İsviçre'nin "yol haritası", Washington ile Tahran arasındaki geçici anlaşmayı tahkim etmek; Hürmüz Boğazı, Lübnan ve nükleer program başlıklarında gerilimi düşürmek amacıyla teknik bir süreç başlattı. Görüşmelerin ilk turu; bir yüksek komite, teknik çalışma grupları, Hürmüz Boğazı için bir iletişim hattı ve Lübnan'da gerilimi azaltma birimi kurulması kararlarıyla tamamlandı.
Süreç kapsamında ABD Hazine Bakanlığı, İran petrolünün üretimine ve satışına önümüzdeki 21 Ağustos'a kadar izin veren 60 günlük geçici bir genel lisans yayımladı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Tahran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin geri dönüşünü kabul ettiğini açıkladı. Bu gelişmeyi "büyük bir adım" ve nihai anlaşma için güçlü bir zemin olarak nitelendiren Vance; koordinasyon mekanizmalarının Hürmüz Boğazı'nda mayın temizliği ve seyir güvenliğinin sağlanması ile Lübnan'daki ateşkesin izlenmesini kapsayacağını belirtti. İsviçre'den ayrılmadan önce konuşan Vance, Washington'un, İran'ın dondurulmuş varlıklarının muhtemel serbest bırakılmasından yalnızca İran halkının yararlanmasını ve bu fonların "terörizmin" finansmanında kullanılmamasını garanti altına almak istediğini vurguladı.
Diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump, gelecekte "nükleer şeffaflığı" sağlamak adına İran'ın kapsamlı denetimleri kabul edeceğini herkesin "çok iyi bildiğini" ifade etti.
Bu açıklamalara karşılık İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran'ın UAEA ile iş birliğinin mevcut çerçeveler, meclis kararları ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi doğrultusunda devam edeceğini belirtti. İran heyetinin detaylı bir nükleer müzakere yürütmediğini ve yeni taahhütler altına girmediğini vurgulayan Bekayi; İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmesinin, karşı tarafın savaşın sonlandırılması, petrol ihracatı ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması konularındaki taahhütlerine bağlı olduğunu ifade etti.