Futbolun büyüsünün ardında görmediğimiz bir kimya yatıyor

Bilim, 2026 Dünya Kupası'na dahili sensörlü bir top, geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılmış formalar, “hibrit” sahalar ve özel darbe emici eldivenler kazandırdı

Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))
Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))
TT

Futbolun büyüsünün ardında görmediğimiz bir kimya yatıyor

Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))
Fotoğraf: Günümüzde futbol topları çeşitli sentetik elyaflardan yapılıyor (Reuters))

Hişam el-Yetim

Modern bilim kimya aracılığıyla, toplumun yaşamın her alanında ihtiyaç duyduğu temel değişiklikleri gerçekleştiriyor. Bu bilimler bir bölümüyle, sonunda oyuncu sağlığı, çevre koruma, temiz enerji ve hatta tribünlerde ve sahada herkes için güvenli yiyecek ve su sağlanması yoluyla futbol alanına da giriş yaptı.

Kimya Bilimi Topluluğu, bilim yoluyla spor dünyası da dahil olmak üzere dünyayı daha iyiye doğru değiştirme hedefine ulaşmak için bilgiye, becerilere ve tutkuya sahip olduğunu iddia ediyor. Ancak modern bilim gerçekten futbolu geliştirmeye katkıda bulundu mu, yoksa dünyanın en popüler sporuna sadece müdahale mi etti? Peki bilim, sporlarının geleneklerine ve göreneklerine son derece duyarlı ve hassas olan taraftarların bu sporun geleceği konusunda endişelenmesine neden olmadan nasıl kendisine katkıda bulunabilir?

Gerçek şu ki, tarihi 1950'lere kadar uzanan Dünya Kupası'na modern bilimin “sızdığına” dair birçok açık örnek var. Ancak teknolojinin rolü özellikle 2001 yılında belirginleşti ve 2026 Dünya Kupası'na kadar gelişmeye devam etti. 2026 Dünya Kupası'nda kullanılan topun kendisi bilimin sporu geliştirmedeki rolünün açık bir örneği; çünkü top, on yıllarca esasında deriden yapılmış olan doğal dokusunu korudu. Dünya Kupası'nın başlangıcında üreticiler, araba lastiklerine benzer sert kauçuktan yapılmış iç astarı olan ve hava ile doldurulmuş el yapımı deri futbol topları üretmekle övünürlerdi. Ancak deri bir miktar esnekliğe sahip olsa da ağırdı ve araştırmalar sonunda bu eski toplara tekrar tekrar kafa ile vurmanın bazı oyuncularda beyin hasarına neden olabileceğini gösterdi.

Akıllı top çağı

Eskiden toplar hava ile şişirilirdi, ancak bilim ve modern teknoloji sayesinde nihayet şarj edilebilir Trionda akıllı top çağına ulaştık. Bilim, 2026 Dünya Kupası'na, oyuncuların ve hakemlerin her hareketini eşi benzeri görülmemiş bir doğrulukla izlemek için 500 Hz frekansında çalışan dahili bir sensörle donatılmış daha gelişmiş ve ileri bir top hediye etti. Avrupa Bilimsel Ansiklopedisi'ne göre, 500 Hz frekanslı dahili hareket sensörü (IMU), topun hızını, dönüşünü, ivmesini ve yönünü kaydetmeye yardımcı oluyor. Verileri gerçek zamanlı olarak doğrudan VAR odasına gönderiyor. Ayrıca, ofsayt konusundaki hataları azaltmak için temas anını tam olarak belirlemeye ve elle oynama, topun sahanın dışına çıkması veya gol çizgisini geçmesi durumlarını tespit etmeye yardımcı oluyor.

Bilim gazetecisi Kate Chapman'ın Şubat 2026'da bilim sitelerinde yayınlanan “Futbolun İnanılmaz Kimyası” başlıklı makalesi, toplardan kaleci eldivenlerine, sahadan oyuncuların formalarına ve oyunu büyük ölçüde geliştiren diğer teknolojilere kadar spordaki her şeyin iyileştirilmesine bilimin nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor.

dfrgttr
Hakemler, serbest vuruşlar için zemini işaretlemek üzere özel kaybolan bir sprey kullanıyor (Sosyal medya)

Chapman, modern futbol toplarının daha esnek, daha hafif ve en önemlisi kafa travmasına neden olma olasılığı daha düşük toplar elde etmek amacıyla çeşitli sentetik liflerden yapıldığını vurguluyor. Şunu belirtiyor: “Eğer bir futbol maçı izlediyseniz, muhtemelen oyuna o kadar dalmışsınızdır ki, önünüzde sergilenen spor bilimini düşünmemişsinizdir. Ancak Muhammed Salah, Leah Williamson ve David Raya gibi modern oyuncuların becerilerine katkıda bulunan inanılmaz bir kimya mevcuttur.”

Chapman, öncelikle modern teknolojinin topun kendisini geliştirmedeki rolünü özetleyerek, futbol topları ve tenis topları arasında tamamen kimyasal bir karşılaştırma yapıyor ve bunu şöyle açıklıyor: “Büyük turnuvalarda kullanılan modern tenis topları tamamen farklı. Topun hâlâ kauçuk bir iç lastiği olsa da yapısının geri kalanı poliüretan, poliolefinler ve polyester gibi bir dizi sentetik elyaftan yapılmıştır.” Chapman'a göre, bu malzemeler izole değil, aksine “toplara tam olarak gerekli özellikleri veren geniş bir yelpazede hafif hidrokarbonlardır.”

Saha

Kimyagerlere göre, futbol sahaları “hayal ettiğimizden daha fazla plastik” içeriyor. Oyuncuların kramponları ve Avrupa'daki çoğu büyük profesyonel kulübün oynadığı çimler, doğal ve yapay çimi birleştiren hibrit sahalardır ve bunlar artık giderek daha fazla alt lig takımları tarafından da kullanılıyor. Dünya çapındaki ünlü kulüpler de çevreyi korumak için plastik atıkları geri dönüştürerek kimyasal yöntemler kullanıyor. Örneğin, Liverpool, Chelsea ve Tottenham Hotspur, tamamen geri dönüştürülmüş plastik şişelerden yapılmış formalar kullanıyor.

Kimya sadece saha ile sınırlı kalmadı; topun el ile olağanüstü derecede iyi tutulmasını sağlayan modern kaleci eldivenlerine de uzandı. Bu, cismin çevresinde oluşan ve artan yüzey alanı ve sürtünme nedeniyle yapışkan hale gelen ve doğal olarak oluşan bir hidrokarbon molekülü olan lateks sayesinde mümkün oluyor. Eldivenlerin iç astarı için kloropren (2-klorobüta-1,3-dien) polimerizasyonundan elde edilen neopren adı verilen sentetik bir kumaş kullanılıyor. Neopren son derece su geçirmez ve süngerimsi bir esnekliğe sahip olduğundan, eldivenlerin kalecinin eline saatte 110 kilometreyi aşan hızlarda çarpan top darbesini emmesini ve böylece herhangi bir kırığı önlemesini sağlıyor.

Hakem spreyi veya köpüğü

Kimyasal maddeler sadece oyuncular için kullanılmıyor. Futboldaki son gelişmelerden biri de hakemlerin mesafeleri belirlemek için sprey (köpük) kullanması. Sprey, serbest vuruş yapıldıktan sonra kaybolmadan önce savunmacıların arkasında durduğu beyaz bir çizgi oluşturuyor. Chapman'a göre, “Bu sprey kesinlikle boya değil. Yüzde 80 su, yüzde 17 bütan gazı ve yüzey aktif maddeler gibi diğer bileşenlerden oluşuyor. Hakem spreyi sıktığında, bütan hızla genleşerek sahaya püskürtülen suda kabarcıklar oluşturuyor. Bu kabarcıklar genellikle neredeyse anında kayboluyor, ancak spreydeki yüzey aktif maddeler geçici bir stabilite sağlayarak köpük oluşturuyor. Sonunda kabarcıklar dağılıyor ve sprey ile sahada çizilen çizgi de kayboluyor. Bu da spreyin tıraş köpüğünden çok farklı olmadığı anlamına geliyor.” Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre Chapman, bilim insanlarının hakem köpüğünün gerektiği kadar uzun süre dayanmasını sağlayan kesin formülü ancak 2001 yılına geliştirebildiklerini de vurguluyor.

dvfbf
Bilimsel topluluklar, bilim insanlarının spor yoluyla nesillere ilham vermesine yardımcı olmak için kaynaklar sağlıyor (İngiltere Kraliyet Kimya Derneği)

Kate Chapman, bilim tarihi ve elementlerin keşfiyle özel olarak ilgilenen, uluslararası alanda tanınmış bir bilim gazetecisidir. Sunderland Üniversitesi'nden bilim tarihi ve felsefesi alanında doktora derecesine ve Bradford Üniversitesi'nden de eczacılık alanında yüksek lisans derecesine sahip. Matematiksel bilim alanında Chapman, The Daily Telegraph, Nature, Chemist ve New Scientist gibi birçok prestijli bilimsel dergi ve yayına yazılarıyla katkıda bulundu. Bilimi popülerleştirme üzerine yazdığı ilk kitabı Amerikan Bilim Geliştirme Derneği Ödülü'ne aday gösterildi, ikinci kitabı “The Green Race” ise 2022 yılında yayınlandı.

Chapman, Kimya Bilim Topluluğu’nun kalbinde yer alan Kraliyet Kimya Derneği için yazıyor. Dernek, web sitesinde “Dünyayı değiştirmeye ve spor da dahil olmak üzere bütün alanlarda bir zamanlar imkânsız olan heyecan verici ilerlemeyi mümkün kılmaya yardımcı oluyoruz” deniliyor. Dernek, ortaklıklar, konferanslar, etkinlikler ve küresel ağlar aracılığıyla insanları ve fikirleri bir araya getirmede rol oynuyor. Ayrıca, bilim insanlarının keşiflerini ve görüşlerini yayınlayarak sağlık, çevre ve yaşam tarzlarımızı iyileştirmek için kullanılmasını sağlıyor.

* Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir.



Arteta, Sunderland'e verilen penaltı için hakeme ateş püskürdü

Arteta maçta daha önce sarı kart gördü (AP)
Arteta maçta daha önce sarı kart gördü (AP)
TT

Arteta, Sunderland'e verilen penaltı için hakeme ateş püskürdü

Arteta maçta daha önce sarı kart gördü (AP)
Arteta maçta daha önce sarı kart gördü (AP)

Mikel Arteta, Sunderland lehine verilen penaltı kararına sert tepki gösterdi. Arsenal, penaltıdan sonra iki gol bularak Premier Lig şampiyonluğunu koruma yolundaki yenilgisiz başlangıcını sürdürdü.

Bruno Guimaraes üst direğe çarparak ağlara giden sert bir şut çıkarırken, Bukayo Saka da uzatma dakikalarının sonlarına doğru bir penaltı vuruşunu gole çevirerek, coşkulu bir atmosfere sahne olan Işık Stadyumu'nda Topçular'a üst üste 4. galibiyetini kazandırdı.

Buna rağmen Arteta, ikinci yarının başlarında Ezri Konsa'nın ceza sahası içinde Dan Ballard'a faul yaptığına hükmederek ev sahibi ekip lehine penaltı veren hakem John Brooks'a öfkeliydi.

Bask teknik direktör, eski bir Arsenal savunmacısı Ballard'ın "judo yuvarlanışı" yaptığını belirterek, pozisyonun asla faul olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Kaleci David Raya, Enzo Le Fee'nin 11 metreden yaptığı vuruşu muhteşem bir kurtarışla engelledi. 2 dakika sonrasında ise Guimaraes golü kaydetti.

Ancak bu durum, Arteta'nın maç sonundaki tepkisini dile getirmesine engel olmadı. TNT Sports'a konuşan Arteta, "Çok önemli bir galibiyet ama sonuç bambaşka da olabilirdi" dedi.

Hakem Brooks'un hızlıca verdiği ve VAR tarafından da kontrol edilen penaltı kararını mı kastettiği sorulduğunda Arteta şunları ekledi:

Çok üzgünüm. Bu seviyede kabul edilemez bir durum. Kabul edilemez. Bu, bir sezonun gidişatını veya şampiyonu değiştirebilir. Kabul edilemez. Emin olmak için pozisyonu 10 kez izledim. Çünkü canlı izlediğimde 'Bu seviyede bunun penaltı olması mümkün değil' demiştim. Çünkü bu bir judo yuvarlanışı, pozisyon tam olarak bu. Böyle bir şey olamaz. Neredeyse 28 yıldır futbolun içindeyim; bu pozisyon hiçbir durumda, hiçbir maçta, hiçbir bağlamda ve hiçbir ligde penaltı değil.

VFRGHTY
Raya, Le Fee'nin şutunu kurtarmak için yere uzanıyor (Reuters)

Arteta'ya daha önce teknik direktörlere verilen alanın dışına çıktığı için sarı kart gösterilmişti.

Maçın sonlarına doğru Brian Brobbey'e de gol izni vermeyen Raya, penaltı kurtarışıyla ilgili şunları söyledi:

Bence o kurtarış, oyunculara ve takıma maça devam edip kazanma inancını aşıladı. Öyle de yaptık. 2 dakika sonra Bruno'nun ayağından harika bir gol bulduk. Ancak o golü yeseydik bile maça geri dönebileceğimize olan inancımızı korurduk. Dolayısıyla kaleyi gole kapatmak elbette çok önemli çünkü bu, maçları kazanmamıza yardımcı oluyor. Penaltıyı kurtarmak da bir o kadar önemliydi.

Topçular cumartesi günü Brighton deplasmanına gitmeden önce, salı akşamı Carabao Kupası üçüncü turunda Ipswich Town'a konuk olacak.

Independent Türkçe


Şampiyonlar Ligi: Fenerbahçe Roma ile berabere kaldı

Fenerbahçe-Roma maçında hava topu mücadelesi (Reuters)
Fenerbahçe-Roma maçında hava topu mücadelesi (Reuters)
TT

Şampiyonlar Ligi: Fenerbahçe Roma ile berabere kaldı

Fenerbahçe-Roma maçında hava topu mücadelesi (Reuters)
Fenerbahçe-Roma maçında hava topu mücadelesi (Reuters)

UEFA Şampiyonlar Ligi’nin lig aşamasının ilk haftasında Fenerbahçe, sahasında İtalya temsilcisi Roma ile 1-1 berabere kaldı.

Roma, 39. dakikada Bryan Cristante’nin attığı golle öne geçti. Fenerbahçe ise 48. dakikada Archie Brown’ın golüyle skora dengeyi getirdi.

Bu beraberlik, Roma’nın bu sezon elde ettiği üst üste galibiyet serisini sona erdirdi. İtalyan ekibi, Serie A’da sezonun ilk üç maçında Fiorentina, Lecce ve Atalanta’yı mağlup etmişti. Roma, şampiyonluk yarışında son şampiyon Inter’in averajla önünde lider durumda bulunuyor.

Fenerbahçe ise Trendyol Süper Lig’de dört hafta sonunda 9. sırada yer alıyor.

Fenerbahçe, lig aşamasının ikinci haftasında 14 Ekim’de İngiltere’de Aston Villa’ya konuk olacak. Aynı gün Roma ise sahasında İspanyol devi Real Madrid’i ağırlayacak.


Yıllardır beklenen Fury-Joshua maçı yine mi olmayacak?

Tyson Fury, Anthony Joshua'yla yapacağı maçın iptal olduğunu öne sürdü (Reuters)
Tyson Fury, Anthony Joshua'yla yapacağı maçın iptal olduğunu öne sürdü (Reuters)
TT

Yıllardır beklenen Fury-Joshua maçı yine mi olmayacak?

Tyson Fury, Anthony Joshua'yla yapacağı maçın iptal olduğunu öne sürdü (Reuters)
Tyson Fury, Anthony Joshua'yla yapacağı maçın iptal olduğunu öne sürdü (Reuters)

Ezeli rakibi Anthony Joshua'yla uzun zamandır beklenen ağırsıklet karşılaşmasının gerçekleşmeyeceğini öne süren Tyson Fury, Oleksandr Usyk'e üçüncü maç için meydan okudu.

Aralarındaki maç bu neslin iki Britanyalı yıldızı arasındaki en büyük mücadele olsa da Joshua'yla Fury'nin 20 Kasım'da ABD'nin New York kentindeki Madison Square Garden'da kozlarını paylaşması gündeme gelmişti.

Ancak anlaşma sağlanamıyor. Joshua'nın organizatörü Eddie Hearn, "AJ"in sözleşmesinin Birleşik Krallık'ta (BK) yapılacak bir karşılaşmayı kapsadığını söylerken Fury'nin organizatörü Frank Warren ise "Çingene Kral"ın anlaşmasının daha esnek olduğunu belirtti.

Fury, karşılaşmanın henüz kesinleşmemesi nedeniyle sabrını yitirmiş görünüyor. Geçen hafta Joshua'yı "korkak" diye niteleyen Fury, şimdiyse sosyal medyada paylaşım yaparak Matchroom'un yıldızının karşılaşma yüzünden "altına ettiğini" söyledi ve bunun yerine 2024'te iki kez puanla yenildiği Usyk'e meydan okudu.

Fury, Instagram hikayelerinde yaptığı paylaşımda, "AJ yine altına etti, yine" dedi.

11 yılın ardından sonunda yine altına etti. Bu, beni yalnızca Oleksandr Usyk'le bir maça götürecek. Oleksandr, sen onun (Joshua'nın) antrenörü ve sensei'sisin. Onun zihnen zayıf bir pislik olduğunu ve Çingene Kral'la asla dövüşmeyeceğini biliyorsun. Oysa sen, bunu iki kez yapacak cesareti gösterdin. Son seferinde hakemlerin kararları senin lehineydi, hakkını vermek lazım. Sana bol şans, hadi bunu tekrar yapalım. Kasımda rövanşı yapalım. Artık top senin sahanda... Bu yıl, 2026'da benimle dövüşmek istiyor musun, yoksa kaçıyor musun? Bana haber ver çünkü artık yeni bir rakip arıyorum.

Fury'nin kardeşi Shane kısa süre önce, rakibin Joshua olup olmamasından bağımsız Tyson'ın 20 Kasım'da ringe çıkacağını söyledi. "Çingene Kral" da kısa süre sonra bu fikrin arkasında olduğunu yineledi ve Agit Kabayel, Filip Hrgovic ve Daniel Dubois'nın olası alternatif rakipler olduğunu açıkladı.

38 yaşındaki Fury son olarak temmuz sonunda ringe çıktı ve 46 yaşındaki Mariusz Wach'ı 7 rauntta nakavt etti. Tayland'da gerçekleşen karşılaşma hiçbir yerde canlı yayımlanmadı.

Bir gün sonra Joshua, Suudi Arabistan'da düzenlenen bir dövüşte, nispeten tanınmayan Kristian Prenga'yı ikinci rauntta nakavt etti. Ancak Prenga, 37 yaşındaki Joshua'yı ilk rauntta iki kez yere serdi.

Bu iki karşılaşma Joshua-Fury maçı öncesinde birer hazırlık maçı olarak görülüyordu. Ancak o hafta, mücadelenin Wembley Stadı'nda yapılması halinde ring yürüyüşlerinin Londra saatiyle sabah 02.00'de başlaması gerekeceği ortaya çıktı. Bunun ardından eski dünya şampiyonlarının karşılaşmasına ev sahipliği yapmak için Madison Square Garden öne çıkan seçenek haline geldi.

Hearn daha önce anlaşmanın, boksörünün eline geçecek net maç ücretine bağlı olduğunu söylemişti. Hearn, Joshua'nın sözleşmesinin BK'de yapılacak bir karşılaşmayı kapsadığını belirtse de maçı finanse eden Suudi devletine ait organizasyon şirketi Sela'nın Netflix'teki daha büyük Amerikan izleyici kitlesini hedeflediği ve bu nedenle karşılaşmanın New York'ta yapılmasını istediği bildiriliyor.

PA'dan da yararlanılmıştır

Independent Türkçe