FED’in yeni Başkan Warsh piyasalara ve Beyaz Saray’a ilk mesajını verdi: Faizler sabit kaldı

ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Kevin Warsh, göreve başlama töreni günü bir konuşma yaparken (Reuters)
ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Kevin Warsh, göreve başlama töreni günü bir konuşma yaparken (Reuters)
TT

FED’in yeni Başkan Warsh piyasalara ve Beyaz Saray’a ilk mesajını verdi: Faizler sabit kaldı

ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Kevin Warsh, göreve başlama töreni günü bir konuşma yaparken (Reuters)
ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Kevin Warsh, göreve başlama töreni günü bir konuşma yaparken (Reuters)

Kevin Warsh’ın ABD Merkez Bankası (FED) Başkanlığına atanmasına ilişkin kararın mürekkebi kurumadan, yeni başkan ilk ciddi sınavında Beyaz Saray’ın beklentilerine mesafe koymayı tercih etti. FED, çarşamba günü politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakma kararı aldı.

Merkez Bankası’nın üst üste dördüncü kez faizleri değiştirmemesi, Başkan Donald Trump ve ekonomi ekibinin hedeflerine doğrudan bir darbe olarak değerlendiriliyor.

Trump, yalnızca birkaç gün önce, 7 Haziran’da yaptığı açıklamada açıkça “Faizlerin düşürülmesini istiyorum” demiş, hatta göreve kendisinin getirdiği Warsh’ı faiz indirmemesi halinde dava etmekle “şaka yollu” tehdit etmişti. Ancak Warsh, ilk toplantısında hem piyasalara hem de Beyaz Saray’a, FED kararlarının siyasi taleplerden ziyade ekonomik veriler ve teknik göstergeler doğrultusunda alınacağı mesajını verdi.

Piyasalar faizlerin sabit bırakılmasını büyük ölçüde önceden fiyatlamış olsa da asıl dikkat çeken unsur, Warsh’ın iletişim stratejisinde yaptığı radikal değişiklik oldu. Yeni FED Başkanı, toplantı sonrasında yayımlanan politika metnini alışılmışın dışında kısaltarak gelecekte faiz indirimi ihtimaline işaret eden ifadeleri tamamen çıkardı.

trbthbt
Powell, görev süresi sona ermeden önce düzenlediği son basın toplantısından bir kare (Reuters)

Bu haftaki açıklama yalnızca 130 kelimeden oluşurken, Nisan ayındaki metin 341 kelimeydi. Yeni açıklama, ekonomik dayanıklılık ve “fiyat istikrarını sağlama” taahhüdüne odaklanan kısa ve net bir metin olarak yayımlandı.

FED açıklamasında, “Ekonomik faaliyetler, kısmen Orta Doğu’daki çatışmalardan kaynaklanan yüksek belirsizliğe rağmen ılımlı ve istikrarlı bir hızla genişlemektedir. Verimlilik artışı ve sermaye yatırımları güçlü seyretmekte, istihdam iş gücü artışıyla uyumlu ilerlemekte ve işsizlik oranında kayda değer bir değişiklik görülmemektedir” denildi.

Açıklamada ayrıca, “Enflasyon, komitenin yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmektedir. Bu durum kısmen enerji başta olmak üzere bazı sektörlerde fiyatları yükselten arz şoklarından kaynaklanmaktadır. Komite fiyat istikrarını sağlamaya kararlıdır” ifadeleri kullanıldı.

FED, bankacılık sistemindeki “bol rezerv” politikasını sürdürdüğünü ve büyüklüğü 6,7 trilyon dolara ulaşan tahvil portföyünü küçültmeye yönelik acil bir planı bulunmadığını da vurguladı. Bu yaklaşım, Warsh’ın uzun süredir savunduğu politikalar arasında yer alıyor.

Nokta grafiği gizemi ve faiz artışı ihtimali

Piyasaları asıl şaşırtan gelişme, FED üyelerinin faiz beklentilerini yansıtan tartışmalı “Dot Plot” (Nokta Grafiği) oldu.

Grafik, yetkililerin bu yıl için daha önce öngördükleri faiz indirimlerini tamamen kaldırdığını ve faiz artışının da masada bulunan seçeneklerden biri haline geldiğini ortaya koydu. Ancak olası bir sıkılaştırma adımının kesinleşmediği, faiz indirimi döngüsünün ise 2027 ve 2028 yıllarına ertelendiği görüldü. Yetkililer, İran savaşı sonrasında ortaya çıkan enflasyon baskılarının kalıcılığını izlemek istiyor.

Grafiğe göre yıl sonunda politika faizine ilişkin medyan beklenti yüzde 3,8 seviyesinde bulunuyor. Bu da mevcut seviyenin yaklaşık 0,16 puan üzerinde bir orana işaret ederek faiz artışı olasılığını güçlendiriyor.

dgfrtbg
Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen yemin töreni sırasında Kevin Warsh ile tokalaşırken (Reuters)

Toplantı sırasında gözlemcilerin dikkatini çeken bir başka ayrıntı da ekonomik projeksiyonlarda ortaya çıktı. Toplam 19 üyesi bulunan komitede yalnızca 18 kişinin güncellenmiş tahmin sunduğu görüldü.

FED’i yakından takip eden çevreler, tahmin paylaşmayan kişinin Kevin Warsh olabileceğini düşünüyor. Warsh geçmişte ileriye dönük yönlendirme araçlarını ve büyüme-işsizlik hedeflerine dayalı tahmin sistemlerini sert şekilde eleştirmiş, hatta Dot Plot uygulamasının tamamen kaldırılmasını savunmuştu.

Halefinin döneminde oy kullanan Powell

Faiz kararının ötesinde, toplantının en dikkat çekici yönlerinden biri FED’in iç dinamikleri oldu.

Bu toplantı, Kevin Warsh’ın başkanlık ettiği ancak selefi Jerome Powell’ın hâlâ FEDeral Açık Piyasa Komitesi’nde oy kullanan üye olarak yer aldığı ilk toplantı olması nedeniyle özel önem taşıyordu. Bu durum, FED tarihinde nadir görülen ve kurumun alışılmadık bir geçiş sürecinden geçtiğini gösteren bir tablo olarak değerlendiriliyor.

Washington kulislerine göre Powell’ın görev süresi sona ermesine rağmen yönetim kurulundaki koltuğunu koruma kararı, FED merkez binasının maliyetli renovasyon projesine ilişkin soruşturmanın sonuçlarını yakından izleme isteğiyle bağlantılı.

Her ne kadar Columbia Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro geçen nisan ayında cezai soruşturmanın kapatıldığını açıklamış olsa da gerektiğinde dosyanın yeniden açılabileceğine yönelik mesajlar vermişti. Powell’ın, dosyanın tamamen kapanmasını görmek amacıyla görevde kalmayı tercih ettiği belirtiliyor.

Bu tablo, piyasaların FED içindeki iki farklı yaklaşımı yakından izlemesine yol açıyor: Temkinli çizgiyi temsil eden “Powell kanadı” ile enflasyonu daha sert yöntemlerle kontrol altına almak isteyen “Warsh kanadı”.

Warsh Doktrini ve enflasyon verilerine yaklaşım

Resmî üretici fiyat endeksi verilerindeki yükselişe rağmen Warsh’ın farklı bir para politikası yaklaşımı benimsediği görülüyor.

Yeni FED Başkanı, manşet enflasyon verilerinden ziyade bölgesel FED bankalarının hesapladığı ve aşırı fiyat hareketlerini dışarıda bırakan “Trimmed Mean” (Kırpılmış Ortalama) göstergelerine daha fazla önem veriyor. Bu göstergeler, petrol ve gıda gibi kalemlerdeki geçici dalgalanmaların etkisini azaltarak temel enflasyon eğilimini ölçmeyi amaçlıyor.

Bu yaklaşım doğrultusunda Warsh, Dallas FED’in yüzde 2,3 ve Cleveland FED’in yüzde 2,9 seviyesindeki enflasyon göstergelerini referans alarak, temel enflasyonun kontrol altında olduğu görüşünü savunuyor.

Buna göre enflasyon, ek faiz artırımı gerektirecek kadar yüksek değil; ancak Trump’ın talep ettiği ölçüde faiz indirimi yapılabilecek kadar da düşük değil.

Bütçe açığını dizginleme yolları

Warsh, göreve gelmeden önce yaptığı açıklamalarda FED’in piyasalara aşırı ölçüde yönlendirme verdiğini ve para politikası kararlarının yalnızca güncel veriler ışığında alınması gerektiğini sık sık dile getirmişti.

Bu anlayış, son toplantı sonrasında yayımlanan açıklamada da açık şekilde hissedildi. Metin, önceki dönemlerde faiz indirimi olasılığına işaret eden ifadelerden arındırılarak daha tarafsız bir tona büründü ve FED’e gelecekteki kararlarında daha geniş hareket alanı bıraktı.

Açıklama, güçlü iş gücü piyasası ve tüketici harcamalarının desteğiyle ekonomik faaliyetlerin dirençli kalmaya devam ettiğini vurgularken, enflasyonun da hâlâ yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrettiğini belirtti.

Öte yandan FED, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle daha önce yükselen enerji fiyatlarının yarattığı enflasyon risklerini dikkatle izlemeyi sürdürüyor. Ancak İran ile olası bir barış anlaşması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden enerji sevkiyatına açılabileceğine yönelik haberlerin ardından petrol fiyatlarında görülen gerileme, bu risklerin bir miktar hafiflemesine katkı sağlamış durumda.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.