Suudi Arabistan emlak piyasasında, arzın artırılması, stokçuluğun sınırlandırılması ve arz-talep dengesinin yeniden düzenlenmesini hedefleyen hükümet önlemlerinin etkisiyle enflasyonist baskıların azaldığına işaret eden belirgin göstergeler kaydedilmeye başlandı.
Bu yapısal dönüşüm, Suudi Arabistan’ın gayrimenkul sektörünü yeniden şekillendirme ve sektörün istikrarını güçlendirme yönündeki çabalarının, Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda sürdüğünü ortaya koyuyor.
Koronavirüs pandemisinin ardından yaşanan farklı düzeylerdeki fiyat artışlarının ardından, Suudi Arabistan’da gayrimenkul enflasyonu 2025’in dördüncü çeyreğinde yüzde 3,6’dan eksi yüzde 0,7’ye geriledi. Vizyon 2030 yıllık raporuna göre bu düşüşte, piyasa verimliliğini artırmayı amaçlayan hükümet müdahaleleri etkili oldu. Gerileme eğilimi bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu’nun (GASTAT) son verileri, gayrimenkul fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 1,6 düştüğünü gösterdi. Bu düşüşte, konut sektöründeki fiyatların yıllık yüzde 3,6 gerilemesi belirleyici olurken, ticari gayrimenkul sektörü ise yıllık yüzde 3,4 büyüme kaydetti.
Piyasaya yeniden denge getiren yapısal reformlar
Bu fiyat düzeltmesi, piyasadaki dengesizlikleri gidermeyi amaçlayan bir dizi hükümet müdahalesiyle eş zamanlı olarak gerçekleşti. Söz konusu adımların başında arz yetersizliği ve spekülatif işlemlerdeki artışın kontrol altına alınması yer aldı. Fiyatları dengelemeye yönelik dikkat çeken bir hamle kapsamında hükümet, Riyad’ın kuzeyindeki toplam 81 kilometrekareyi aşan dört bölgede alım-satım ve gayrimenkul geliştirme faaliyetlerine izin verdi. Bu adım, önümüzdeki beş yıl boyunca vatandaşlara her yıl 40 bin adede kadar arsa sağlanmasını hedefleyen planın bir parçası olarak hayata geçirildi. Plan kapsamında metrekare fiyatlarının bin 500 riyali aşmaması amaçlanıyor.

Bu çerçevede, Menassat Gayrimenkul şirketinin CEO’su Halid el-Mubayyid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, son reformların piyasayı düzensiz ve hızlı fiyat artışları döneminden daha dengeli ve sürdürülebilir bir aşamaya taşıdığını söyledi. El-Mubayyid, arzın artırılması, kira piyasasının düzenlenmesi ve üretken olmayan arazi stokçuluğunun sınırlandırılmasına yönelik adımların, özellikle talebin yüksek olduğu şehirlerde piyasa davranışları üzerinde somut etkiler göstermeye başladığını belirtti. Boş arazi ve kullanılmayan gayrimenkullere yönelik harç uygulamalarının, aktif olmayan mülk sahiplerini geliştirme, satış veya kiralama seçeneklerine yönelttiğini ifade eden el-Mubayyid, bunun da spekülatif faaliyetleri azalttığını ve gayrimenkul varlıklarının kullanım verimliliğini artırdığını kaydetti.
Öte yandan gayrimenkul uzmanı Ahmed Fakih, hükümet kararlarının piyasanın unsurlarına ilişkin kapsamlı incelemelerin ardından ‘ölçülü ve hesaplanmış tedavi dozları’ şeklinde uygulandığını söyledi. Konut sektörünün enflasyon sepetinde en yüksek ağırlığa sahip kalem olduğunu vurgulayan Fakih, bu alandaki fiyat baskılarının azaltılmasının genel enflasyon seviyelerine doğrudan yansıdığını belirtti. Fakih, alınan kararların etkilerinin önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde daha belirgin şekilde görülmeye devam edeceğini öngörürken, gerçek dışı talebin sınırlandırılması ve fiili arzın artırılması sayesinde bu sürecin şimdiden sonuç vermeye başladığını ifade etti.
Boş arazilere baskı uygulanıyor
Buna paralel olarak hükümet, geliştirilmemiş arazilere yönelik önlemlerini sıkılaştırdı. Bu kapsamda, boş arazilere uygulanan yıllık harç oranı yüzde 2,5’ten yüzde 10’a yükseltildi. Ayrıca ilk kez, 5 bin metrekareyi aşan boş gayrimenkuller de arazi ve bina harçları kapsamına alındı. Bu adımla, arazi ve gayrimenkul stokçuluğunun cazibesinin azaltılması ve daha fazla konut ile ticari birimin piyasaya kazandırılması hedefleniyor.
Fakih, spekülatif işlemlerin ağırlıklı olarak özellikle Riyad’daki şehir çeperlerinde yer alan imarlı araziler üzerinde yoğunlaştığını belirtti. Fakih, boş arazi harçlarının artırılmasının ve hükümetin arazilerin artık spekülasyon değil geliştirme amacıyla kullanılacağı yönündeki net mesajlarının, yatırımcı ve spekülatörlerin davranışlarında önemli bir dönüşüm yarattığını ifade etti. Fakih ayrıca, boş tutulan gayrimenkullere getirilen harçların da özellikle daireler başta olmak üzere konut ürünlerindeki spekülasyonu azaltacağını, mülk sahiplerini kullanılmayan varlıkları piyasaya sunmaya teşvik ederek atıl durumdaki gayrimenkullerin ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Piyasadaki işlemleri düzenlemeye yönelik önemli bir adım olarak, Belediye, Köy ve İskân İşleri Bakanlığı tarafından boş gayrimenkullere uygulanacak yıllık harçlara ilişkin yönetmeliğin resmen yürürlüğe girmesiyle emlak piyasası da yeni düzenlemelere uyum sürecine girdi. Yönetmelik kapsamında, onaylı kentsel yerleşim alanları içinde bulunan ve kullanılmayan binaların değerinin yüzde 5’ine kadar yıllık harç uygulanması öngörülüyor. Bu uygulamanın, gayrimenkul varlıklarının kullanım verimliliğini artırması ve şehirlerdeki arzın büyümesini teşvik etmesi bekleniyor.
Kira dondurma
Düzenleyici politikalar kira piyasasını da kapsayacak şekilde genişletildi. Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, konut ve ticari gayrimenkul piyasasında istikrarı sağlamak amacıyla Riyad’da mevcut ve yeni kira sözleşmelerindeki yıllık kira artışlarının beş yıl süreyle dondurulmasını onayladı. El-Mubayyid, söz konusu kararın yatırımcı davranışlarında önemli bir değişime yol açtığını belirterek, yatırımcıların yapay fiyat artışlarını beklemek yerine geliştirme faaliyetlerine, işletmeye ve sürdürülebilir getirilere odaklanmaya başladığını söyledi.
El-Mubayyid, alınan önlemlerin yatırımcıların yaklaşımını köklü biçimde değiştirdiğini ifade ederek, Riyad’da kira artışlarının dondurulmasının piyasanın enflasyonu kontrol altına alma ve mülk sahibi ile kiracı arasındaki dengeyi güçlendirme yönünde ilerlediğine dair açık bir mesaj verdiğini kaydetti. Öte yandan Fakih, son düzenleyici kararların geliştiriciler ve yatırımcılar açısından piyasada bir ‘yeniden konumlanma’ süreci başlatacağını değerlendirdi.
Fakih’e göre bu süreç, yatırımların arzı artırmaya ve mevcut düzenleyici dönüşümlerin oluşturduğu yeni fırsatlardan yararlanmaya yönelmesini sağlayacak.

Düzenleyici ve dijital dönüşüm alanlarında da emlak piyasasının altyapısında kayda değer ilerlemeler sağlandı. 2025 yılı sonu itibarıyla gayrimenkul ayni tescil sisteminde kayıt altına alınan taşınmaz sayısı 4 milyonu aşarken, 1,2 milyondan fazla güncellenmiş tapu senedi düzenlendi. Bunun yanı sıra, ‘İcar’ (Ejar) platformu üzerinden 3,2 milyondan fazla kira sözleşmesi kayıt altına alınırken, lisanslı emlak aracılarının sayısı da 106 binin üzerine çıktı.
El-Mubayyid, söz konusu verilerin şeffaflık düzeyinde önemli bir sıçramaya işaret ettiğini belirterek, verilerin daha açık ve erişilebilir hale gelmesi sayesinde bireysel yorumlara ve belirsizliklere dayalı uygulamaların azaldığını ifade etti. Fakih ise Suudi Arabistan’ın uluslararası gayrimenkul şeffaflığı endekslerinde 11 sıra yükseldiğine dikkat çekerek, bunun sektörün yabancı sermaye çekme kapasitesini ve yatırım cazibesini güçlendirdiğini söyledi.
Arz piyasanın gidişatını belirliyor
Finansman tarafında ise Vizyon 2030’un 2025 yılı raporu, bireysel konut finansmanı portföyündeki büyümenin sürdüğünü ortaya koydu. Buna göre, bireylere kullandırılan mevcut gayrimenkul kredilerinin toplam hacmi 2025 yılı sonunda 904 milyar riyale (241,1 milyar dolar) yükseldi. Bu rakam, 2020 yılında yaklaşık 420 milyar riyal (112 milyar dolar) seviyesindeydi.

Finansman hacmindeki bu güçlü artışa rağmen el-Mubayyid, piyasanın artık yalnızca kredi genişlemesinin etkisiyle hareket etmediğini belirtti. El-Mubayyid’e göre piyasa, arz düzeyi, düzenleyici çerçeve ve sunulan gayrimenkul ürünlerinin niteliği gibi faktörlerden daha fazla etkilenmeye başladı. Bu durum da kredi hacmi büyümeye devam ederken konut fiyatlarının gerilemesini açıklıyor. Fakih de bu değerlendirmeye katılarak, geçmişte sınırlı seçenekler nedeniyle finansmanın fiyat artışlarını besleyen temel unsur olduğunu ifade etti. Ancak günümüzde arzın artmasıyla birlikte, piyasanın arz ve talep arasında daha dengeli ve adil bir yapıya kavuştuğunu söyledi.
İstikrarlı bir gelecek ve uluslararası cazibe
Bu kapsamlı yapısal dönüşümler, konut sahibi olan Suudi ailelerin sayısında da belirgin bir artış sağladı. 2025 yılı sonu itibarıyla ev sahibi olan Suudi ailelerin sayısı 851 bini aşarken, bu rakam 2019’da yalnızca yaklaşık 63 bin seviyesindeydi.
Geleceğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan el-Mubayyid, Suudi emlak piyasasının geçici bir düzeltme sürecinden ziyade, veri odaklı ve olgunlaşmış bir yapıya dayanan uzun vadeli bir istikrar dönemine girmesini beklediğini söyledi. El-Mubayyid, piyasa değerinin üzerine çıkan ve gerçek fiyat seviyelerinden uzaklaşan gayrimenkul ürünlerinde fiyat gerilemelerinin bir süre daha devam edebileceğini ifade etti.
Fakih ise yeni düzenleyici ve yatırım ekosisteminin, gayrimenkul yatırım araçlarını köklü biçimde dönüştüren ‘yenilikçi bir yatırım haritası’ oluşturduğunu belirtti. Fakih’e göre bu dönüşüm, Suudi Arabistan emlak piyasasını sürdürülebilir ve stratejik yatırımlar açısından bölgesel ve uluslararası düzeyde en cazip destinasyonlardan biri haline getirecek.