Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında Nisan ayında yürürlüğe giren kırılgan ateşkes, tarafların stratejik Hürmüz Boğazı yakınlarında karşılıklı ağır askeri saldırılar düzenlemesinin ardından şimdiye kadarki en kritik sınavıyla karşı karşıya kaldı. Sahadaki hızlı tırmanış, su yolunun yönetimi ve üç aydır süren savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerin geleceği konusundaki derin anlaşmazlıkları gözler önüne serdi.
Bu gelişmeler yaşanırken uluslararası arabulucular, ateşkesi uzatmayı ve nükleer dosyaya ilişkin müzakerelerin önünü açmayı hedefleyen, 60 günlük bir mutabakat muhtırası taslağını sonuçlandırmak için zamana karşı yarışıyor. Ancak söz konusu taslağın yürürlüğe girmesi için ABD Başkanı Donald Trump’ın nihai onayı gerekiyor.
Gerilim, ABD ordusunun “hesaplı ve savunma amaçlı” olarak nitelendirdiği hava saldırılarıyla zirveye ulaştı. ABD güçleri, Bender Abbas bölgesinde İran’a ait insansız hava araçlarını ve bir yer kontrol istasyonunu hedef aldı. Buna karşılık İran Devrim Muhafızları, Kuveyt’teki bir Amerikan hava üssünü vurduğunu açıkladı ve Washington’u yeni saldırıların tekrarlanması halinde “daha kararlı” bir yanıt vermekle tehdit etti.
Sahadaki bu askeri gelişmeler, Axios’un tarafların tansiyonu düşürmeye yönelik ön anlaşmaya vardığını duyuran haberiyle aynı döneme denk geldi. Haberde, artan saha gerilimine rağmen iki tarafın ateşkesi korumaya çalıştığı belirtildi.
Siyasi cephede ise ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden düzenlenmesine ilişkin bir mutabakat taslağı bulunduğunu öne süren İran kaynaklı haberleri yalanlayarak müzakere sürecine yeni bir belirsizlik kattı. Trump, Washington’un İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesini kesinlikle tartışmadığını vurgularken, “hiçbir devletin” stratejik boğaz üzerinde kontrol kuramayacağını söyledi.
İran tarafında ise iç kamuoyundaki etkileri sınırlamaya yönelik mesajlar öne çıktı. İran lideri Mücteba Hamaney, parlamentonun üçüncü yasama yılının açılışı dolayısıyla gönderdiği yazılı mesajda milletvekillerine temel meselelere odaklanmaları çağrısında bulundu ve “ayrışmaları körüklememeleri” konusunda uyardı. Hamaney, ülkenin “üçüncü kutsal savunma günlerinden” geçtiğini belirterek devlet kurumları arasında daha geniş koordinasyon ve dayanışma gerektiğini ifade etti.
Katar Emiri Temim ile Trump bölgedeki gelişmeleri görüştü
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Ortadoğu’daki son siyasi ve güvenlik gelişmelerini ele aldı. Katar Haber Ajansı’nın aktardığına göre görüşmede, bölgesel ve uluslararası düzeyde gerilimi düşürme ve istikrarı güçlendirme çabaları değerlendirildi.
Katar Emiri, tüm taraflar arasında siyasi ve diplomatik çözümlerin ve diyaloğun öncelik kazanması gerektiğini vurgulayarak bunun bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlenmesine katkı sağlayacağını, ayrıca bölgenin daha fazla gerilim ve tırmanıştan korunmasına yardımcı olacağını söyledi.
Trump ise Katar’ın Pakistan arabuluculuk girişimlerine verdiği destek ve taraflar arasında iletişim kanallarını açık tutma rolünü takdir ettiğini belirterek Doha yönetiminin tansiyonu düşürmeye yönelik çabalarını övdü.
Görüşmede ayrıca Katar ile ABD arasındaki stratejik ilişkiler ve ikili iş birliğinin geliştirilmesi konusu da ele alındı.
İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan Kuveyt’e yönelik saldırılara kınama
İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği, Kuveyt’e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sert şekilde kınadı. Açıklamada saldırıların Kuveyt’in egemenliği ve güvenliğine yönelik açık ihlal olduğu, ayrıca bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği belirtildi.
Genel Sekreterlik, Kuveyt’in topraklarını korumak ve güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı tüm tedbirlerle tam dayanışma içinde olduğunu yineledi.
Kuveyt daha önce ülkeye yönelik saldırıya uğradığını açıklamış, İran ise hafta başında bir Körfez ülkesindeki Amerikan üssüne düzenlenen saldırıların ardından “misilleme yaptığını” duyurmuştu.
ABD Hazine Bakanı: Trump’ın İran’la anlaşma için üç şartı var
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Başkan Donald Trump’ın İran’la anlaşma yapılabilmesi için üç temel şart öne sürdüğünü açıkladı. Bloomberg’e göre bu şartlar şöyle:
- Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması,
- Zenginleştirilmiş uranyumun teslim edilmesi,
- İran’ın nükleer silah geliştirme girişiminden vazgeçmesi.
Daha önce Amerikalı bir yetkili, ABD ve İranlı müzakerecilerin ateşkesin 60 gün daha uzatılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin başlatılması konusunda ön anlaşmaya vardığını söylemişti.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen yetkili, mutabakat muhtırasının yürürlüğe girmesi için Başkan Trump’ın nihai onayının hâlâ gerektiğini belirtti.
ABD Hazine Bakanı: Umman, Hürmüz Boğazı'na ücret uygulama planı olmadığı konusunda ABD'ye güvence verdi
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, gazetecilere yaptığı açıklamada Umman Büyükelçisi ile görüştüğünü ve Umman’ın ABD’ye Hürmüz Boğazı’ndan geçiş için herhangi bir ücret uygulama planı bulunmadığını teyit ettiğini söyledi.
Devrim Muhafızları’na yakın Tesnim Ajansı’nın müzakere ekibine yakın kaynağa dayandırdığı açıklamalar:
- İran ile ABD arasındaki mutabakat muhtırası metni henüz nihai hâline gelmedi.
- Tahran, Pakistanlı arabulucuya şimdiye kadar anlaşma metninin tamamlandığını bildirmedi.
- Metin kesinleşirse İran bunu hem arabulucuya hem de kamuoyuna açıklayacak.
- Batılı medyada yer alan “anlaşmaya varıldı” yönündeki haberler, Tahran’dan resmi açıklama yapılmadığı sürece “geçerli kabul edilmiyor”.


