulunan bir Kongre komisyonuna ve muhafazakâr Heritage Vakfı'na sunmayı planladığını bildirdi. Dava, kayıtların kamuoyuyla paylaşılmasının Adalet Bakanlığı'nın ‘son derece hassas kişisel ve adli bilgilerin korunmasına ilişkin yükümlülüklerini’ ihlal edeceğini ileri sürüyor.
Görüşmeler, Biden'ın oğlu Beau'nun beyin kanserinden hayatını kaybetmesinin ardından geçtiğimiz yıllarda ve başkanlık yarışına girmeyi değerlendirdiği süreçte gerçekleşti. Adalet Bakanlığı söz konusu kayıtlara, eski Adalet Bakanı Merrick Garland gözetiminde 2009-2017 yılları arasında Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Biden'ın başkanlık öncesi dönemde gizli materyalleri usulsüz bir şekilde ele alıp almadığını araştıran Özel Savcı Robert Hur'un 2023 yılındaki soruşturması kapsamında ulaştı. Hur, Biden'ın hassas materyalleri ihmalkar biçimde yönettiğini, ancak soruşturma açılmasını gerektirecek bir suç işlemediği sonucuna varmıştı.
Mevcut hukuki mücadelenin kökü, Heritage Vakfı'nın 2024 yılında söz konusu kayıtlara erişim için yaptığı başvuruya dayanıyor. Raporlara göre kayıtlar, Biden'ın soruşturmacıların gizli bilgiler içerdiğini tespit ettiği görev dönemi defterlerinden okurken çekilmiş görüntüleri kapsıyor.
Garland döneminde Adalet Bakanlığı kayıtların ifşa edilmesi talebini reddetti. Davaya göre dönemin Adalet Bakanlığı yetkilisi, böyle bir açıklamanın ‘hakkında iddianame düzenlenmemiş bir şüphelinin anı defteri sayfalarını ya da telefonundaki özel mesajları kamuoyuyla paylaşmakla’ eşdeğer olacağını değerlendirmişti.
Heritage Vakfı, Trump yönetimi döneminde de kayıtların serbest bırakılması yönündeki girişimlerini sürdürdü. Geçtiğimiz mart ayında ise Cumhuriyetçi çoğunluklu Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi de aynı talep için başvurdu. Biden'ın avukatına göre Adalet Bakanlığı materyalleri ‘sınırlı düzenlemelerle’ teslim etmeyi planladığını açıkladı.
Washington'daki federal mahkemede açılan dava, Adalet Bakanlığı'nı Biden döneminde alınan kayıtları gizli tutma kararından ani bir geri adımla döndüğü gerekçesiyle suçluyor.
Dava aynı zamanda Adalet Bakanlığı'nın federal gizlilik yasalarını çiğnediğini ve Biden'ın avukatlarının "göstermelik" olarak nitelendirdiği Kongre talebini, kamuya açık kayıt başvurularına ilişkin federal yasaları aşmanın bir aracı olarak kullandığını öne sürüyor.
Biden'ın avukatları, Kongre'nin bu materyalleri talep etmesini haklı kılacak herhangi bir yasal gerekçe bulunmadığını savunuyor. Temsilciler Meclisi Yargı Komitesi ise kayıtları Biden-Garland döneminde Adalet Bakanlığı'nın siyasallaştırılmasına yönelik denetim işlevi çerçevesinde istediğini açıkladı.
Beş saatten uzun süren Biden-Hur görüşmesinin ses kaydı geçen yıl basına sızmıştı. Bu kayıtların, Hur'un Biden'ın yargılanması halinde büyük olasılıkla ‘zayıf bellekli yaşlı bir adam’ izlenimi bırakacağı yönündeki tespitini doğrular nitelikte olduğu değerlendiriliyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة