Bahreyn: DMO üyelerine yönelik yürütülen soruşturmalar güvenliği tehdit eden suçları ortaya koydu

Savcılık DMO üyelerinin tutukluluklarına ve mal varlıklarına el konulmasına karar verdi

Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)
Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)
TT

Bahreyn: DMO üyelerine yönelik yürütülen soruşturmalar güvenliği tehdit eden suçları ortaya koydu

Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)
Bahreyn'de yakalanan Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı DMO üyeleri (BNA)

Bahreyn Başsavcılığı dün, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı ana örgüte yönelik soruşturmanın bulgularını kısmen kamuoyuyla paylaştı. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, bir kısmı avukatları eşliğinde olmak üzere gözaltına alınan 41 sanığın tamamına yasal güvenceler sağlandıktan sonra sorgularının başladığı, soruşturma süresince tutuklu kalmaları için karar çıkarıldığı bildirildi.

Bahreyn Başsavcılığı’nın sosyal medya platformu X hesabı üzerinden yayımladığı açıklamaya göre sanıkların banka hesaplarının gizliliğinin kaldırılmasına, hesaplarına ve mal varlıklarına el konulmasına karar verildi. Açıklamada soruşturmanın sürdüğü ve tamamlanır tamamlanmaz sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağı vurgulandı.

Terör Suçları Savcısı Dr. Ahmed Muhammed el-Hammadi, soruşturmaların sanıkların ülkenin güvenliğini ve toplumsal düzeni tehdit eden pek çok suçun yanı sıra mali suçlar da işlediğini ortaya koyduğunu açıkladı. Hammadi, Velayet-i Fakih düşüncesini yaymaya yönelik çok sayıda materyale ve bir miktar nakit paraya el konulduğunu da belirtti.

Hammadi ayrıca sanıkların DMO’yu finanse etmek amacıyla para topladığını ve bu fonların bir bölümünü İran, Irak ve Lübnan'a oradaki terör örgütlerini desteklemek amacıyla transfer edildiğini açıkladı. Bazı sanıkların ise topladıkları paranın bir kısmını altın mücevher, gayrimenkul ve araç satın almak ile çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak gibi kişisel ihtiyaçlarına harcadıkları da tespit edildi.

Başsavcı, savcılığın DMO’ya ve Velayet-i Fakih düşüncesine bağlı ana örgüte yönelik soruşturmaları başlattığını belirtti. Mahkeme kararıyla kapatılan İlim Adamları Konseyi üyelerinden oluşan bu örgütün; İran'daki Velayet-i Fakih'e vatana ve onun temel düzenine değil bağlılığı esas alan aşırı görüşleri yaymak ve böylece İran rejiminin Bahreyn'in iç işlerine müdahalesine zemin hazırlamak amacıyla kurulduğunu vurguladı.

Başsavclıkı, örgüt üyelerinin camilere, dini taziye merkezlerine ve dini ilim yuvalarına hâkim olmaya çalıştığını, bu platformları söz konusu düşünceyi yaymak ve vatanın çıkarlarına karşı kışkırtıcı hutbeler vermek için araçsallaştırdığını ortaya koydu. Aynı zamanda İran'da Velayet-i Fakih müfredatını öğrenip Bahreyn'de yaymak üzere örgüte üye devşirdiklerini, bu görüşe karşı çıkan din adamlarını ise fetvalar yayımlayarak, dışlayarak, düşünsel baskıyla ve hatta şiddet tehdidiyle sindirmeye çalıştıklarını aktardı. Bunlara ek olarak örgüt mensuplarının, Velayet-i Fakih düşüncesini ve İran'daki Yüce Rehber'e dini ve siyasi bağlılığı yaymak, halkı kışkırtmak ile terör eylemleri, kargaşa ve sabotaj faaliyetleri yürütmek amacıyla para toplamayı ve bu kaynakları kullanmayı meşru gördüklerini de ekledi.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, 9 Mayıs'ta DMO ile Velayet-i Fakih düşüncesiyle bağlantılı bir örgüte üye oldukları gerekçesiyle 41 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu. Bakanlık, söz konusu örgütün mahkeme kararıyla kapatılan İlim Adamları Konseyi üyeleri ve onların takipçilerinden oluştuğunu, üyelerinin ‘terör örgütü kurup yönetmenin yanı sıra terörü finanse etmek, yabancı bir devletle İran ve terör örgütleriyle Irak ve Lübnan'daki taraflarla casusluk ilişkisi kurmak ve bu amaçla askeri eğitim almakla’ suçlandıklarını belirtmişti.



Kuveyt, yeni Vatandaşlık Yasası’yla sonradan vatandaş olanların siyasi haklarını kullanmasını engelledi

Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
TT

Kuveyt, yeni Vatandaşlık Yasası’yla sonradan vatandaş olanların siyasi haklarını kullanmasını engelledi

Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)

Kuveyt hükümeti dün, Vatandaşlık Yasası'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasını öngören bir tasarıyı onayladı. Söz konusu tasarı, sonradan vatandaşlığa geçenlerin seçme, seçilme veya herhangi bir parlamenter organa atanma gibi siyasi haklarını kullanma hakkının kaldırılmasını öngörüyor. Tasarı bunun yanı sıra, vatandaşlık dosyasına kendi çocuklarından veya soyundan olmayan bir kişiyi kasten ekleyenlerin vatandaşlığını düşürme ve bu durumdan haberdar oldukları kanıtlandığı takdirde söz konusu çocukların ve soyundan olmayan kişilerin vatandaşlığını düşürebilme yetkisini hükümete veriyor.

Başbakan Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında dün toplanan Bakanlar Kurulu, Kuveyt Vatandaşlık Yasası'nı düzenleyen 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin bazı hükümlerinde değişiklik yapılmasına dair kanun hükmünde kararname tasarısını onayladı.

Kanun hükmünde kararname tasarısının birinci maddesinde şu ifadelere yer verildi:

“Söz konusu 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin 14. maddesinin 4. bendi ve 19. maddesinin metni, aşağıdaki metinlerle değiştirilmiştir. Madde 14, Bent 4: Bir kişi; kendi vatandaşlık dosyasına veya bir başkasının vatandaşlık dosyasına, kendi çocuklarından ya da soyundan olmayan herhangi bir kişiyi kasten eklerse ve bu durum Kuveyt Vatandaşlığı Tahkik Yüksek Komitesi tarafından yürütülen bir soruşturmayla veya kesinleşmiş bir yargı kararıyla kanıtlanırsa vatandaşlığı düşürülür ve bu durumda, söz konusu durumdan haberdar olduğu kanıtlandığı takdirde çocuklarından veya soyundan olmayan herhangi birinin vatandaşlığı da düşürülebilir.”

Madde 19'da şu ifadelere yer verildi:

“İçişleri Bakanı, bu kanun hükümlerine göre uygunluğu doğrulandıktan sonra her Kuveytliye bir Kuveyt vatandaşlık belgesi verir. Bu belge elektronik formatta düzenlenir. Bakan, elektronik belgenin düzenlenmesi, saklanması, kullanılması, geçerliliğinin doğrulanması, iptal edilmesi veya askıya alınmasına ilişkin teknik kural ve şartları belirleyen bir karar çıkarır.”

Kanun hükmünde kararname tasarısının ikinci maddesinde ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“Söz konusu 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin 7. maddesine aşağıdaki metni içeren yeni bir fıkra eklenir. Madde 7’nin yeni fıkrası, ‘sonradan vatandaşlık alarak Kuveyt vatandaşlığı kazananların seçme, seçilme veya herhangi bir parlamenter organa atanma hakkı bulunmamaktadır’ der.”

Kanun hükmünde kararname tasarısının üçüncü maddesinde ise “Bu kanun hükmünde kararnamede belirtilen elektronik belge, vatandaşlık belgesiyle aynı yasal geçerliliğe ve sonuçlara sahiptir. Yürürlükteki kanun, kararname ve yönetmeliklerin uygulanmasında basılı belgenin yerini alır” diyor.

Bakanlar Kurulu, kanun hükmünde kararname tasarısını Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'a sundu.


Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ticari ve finansal işlemleri askıya aldı

BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ticari ve finansal işlemleri askıya aldı

BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bölgesel gerilimin arttığı bir dönemde İran’la bütün ticari faaliyetleri, bir sonraki duyuruya kadar durdurduğunu açıkladı. Karar, BAE hava savunmasının İran topraklarından ülkeye doğru gelen iki balistik füze tespit etmesinin sonrasında alındı.

BAE Dışişleri Bakanlığı Stratejik İletişim Direktörü Afra el-Hamli, Abu Dabi’nin İran’la ekonomik ilişkilerin durumuna ilişkin tüm iddiaları reddettiğini belirtti. Hamli, bununla birlikte ülkesinin bölgesel barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesi için diyalog, iş birliği ve bölgesel bütünleşmeye bağlılığını sürdürdüğünü vurguladı.

Hamli, “Bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği baltalayan bölgesel gerilim çerçevesinde, İran’la bütün ticari faaliyetler, ticari alışverişler ve finansal işlemler bir sonraki duyuruya kadar askıya alınmıştır” dedi.

BAE’li yetkili, ülkesinin “uluslararası hukuka ve küresel en yüksek standartlara uygun şekilde uluslararası finans sisteminin bütünlüğünü korumaya kararlılıkla bağlı kalmaya devam ettiğini” vurguladı.

BAE’nin açıklaması, bölgede yaşanan yeni güvenlik gelişmelerinin ardından geldi. BAE Savunma Bakanlığı daha önce hava savunma sistemlerinin İran’dan ülke topraklarına doğru gelen iki balistik füze tespit ettiğini duyurmuştu.

Bakanlığa göre füzelerden ilki BAE’nin karasuları dışında, ikincisi ise ülkenin karasuları içinde düştü. Olayın herhangi bir hasara yol açtığına ilişkin bilgi verilmedi.

BAE Savunma Bakanlığı, silahlı kuvvetlerin “her türlü tehditle mücadele etmek üzere tam alarm ve hazırlık halinde” olduğunu belirtti. Bakanlık, ülkenin güvenliğini istikrarsızlaştırmaya yönelik her türlü girişime “kararlılıkla karşılık verileceğini” vurgulayarak;  BAE’nin egemenliğinin, güvenliğinin ve istikrarının yanı sıra, ulusal çıkarları ve varlıklarının korunacağını bildirdi.


Suudi Arabistan, Katar ve Umman dışişleri bakanları bölgesel konuları görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Katar ve Umman dışişleri bakanları bölgesel konuları görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde bölgedeki son gelişmeler ele alındı.

Bakanlar, bölgesel gelişmeler konusunda koordinasyon ve istişarelerin sürdürülmesinin, bölgede güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik diplomatik çabaların güçlendirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.