Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü 1 milyon sözleşmeyi aşarak yüzde 70 hedefine yaklaştı

Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanlığı Sözcüsü Şarku’l Avsat’a konuştu: Piyasanın sürdürülebilirliğini ve dengesini sağlamak için uzun vadeli bir vizyonla hareket ediyoruz

Riyad’daki konut programının bir parçası olan Şems ed-Diyar projesindeki inşaat çalışmaları (SPA)
Riyad’daki konut programının bir parçası olan Şems ed-Diyar projesindeki inşaat çalışmaları (SPA)
TT

Suudi Arabistan gayrimenkul sektörü 1 milyon sözleşmeyi aşarak yüzde 70 hedefine yaklaştı

Riyad’daki konut programının bir parçası olan Şems ed-Diyar projesindeki inşaat çalışmaları (SPA)
Riyad’daki konut programının bir parçası olan Şems ed-Diyar projesindeki inşaat çalışmaları (SPA)

Suudi Arabistan, gayrimenkul sektörünü hızla yeniden şekillendirmeyi sürdürürken, ‘yaşam kalitesi’ kavramını kentsel kalkınmanın merkezine yerleştiren yapısal dönüşümlere imza atıyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde yaklaşık 33 bin Suudi ailenin ilk konutuna sahip olmasının sağlanması, düzenleyici sürecin Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda etkin biçimde ilerlediğini ve konut sahipliği oranının yüzde 70’e çıkarılması hedefine kararlılıkla yaklaşıldığını ortaya koydu. 2025 yılı sonu itibarıyla konut sahipliği oranının yüzde 66,24’e yükselmesini sağlayan bu hareketlilik, Suudi Arabistan Gayrimenkul Kalkınma Fonu ile ‘Sakani’ programının destekli sözleşme sayısında 1 milyon eşiğini aşmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Bu gelişme, gayrimenkul piyasasının yapısında derin bir dönüşüm yaşandığını ve finansman ile düzenleme alanlarındaki tüm paydaşların daha bütünleşik bir sistem içerisinde faaliyet gösterdiğini gösteriyor.

Kapsamlı bir yasal çerçeve

2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin verileri değerlendiren Suudi Arabistan Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanlığı Sözcüsü Muhammed er-Resaseme, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, yalnızca üç ay içinde 32 bin 983 Suudi ailenin ilk konutuna sahip olmasının, konut sektöründeki tüm bileşenlerin uyum içinde çalıştığını gösterdiğini söyledi. Resaseme, bu başarının düzenleyici ve yasal altyapının geliştirilmesinden konut seçeneklerinin çeşitlendirilmesine, finansman çözümlerinin genişletilmesinden özel sektörle kurulan ortaklıklara kadar uzanan kapsamlı bir sistemin ürünü olduğunu belirtti.

cdfvgthy
Riyad’daki Suudi Arabistan Gayrimenkul Kalkınma Fonu Genel Merkezi (Fonun internet sitesi)

Planlı biçimde genişletilen konut projeleri ile gayrimenkul ürünlerindeki çeşitliliğin, Suudi ailelerin farklı ihtiyaçlarına cevap verilmesine katkı sağladığını ifade eden Resaseme, dijital dönüşümün de süreçlerin verimliliğini artırmada ve hak sahiplerinin uygun konut çözümlerine daha hızlı ulaşmasında belirleyici rol oynadığını vurguladı. Resaseme ayrıca, söz konusu başarının, Belediye, Köy İşleri ve İskân Bakanı Macid el-Hukayl’in yılın başında açıkladığı verilere dayandığını hatırlattı. Buna göre, Suudi aileler arasındaki konut sahipliği oranı 2025 yılı sonunda yüzde 66,24 seviyesini aşarken, bu sonuç konut sisteminin Krallığın farklı bölgelerinde mülk edinme fırsatlarını artırma konusunda başarılı olduğunu ortaya koydu.

Özel sektörle ortaklık

Bu kalkınma sürecinin bir parçası olarak Resaseme, özel sektörle kurulan ortaklıkların konut sektörünün büyümesindeki temel itici güçlerden biri olduğunu belirterek, bu iş birliklerinin gayrimenkul arzının artırılmasına ve projelerin daha hızlı hayata geçirilmesine doğrudan katkı sağladığını söyledi.

Resaseme, gayrimenkul geliştiricilerinin artık ailelerin beklenti ve ihtiyaçlarına uygun, daha çeşitli konut ürünleri sunduğunu ifade ederken, bakanlığın da yatırım ortamını geliştirmeyi ve sektörde rekabetçiliği teşvik etmeyi sürdürdüğünü kaydetti.

Konut sektöründe yaşanan dönüşümün artık yalnızca bağımsız konut birimlerinin inşasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Resaseme, sürecin hizmetler, sosyal donatılar, altyapı ve yaşam kalitesini destekleyen unsurları içeren entegre yerleşim alanlarının oluşturulmasına doğru evrildiğini belirtti. Bu yaklaşımın şehirlerin cazibesini artırdığını ve uzun vadede ekonomik kalkınmanın verimliliğine önemli katkılar sağladığını ifade etti.

Yapım aşamasındaki gayrimenkul satış projeleri

Resaseme, ‘harita üzerinden satış’ projelerine ilişkin değerlendirmesinde, bu modelin son yıllarda konut arzını artıran ve gayrimenkul geliştirme faaliyetlerini hızlandıran en önemli araçlardan biri haline geldiğini söyledi. Söz konusu projelerin daha büyük ölçekli ve daha çeşitli yatırımların hayata geçirilmesine imkân tanıdığını belirten Resaseme, bunun da konut sahibi olmak isteyenler için daha geniş fırsatlar sunduğunu ifade etti.

Resaseme, bakanlık tarafından uygulanan sıkı düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların, bu projelerin güvenilirliğini artırdığını ve alıcıların haklarının korunmasına katkı sağladığını vurguladı. Bu sayede piyasadaki güven düzeyinin yükseldiğini ve söz konusu projelere olan talebin belirgin şekilde arttığını kaydeden Resaseme, harita üzerinden satış modelinin ilk kez konut sahibi olmak isteyenler için en önemli alternatiflerden biri haline geldiğini belirtti.

Uzun vadeli stratejik vizyon

Aynı kapsamda değerlendirmelerde bulunan Resaseme, bakanlığın konut talebi dosyasını uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısıyla ele aldığını belirterek, temel hedefin konut arzını artırmak ve gayrimenkul piyasasının verimliliğini yükseltmek olduğunu söyledi. Bu hedef doğrultusunda gayrimenkul geliştiricilerinin desteklendiğini, arsa ve imar planlarının geliştirildiğini, yatırım akışlarının teşvik edildiğini ve talebin yoğun olduğu bölgelerde konut projelerinin yaygınlaştırıldığını ifade eden Resaseme, konut arzındaki artış ve seçeneklerin çeşitlenmesinin piyasa dengesine olumlu yansıdığını kaydetti.

Resaseme, bu gelişmelerin hak sahiplerine daha uygun çözümler sunulmasına katkı sağladığını, aynı zamanda bakanlığın şeffaflığı artırma, gayrimenkul göstergelerini geliştirme ve piyasayı daha istikrarlı ve yatırım açısından cazip hâle getirme yönündeki çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.

Açıklamalarının sonunda gayrimenkul finansmanı sektörüne de değinen Resaseme, bu alanın son yıllarda konut sahipliği oranındaki yükselişin temel dayanaklarından biri olduğunu belirtti. Çeşitli ve erişilebilir finansman çözümlerinin Suudi ailelerin satın alma gücünü artırdığını ifade eden Resaseme, yalnızca 2026 yılının ilk çeyreğinde konut destek hizmetlerinden yararlanan aile sayısının 23 bin 222’ye ulaştığını söyledi.

Konut sektörü, finans kuruluşları ve Gayrimenkul Kalkınma Fonu arasındaki entegrasyonun mart ayı sonu itibarıyla destekli sözleşme sayısının 1 milyon 20 bini aşmasında önemli rol oynadığını kaydeden Resaseme, sektörün bugün yaşadığı dönüşümün gayrimenkul piyasasının sürdürülebilirliğini destekleyen kapsamlı bir yapısal değişimi yansıttığını belirtti. Resaseme, söz konusu dönüşümün aynı zamanda vatandaşların yaşam kalitesini yükselttiğini ve ülkenin ulusal kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde ilerlediğini sözlerine ekledi.



Kuveyt, yeni Vatandaşlık Yasası’yla sonradan vatandaş olanların siyasi haklarını kullanmasını engelledi

Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
TT

Kuveyt, yeni Vatandaşlık Yasası’yla sonradan vatandaş olanların siyasi haklarını kullanmasını engelledi

Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)
Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında toplanan Kuveyt Bakanlar Kurulu (KUNA)

Kuveyt hükümeti dün, Vatandaşlık Yasası'nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasını öngören bir tasarıyı onayladı. Söz konusu tasarı, sonradan vatandaşlığa geçenlerin seçme, seçilme veya herhangi bir parlamenter organa atanma gibi siyasi haklarını kullanma hakkının kaldırılmasını öngörüyor. Tasarı bunun yanı sıra, vatandaşlık dosyasına kendi çocuklarından veya soyundan olmayan bir kişiyi kasten ekleyenlerin vatandaşlığını düşürme ve bu durumdan haberdar oldukları kanıtlandığı takdirde söz konusu çocukların ve soyundan olmayan kişilerin vatandaşlığını düşürebilme yetkisini hükümete veriyor.

Başbakan Şeyh Ahmed Abdullah el-Ahmed es-Sabah başkanlığında dün toplanan Bakanlar Kurulu, Kuveyt Vatandaşlık Yasası'nı düzenleyen 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin bazı hükümlerinde değişiklik yapılmasına dair kanun hükmünde kararname tasarısını onayladı.

Kanun hükmünde kararname tasarısının birinci maddesinde şu ifadelere yer verildi:

“Söz konusu 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin 14. maddesinin 4. bendi ve 19. maddesinin metni, aşağıdaki metinlerle değiştirilmiştir. Madde 14, Bent 4: Bir kişi; kendi vatandaşlık dosyasına veya bir başkasının vatandaşlık dosyasına, kendi çocuklarından ya da soyundan olmayan herhangi bir kişiyi kasten eklerse ve bu durum Kuveyt Vatandaşlığı Tahkik Yüksek Komitesi tarafından yürütülen bir soruşturmayla veya kesinleşmiş bir yargı kararıyla kanıtlanırsa vatandaşlığı düşürülür ve bu durumda, söz konusu durumdan haberdar olduğu kanıtlandığı takdirde çocuklarından veya soyundan olmayan herhangi birinin vatandaşlığı da düşürülebilir.”

Madde 19'da şu ifadelere yer verildi:

“İçişleri Bakanı, bu kanun hükümlerine göre uygunluğu doğrulandıktan sonra her Kuveytliye bir Kuveyt vatandaşlık belgesi verir. Bu belge elektronik formatta düzenlenir. Bakan, elektronik belgenin düzenlenmesi, saklanması, kullanılması, geçerliliğinin doğrulanması, iptal edilmesi veya askıya alınmasına ilişkin teknik kural ve şartları belirleyen bir karar çıkarır.”

Kanun hükmünde kararname tasarısının ikinci maddesinde ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“Söz konusu 1959 tarihli ve 15 sayılı Emirlik Kararnamesi'nin 7. maddesine aşağıdaki metni içeren yeni bir fıkra eklenir. Madde 7’nin yeni fıkrası, ‘sonradan vatandaşlık alarak Kuveyt vatandaşlığı kazananların seçme, seçilme veya herhangi bir parlamenter organa atanma hakkı bulunmamaktadır’ der.”

Kanun hükmünde kararname tasarısının üçüncü maddesinde ise “Bu kanun hükmünde kararnamede belirtilen elektronik belge, vatandaşlık belgesiyle aynı yasal geçerliliğe ve sonuçlara sahiptir. Yürürlükteki kanun, kararname ve yönetmeliklerin uygulanmasında basılı belgenin yerini alır” diyor.

Bakanlar Kurulu, kanun hükmünde kararname tasarısını Kuveyt Emiri Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'a sundu.


Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ticari ve finansal işlemleri askıya aldı

BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, İran ile ticari ve finansal işlemleri askıya aldı

BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)
BAE bayrağı (Şarku'l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bölgesel gerilimin arttığı bir dönemde İran’la bütün ticari faaliyetleri, bir sonraki duyuruya kadar durdurduğunu açıkladı. Karar, BAE hava savunmasının İran topraklarından ülkeye doğru gelen iki balistik füze tespit etmesinin sonrasında alındı.

BAE Dışişleri Bakanlığı Stratejik İletişim Direktörü Afra el-Hamli, Abu Dabi’nin İran’la ekonomik ilişkilerin durumuna ilişkin tüm iddiaları reddettiğini belirtti. Hamli, bununla birlikte ülkesinin bölgesel barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesi için diyalog, iş birliği ve bölgesel bütünleşmeye bağlılığını sürdürdüğünü vurguladı.

Hamli, “Bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği baltalayan bölgesel gerilim çerçevesinde, İran’la bütün ticari faaliyetler, ticari alışverişler ve finansal işlemler bir sonraki duyuruya kadar askıya alınmıştır” dedi.

BAE’li yetkili, ülkesinin “uluslararası hukuka ve küresel en yüksek standartlara uygun şekilde uluslararası finans sisteminin bütünlüğünü korumaya kararlılıkla bağlı kalmaya devam ettiğini” vurguladı.

BAE’nin açıklaması, bölgede yaşanan yeni güvenlik gelişmelerinin ardından geldi. BAE Savunma Bakanlığı daha önce hava savunma sistemlerinin İran’dan ülke topraklarına doğru gelen iki balistik füze tespit ettiğini duyurmuştu.

Bakanlığa göre füzelerden ilki BAE’nin karasuları dışında, ikincisi ise ülkenin karasuları içinde düştü. Olayın herhangi bir hasara yol açtığına ilişkin bilgi verilmedi.

BAE Savunma Bakanlığı, silahlı kuvvetlerin “her türlü tehditle mücadele etmek üzere tam alarm ve hazırlık halinde” olduğunu belirtti. Bakanlık, ülkenin güvenliğini istikrarsızlaştırmaya yönelik her türlü girişime “kararlılıkla karşılık verileceğini” vurgulayarak;  BAE’nin egemenliğinin, güvenliğinin ve istikrarının yanı sıra, ulusal çıkarları ve varlıklarının korunacağını bildirdi.


Suudi Arabistan, Katar ve Umman dışişleri bakanları bölgesel konuları görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Katar ve Umman dışişleri bakanları bölgesel konuları görüştü

Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)
Prens Faysal bin Ferhan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, dün Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Görüşmelerde bölgedeki son gelişmeler ele alındı.

Bakanlar, bölgesel gelişmeler konusunda koordinasyon ve istişarelerin sürdürülmesinin, bölgede güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik diplomatik çabaların güçlendirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.