Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Moskova, Suudi Arabistan için güvenilir bir ortak

Reşetnikov: Suudi Arabistan ile endüstriyel ve teknik iş birliği, Vizyon 2030 çerçevesinde daha geniş boyutlar kazanıyor

 Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun oturumlarından birine katılımı sırasında (St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu)
Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun oturumlarından birine katılımı sırasında (St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu)
TT

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Moskova, Suudi Arabistan için güvenilir bir ortak

 Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun oturumlarından birine katılımı sırasında (St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu)
Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun oturumlarından birine katılımı sırasında (St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu)

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, ülkesinin Suudi Arabistan ile stratejik ilişkilerin ulaştığı düzeyden memnuniyet duyduğunu belirterek, Krallığın bu yıl 29’uncusu düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’na onur konuğu olarak katılmasının, ‘iki ülke arasındaki üst düzey diyaloğun ve tüm alanlarda iş birliğini geliştirmeye yönelik ortak iradenin bir göstergesi’ olduğunu söyledi. Reşetnikov, söz konusu ortaklığın Vizyon 2030 çerçevesinde daha geniş ve derin boyutlar kazandığını ifade etti.

Kremlin, Suudi Arabistan’ın iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 100’üncü yılı dolayısıyla forumun ana onur konuğu olarak seçildiğini açıklamıştı. Suudi heyetine Enerji Bakanı Abdulaziz bin Selman başkanlık ederken, heyette üst düzey yetkililer ile ulusal kurum ve büyük şirketlerin temsilcileri yer alıyor. Bunların başında ise Aramco geliyor.

Rusya’nın en önemli ekonomik etkinliği olarak kabul edilen ve sıklıkla Rus Davos’u olarak anılan forum kapsamında Şarku’l Avsat'a konuşan Reşetnikov, iki ülke ilişkilerinin son yıllarda önemli bir ivme kazandığını söyledi. Reşetnikov, ticaret hacmi göstergelerinde dikkat çekici bir sıçrama yaşandığını belirterek, ikili ticaret hacminin son beş yılda iki katından fazla arttığını açıkladı. Yatırım alanındaki iş birliğinin de sürekli geliştiğini vurgulayan Reşetnikov, karşılıklı yatırımların teşviki ve korunmasına yönelik hükümetler arası bir anlaşmanın yakın zamanda imzalanmasının, her iki ülkedeki yatırımcılara ilave ve güçlü bir destek sağlayacağını ifade etti.

Petrolün ötesinde bir iş birliği

Reşetnikov, küresel enerji arzının istikrarının sağlanmasına yönelik koordinasyonun ‘ikili gündemin temel başlıklarından biri’ olduğunu belirterek, iki ülkenin OPEC+ ittifakına birlikte liderlik ederek uluslararası düzeyde önemli başarılar elde ettiğini söyledi.

Reşetnikov, ülkesinin Suudi Arabistan’ın gıda güvenliğinin sağlanmasında güvenilir bir ortak olduğunu vurgulayarak, Krallığa buğday, arpa, ayçiçeği yağı ve kümes hayvanları ürünleri başta olmak üzere tarım ve gıda ürünleri tedarik ettiklerini ifade etti. İki ülke arasındaki iş birliğinin yeni alanlara da yayıldığını kaydeden Reşetnikov, önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan’da ortak tarım merkezleri ve gelişmiş lojistik koridorlar kurulmasına yönelik iddialı projelerin değerlendirildiğini açıkladı.

Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programı kapsamında sanayi ve altyapı yatırımlarını hızla geliştirdiğine dikkat çeken Reşetnikov, bu süreçte Rusya’nın deneyimlerinden yararlanılabileceğini söyledi. Teknolojik ve endüstriyel iş birliğinin de giderek daha fazla önem kazandığını belirten Reşetnikov, dijitalleşme, yapay zekâ, akıllı şehir çözümleri, siber güvenlik ve su arıtma teknolojileri gibi ileri teknoloji alanlarında ortak çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Reşetnikov ayrıca, Rusya’nın uzay alanındaki birikimini Suudi Arabistan ile paylaşmaya hazır olduğunu belirterek, astronot eğitimi, uzay biyolojisi ve uzay tıbbı konularındaki tecrübelerine dayanarak Suudi uzay programının geliştirilmesine katkı sunmaya hazır olduklarını söyledi.

 St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’na katılan Suudi katılımcılar (Forum)
St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’na katılan Suudi katılımcılar (Forum)

Turizmde büyük sıçrama

Turizm alanına da değinen Reşetnikov, bu sektörün iki ülke arasındaki iş birliğinde en umut vadeden büyüme alanlarından biri olduğunu söyledi. Reşetnikov, geçen yıl iki ülke arasındaki toplam turist trafiğinin yüzde 38 artış gösterdiğini, bunun da 2019 seviyelerinin yaklaşık 10 katına karşılık geldiğini belirtti.

Reşetnikov, iki ülke vatandaşları için karşılıklı vize muafiyeti sisteminin, imzalanan tarihi anlaşmanın ardından 11 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Ayrıca Saudia ve Flynas aracılığıyla doğrudan uçuşların yeniden başlamasının karşılıklı seyahatlere olan ilgiyi artıracağını ifade etti.

İki ülkenin turizm alanındaki iş birliğinde önemli ilerlemeler kaydettiğini vurgulayan Reşetnikov, yalnızca 2025 yılında 143 binden fazla Suudi turistin Rusya’yı ziyaret ettiğini, bu rakamın bir önceki yıla göre yüzde 33'lük artış anlamına geldiğini söyledi.

Reşetnikov, Moskova ile Riyad’ın üst düzeyde imzaladığı anlaşmaların, turizm sektörünün büyümesi için sağlam bir zemin oluşturduğunu belirterek, ortak turizm hareketliliğini daha da artırmak için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

“İç turizm sektörümüzün Suudi turistlerin beklentilerini karşılaması için elimizden geleni yapıyoruz” diyen Reşetnikov, seyahat eden Suudi ziyaretçilere kültürel ihtiyaçlarına uygun, rahat ve elverişli bir ortam sunmayı hedeflediklerini ifade etti.

Bu kapsamda Rusya’daki konaklama sektöründe helal standartları ve Müslüman dostu hizmetlerin hızla yaygınlaştırıldığını belirten Reşetnikov, Suudi Arabistan’dan gelen ziyaretçilerin konforunu artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Reşetnikov, Moskova, Soçi ve Kazan şehirlerindeki ilk otellerin gerekli resmî sertifikaları aldığını açıklarken, 100’den fazla otel işletmesinin de benzer sertifikalar için başvuruda bulunduğunu ve bu taleplerin değerlendirme aşamasında olduğunu belirtti.

Altyapıda gözle görülür iyileşme

Reşetnikov, Rusya’nın turizm altyapısında son on yılda kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını belirterek, modern havalimanları ve ulaşım ağlarının inşa edildiğini, şehir merkezleri ile kamusal alanların yenilendiğini söyledi. Bu yatırımların hem büyük yatırımcılar hem de girişimciler için daha cazip bir ortam oluşturduğunu ifade etti.

Rusya’nın bugün 1 milyondan fazla otel odasına sahip olduğunu kaydeden Reşetnikov, ülkede ayrıca 500’ü aşkın pistten oluşan ve toplam uzunluğu bin kilometreyi aşan 400 kayak merkezinin bulunduğunu belirtti. Reşetnikov, ülkenin güney kesimlerinde ise yaklaşık 2 bin kilometre uzunluğunda sahil şeridinin yer aldığını dile getirdi.

Geleceğe dönük planlara da değinen Reşetnikov, 2030 yılına kadar yılın tamamında faaliyet gösterebilecek 11 sahil turizm merkezi ve yeni bir marina inşa edilmesini öngören stratejik bir program üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Söz konusu projelerin beş farklı denizin kıyılarında ve Baykal Gölü çevresinde hayata geçirileceğini belirten Reşetnikov, bu yatırımların yılda 10 milyon ziyaretçi çekmesinin hedeflendiğini söyledi.

Reşetnikov, Suudi iş dünyasına da bu projelere yatırım yapma çağrısında bulunarak, yeni turizm destinasyonlarının önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Reşetnikov, “Bu projelere yatırım yapanlar ayrıcalıklı teşviklerden ve özel avantajlardan yararlanacak. Gerçekten çok önemli bir fırsattan söz ediyoruz” dedi.

St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu sırasında katılımcılar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in fotoğrafının gösterildiği büyük bir ekranın önünden geçiyorlar(EPA)St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu sırasında katılımcılar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in fotoğrafının gösterildiği büyük bir ekranın önünden geçiyorlar(EPA)

Yaptırımlara rağmen sağlam bir ekonomi

Reşetnikov, Rus ekonomisinin performansına ilişkin değerlendirmesinde, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) kısa süre önce 2026 yılı için Rusya’nın büyüme tahminini yükselterek yüzde 1,1’e çıkardığını hatırlattı. Bu revizyonun yükselen petrol fiyatlarına dayandığını belirten Reşetnikov, söz konusu gelişmeyi ‘özellikle IMF’nin Rusya’ya yönelik temkinli yaklaşımı dikkate alındığında olumlu bir gösterge’ olarak nitelendirdi. Yatırımcıların yalnızca gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) büyümesine odaklanmadığını vurgulayan Reşetnikov, makroekonomik politikaların sürdürülebilirliği, bütçe dengesi, borç yükü, kârlılığı net projeler ve kabul edilebilir risk seviyelerinin de yatırım kararlarında belirleyici olduğunu söyledi.

Reşetnikov, “Rusya'nın kamu borcu, G20 ülkeleri arasındaki en düşük oranlardan birine sahip ve GSYİH’nin yaklaşık yüzde 17’si seviyesinde bulunuyor. Sadece son üç yılda, 2025 yılı da dahil olmak üzere, Rus ekonomisi reel olarak yüzde 10’dan fazla büyüdü” dedi.

Bu performansın yıllık ortalama yaklaşık yüzde 3,3’lük büyümeye karşılık geldiğini ifade eden Reşetnikov, söz konusu oranın küresel ortalamanın üzerinde olduğunu ve Rusya’nın satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük dördüncü ekonomisi konumunu korumasını sağladığını belirtti.

Reşetnikov, bu verilerin Rusya pazarının yabancı yatırımcılar açısından cazibesini ortaya koyduğunu ifade ederek, özellikle Arap yatırımcılar için uzun vadeli fırsatlar sunduğunu söyledi. Rusya’nın tarım, gübre üretimi, altyapı, dijital teknolojiler ve sanayi çözümleri gibi alanlarda yatırım açısından güçlü potansiyele sahip olduğunu belirten Reşetnikov, bu sektörlerin Körfez ülkelerinin varlık çeşitlendirme ve yeni ekonomik alanlar geliştirme hedefleriyle örtüştüğünü kaydetti.

Rus ekonomisinin dış baskılar karşısındaki dayanıklılığına da dikkat çeken Reşetnikov, son yıllarda ülke ekonomisinin yaptırımlara, lojistik ağların yeniden yapılandırılmasına ve Batılı sermayeye erişimdeki kısıtlamalara rağmen uyum sağlama kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti. Reşetnikov, “Ekonomimiz son yıllarda baskılara uyum sağlayabileceğini ve yaptırımlar altında da büyüme ivmesini koruyabileceğini kanıtladı. Bununla birlikte, ulusal para birimleriyle ödeme sistemleri, lojistik ağlar ve yatırımların korunması gibi alanları kapsayan iş birliği altyapısı temel önemini koruyor” dedi.



Ekonomistler, Asya devinin "nakit paradoksunu" inceledi

Dijital ödeme sistemi UPI, özel bankalar ve Hindistan Merkez Bankası'nın ortak çalışmasıyla hazırlanmıştı (Reuters)
Dijital ödeme sistemi UPI, özel bankalar ve Hindistan Merkez Bankası'nın ortak çalışmasıyla hazırlanmıştı (Reuters)
TT

Ekonomistler, Asya devinin "nakit paradoksunu" inceledi

Dijital ödeme sistemi UPI, özel bankalar ve Hindistan Merkez Bankası'nın ortak çalışmasıyla hazırlanmıştı (Reuters)
Dijital ödeme sistemi UPI, özel bankalar ve Hindistan Merkez Bankası'nın ortak çalışmasıyla hazırlanmıştı (Reuters)

Hindistan'da dijital ödemeler hızla yayılırken dolaşımdaki nakit miktarı da artıyor.

Hindistan Merkez Bankası'nın (RBI) verilerine göre dolaşımdaki banknot sayısı 176 milyara ulaştı. Banka her yıl 6 farklı kupürde 28-30 milyar yeni banknot basarken yaklaşık 21 milyarını dolaşımdan çıkarıyor.

RBI Başkan Yardımcısı Shirish Chandra Murmu, geçen ay Cakarta'daki konuşmasında bu durumu "nakit paradoksu" diye nitelemişti. Murmu, nakdin bireysel işlemlerdeki payı azalırken dolaşımdaki para miktarının çift haneli oranlarda büyüdüğünü ve bunun gelecekteki nakit talebini öngörmeyi zorlaştırdığını vurgulamıştı.

Dünyanın en büyük beşinci ekonomisine sahip Hindistan'da elektronik ödeme sistemi Birleşik Ödeme Arayüzü (Unified Payments Interface -UPI), ilk olarak 2016'da uygulamaya kondu.

BBC'nin analizine göre UPI'yi 550 milyondan fazla kişi kullanıyor ve günlük dijital işlem sayısı 1 milyara yaklaşıyor.

Buna rağmen nakit talebi de artmaya devam ediyor. Ekonomist Anirudh Tagat'a göre Hindistan bu açıdan "benzersiz ve yeni bir örnek" sunuyor.

Tagat nakdin ödeme yapma, değer saklama ve felaketlere karşı güvence sağlama özelliklerine sahip olduğunu söylüyor. Dijital ödemelerin ise nakdin bu üç işlevinden yalnızca ilkini ikame edebildiğini belirtiyor.

Ekonomist David Humphrey ise dijital ödemelerin yaygınlaşmasının halkın elinde tuttuğu nakit miktarını belirleyen tek unsur olmadığına dikkat çekiyor. Acil durumlar, tasarruf ve altın gibi varlıkların satın alınması için nakit bulundurulmasının yanı sıra kayıtdışı ekonomik faaliyetler de nakit talebini artırıyor.

RBI açısından bu durum bir bütçe sorunu da yaratıyor. Banka kendi kağıt fabrikalarını, 4 banknot basım tesisini ve mürekkep fabrikalarını işletirken aynı zamanda dijital ödeme sistemini teşvik ediyor.

Diğer yandan Yeni Delhi yönetimi dün UPI ödeme mevzuatında değişikliğe gitti. Eski uygulama kapsamında UPI üzerinden yapılan dijital ödemelerde bankalar herhangi bir ücret almıyordu.

Ancak yeni değişiklikle, 15 Ekim itibarıyla 2 bin rupi üzerindeki işlemlerden yüzde 0,4 oranında ücret alınacak. Bu ücret işyerlerinden tahsil edilecek ve tüketicilere yansıtılamayacak. UPI sisteminin altyapısı, siber güvenliği ve müşteri hizmetlerinin geliştirilmesinde kullanılacak.

Independent Türkçe, BBC, Reuters


ABD Merkez Bankası faiz kararı öncesinde altın fiyatları yatay seyrediyor

Akra'da bir altın dökümhanesinde işlenen altın külçeleri- Gana (Reuters)
Akra'da bir altın dökümhanesinde işlenen altın külçeleri- Gana (Reuters)
TT

ABD Merkez Bankası faiz kararı öncesinde altın fiyatları yatay seyrediyor

Akra'da bir altın dökümhanesinde işlenen altın külçeleri- Gana (Reuters)
Akra'da bir altın dökümhanesinde işlenen altın külçeleri- Gana (Reuters)

Altın fiyatları, pazartesi günü son bir ayın en düşük seviyesini gördükten sonra Salı günü yatırımcıların ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına ilişkin kararlarını ve gelecek dönem sinyallerini beklemesiyle yatay bir seyir izledi.

Spot altın ons başına 4 bin 300,96 dolar seviyesinde sabit kalırken, ABD vadeli altın sözleşmeleri %0,3 düşüşle 4bin 341,10 dolara geriledi.

İki günlük toplantısını yarın tamamlayacak olan FED'in, gösterge faiz oranını 25 baz puan artırarak %3,75- %4.00 aralığına çekmesi bekleniyor.

IG Piyasa Analisti Tony Sycamore, FED Başkanı Kevin Warsh'un açıklamalarının faiz kararının kendisinden daha belirleyici olacağını; sıkılaşmanın ardı ardına devam edeceğine dair bir söylemin altın ve riskli varlıklar üzerinde baskı yaratacağını belirtti.

ABD ağustos ayı tüketici fiyatlarındaki hızlanma ve çekirdek enflasyondaki artış beklentileri yükseltti. ABD 10 yıllık tahvil faizleri Ekim 2023'ten bu yana ilk kez %5 seviyesini aşarak altın üzerindeki baskıyı artırdı.

Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan'daki hedeflere yönelik yeni bir saldırı dalgası başlatması ve Kızıldeniz kıyısındaki konumlarını güçlendirmesi petrol fiyatlarını yükseltirken, altının güvenli liman talebini tabanda tutmaya devam ediyor.

Diğer değerli metaller arasında spot gümüş yüzde 0,1 artışla ons başına 63,28 dolara yükselirken, platin yüzde 0,1 düşüşle 1.757,46 dolara, paladyum ise yüzde 0,7 düşüşle 1.283,61 dolara geriledi.

 


Körfez'de artan saldırılar petrolü uçurdu: Varil fiyatı 107 doları aştı

Irak'ın güneyinde, Basra yakınlarındaki deniz petrol terminallerinden birinde demirlemiş bir petrol tankeri. (Reuters)
Irak'ın güneyinde, Basra yakınlarındaki deniz petrol terminallerinden birinde demirlemiş bir petrol tankeri. (Reuters)
TT

Körfez'de artan saldırılar petrolü uçurdu: Varil fiyatı 107 doları aştı

Irak'ın güneyinde, Basra yakınlarındaki deniz petrol terminallerinden birinde demirlemiş bir petrol tankeri. (Reuters)
Irak'ın güneyinde, Basra yakınlarındaki deniz petrol terminallerinden birinde demirlemiş bir petrol tankeri. (Reuters)

Küresel petrol fiyatları, Husi gruptan Suudi Arabistan’a yönelik yeni saldırılar ve Körfez’deki gemileri hedef alan müdahalelerin ardından arz güvenliğine ilişkin kaygıların artmasıyla bugün ilk işlemlerde %3’ten fazla değer kazandı. Yükselişte, Suudi Arabistan’ın ana nakil hattı olan Doğu-Batı petrol boru hattının İHA saldırısı sonrası geçici olarak durdurulması etkili oldu.

Brent ham petrolü vadeli işlemleri, TSİ 06:40 itibarıyla 3,21 dolar (%3,1) artışla varil başına 107,82 dolara yükselirken; Batı Teksas türü (WTI) ham petrol vadeli işlemleri 3,17 dolar (%3,2) artarak 103,22 dolara çıktı.

ING emtia analistleri, fiyatlardaki bu sıçramanın "Suudi Arabistan'daki kritik Doğu-Batı boru hattının hedef alınması da dahil olmak üzere enerji altyapısına yönelik artan saldırıların" ardından geldiğini belirterek, hasarın boyutu ve hattın kapalı kalma süresinin halen belirsizliğini koruduğunu belirtti.

Suudi yetkililer, bir İHA saldırısının ardından Doğu-Batı petrol boru hattındaki akışın geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre hattın devre dışı kalması, küresel petrol arzının %4'lük kısmının aksama riskiyle karşı karşıya kalması anlamına geliyor.

Öte yandan Suudi Arabistan'ın güneyindeki Cizan bölgesinde, resmi medyanın Husi saldırısı olarak nitelendirdiği olayda hasar gören evlerin ve bir caminin görüntüleri dün yayımlandı. Husiler de komşu bölgedeki bir Suudi askeri üssünü hedef aldıklarını iddia etti.

İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) tarafından dün yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki bir gemide füze/roket isabet etmesi sonucu yangın çıktığı ve mürettebatın tahliye edildiği bildirildi. İran tarafı ise kendi kıyıları açıklarında saldırıya uğrayan İran bandıralı ticari gemide 1 mürettebatın hayatını kaybettiğini, 4 kişinin ise yaralandığını açıkladı.

İran destekli Husilerin cuma günü stratejik Perim (Meyyun) Adası'na ulaşmasının ardından Babülmendeb Boğazı'ndaki endişeler de yükseldi. Bu hamlenin, Husilerin bölgedeki en önemli petrol geçiş noktalarından biri üzerindeki denetimini artırabileceği belirtiliyor. Babülmendeb Boğazı, son aylarda küresel petrol arzının yaklaşık %4 ila %5'inin taşınmasını sağlıyordu.

Petrol fiyatları, arz tedarikindeki aksamaların etkisiyle geçen hafta %8 artış göstererek temmuz ayından bu yana ilk kez varil başına 100 dolar eşiğini aşmıştı.

Bütün bu gelişmeler yaşanırken Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, dün X platformunda yaptığı paylaşımda, Körfez ülkeleri ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nın durumunu görüşmek üzere bugün (Pazartesi) Umman'da yapılması planlanan toplantının ertelendiğini duyurdu.

Gelişmeler, altı ay önce ABD ve İsrail saldırılarıyla başlayan savaşta haziran ayında geçici anlaşmanın çökmesinden bu yana herhangi barış görüşmesinin yapılmadığı bir dönemde gerçekleşiyor.