Beyaz Saray yetkililerine göre, ABD ve İran arasında cuma günü imzalanması planlanan mutabakat metni "siyasi bir belgeden" ibaret.
Washington ve Tahran arasındaki mutabakatın metni henüz paylaşılmadı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, belgenin 1,5 sayfa olduğunu söylemişti.
Adlarının paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, metnin "son derece muğlak ifadeler" içerdiğini aktarıyor. Belgenin temel amacının, ileride yapılacak yüz yüze görüşmeler için daha elverişli bir ortam yaratmak olduğunu söylüyorlar.
"Mutabakat zaptındaki ifadeler fazla abartılmamalı" diyen yetkililerden biri, belgenin içeriğine dair şunları söylüyor:
Belge temelde şunu içeriyor: Yaptırımları kaldıracağız, nükleer konusunda bir anlaşma yapacağız, dondurulmuş fonları serbest bırakacağız. Ancak yaptırımları, kaydedilen ilerlemeye bağlı olarak kaldıracağız. Bunu yapmak için gerekli mekanizmalar üzerinde anlaşmaya vardığımızda fonları serbest bırakacağız.
Kaynak, Trump'ın müzakere ekibinin, "İran'ın iç politikası gereği söylemesi gerekenleri söylemesine imkan tanıyan ifadeler kullandığını" ekledi.
Bu kapsamda, cuma günü İsviçre'de imzalanması öngörülen belgede İran'ın üstleneceği yükümlülüklerin ayrıntılı biçimde tanımlanmadığı belirtiliyor. Bunun yerine, anlaşmada genel hatlarıyla İran'ın "asla nükleer silah üretmeyeceğini yinelediği" belirtiliyor. Tahran bu taahhüdü Barack Obama yönetimiyle 2015'te imzalanan nükleer anlaşmada da vermişti.
Diğer yandan yetkililer, İran'ın "arka kapı" diplomasisiyle ABD'yle iletişime geçip tavizler verme garantisi sunduğunu öne sürüyor. Ancak bunlar resmi belgede yer almıyor.
ABD'li yetkililere göre Tahran yönetimi, iç politika meseleleri nedeniyle metnin yayımlanmasının cuma gününe kadar ertelenmesini istemiş.
Haberde, İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in mutabakat metnine "zımni onay" verdiği belirtiliyor. Ancak Hamaney'in, cuma günkü resmi imza töreninden önce bir açıklama yapıp yapmayacağı hakkında Tahran yönetimi içinde tartışmaların sürdüğü aktarılıyor.
Tahran yönetimi, mutabakat metninin "daha kapsamlı bir çözüme doğru ilerlemek için gerekli koşulları yaratmayı amaçladığını" belirterek, gelecekteki müzakerelerin ancak "ABD'nin yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde süreceğini" vurguladı.
"ABD'nin mühimmat stokları eridi"
Öte yandan Wall Street Journal'ın aktardığına göre, Washington'ın Tel Aviv'le 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırılarda ABD'de mühimmat stokları hızla eridi.
Trump, 11 Haziran'da ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'e gönderdiği notta, 1950'de Kore Savaşı nedeniyle yürürlüğe konan Savunma Üretimi Yasası'nın devreye sokulmasını istemiş.
Notta, "sınırlı üretim kapasitesi, kırılgan tedarik zincirleri, uzun vadeli bağımlılıklar ve bunlarla ilgili üretim darboğazlarının" ulusal savunma açısından tehdit oluşturduğu belirtilerek, mühimmat üretiminin artırılması talimatı veriliyor.
ABD'li yetkililere göre savaşın başından bu yana ABD ordusu binden fazla Tomahawk füzesi; 1500 ila 2 bin adet de THAAD, Patriot ve Standard Missile önleme füzeleri ateşledi. Bu stokun tamamen yenilenmesi 6 yılı bulabilir.
Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN, Tesnim