Tahran'ın şartları "İsviçre toplantısını" erteletti

Lübnan dosyası engellerle karşılaşıyor...  Fransa yaptırımların kaldırılmasına temkinli yaklaşıyor

İsviçre polis memurları dün Bürgenstock Oteli'nin girişini güvenlik altına aldı (AFP)
İsviçre polis memurları dün Bürgenstock Oteli'nin girişini güvenlik altına aldı (AFP)
TT

Tahran'ın şartları "İsviçre toplantısını" erteletti

İsviçre polis memurları dün Bürgenstock Oteli'nin girişini güvenlik altına aldı (AFP)
İsviçre polis memurları dün Bürgenstock Oteli'nin girişini güvenlik altına aldı (AFP)

Savaşı sona erdiren ve 60 günlük bir müzakere süreci öngören mutabakat zaptının imzalanmasından 48 saatten kısa bir süre sonra, ABD ile İran arasında İsviçre'de yapılması planlanan görüşmeler ertelendi. Erteleme kararı, İran'ın müzakerelerin başlamasını anlaşma hükümlerinin uygulanmasına bağlayan şartları nedeniyle alındı. Tahran, özellikle Lübnan'da çatışmaların durdurulmasını, deniz ablukasının kaldırılmasını, Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferin yeniden başlamasını, petrol muafiyetlerinin tanınmasını ve dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor.

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İsviçre ziyaretini iptal ederken, Bern yönetimi dün yapılması planlanan görüşmelerin ertelendiğini ancak diplomatik sürecin sona ermediğini açıkladı. İsviçre, Washington ile Tahran arasında ileride düzenlenebilecek yeni bir tur görüşmeye ev sahipliği yapma umuduyla Bürgenstock Tatil Merkezi'ndeki güvenlik hazırlıklarını sürdürdü.

İran Dışişleri Bakanlığı, mutabakat zaptının elektronik ortamda imzalanmasının ardından planlanan toplantının artık aciliyet taşımadığını belirtti. Bakanlık, buna rağmen arabulucular aracılığıyla istişarelerin sürdüğünü vurguladı.

Lübnan dosyası ise müzakerelerin önündeki temel engellerden biri olarak öne çıktı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran, görüşmelerin yeniden başlaması için İsrail'in operasyonlarını durduracağına dair güvence verilmesini talep ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'un anlaşmayı "çaresizlik nedeniyle" imzaladığı yönündeki iddiaları reddederek, İran'ın "hiçbir mali kaynak elde edemeyeceğini" söyledi.

Fransa ise nihai anlaşmanın, özellikle İran'ın füze programı ve bölgesel faaliyetleri konusundaki şartlarını karşılamaması halinde, Birleşmiş Milletler yaptırımlarının kaldırılmasını onaylamayacağını açıkladı.



Obama'dan İran savaşı yorumu: "Daha kötü bir duruma düşmüş olabiliriz"

ABD Eski Başkanı Barack Obama, İran savaşı sonrasında Birleşik Devletler'in daha kötü bir durumda olabileceği uyarısında bulundu (AFP)
ABD Eski Başkanı Barack Obama, İran savaşı sonrasında Birleşik Devletler'in daha kötü bir durumda olabileceği uyarısında bulundu (AFP)
TT

Obama'dan İran savaşı yorumu: "Daha kötü bir duruma düşmüş olabiliriz"

ABD Eski Başkanı Barack Obama, İran savaşı sonrasında Birleşik Devletler'in daha kötü bir durumda olabileceği uyarısında bulundu (AFP)
ABD Eski Başkanı Barack Obama, İran savaşı sonrasında Birleşik Devletler'in daha kötü bir durumda olabileceği uyarısında bulundu (AFP)

Eric Garcia 

ABD Eski Başkanı Barack Obama, Trump yönetimiyle İran arasında savaşı sona erdirmek üzere yapılacak anlaşmanın ABD'yi eskisinden "daha kötü bir duruma" düşürebileceği uyarısında bulundu.

Eski başkan, Barack Obama Başkanlık Merkezi ve Kütüphanesi'nin açılışında NBC'nin Today Show programının sunucularından Craig Melvin'e konuştu. Merkezin bir bölümü, İran'ın nükleer silah edinmesini önlemek amacıyla Obama yönetimi aracılığıyla imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) isimli nükleer anlaşmaya ayrıldı.

Trump'ın ilk dönemindeki yönetimi bu anlaşmadan çekilmişti. Ancak bazı muhafazakarlar mevcut anlaşmanın, KOEP diye de bilinen 2015 tarihli Obama anlaşmasına benzediğini söylüyor.

Obama, "Bu yönetim ya da bu yönetimin önceki versiyonu anlaşmadan çekildi ve bu da İran'ın nükleer kapasitesini daha da artırmasına yol açtı" dedi.

Ancak Melvin'e konuşan Obama, çatışmaların sona erecek olmasından dolayı rahatlasa da gelecekten endişe duyduğunu açıkladı.

Eski başkan "Ateşkesin sağlanmasından çok memnunum ve bunun devam edeceğini umuyorum" dedi. Obama ayrıca savaşın neden başladığını da sorguladı.

Obama, "Ancak bu savaşın asıl gerekçesini düşününce; İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğini kabul ettiği bir anlaşma vardı ve bu yönetim ya da bu yönetimin önceki versiyonu anlaşmadan çekildi, bu da İran'ın nükleer kapasitesini daha da artırmasına yol açtı" diye konuştu.

"Bir savaş yürüttük, milyarlarca dolar harcadık ve ordumuza muazzam bir yük bindirdik" ifadelerini kullandı. 

Birçok kişi hayatını kaybetti ve sanki savaşa başlamadan önceki noktaya geri dönmüşüz gibi geliyor, biraz daha kötü bir duruma bile düşmüş olabiliriz.

2009-2017'deki başkanlığı süresince Obama, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yla İran meselesi üzerine defalarca çatışmıştı.

Obama'yla İran arasındaki müzakereler sırasında Netanyahu, ABD Kongresi'ndeki ortak bir oturumda konuşma yaparak KOEP'i kınamıştı.

Obama, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yla yaptığı müzakerelerde, ABD Başkanı Donald Trump'ın karşılaştığı birçok benzer zorlukla karşılaştı (AP)Obama, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yla yaptığı müzakerelerde, ABD Başkanı Donald Trump'ın karşılaştığı birçok benzer zorlukla karşılaştı (AP)

Benzer şekilde ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de perşembe günü düzenlenen basın toplantısında, anlaşmayı kınayan İsrail kabinesi üyelerine karşı sert tepki göstermişti.

Vance, "İsrail'in sorunu Donald J. Trump değil ve İsrail'in en büyük sorununun ABD Başkanı olduğunu düşünen herkes, uyanıp ülkesinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini görmeli" demişti.

Ayrıca Trump, İran'la yaptığı mutabakatı 44. ABD Başkanı'nın anlaşmasıyla kıyaslarken Obama'yı eleştirmişti.

Trump, "O, rüşvet vererek bu işten sıyrılmaya çalıştı. Ben bunu yapmadım. Kimse bundan bahsetmiyor" demişti.

ABD Başkanı, "Obama'ya güldüler" diye eklemişti. 

Ve 'O aptal p*çin teki' dediler.

Obama'nın başkanlık merkezi bu perşembe açıldı ve Joe Biden, Bill Clinton ve George W. Bush dahil tüm eski başkanlar törene katıldı. Trump etkinliğe katılmadı.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news


Fransa, üçüncü ülkelerde göçmenler için ‘geri dönüş merkezleri’ kurulmasına karşı çıkıyor

(foto altı) Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (EPA)
(foto altı) Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (EPA)
TT

Fransa, üçüncü ülkelerde göçmenler için ‘geri dönüş merkezleri’ kurulmasına karşı çıkıyor

(foto altı) Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (EPA)
(foto altı) Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (EPA)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dün yaptığı açıklamada, Paris’in göçmenler için üçüncü ülkelerde kurulması planlanan ‘geri dönüş merkezlerini’ desteklemediğini ve bu merkezlerin etkinliği konusunda şüpheleri bulunduğunu söyledi. Ancak Macron, bu tür merkezler kurmak isteyen ülkelere saygı duyduğunu da belirtti.

Macron, iki gün süren Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nin ardından Brüksel’de yaptığı konuşmada, “Daha etkili bir geri dönüş politikasını destekliyoruz. Ancak şimdiye kadar üçüncü bir ülkede fiilen işleyen herhangi bir geri dönüş merkezi görmedim” dedi.

Avrupa Parlamentosu, bu hafta başında göç sistemine yönelik kapsamlı bir reform paketini onaylamıştı. Reform, sınır dışı süreçlerinin hızlandırılmasını ve Avrupa toprakları dışında gözaltı merkezleri kurulmasına izin verilmesini öngörüyor. Eleştirmenler ise söz konusu adımın sert bir uygulama olduğunu ve sığınma hakkına ilişkin güvenceleri zayıflattığını savunuyor.

Macron, bu merkezlerin Avrupa değerleriyle ne ölçüde uyumlu olduğunu da sorgulayarak, “Bunun inandığımız Avrupa’nın özünü yansıttığından emin değilim. Avrupa’nın üzerine inşa edildiği temel ilkelerin bunlar olduğuna da inanmıyorum. Ayrıca bunun etkili bir yöntem olduğunu da düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de AB Liderler Zirvesi sonrasında düzenlediği basın toplantısında, İspanya’nın bu tür merkezlerin kurulmasına karşı olduğunu açıkladı. Ancak Sanchez, bu konuda Avrupa düzeyinde azınlıkta kaldıklarını belirtti.

Sanchez, söz konusu merkezlerin ‘yalnızca ekonomik kaynakların boşa harcanmasına yol açacağını’ ifade ederek, “Avrupa’nın zaten fazla kaynağı yok” dedi.


Britanya, Ukrayna'ya konuşlandırılacak uzun menzilli silahları test ediyor

Londra'daki Farnborough Hava Gösterisi'nde bir İngiliz askerinin Storm Shadow füzesinin yanından geçerken, (Arşiv-AFP)
Londra'daki Farnborough Hava Gösterisi'nde bir İngiliz askerinin Storm Shadow füzesinin yanından geçerken, (Arşiv-AFP)
TT

Britanya, Ukrayna'ya konuşlandırılacak uzun menzilli silahları test ediyor

Londra'daki Farnborough Hava Gösterisi'nde bir İngiliz askerinin Storm Shadow füzesinin yanından geçerken, (Arşiv-AFP)
Londra'daki Farnborough Hava Gösterisi'nde bir İngiliz askerinin Storm Shadow füzesinin yanından geçerken, (Arşiv-AFP)

Birleşik Krallık, hükümetin birkaç ay içinde Ukrayna'ya teslim edilmesini umduğu yeni uzun menzilli saldırı silahlarını test etti. Program, Storm Shadow gibi sistemlere kıyasla daha hızlı ve daha düşük maliyetle mühimmat üretme çabalarının devamı olarak yürütülüyor.

En az 500 kilometre menzile sahip ve en az 225 kilogramlık harp başlığı taşıyabilen yeni sistemler, Hebrid Adaları'ndaki bir test sahasında denendi. Önümüzdeki aylarda Birleşik Krallık'ta ilave testlerin gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı, yerli savunma şirketlerinden saatte 600 kilometrenin üzerinde hıza ulaşabilen, birim maliyeti yaklaşık 400 bin sterlin (529 bin dolar) olan ve üretim siparişinin verilmesinden sonraki birkaç ay içinde ayda en az 20 adet üretilebilecek uzun menzilli saldırı silahları geliştirmelerini istedi.

Savunma sanayisinden yaklaşık 27 şirket, şubat ayında düzenlenen ve televizyon programı "Dragons' Den" formatını andıran sunum oturumlarına teklif sundu.

Şarku’l Avsat’ın İngiliz haber ajansı PA Media'dan aktardığına göre, değerlendirme sürecinin ardından altı şirkete, söz konusu silahların tasarımını geliştirmeleri amacıyla her biri yaklaşık 5 milyon sterlin değerinde sözleşme verildi. Sistemlerin yalnızca yedi ay içinde test aşamasına getirilmesi hedefleniyor.