İsrail: Şakif Kalesi altında Hizbullah'a ait tünel ağı bulundu

Lübnan'ın güneyindeki Şakif (Beaufort) Kalesi üzerinde İsrail bayrağı dalgalanıyor (AFP).
Lübnan'ın güneyindeki Şakif (Beaufort) Kalesi üzerinde İsrail bayrağı dalgalanıyor (AFP).
TT

İsrail: Şakif Kalesi altında Hizbullah'a ait tünel ağı bulundu

Lübnan'ın güneyindeki Şakif (Beaufort) Kalesi üzerinde İsrail bayrağı dalgalanıyor (AFP).
Lübnan'ın güneyindeki Şakif (Beaufort) Kalesi üzerinde İsrail bayrağı dalgalanıyor (AFP).

İsrail ordusu, dün güney Lübnan’daki Şakif (Beaufort) Kalesi altında Hizbullah’a ait bir tünel ağı tespit ettiğini açıkladı. Açıklamada, bu altyapının İsrail güçlerine ve İsrail devletine yönelik saldırı kapasitesi sağlamak amacıyla inşa edildiği öne sürüldü.

İsrail ordusu, birliklerinin 31 Mayıs sabahı kaleye girdiğini, bölgenin daha önce 2000 yılında İsrail’in Lübnan’dan çekilmesiyle boşaltıldığını belirtti. Bölge, geçmişte de İsrail ile Hizbullah arasında çatışmalara sahne olmuştu.

Yapılan açıklamada, tünellerin sivil bir alan içinde yer aldığı ve İsrail’in kuzeyindeki Celil Panhandle bölgesine operasyonel kontrol sağlayacak şekilde inşa edildiği iddia edildi. Ayrıca sistemin İsrail sınırındaki Metula yerleşimine yaklaşık 6 kilometre mesafede bulunduğu belirtildi.

İsrail ordusu, tünel ağının İran tarafından planlanıp finanse edildiğini de öne sürdü ve yapının yüzlerce savaşçıyı barındırabilecek şekilde tasarlandığını ifade etti.

Açıklamaya göre yaklaşık bir kilometre uzunluğundaki tünellerde silah depoları, tanksavar fırlatma mevzileri, el bombaları, mühimmat, tıbbi ekipman, yaşam alanları, duşlar, mutfaklar ve hatta ameliyathane benzeri bir oda bulundu.

İsrail ordusu ayrıca tünellerden çekilmiş görüntüler paylaştı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre görüntülerde dar geçitler, yataklar, depolama kutuları ve yaşam alanları yer aldı.

Tarihi Şakif Kalesi, Haçlı dönemine kadar uzanan geçmişiyle bölgeyi gözetleyen stratejik bir nokta olarak biliniyor ve geçmişte İsrail’in 1982-2000 arasındaki Lübnan işgali sırasında askeri üs olarak da kullanıldı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırıda biri kadın 4 kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye kentine düzenlediği hava saldırısından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye kentine düzenlediği hava saldırısından yükselen dumanlar (Reuters)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırıda biri kadın 4 kişi öldü

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye kentine düzenlediği hava saldırısından yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye kentine düzenlediği hava saldırısından yükselen dumanlar (Reuters)

Lübnan Ulusal Haber Ajansı'nın aktardığına göre, "Aralarında bir kadının da bulunduğu 4 kişi, düşman savaş uçaklarının şafak vakti Zefta beldesine düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybetti." Açıklamada, saldırılardan birinin beldedeki bir sığınma merkezini hedef aldığı, diğer saldırıların ise kadınlara ait hüseyniyenin çevresi, resmî okul kavşağı ve belde merkezi yakınlarında gerçekleştirildiği belirtildi.

Ajans ayrıca, İsrail savaş uçaklarının sabah erken saatlerde Ayn Kana beldesini, daha sonra ise Şarkiyye beldesini hedef aldığını, Şarkiyye'de bir vatandaşın evinin tamamen yıkıldığını bildirdi. Hava saldırılarıyla eş zamanlı olarak Nebatiye kentinin de aralıklı topçu atışlarına maruz kaldığı ifade edildi.

Öte yandan İsrail ordusu, bugün İran'ın batı ve orta kesimlerindeki "askerî hedeflere" hava saldırıları düzenlediğini açıkladı. Söz konusu saldırılar, İran'ın 8 Nisan'da ilan edilen ateşkesten bu yana ilk kez İsrail'e füze fırlatmasının ardından gerçekleştirildi.

Tahran yönetimi, füze saldırılarının İsrail'in, İran destekli Hizbullah'ın kalesi olarak görülen Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği bombardımana misilleme olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Ortadoğu'daki savaşın 100'üncü gününde yaşanan gelişmelerle birlikte, İran devlet televizyonu Tahran, Tebriz ve İsfahan kentlerinde patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi.

İsrail ordusu kısa açıklamasında, "İsrail Hava Kuvvetleri kısa süre önce İran rejimine ait batı ve orta İran'daki askerî hedeflere yönelik saldırılar düzenledi" ifadelerini kullandı.


İsrail: İran dün akşamdan bu yana 30'a yakın füze fırlattı

7 Haziran'da yayınlanan bir videodan alınan bir fotoğraf karesinde, İran'ın bilinmeyen bir yerden İsrail'e fırlattığı füze, (Reuters)
7 Haziran'da yayınlanan bir videodan alınan bir fotoğraf karesinde, İran'ın bilinmeyen bir yerden İsrail'e fırlattığı füze, (Reuters)
TT

İsrail: İran dün akşamdan bu yana 30'a yakın füze fırlattı

7 Haziran'da yayınlanan bir videodan alınan bir fotoğraf karesinde, İran'ın bilinmeyen bir yerden İsrail'e fırlattığı füze, (Reuters)
7 Haziran'da yayınlanan bir videodan alınan bir fotoğraf karesinde, İran'ın bilinmeyen bir yerden İsrail'e fırlattığı füze, (Reuters)

İsrailli bir askerî yetkili, İran'ın dün akşamdan bu yana İsrail'e yaklaşık 30 füze fırlattığını açıkladı. Bu gelişme, iki taraf arasında geçen yıl 8 Nisan'da ilan edilen ateşkesten bu yana ilk kez yeniden tırmanan çatışmaların ardından geldi.

Askerî yetkili gazetecilere yaptığı açıklamada, "İran rejimi dün gece İsrail'e doğru balistik füze fırlatmaya başladı. Yaklaşık 30 balistik füze ateşlendi." ifadelerini kullandı.

İran Devrim Muhafızları ise bugün yaptığı açıklamada, İsrail'deki Nevatim ve Tel Nof askerî üslerini hedef aldığını duyurdu. Taraflar arasında yaşanan karşılıklı saldırılar, yaklaşık iki ay önce ilan edilen ateşkesten bu yana ilk doğrudan çatışma olarak kayda geçti.

Devrim Muhafızları'nın açıklamasında, "Operasyon, siyonist rejimin İran içinde üç farklı noktadaki radar mevzilerine düzenlediği füze saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildi." denildi.

Açıklamada ayrıca saldırının, İsrail'in en önemli askerî üsleri arasında gösterilen ülkenin güneyindeki Nevatim Hava Üssü ile merkez bölgesindeki Tel Nof Hava Üssü'nü hedef aldığı belirtildi.

Öte yandan İsrail ordusu, bugün Yemen'den İsrail'e doğru fırlatılan bir füzenin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini açıkladı. Bu açıklama, İsrail Hava Kuvvetleri'nin sabah saatlerinde İran'ın batı ve orta kesimlerindeki bazı hedeflere saldırı düzenlediğini duyurmasından birkaç saat sonra yapıldı.

İsrail ordusu Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Yemen'den İsrail topraklarına doğru fırlatılan bir füze tespit edildi. Hava savunma sistemleri tehdidi etkisiz hâle getirmek için devreye girdi" ifadelerine yer verdi.

İsrail'in söz konusu saldırıları, İran'ın dün akşam İsrail'e yönelik gerçekleştirdiği füze saldırılarının ardından geldi. Bu saldırılar, yaklaşık iki ay aradan sonra İran'ın İsrail'e yönelik ilk doğrudan füze operasyonu olarak değerlendiriliyor ve İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiği belirtiliyor.

İran devlet medyası, İran Silahlı Kuvvetleri'nin İsrail'e yönelik birkaç dalga hâlinde füze saldırısı düzenlediğini bildirirken, İsrail ordusu ilk saldırı dalgalarında ateşlenen tüm füzelerin önlendiğini açıkladı.


Irak Dışişleri Bakanı, savaşın yıl sonuna kadar sürmesi halinde ‘mali felaket’ yaşanacağı uyarısında bulundu

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin (Irak Dışişleri Bakanlığı)
Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin (Irak Dışişleri Bakanlığı)
TT

Irak Dışişleri Bakanı, savaşın yıl sonuna kadar sürmesi halinde ‘mali felaket’ yaşanacağı uyarısında bulundu

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin (Irak Dışişleri Bakanlığı)
Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin (Irak Dışişleri Bakanlığı)

Birçok gözlemci ve vatandaş, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin’in hükümetin acil mali ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla trilyonlarca dinar bastığına ilişkin açıklamalarını ‘büyük bir sürpriz’ olarak değerlendirirken, ekonomi ve maliye uzmanları ise bunun, ülkenin içinde bulunduğu mali kriz göz önüne alındığında şaşırtıcı olmadığını belirtiyor. Uzmanlara göre kriz, İran’a karşı yürütülen ABD-İsrail savaşı ve bunun sonucunda Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle derinleşti.

Hüseyin, bir televizyon kanalına verdiği demeçte, savaşın yıl sonuna kadar sürmesi ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması halinde ülkenin durumunun ‘felaket’ olacağını belirtti.

Hüseyin, hükümetin mali harcamalarını finanse etmek amacıyla 25 trilyon dinar (yaklaşık 19 milyar dolar) bastığını, bunun özellikle kamu çalışanlarının aylık yaklaşık 8 trilyon dinarı bulan maaşlarının ödenmesinde kullanılacağını ifade etti.

Dışişleri Bakanı’nın açıklamaları, mali ve ekonomik çevrelerde sürpriz olarak karşılanmadı. Zira uzmanların büyük bölümü, güneydeki petrol sahalarından çıkarılan ve Hürmüz Boğazı üzerinden ihraç edilen Irak petrolünün büyük ölçüde durması nedeniyle yakın zamanda bir mali kriz yaşanacağı uyarısında bulunuyordu. Uzmanlar ayrıca, ülkenin petrol gelirlerini büyük ölçüde tek bir ihracat güzergâhına bağımlı hâle getiren ardışık hükümetleri sert şekilde eleştiriyordu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Irak’ın günlük petrol üretimi savaş öncesinde 4 milyon varilin üzerine çıkmıştı. Ancak savaşın ardından üretim yaklaşık 1,5 milyon varile geriledi. Bu miktarın büyük bölümü iç tüketimde kullanılırken, günlük 300 bin varilden daha az petrol tankerlerle Suriye ve Ürdün’e ihraç ediliyor; ihracatın bir kısmı da kuzeydeki Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bölgesi üzerinden gerçekleştiriliyor.

(tweet)

Maliye Komisyonu

Irak Parlamentosu Maliye Komisyonu da hükümet programının ve kabinenin tamamlanmasına yönelik çalışmaların sürmesi nedeniyle 2026 yılı bütçesinin onaylanmasının zor olduğunu değerlendirdi.

Maliye Komisyonu üyesi Ribvar Kerim, basına yaptığı açıklamada, “Bu yılın bütçesinin büyük olasılıkla çıkarılması mümkün olmayacak ve çalışmalar 2027 bütçesinin hazırlanmasına yönelecek. Ancak maaş ödemeleri bundan etkilenmeyecek. Hükümetin bütçe açığını gidermek için iç veya dış borçlanmaya gitme ya da Irak Merkez Bankası’ndan destek alma gibi çok geniş imkânları bulunuyor” dedi.

Kerim, bütün siyasi tarafların maaşların güvence altına alınmasına yönelik hükümet çabalarını destekleme konusunda mutabık olduğunu belirterek, “Bir sonraki bütçeye ulaşılması sürecinde daha net bir tablo ortaya çıkacak. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin, petrol fiyatlarının ve gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinin etkileri gelecek bütçede daha açık şekilde görülecek. Özellikle gümrük tarifesi yasasının ve ASYCUDA sisteminin uygulanmasının ardından gelir kaynaklarında daha fazla çeşitlilik sağlanacak” ifadelerini kullandı.

Açıklamalar karmaşası

Öte yandan, uluslararası para ekonomisi alanında uzman araştırmacı Ziyad el-Haşimi, Dışişleri Bakanı’nın açıklamalarının ardından Irak’ta ortaya çıkan ‘açıklama karmaşasına’ ve Irak Merkez Bankası’nın mali kriz ile para basımı konusundaki sessizliğine dikkat çekerek, bunun “zaten benzeri görülmemiş mali koşullarla karşı karşıya bulunan ülkede tabloyu daha da karmaşık hâle getirdiğini, dengeleri bozduğunu ve belirsizliği artırdığını” söyledi.

El-Haşimi, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Irak Merkez Bankası Başkanı’nın birkaç hafta önce hükümetin görev alanına müdahil olarak maaşlar ve bütçe açığı hakkında açıklamalarda bulunmasının ardından, bugün de yeni hükümet Merkez Bankası’nın yetki alanına girerek dinarın basılması ve piyasaya sürülmesi, para biriminin değeri ve enflasyonun kontrolü gibi konularda açıklamalar yaptı” ifadesini kullandı.

Bu durumun, Merkez Bankası ile hükümet arasında bir ‘açıklama kargaşasına’ yol açtığını belirten el-Haşimi, “Bu tablo, her kurumun kendi yetki sınırlarına bağlı kalmadığını ve diğer kurumların görev ve sorumluluk alanlarına saygı göstermediğini ortaya koyuyor. Bu tür bir durum muz cumhuriyetlerinde bile görülmezken, ne yazık ki Irak’ta yaşanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

El-Haşimi, söz konusu açıklamaların Iraklı yetkililerin daha önce benzeri görülmemiş büyüklükte bir şokla karşı karşıya olduklarına da işaret ettiğini belirterek, “Bu durum, üst düzey yetkililerin ne söyleyeceklerini bilemez hâle gelmelerine ve uzmanlık alanlarının dışında, birbiriyle çelişen ve denetimsiz açıklamalar yapmalarına neden oluyor” ifadelerini kullandı.