12 bin nükleer başlık, insanlığı yok etmeye yeter

Dünyanın ‘nükleer kışa’ doğru ilerlemesini kim durduracak?

6 Ağustos 1945’te ABD’nin Hiroşima’ya attığı atom bombasının ardından kentten bir görünüm (Reuters)
6 Ağustos 1945’te ABD’nin Hiroşima’ya attığı atom bombasının ardından kentten bir görünüm (Reuters)
TT

12 bin nükleer başlık, insanlığı yok etmeye yeter

6 Ağustos 1945’te ABD’nin Hiroşima’ya attığı atom bombasının ardından kentten bir görünüm (Reuters)
6 Ağustos 1945’te ABD’nin Hiroşima’ya attığı atom bombasının ardından kentten bir görünüm (Reuters)

Antoine el-Hac

Büyük güçler arasındaki jeopolitik gerilimlerin giderek arttığı bir dönemde, nükleer savaş tehdidi uzun yılların ardından yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşınıyor. Bir dönem bu riskin geçmişte kaldığı yönünde yaygın bir kanaat oluşmuş olsa da, son gelişmeler küresel ölçekte endişelerin yeniden yükselmesine yol açıyor. Devletlerin askeri kapasitelerini geliştirmek ve nükleer sistemlerini modernize etmek için yürüttüğü rekabet sürerken, uzmanlar dünyanın sonuçları kontrol altına alınamayacak ölçekte bir felaketle karşı karşıya kalma ihtimaline her zamankinden daha fazla yaklaştığı uyarısında bulunuyor.

Dünya bir gün ‘nükleer kış’ yaşayacak mı? (Reuters)Dünya bir gün ‘nükleer kış’ yaşayacak mı? (Reuters)

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, dünya genelinde halen yaklaşık 12 bin 187 nükleer savaş başlığı bulunuyor. Bu rakam, zaman zaman siyasi ve medya söylemlerinde dile getirilen ‘dünyayı defalarca yok edebilecek bir güç’ iddiasını akıllara getirse de, bilimsel değerlendirmeler bu yaygın algıdan farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Fiziksel açıdan bakıldığında, günümüzde mevcut hiçbir nükleer cephanelik dünya gezegenini tamamen yok etme kapasitesine sahip değil. Çünkü bir gezegeni parçalamak veya ortadan kaldırmak için gereken enerji miktarı, insanlığın elindeki toplam yıkıcı gücün çok ötesinde bulunuyor. Ancak uzmanlara göre asıl tehlike gezegenin yok olması değil, insan uygarlığının bugünkü haliyle varlığını sürdüremeyecek ölçüde bir yıkıma uğraması ihtimali.

Yaklaşık hesaplamalara göre modern nükleer savaş başlıklarının gücü 100 ila 800 kiloton TNT eşdeğeri arasında değişiyor. Karşılaştırma amacıyla her bir savaş başlığının ortalama 300 kiloton güce sahip olduğu varsayıldığında, küresel nükleer cephaneliğin toplam yıkıcı kapasitesi yaklaşık 3,7 milyar ton TNT eşdeğerine ulaşıyor. Bu miktar, 1945 yılında Japonya’nın Hiroşima kentini yerle bir eden atom bombasının yaklaşık 250 bin katına karşılık geliyor.

Rusya ile Belarus arasında düzenlenen ortak nükleer tatbikatlar sırasında gerçekleştirilen İskender füzesi fırlatma denemesine ait bir fotoğraf (AP)Rusya ile Belarus arasında düzenlenen ortak nükleer tatbikatlar sırasında gerçekleştirilen İskender füzesi fırlatma denemesine ait bir fotoğraf (AP)

Bununla birlikte uzmanlar, ‘dünyayı 10 kez ya da 100 kez yok etme kapasitesi’ yönündeki ifadelerin büyük ölçüde mecazi bir anlatım olduğunu belirtiyor. Zira geniş çaplı bir nükleer savaşın, mevcut cephaneliğin tamamının kullanılmasına gerek kalmadan bile küresel ölçekte bir çöküşe yol açabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlara göre nükleer patlamaların doğrudan neden olacağı yıkımın yanı sıra, ortaya çıkacak devasa yangınlar, altyapının çökmesi, radyoaktif kirlilik, ekonomik krizler, gıda kıtlığı ve sağlık sistemlerinde yaşanacak ağır tahribat, dünyayı benzeri görülmemiş bir kaos ve çöküş sürecine sürükleyebilir.

Aynı kapsamda, Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN), nükleer silahların insanlığın geliştirdiği en yıkıcı ve ayrım gözetmeyen silahlar olmaya devam ettiği uyarısında bulunuyor. Kuruluşa göre nükleer silahlar yalnızca patlama anında can kaybına yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda insanlar, çevre ve gelecek nesiller üzerinde uzun yıllar sürebilecek radyasyon etkileri bırakıyor.

ICAN, büyük bir kentin üzerinde tek bir nükleer silahın patlatılmasının kısa süre içinde yüz binlerce, hatta milyonlarca kişinin ölümüne neden olabileceğini belirtirken, büyük güçler arasında yaşanabilecek kapsamlı bir nükleer savaşın ise yüz milyonlarca insanın hayatına mal olabileceği konusunda uyarıyor.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un bir nükleer tesisi inceliyor. (Reuters)Kuzey Kore lideri Kim Jong-un bir nükleer tesisi inceliyor. (Reuters)

Araştırmalar, bir nükleer patlamanın saniyeler içinde şok dalgaları, yoğun ısı ve radyasyon şeklinde muazzam miktarda enerji açığa çıkardığını ortaya koyuyor. Ses hızını aşan bir süratle yayılan patlama dalgası, binaları ve altyapıyı yerle bir ederken, patlama merkezine yakın bölgelerde bulunan insanların büyük bölümünün hayatını kaybetmesine neden oluyor. Ortaya çıkan aşırı yüksek sıcaklık ise geniş çaplı yangınları tetikleyerek, zamanla tüm şehirleri yutabilecek devasa ateş fırtınalarına dönüşebiliyor.

Uzmanlara göre daha da endişe verici olan husus ise iklim üzerindeki olası etkiler. Bazı bilimsel çalışmalar, günümüzde mevcut nükleer silahların yüzde 1’inden daha azının kullanılması halinde bile küresel iklim sisteminde ciddi bozulmalar yaşanabileceğini ve bunun yaklaşık 2 milyar insanı kıtlık riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini öne sürüyor. Antoine el Hac Şarku’l Avsat için kaleme aldığı analize göre binlerce nükleer savaş başlığının kullanıldığı bir senaryonun ise tarımsal üretimi ve ekosistemleri dünya genelinde olumsuz etkileyecek kapsamlı bir ‘nükleer kışa’ yol açabileceği belirtiliyor.

Bu endişeler, özellikle ABD, Rusya, Çin ve Kuzey Kore gibi büyük nükleer cephaneliklere sahip ülkeler arasındaki gerilimlerin arttığı bir dönemde daha da güçleniyor. Uzmanlar, geleneksel çatışmaların nükleer bir boyut kazanması riskinin artık yalnızca teorik bir ihtimal olmadığını, önlenmesi ve hazırlık yapılması gereken gerçekçi bir senaryo haline geldiğini vurguluyor.

Teksas eyaletindeki bir ABD askeri üssünde iki teknisyen bir nükleer bombayı inceliyor. (Reuters)Teksas eyaletindeki bir ABD askeri üssünde iki teknisyen bir nükleer bombayı inceliyor. (Reuters)

Bu çerçevede, Atlantik Konseyi tarafından gerçekleştirilen bir ankete göre, katılımcı uzmanların yüzde 40’ı 2035 yılına kadar yeni bir dünya savaşının çıkma ihtimalini mümkün görüyor. Daha da dikkat çekici olan ise ankete katılanların yaklaşık yarısının, böyle bir savaşta en az bir tarafın nükleer silah kullanacağı öngörüsünde bulunması.

Öte yandan küresel nükleer silah harcamalarındaki artış da sürüyor. Son raporlara göre nükleer silaha sahip dokuz ülke, 2025 yılı boyunca nükleer cephaneliklerini güçlendirmek ve modernize etmek amacıyla yaklaşık 119 milyar dolar harcadı. Bu rakamın, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 19’luk bir artışa işaret ettiği belirtiliyor.

Harcama sıralamasında, listenin başında 69 milyar doların üzerinde bütçe ayıran ABD yer alırken, onu Çin, Birleşik Krallık ve Rusya takip etti.

Söz konusu veriler, dünyanın nükleer silahlara olan bağımlılığını azaltmak yerine bu kapasiteyi geliştirme ve yenileme yönünde ilerlediğine işaret ediyor. Nükleer silahlanma programları genişlerken, silahsızlanma girişimleri ile büyük güçler arasında güven inşa etmeyi amaçlayan diplomatik çabaların ise giderek zayıfladığına dikkat çekiliyor.

Moskova’da Sovyet döneminden kalma bir nükleer füze maketi (Reuters)Moskova’da Sovyet döneminden kalma bir nükleer füze maketi (Reuters)

Sonuç olarak nükleer silahlar, gezegeni fiziksel olarak yok etme kapasitesine sahip olmasalar da, insanlığı ortadan kaldırabilecek ve dünyayı benzeri görülmemiş bir kaos ve yıkım dönemine sürükleyebilecek güçte görülüyor. Bu nedenle birçok uzman, olası bir felaketin önlenmesinin yalnızca nükleer risklerin yönetilmesine değil, aynı zamanda nükleer cephaneliklerin azaltılması ve bu silahların kullanımının engellenmesine yönelik ciddi uluslararası çabalara bağlı olduğunu vurguluyor.

Ünlü fizikçi Albert Einstein da bu tehlikeye dikkat çekerek, “Üçüncü Dünya Savaşı’nın hangi silahlarla yapılacağını bilmiyorum; ancak Dördüncü Dünya Savaşı’nın sopa ve taşlarla yapılacağını biliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Nükleer silahsızlanma savunucularının sıkça dile getirdiği görüş ise şu sözlerle özetleniyor: “Nükleer rulet oyununu kazanmanın tek yolu, oynamayı bırakmaktır.”



ABD: Isaias Fırtınası Florida ve Alabama’da yüz binlerce kişiyi elektriksiz bıraktı

Florida'da Isaias Kasırgası yaklaşırken dalgaların yolu kapladığı sırada sahil yakınında yürüyen insanlar (Reuters)
Florida'da Isaias Kasırgası yaklaşırken dalgaların yolu kapladığı sırada sahil yakınında yürüyen insanlar (Reuters)
TT

ABD: Isaias Fırtınası Florida ve Alabama’da yüz binlerce kişiyi elektriksiz bıraktı

Florida'da Isaias Kasırgası yaklaşırken dalgaların yolu kapladığı sırada sahil yakınında yürüyen insanlar (Reuters)
Florida'da Isaias Kasırgası yaklaşırken dalgaların yolu kapladığı sırada sahil yakınında yürüyen insanlar (Reuters)

ABD’nin Alabama eyaleti ile Florida’nın Panhandle bölgesinde bu sabah erken saatlerde yüz binlerce kişinin elektriği kesildi. Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre ‘Isaías’ fırtınası ABD’nin Meksika Körfezi kıyılarını tehlikeli bir kasırga olarak vurdu; bölgenin iç kesimlerine ilerlerken yolların sular altında kalmasına ve ağaçların devrilmesine neden oldu.

Dün ikinci kategori kasırga olarak karaya ulaşan fırtına, rüzgâr hızının önemli ölçüde düşmesinin ardından Alabama üzerinden hızla kuzeye doğru ilerledi.

Florida eyaletinin Pensacola kentinde, ‘Isaías’ kasırgası öncesinde yaşanan elektrik kesintisi sırasında bir otelin lobisinde dinlenen insanlar (Reuters)
Florida eyaletinin Pensacola kentinde, ‘Isaías’ kasırgası öncesinde yaşanan elektrik kesintisi sırasında bir otelin lobisinde dinlenen insanlar (Reuters)

Meteoroloji uzmanları, olumsuz hava koşullarının Florida’nın Panhandle bölgesinden başlayarak Georgia ile Kuzey ve Güney Carolina eyaletlerinin bazı kesimlerinde hortumlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Atlantik kasırga sezonunun ilki olan ‘Isaías’, Florida eyaletindeki Destin kenti yakınlarında karaya çıktı.

 Florida eyaletinin Pensacola kentinde ‘Isaías’ kasırgası sırasında rüzgâr ve yağmur altında yürüyen bir kişi (AFP)

Foto Florida eyaletinin Pensacola kentinde ‘Isaías’ kasırgası sırasında rüzgâr ve yağmur altında yürüyen bir kişi (AFP)

PowerOutage.com platformunun verilerine göre, bu sabah erken saatlerde Florida ve Alabama’da 726 binden fazla abonenin elektriği kesildi.

Fırtına etkisini kaybetmeye başlamış olsa da iç kesimlere doğru ilerlerken şiddetli yağışların sürmesi bekleniyor. Hafta sonu boyunca Güney Alabama, Florida’nın Panhandle ve Big Bend bölgeleri ile Georgia’nın güneybatısında 10 ila 20 santimetre, bazı bölgelerde ise daha fazla yağış öngörülüyor.


Kamala Harris'in eşi de 2028 adaylığına karşı

Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)
Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)
TT

Kamala Harris'in eşi de 2028 adaylığına karşı

Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)
Kamala Harris, 2020'de Demokrat Parti'nin başkan adaylığı için ön seçime katılmış ancak sonra yarıştan çekilmişti (Reuters)

Eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in eşi Doug Emhoff, Harris'in tekrar başkanlığa aday olmasına sıcak bakmadığını söylemiş.

Wall Street Journal'a konuşan kaynaklara göre Emhoff, Harris'in 2028'deki seçimlerde aday olmasını doğru bulmadığını ifade etmiş.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Emhoff'a yakın kişiler, buna rağmen Harris'in yarışa katılması halinde eşinin onu destekleyeceğini belirtiyor.

Harris, 2024'teki başkanlık seçiminde eski lider Joe Biden'ın yarıştan çekilmesinin ardından Demokrat Parti'nin adayı olmuştu.

2020'de Biden'a karşı seçimleri kaybeden Donald Trump, 2024'te Harris'e karşı zafer kazanmıştı.

Harris aday olup olmayacağına dair henüz bir açıklama yapmadı. 61 yaşındaki politikacı geçen ayki açıklamasında "Tekrar aday olup olmayacağıma karar vermedim" demiş, önceliğinin kasımda düzenlenecek ara seçimler olduğunu söylemişti.

Ancak Demokrat siyasetçi, önemli bağışçılarla görüştüğü gibi seçimin çekişmeli geçeceği eyaletleri de ziyaret ediyor. Analizde, bunların Harris'in yeniden adaylığa hazırlandığına dair işaretler olarak değerlendirilebileceği yazılıyor.

Harris'le yakın olan Demokrat stratejist Donna Brazile, "Nerede ihtiyaç varsa oraya gidiyor. Bu yıl seçime giren Demokrat adaylara yardım etmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazır" diyor.

Öte yandan Demokrat Parti'deki çoğu kişiye göre 2028'deki yarış için yeni bir aday belirlenmeli.

Amerikan medyasına göre yarışa katılabilecek isimlerden biri de Kaliforniya Valisi Gavin Newsom. Ancak Newsom, eylüldeki açıklamasında Harris'in yarışa katılması halinde aday olmayacağını belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Post


Trump'tan bir U dönüşü daha: Rusya'yla dizel anlaşması neden yapıldı?

İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor
İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor
TT

Trump'tan bir U dönüşü daha: Rusya'yla dizel anlaşması neden yapıldı?

İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor
İran savaşıyla yükselen enerji fiyatları ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırıyor

Putin'le Trump'ın geçen yıl ağustosta Alaska'da yaptığı görüşmenin ardından Ukrayna savaşının sonlandırılmasına yönelik bir adım atılamamıştı (Reuters)

ABD ve Rusya arasındaki anlaşmayla Moskova yönetimi, ABD'ye ve küresel piyasalara milyonlarca ton dizel yakıt tedarik edecek.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyadaki açıklamasında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le dizel yakıt tedariki için anlaşmaya vardıklarını söyledi.

Cumhuriyetçi lider, "Rusya'nın Amerikan ve küresel pazara derhal 300 bin tonun üzerinde, kasım boyunca ilave 500 bin ton ve hemen ardından da 1 milyon ton dizel yakıt tedarik etmesi hakkında mutabakata varıldı" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın, dizel rafinerilerinin durumuna bağlı olarak kısa süre içinde 3 milyon ton dizel yakıtın teslimatını yapacağını da ekledi.

Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerinde "tam kontrole" sahip olduğunu iddia eden Trump, bu anlaşmanın etkisiyle ABD'de ve dünyada dizel fiyatlarının hızla düşerek rekor seviyelere gerileyeceğini savundu.

Putin'in uluslararası ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kiril Dmitriyev, "Rusya'yla ABD arasındaki enerji ve ekonomik işbirliği devam edecek, küresel piyasalara ve dünyaya fayda sağlayacaktır" dedi.

Anlaşma, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları artırdığı ve İran savaşının yarattığı enerji krizinin etkilerinin sürdüğü bir dönemde geldi.

BBC'nin analizinde, Trump'ın daha üç hafta önce Rus petrolü ve doğalgazına yönelik yeni yaptırımları onayladığı hatırlatılıyor.

ABD'de kasımda düzenlenecek ara seçim öncesinde yükselen yakıt fiyatlarıyla enflasyonun Trump'ın elini zora soktuğuna dikkat çekiliyor. Dizel fiyatlarındaki artış özellikle ara seçimde Cumhuriyetçiler açısından kritik öneme sahip Iowa, Kansas, Teksas ve Ohio gibi ağırlıklı olarak tarımla uğraşılan eyaletlerde tepki çekmişti.

Ancak bu anlaşmanın ABD'deki dizel fiyatları açısından ne kadar etkili olacağı tartışmalı. Habere göre ABD günde yaklaşık 3,6 milyon varil dizel tüketiyor. Dolayısıyla Rusya bu ay söz verdiği 300 bin tonu teslim etse bile bu miktar, ABD'nin günlük tüketiminin yaklaşık yarısına denk geliyor.

CNN'in analizinde, bunun "oyunun kurallarını değiştirecek bir gelişmeden ziyade siyasi bir hamle olduğu" vurgulanıyor.

Trump'ın hamlesi Kiev'in de tepkisini çekti. Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, anlaşmanın Ukraynalı heyetin savaşla ilgili ABD'li yetkililerle görüşmek için Florida'da olduğu zamanda yapıldığına dikkat çekerek "Putin'e hediyeler vermek barışı getirmez" dedi.

Independent Türkçe, CNN, BBC, The Hill