Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan’dan iş birliği ve ortaklığı güçlendirme hamlesi

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan’dan iş birliği ve ortaklığı güçlendirme hamlesi

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire, Washington ile Tahran arasında şubat sonu başlayan savaşı durdurmaya yönelik mutabakat zaptının şekillenmesinden birkaç gün sonra; Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanlarının katılacağı dörtlü bir toplantıya ev sahipliği yapıyor.

Mısır resmi haber ajansı MENA’nın Perşembe akşamı aktardığı bilgilere göre Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati, Pazar günü Kahire’de Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirecek. Toplantının ardından ortak bir basın toplantısı düzenlenecek.

Şarku'l Avsat’a konuşan eski bir Mısırlı diplomat, zirvenin "bölgesel iş birliğini pekiştirme, ortaklığı derinleştirme ve bölgesel konularda koordinasyonu sağlama" amacını taşıdığını belirtti. Diplomata göre görüşmelerde, bölgede sükuneti kalıcı hale getirme çabalarının sürdürülmesi ve Washington ile Tahran arasında önümüzdeki 60 gün boyunca yürütülecek müzakerelerde ortak bir zemin oluşturulması hedefleniyor.

İran savaşını durduran dörtlü mekanizma

"Dörtlü mekanizma", birkaç gün önce Washington ile Tahran arasında varılan anlaşmada kritik bir rol oynadı. Grubun çalışmaları resmi olarak ilk kez geçtiğimiz Mart ayında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki toplantıyla başlamış, ardından İran’daki savaşı durdurma çabaları kapsamında İslamabad ve Antalya’da iki toplantı daha gerçekleştirilmişti.

Bu kritik zirve, İsviçre hükümetinin Cuma günü yapılması planlanan ABD-İran müzakerelerini, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ziyaretinin iptal edilmesinin ardından süresiz olarak ertelediğini duyurmasından iki gün sonra gerçekleşiyor.

xvfbghy
Mısır Dışişleri Bakanı, Eylül 2025'te Kahire'de İranlı mevkidaşını ağırlarken. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Öte yandan İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, Perşembe günü yaptığı açıklamada, bazı çekinceleri olmasına rağmen Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptını onayladığını duyurdu. ABD güçleri de Çarşamba günü iki ülke başkanlarının mutabakatı imzalamasının ardından İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırdığını açıkladı.

Stratejik dönüşüm ve bölgesel güvenlik arayışı

Mısır Dışişleri Konseyi Üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Muhammed Hicazi, Şarku'l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bu dörtlü toplantının Orta Doğu’da derin stratejik dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde bölgesel istişareler açısından oldukça önemli bir adım olduğunu vurguladı. Hicazi, özellikle ABD ile İran arasındaki askeri çatışmanın durdurulması, ateşkesin sağlanması, Gazze’deki savaşın sürmesi ve bunun bölgesel güvenlik üzerindeki yansımalarının masada olduğunu ifade etti.

Büyükelçi Hicazi, bölgenin etkin aktörlerinden oluşan bu "İstişari Dörtlü"nün, krizlerin çözümünde, bölge ülkeleri ve küresel güçlerle koordinasyon içinde gerilimi düşürmede etkili bir bölgesel ve uluslararası mekanizma olduğunu kanıtladığını belirtti.

Hicazi’ye göre zirvede; Washington-Tahran anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi, müzakerelerin tamamlanması, Gazze ve Lübnan dosyalarının ele alınarak bölgede sürdürülebilir bir barışın desteklenmesi planlanıyor.

Ortadoğu için yeni bir güvenlik mimarisi

Toplantının, Dörtlü arasındaki ortaklığı derinleştireceğini belirten Hicazi, gelecekte Ortadoğu’da Güvenlik ve İş Birliği başlığı altında bölgesel veya uluslararası bir konferans düzenlenmesinin önünün açılabileceğini ifade etti. Diğer bölgelerdeki başarılı örneklerden yola çıkılarak;

Bölgesel ilişkileri düzenleyecek bir ilkeler bildgesinin kaleme alınması,

Diyalog ve kurumsal uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının kurulması,

Ekonomik, güvenlik ve insani iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Yoğun diplomasi trafiği

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan Cuma günü yapılan açıklamada, Bakan Bedir Abdülati’nin, ABD-İran mutabakatının ardından bölgesel gelişmeleri ele almak üzere Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği bildirildi.

Resmi açıklamaya göre, Mısırlı ve Pakistanlı bakanlar, mutabakat zaptının uygulanmasını sağlamak ve tüm tarafların çıkarlarını gözeten, diplomatik çözümleri teşvik eden kalıcı bir nihai anlaşmaya varmak için önümüzdeki süreçte koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Bakan Abdülati, İranlı mevkidaşı Arakçi ile yaptığı görüşmede ise bu mutabakatın bölge güvenliği ve istikrarı için önemli bir dönüm noktası olmasını, tüm sorunların diyalog yoluyla çözülmesine katkı sağlamasını temenni ettiğini dile getirdi.

Kriz yönetiminden istikrarlı kalkınmaya

Büyükelçi Hicazi, bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri gelecekte yönetecek bölgesel sistemin şekli konusunda, ana bölgesel güçler arasında ciddi bir diyaloğun sürdürülmesinin şart olduğunu vurguladı. Hicazi, bölgenin sürekli tekrarlanan krizleri yönetme mantığından sıyrılarak; güvenlik, iş birliği ve kalkınmaya dayalı istikrarlı bir sisteme geçmesi gerektiğini belirtti.

Mevcut sürecin, Basra Körfezi’nin güvenliği konusunda İran ile karşılıklı anlayış birliğine varılmasını zorunlu kıldığını ifade eden Hicazi; bunun tüm taraflara güvence vereceğini, iyi komşuluk ilişkileri, ortak çıkarlar ve güç kullanmama ilkelerine dayalı normal ilişkilerin temelini atacağını sözlerine ekledi.



Erdoğan, Trump’ın Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözünü hayata geçirmeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).
TT

Erdoğan, Trump’ın Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözünü hayata geçirmeye çalışıyor

ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü verdi (Türkiye Cumhurbaşkanlığı).

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturum toplantıları kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirmesi beklenen görüşmede, Türkiye’nin savunma sanayisine yönelik ABD yaptırımlarının kaldırılması dosyasını yeniden gündeme taşımaya hazırlanıyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazar günü New York’a hareket eden Erdoğan ile Trump arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmede, Türkiye’ye ABD’nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) kapsamında uygulanan yaptırımların yanı sıra iki ülke ilişkilerinin ve 7 Temmuz’da NATO Zirvesi kapsamında Ankara’da iki lider arasında gerçekleştirilen görüşmenin ardından ilişkilerde yaşanan gelişmelerin ele alınacağını söyledi.

S-400 krizi

Trump, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle ilk başkanlık döneminin sonlarına doğru, Aralık 2020’de Türkiye’ye yaptırım uygulamıştı. Trump, Ankara’da Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmede söz konusu yaptırımların kaldırılması konusunu değerlendirme ve Türkiye’nin ABD’nin F-35 savaş uçaklarının üretim ve geliştirme programına yeniden dahil edilmesi ile uçakları temin etmesi sürecini hızlandırma sözü verdi.

Türkiye, Rus S-400 sistemini satın almasının ardından alınan tedbirler kapsamında F-35 programından çıkarılmıştı.

cdfvhyj
Fidan, cumartesiyi pazara bağlayan gece Türk NTV kanalına verdiği röportaj sırasında (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, dün (Pazar)  NTV’ye verdiği röportajda CAATSA yaptırımlarının, özellikle Savunma Sanayii Başkanlığı açısından bir engel oluşturduğunu belirtti. Fidan, yaptırımların başlamasına neden olan Rus S-400 sistemi meselesinin çözümü konusunda “yaratıcı fikirlerin” bulunduğunu ifade etti.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da geçen nisan ayında yaptırımlar ve Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarına erişimi konusundaki sorunun, Türkiye’nin Rus sisteminden kurtulması şartıyla birkaç ay içinde çözüleceğini açıklamıştı.

Fidan, “Karşılıklı iyi niyet çerçevesinde bazı çözümleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu konuda olumlu adımlar atmayı umuyoruz” dedi.

Yunanistan ile gerilim

Fidan, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde son dönemde yaşanan gerilime de değindi. Gerilimin, Yunanistan’da gelecek mayısta yapılacak seçimlerin yaklaşmasıyla bağlantılı olduğunu belirten Fidan, Yunan iç siyasetinde “Türkiye faktörünün” hızlı siyasi puan kazanmak veya kamuoyunun dikkatini çekmek için kısa bir yol olarak kullanıldığını söyledi.

gthyju
Miçotakis, Türkiye sınırına Akdeniz üzerinden yalnızca 1,5 kilometre uzaklıktaki Meis (Kastellorizo) Adası’nı ziyareti sırasında Yunan askerleriyle görüştü (Yunan medyası)

Fidan, Türkiye’nin Mayıs 2023’ten bu yana Başbakan Kiryakos Miçotakis liderliğindeki mevcut Yunan hükümetiyle sorunların iyi niyet çerçevesinde çözülmesi ve Yunanistan’daki bir sonraki seçimlere kadar Ege Denizi’nde geçmişte yaşanan gerilimlerin tekrarlanmaması konusunda mutabakata vardığını belirtti.

Muhalefetin, bu süreç yaklaştıkça hükümete saldırmak için Türkiye meselesini kullandığını belirten Fidan, “akıl dışı” hareket eden bazı tarafların bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki mevcut tehditleri göz ardı etmediğini ve tutumunun açık olduğunu vurgulayan Fidan,  “Ege sorunları ve kıta sahanlığı meselesi çözülene kadar gerilim yaratmak istemiyoruz. Askerden arındırılmış statüdeki adaların silahlandırılmasını ise kesinlikle kabul etmiyoruz” dedi.

Türkiye’nin bu konuda hassas ve sürekli girişimlerde bulunduğunu belirten Fidan, hükümetin bazı dosyaları çoğu zaman kamuoyuna yansıtmadan yürüttüğünü çünkü bunun Yunanistan içinde sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığının bu konuda hassas bir konumda bulunduğunu belirten Fidan, “Umarız orada kimse pervasız bir adım atmaz ve barış ile huzurun gerektirdiği şekilde hareket eder. Türkiye’nin gücü herkes tarafından biliniyor” diye konuştu.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilim, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in 13 Eylül’de sona eren üç günlük ada turunun ardından yükselmişti. Miçotakis’in ziyaret ettiği adalar arasında Yunanistan’ın doğudaki en uç noktalarından biri olan ve Türkiye’de “Meis” olarak bilinen, Antalya’nın karşısında ve Türkiye kıyılarına yalnızca 1,5 kilometre uzaklıkta bulunan Kastellorizo da yer aldı.

Miçotakis’in ziyaret sırasında Yunan askerleriyle tokalaştığı görüntüler kamuoyuna yansırken, 1947 Paris Barış Antlaşması kapsamında silahsızlandırılmış statüde bulunan bazı adalarda ağır silahların bulunduğu da görüldü.

Bunun ardından Türk Silahlı Kuvvetleri, Doğu Anadolu’daki Tunceli’den 51. Komando Tugayı’nı Aydın’ın Söke ilçesine taşıdı. Tugay, Türkiye’ye en yakın Yunan toprağı olan Sisam Adası’nın karşısında konuşlandırıldı. Bu gelişme Atina’da ciddi endişeye yol açtı.

Rusya-Ukrayna savaşı

Fidan ayrıca Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirmek amacıyla bazı girişimlerde bulunulduğunu ancak kalıcı sonuç elde edilmesinin şu aşamada zor göründüğünü belirtti.

Savaşın 2023’e kadar geleneksel bir savaş niteliğinde olduğunu, ardından 2025’e kadar yıpratma savaşına dönüştüğünü ifade eden Fidan, 2025 sonrasında ise savaşın ticaret başta olmak üzere enerji ve ulaşım alanlarını giderek daha fazla kapsayan bir “yıkım savaşına” dönüştüğünü söyledi.

cdfgthy

Karadeniz’de ticaretin Türkiye açısından da önemli bir konu olduğunu vurgulayan Fidan, “Buğday dünya pazarlarına ulaşmazsa birçok ülke gıda güvenliği açısından sorunlarla karşı karşıya kalacaktır” dedi.

Fidan, savaşın iki tarafının da limanları hedef almaya ve deniz yoluyla gerçekleştirilen tüm hareketliliğe saldırmaya başladığını belirterek şöyle konuştu:

“Bu konuda iki tarafa da bir öneri gönderdik. Bu konuda çalışıyoruz ve yanıtları bekliyoruz. Konuyu belirli bir noktaya taşımaya çalışıyoruz. Ancak 2022’de Birleşmiş Milletler himayesinde ve Türkiye’nin arabuluculuğuyla Karadeniz’de hayata geçirilen tahıl koridoru anlaşmasının uygulanmasından çıkardıkları dersler nedeniyle iki taraf arasında uzlaşma sağlamak zor.”


Türkiye, Husilerin Mekke saldırısı girişimini şiddetle kınadı

Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye, Husilerin Mekke saldırısı girişimini şiddetle kınadı

Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zeki Aktürk (Türkiye Savunma Bakanlığı)

Türkiye, Husilerin insansız hava aracıyla Mekke-i Mükerreme'ye saldırı girişimini ve grubun gerçekleştirdiği diğer eylemleri şiddetle kınadı. Ankara, bu eylemlerin yalnızca bölgesel güvenliği tehdit etmekle kalmadığını, uluslararası deniz ticaret yolları ve küresel istikrar üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi insansız hava aracıyla hedef almasını şiddetle kınarken Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini desteklediğini ve Riyad'la dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

Türkiye Savunma Bakanlığı da Husilerin saldırılarını ve Suudi Arabistan'a yönelik diğer eylemlerini kınayarak bölgenin istikrarını tehdit eden bu eylemlere son verilmesi gerektiğini bildirdi. Bakanlık, Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki tehditlerinin sürmesinin yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, bugün (Perşembe) düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, “Husilerin, geçen hafta sonu Suudi Arabistan'ı hedef alan İHA saldırısı da dahil olmak üzere gerçekleştirdiği eylemleri kınıyor ve yalnızca bölgesel istikrarı değil, uluslararası deniz ticaretini ve küresel istikrarı da tehdit eden bu tür eylemlere derhal son verilmesi gerektiğini vurguluyoruz” dedi.

‘Kabul edilemez eylemler’

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, çarşamba gecesi yayımladığı açıklamada, Husilerin Mekke-i Mükerreme'yi insansız hava aracıyla hedef almasını şiddetle kınadı. Açıklamada, Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini desteklediği ve Suudi Arabistan'la dayanışma içinde olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca bölgesel istikrar ve güvenliği tehdit eden bu saldırıların derhal durdurulması ve gerilimi daha da tırmandıracak her türlü eylemden kaçınılması çağrısı yinelendi.

hju
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da dün (Çarşamba) yayımlanan Türk gazetecilere yönelik açıklamalarında, Irak'ta konuşlanan saldırganların Suudi Arabistan'ı hem güneyden hem de kuzeyden hedef almaya çalışmasının “kabul edilemez” olduğunu söyledi.

Fidan, bu girişimlerin yalnızca Suudi Arabistan'a zarar vermeyi değil, bölgeyi de hedef aldığını belirterek bu gelişmeler karşısında kayıtsız kalınamayacağını ifade etti.

Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ruhuna uygun hareket ettiğini belirten Fidan, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki anlaşmanın teknik görüşmelerinde şu aşamada ittifakın karargâh yapısı ve personel sayısı gibi konuların ele alındığını kaydetti.

Bu kapsamda Türkiye Savunma Bakanlığı Sözcüsü, “Mekke Anlaşması” çerçevesinde üç ülke arasındaki askeri işbirliğinin geliştirilmesi, birlikte çalışabilirlik kapasitesinin artırılması ve savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin yürütüldüğünü belirtti.

Sözcü, üç ülke arasındaki ittifakın kurumsallaştırılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.


Türki Al eş-Şeyh: Riyad Sezonu 2026’da Etnospor’a ev sahipliği yapacak, 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacak

Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
TT

Türki Al eş-Şeyh: Riyad Sezonu 2026’da Etnospor’a ev sahipliği yapacak, 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacak

Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)
Anlaşmanın imza töreninde Türki Al eş-Şeyh ve Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan (Riyad Sezonu)

Genel Eğlence Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Danışman Türki Al eş-Şeyh, Riyad Sezonu’nun geleneksel sporların yer aldığı Etnospor Festivali’nin 2026 edisyonuna ev sahipliği yapacağını açıkladı. Kasım ayında başkent Riyad’da düzenlenmesi planlanan festivalin ardından Riyad Sezonu, 2027 yılında İstanbul’da düzenlenecek festival edisyonuna da sponsor olacak. İstanbul’daki organizasyonun Mayıs 2027’de gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Açıklama, Al eş-Şeyh ile Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan’ın katılımıyla perşembe günü İstanbul’da düzenlenen imza töreninde yapıldı. Törende Riyad’ın 2026 edisyonuna ev sahipliği yapmasına ve Riyad Sezonu’nun İstanbul’da düzenlenecek bir sonraki edisyona sponsor olmasına ilişkin anlaşmalar imzalandı.

Al eş-Şeyh, Etnospor Festivali’nin gelecek kasım ayında Riyad’da düzenlenecek edisyonunun izleyiciler için “büyük bir sürpriz” barındıracağını açıkladı. Al eş-Şeyh ayrıca gelecek yıl Bilal Erdoğan ve Dünya Etnospor Konfederasyonu ile işbirliğinin sürdürüleceğini ve Riyad Sezonu’nun 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olacağını belirtti.

Genel Eğlence Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı, anlaşmanın önümüzdeki dönemde daha fazla işbirliğinin önünü açacağını ifade etti. Al eş-Şeyh, kısa sürede elde edilen sonuçlardan duyduğu memnuniyeti dile getirirken ortaklığın başarıya ulaşmasına katkı sağlayan çalışmaları övdü.

Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından düzenlenen festival, dünyanın çeşitli ülkelerinden katılımcıları geleneksel spor dallarına ilişkin farklı müsabaka ve deneyimlerde buluşturuyor. Uluslararası organizasyon, farklı yaş gruplarından geniş bir izleyici kitlesini kendine çekiyor.

Etnospor kapsamında çeşitli halkların kültürlerinde tarihsel köklere sahip geleneksel spor ve uygulamalar yer alıyor. Geleneksel okçuluk, binicilik sporları, güreş ve atlı sporların yanı sıra zamanla uluslararası etkinlik ve şampiyonalara dönüşen farklı müsabakalar da festival programında bulunuyor.

Bu spor dalları, son yıllarda uluslararası katılımla çeşitli Etnospor etkinliklerine ev sahipliği yapan Türkiye’de geniş bir ilgi görüyor. Riyad’da düzenlenecek 2026 edisyonu, Riyad Sezonu’nun ev sahipliği yaptığı uluslararası etkinlikler listesine yeni bir organizasyon eklerken Riyad Sezonu’nun 2027 İstanbul edisyonuna sponsor olması da etkinliğin Suudi Arabistan dışındaki varlığını genişletmesini sağlayacak.