Macaristan lideri Magyar’ın servet vergisi, Orbancı iş insanlarını korkutuyor

Merkez sağcu Peter Magyar yönetimi, ülkeye yeni yatırımlar çekmeyi de planlıyor (Reuters)
Merkez sağcu Peter Magyar yönetimi, ülkeye yeni yatırımlar çekmeyi de planlıyor (Reuters)
TT

Macaristan lideri Magyar’ın servet vergisi, Orbancı iş insanlarını korkutuyor

Merkez sağcu Peter Magyar yönetimi, ülkeye yeni yatırımlar çekmeyi de planlıyor (Reuters)
Merkez sağcu Peter Magyar yönetimi, ülkeye yeni yatırımlar çekmeyi de planlıyor (Reuters)

Macaristan Başbakanı Peter Magyar'ın servet vergisi planı, selefi Viktor Orban'a yakın oligarkları endişelendiriyor.

Guardian'ın analizine göre Magyar yönetiminin üzerinde çalıştığı vergi reformu, Macaristan'ı 1980'lerden bu yana yeni bir servet vergisi uygulayan ilk Avrupa Birliği (AB) üyesi yapabilir.

Magyar'ın öncülüğündeki Tisza'nın seçim bildirgesine göre vergi reformu kapsamında 1 milyar forint (yaklaşık 150 milyar TL) varlığa sahip olanlardan yıllık yüzde 1 vergi alınması planlanıyor.

Magyar sadece gayrimenkul, şirket hisseleri ve yurtdışında bulunan varlıkların değil yat, özel jet ve spor otomobil gibi mülklerin de bu vergiye tabi olacağını söylemiş, sistemin "daha adil" hale getirileceğini bildirmişti. 

Vergi kaçakçılığını önlemek amacıyla, eş ve çocukların servetleri de vergi kapsamına dahil edilecek.

Tasarının son hali henüz net değil ancak Maliye Bakanı Andras Karman, 5 Haziran'a kadar vergi sisteminde planlanan kapsamlı reform hakkında daha ayrıntılı bilgi vereceğini söylemişti.

Batı Macaristan Üniversitesi'nden Zoltan Pogasta, Magyar'ın vergi planını desteklediğini belirterek, "Tisza'nın servet vergisi, kamu kaynaklarını yeniden kamuya döndürmenin bir yoludur" diyor.

Akademisyen, Forbes'un sıralamasına göre en zengin 50 Macar'dan 38'inin Viktor Orban döneminde kamu ihaleleri yoluyla servet edindiğini, halihazırda zengin olanların da Orban yönetimindeki kamu alımlarından büyük ölçüde yararlandığına dikkat çekiyor.

Forbes'un geçen yılki listesinin bir numarasında Lorinc Meszaros vardı.

Meszaros & Meszaros adlı doğalgaz tesisatı şirketinin sahibi, yıllar önce yaptığı açıklamada servetini "Tanrı, şans ve Viktor Orban" sayesinde kazandığını söylemişti.

27. sıradaysa Orban'ın damadı Istvan Tiborcz yer alıyor. Gayrimenkul, otelcilik ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösteren 39 yaşındaki Tiborcz'un serveti 245 milyon dolar.

Orban'a yakın oligarklardan Gyula Balásy, Magyar'ın seçim zaferinin ardından geçen ay yaptığı açıklamada, 220 milyon euro değerindeki şirketler grubunu ve özel sermaye yatırımlarını devlete devrettiğini belirterek, "Mevcut durumda, şirketlerimizin bir geleceği olduğunu düşünmüyorum" demişti.

Balasy, Fidesz iktidarında devletten en az 900 milyon euroluk ihale almıştı.

Diğer yandan Magyar'ın servet vergisi planını doğru bulmayan ekonomistler de var. Yatırım fonu yöneticisi Viktor Zsiday, haksız zenginleşmenin çözümünün vergilendirme değil, cezai işlemler olması gerektiğini savunuyor.

Independent Türkçe, Guardian, Daily News Hungary



Moskova, savaşta “yeni bir modelin” sinyalini verdi

Rusya’nın dün Kiev'e düzenlendiği saldırıda hasar gören garajlardan yükselen dumanlar ve alevler (AFP)
Rusya’nın dün Kiev'e düzenlendiği saldırıda hasar gören garajlardan yükselen dumanlar ve alevler (AFP)
TT

Moskova, savaşta “yeni bir modelin” sinyalini verdi

Rusya’nın dün Kiev'e düzenlendiği saldırıda hasar gören garajlardan yükselen dumanlar ve alevler (AFP)
Rusya’nın dün Kiev'e düzenlendiği saldırıda hasar gören garajlardan yükselen dumanlar ve alevler (AFP)

Kremlin, dün Ukrayna ile süren savaşta ‘yeni bir model’ benimseyeceğinin sinyalini verirken bunu da ‘Ukrayna ordusunun son dönemde sivillere karşı işlediği insanlık dışı terör eylemleri’ olarak nitelendirdiği gelişmelerle gerekçelendirdi.

Bu açıklama, Rusya ordusunun pazartesiyi salıya bağlayan gece, Ukrayna'nın çeşitli şehirlerine yüzlerce insansız hava aracı (İHA) ve onlarca füzeyle geniş çaplı saldırı düzenlemesiyle eş zamanlı gerçekleşti. Saldırılarda en az 21 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı.

Rusya ordusu, hipersonik füzelerin kullanıldığı ‘büyük bir saldırı’ gerçekleştirdiğini ve Ukrayna'nın askeri-sanayi kompleksindeki hedefleri vurduğunu duyurdu. Görüntülerde Kiev’de yüksek binaların üzerinde yükselen şiddetli patlama alevleri ve duman sütunları oluştuğu görüldü.

Kiev, Batı'dan yardım talebinde bulundu

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın düzenlediği gece saldırısında 73 füze ve 600'den fazla İHA kullandığını açıkladı. Zelenskiy, Ukrayna'nın giderek azalan stoklarını telafi etmek amacıyla Washington'ı bir kez Patriot füze savunma sistemlerine yönelik ek füze göndermeye daha çağırdı.


Trump'ın Barış Kurulu, Gazze'de niçin ilerleme kaydedemedi?

Birleşmiş Milletler' göre Gazze'de 1,6 milyon kişi kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya (AP)
Birleşmiş Milletler' göre Gazze'de 1,6 milyon kişi kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya (AP)
TT

Trump'ın Barış Kurulu, Gazze'de niçin ilerleme kaydedemedi?

Birleşmiş Milletler' göre Gazze'de 1,6 milyon kişi kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya (AP)
Birleşmiş Milletler' göre Gazze'de 1,6 milyon kişi kıtlık tehlikesiyle karşı karşıya (AP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Barış Kurulu, Gazze'deki projelerle ilgili ilerleme kaydedemedi.

Kurucuları arasında Türkiye dahil 28 ülkenin yer aldığı platformun ilk ve tek toplantısı 19 Şubat'ta Washington'da düzenlenmişti. Trump, Gazze savaşının bittiğini ilan ederken, bölgeyi "başarı, güvenlik ve birlik örneği haline getireceğiz" demişti.

Bunun üzerinden çok geçmeden ABD-İsrail, 28 Şubat'ta İran'a saldırıları başlattı. Trump ise o günden bu yana Gazze'den nadiren bahsetti.

Birleşmiş Milletler ve diğer yardım kuruluşlarının tahminlerine göre Gazze Şeridi'nin yeniden inşası için en az 70 milyar dolara ihtiyaç var.

Washington Post'un haberine göre Barış Kurulu, toplamda 17 milyar dolarlık taahhütte bulunsa da bu miktarın çok azı tahsil edilebildi ve neredeyse hiçbiri harcanmadı.

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan Arap bir yetkili, kurulun "parası olmadığını ve kaynak bulamayacağını" belirtiyor. Arap devletlerinin bölgede uzun vadeli bir barışa ve bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik inandırıcı adımlar görmediğini, bu yüzden Barış Kurulu'na fon sağlamaya yanaşmadığını vurguluyor.

Kurulun sözcüsü Bradley Klapper ise projenin "olumlu kazanımlarına" odaklanılması gerektiğini savunuyor. Yeniden inşa sürecinde Gazze'yi geçici olarak yönetecek Filistinli teknokratlardan oluşan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin belirlendiğini hatırlatırken, bölgede güvenliği sağlamaktan sorumlu Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) için personel alımının sürdüğünü söylüyor.

Ancak analize göre bu adımların hiçbiri Gazze'de somut biçimde henüz uygulamaya konmadı. Financial Times'ın geçen ayki analizinde de Gazze'nin yeniden inşası için "tek bir dolar bile harcanmadığı" yazılmıştı.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi henüz Gazze'ye giremedi ve Kahire'de bekliyor. Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen İsrailli bir yetkili, Barış Kurulu'nun komitenin Gazze'ye girişi için Tel Aviv'den izin talebinde bulunduğunu söylüyor. Ancak bunun onaylanıp onaylanmayacağı belli değil.

ABD arabuluculuğunda 10 Ekim 2025'te sağlanan ateşkes kapsamında Hamas'ın silah bırakması, İsrail ordusunun bölgeden tamamen çekilmesi ve yeni bir geçiş yönetimi altında Gazze'nin tekrar inşa edilmesi planlanıyor.

Öte yandan kaynaklar, bu çok aşamalı planda da ilerleme kaydedilemediğini söylüyor.

Ateşkese rağmen İsrail ordusu Gazze'ye saldırıları sürdürürken, bölgedekiler hâlâ çok zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyor.

Savaşın başından beri 4 kez yer değiştirdiklerini, kocası ve 5 çocuğuyla eski bir binanın çatı katına sığındıklarını söyleyen Sübeyha Ayyas, şöyle devam ediyor:

Hava saldırılarının yoğunlaşmasıyla durum dayanılmaz bir hale geldi. Artık ne yapacağımızı, nereye gideceğimizi bilmiyoruz.

Independent Türkçe, Washington Post, Financial Times 


Trump yönetiminden öğrenci kredilerine yeni kısıtlama

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump yönetiminden öğrenci kredilerine yeni kısıtlama

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Donald Trump'ın Eğitim Bakanlığı, düşük ücretli işlerle sonuçlanan belirli lisans ve yüksek lisans programları için federal öğrenci kredisine erişimi kısıtlayacak yeni bir kuralı değerlendiriyor.

Eğitim Bakanlığı, önerilen kuralın, tipik bir mezunun "bir lise mezunu kadar kazanamadığı" lisans programları için federal öğrenci kredisi uygunluğunu sona erdireceğini nisanda açıklamıştı. Yüksek lisans programlarının da krediye uygun kalabilmesi için "ortalama bir lisans mezununun kazancının üzerinde" kazanç sağlaması gerekecek.

Eğitim Bakan Yardımcısı Nicholas Kent, "Trump Yönetimi'nin önerdiği hesap verebilirlik çerçevesi sağduyuya dayanıyor: Eğer yükseköğretim programları mezunların durumunu iyileştirmiyorsa, vergi mükellefleri bunları sübvanse etmemeli" dedi.

"Uzlaşıyla desteklenen bu çerçeve, yükseköğretimde anlamlı bir değişime yol açacak, yıllarca süren düzenlemelerdeki savrulmayı sona erdirecek ve çok fazla öğrenciyi daha kötü durumda bırakan öğrenci borçlarını ele alacak" diye ekledi.

Bu yeni kuraldan binlerce program etkilenebilir. Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre, lisans düzeyindeki aşçılık ve kişisel hizmetler programlarının tahmini yüzde 75,6'sı, sağlıkla ilgili programların yüzde 6,7'si ve beşeri/sosyal bilimler programlarının yüzde 8,2'si önerilen kural kapsamında krediye uygunluğunu yitirecek.

Eğitim Bakanlığı, kamuoyu görüşleri için başvuru sürecini nisanda açtı ve o zamandan beri çok sayıda kuruluş, bakanlıktan önerilen kuralda değişiklik yapmasını istedi.

Amerikan Eğitim Konseyi, öneriye "kritik düzenlemeler" yapılması çağrısında bulunan yaklaşık 40 kuruluşun daha kendilerine katıldığını söyledi. Konsey, kuralın çerçevesinin "hatalı ölçütlere, yetersiz bir uygulama zaman çizelgesine ve kongrenin amacını aşan uygulama mekanizmalarına" dayandığını savundu.

Konsey Başkanı Ted Mitchell, sunduğu yorumlarda, "Nihai uzlaşma oylamasına alelacele sunulan son metin, tüm paydaşları, özellikle de öğrencileri mağdur ediyor" diye yazdı.

İncil Temelli Yükseköğretim Derneği de Eğitim Bakanlığı'ndan çerçeveyi düzenlemesini veya inanç temelli kurumlardaki dini çalışmalar programları için muafiyet uygulamasını istedi.

Derneğin başkanı Philip Dearborn, Washington Post'a, "Bunun Birleşik Devletler'deki dini yükseköğretimin en büyük fon kesintisi olmasını istemiyoruz" dedi. 

Eğitim Bakanlığı verilerine göre lisans düzeyindeki dini çalışmalar programlarının tahmini yüzde 8,8'i önerilen kuralla krediye uygunluğunu yitirecek.

Eğitim Bakanlığı sözcüsü, bu endişelerle ilgili The Independent'a, "şu anda yorumlar değerlendiriliyor" dedi.

Bu durum, Trump'ın Büyük Güzel Yasa Tasarısı adlı yasasının lisansüstü öğrenciler için federal öğrenci kredilerini yeniden düzenlemesinin ardından gündeme geldi. Gelecek aydan itibaren yeni lisansüstü öğrencilerin federal öğrenci kredileri yıllık 20 bin 500 dolarla sınırlandırılacakken, hukuk veya tıp fakültesi gibi "mesleki" programlara kayıtlı öğrenciler yıllık 50 bin dolarlık bir sınırla karşı karşıya kalacak.

Independent Türkçe