Stadyumlar yeni bir küresel salgının kaynağı olur mu?

2026 Dünya Kupası ve büyük bulaşma sınavı...

Görsel: Sara Padovan
Görsel: Sara Padovan
TT

Stadyumlar yeni bir küresel salgının kaynağı olur mu?

Görsel: Sara Padovan
Görsel: Sara Padovan

Muhammed Mansur

2026 Dünya Kupası, ABD, Kanada ve Meksika'da 48 milli takımı ve milyonlarca taraftarı bir araya getiren devasa bir spor organizasyonundan ibaret değil. Halk sağlığı perspektifinden bakıldığında bu büyük sor organizasyonu, son yılların en büyük ‘küresel insan teması’ sınavlarından birini temsil ediyor. Taraftarlar farklı kıtalardan geliyor, uçuşlar birbirini kovalıyor, havalimanları dolup taşıyor, oteller ve barlar tıka basa, toplu taşıma araçları ise haftalardır olağanüstü bir yük altında çalışıyor.

Bu tablo, Dünya Kupası'nın büyük bir salgını mutlaka tetikleyeceği anlamına gelmiyor. Tarih bize büyük spor organizasyonlarının tek başına geniş çaplı salgın felaketlerine yol açmadığını, özellikle güçlü sağlık altyapısına sahip ülkelerde bunun oldukça nadir görüldüğünü söylüyor. Fakat bu tür organizasyonlar belirli hastalıkların yayılması için ideal bir ortam yaratıyor. Kalabalıkta kolayca bulaşan solunum yolu hastalıkları, kızamık gibi son derece bulaşıcı enfeksiyonlar, norovirüs gibi bağırsak enfeksiyonları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve sivrisineklerle taşınan salgınlar yeni bölgelerde kendine yer bulabilir.

Organizasyon riski yoktan var etmiyor ama var olanı büyütüyor. Bir ülkede kızamık yayılıyorsa, güney yarım kürede grip mevsimi aktifse ya da Latin Amerika'da dang humması yüksek seyrediyorsa, Dünya Kupası tüm bunları birbirine bağlayan hızlı bir insan taşıma ağına dönüşüyor. Bu yüzden halk sağlığı uzmanları ‘organizasyona hastalık gelir mi?’ diye sormuyorlar, daha ziyade ‘hangi hastalıklar gelecek?’ ve ‘hastalıklar yayılmak için uygun koşulları bulacak mı?’ diye soruyorlar.

Kamuoyunu korkutan tehlike: Ebola

Kamuoyunu genellikle en çok endişelendiren hastalıklar, başında Ebola'nın geldiği ürkütücü bir şöhrete sahip olanlar. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da nadir görülen ve tıp tarihinin en büyük ve en tehlikeli ‘Bundibugyo’ suşu kaynaklı Ebola salgını göz önünde bulundurulduğunda, enfekte kişinin kalabalık bir stadyuma ulaştığı dramatik senaryoyu hayal etmek kolaylaşıyor. Ancak epidemiyolojik analiz korku üzerine değil, hastalığın bulaşma yolu ve gerçekçi olasılıkları üzerine kuruluyor.

grtbgrtbh
Fotoğrafta Kızıl Haç çalışanları, koruyucu ekipmanlar ve Ebola virüsü nedeniyle hayatını kaybeden bir erkeğin tabutuyla birlikte görülüyor. Bu arada yardım kuruluşları, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki virüs salgınına karşı mücadele çabalarını yoğunlaştırdı (Reuters)

Ebola virüsü grip ya da kızamık gibi bulaşmıyor. Enfekte bir kişinin tribünlerde başkasının yanında oturması bulaşma için yeterli değil; virüsün bulaşması kan, kusma, tükürük veya diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas gerektiriyor. Risk en çok korumasız sağlık bakımı sırasında veya salgın bölgelerinde cenazelerle temas halinde yüksek seyrediyor. Üstelik hasta kişi genellikle belirtiler ortaya çıkmadan önce bulaştırıcı olmuyor.

Bu yüzden ithal bir vakanın ulaşması teorik olarak mümkün olmakla birlikte stadyum tribünleri için en olası senaryo değil. Böyle bir durum yaşansa bile asıl zorluk binlerce taraftar arasında geniş çaplı havayoluyla bulaşmayı önlemek değil; şüpheyi hızla tespit etmek, karantinaya almak ve temaslıları takip etmek olacak. Dolayısıyla sağlık yetkilileri, Ebola virüsünü ‘düşük olasılıklı, yüksek etkili’ kategorisine koyuyor.

Dünya Kupası'nda kızamık bulaşma tehlikesi yalnızca maç sırasında tribündeki hasta taraftarla sınırlı değil. Asıl tehlike maç sonrasında yaşananlardan kaynaklanıyor. Taraftarlar farklı eyaletlere, şehirlere ve ülkelere dönüyor.

Ebola haberleri manşetlere taşınırken pek çok sağlık uzmanını gerçek anlamda endişelendiren asıl hastalık ise kızamık. İnsanlar arasında en kolay yayılan hastalıklardan biri olan kızamık için bir havalimanında, barda, kalabalık alanda ya da kısmen kapalı bir tribünde tek bir bulaşıcı kişinin bulunması, aşısız çok sayıda kişiyi tehlikeyle yüz yüze getirmeye yetiyor.

Turnuvanın ABD, Kanada ve Meksika'nın kızamık vakalarında artış yaşadığı ve bazı topluluklarda aşılama oranlarının düştüğü ya da dengesizleştiği bir döneme denk gelmesi, durumu daha da hassas kılıyor. Kızamık, diğer bazı hastalıkların aksine uzun süreli yakın temas gerektirmiyor. Virüs, hasta kişinin ortamı terk etmesinin ardından bile havada asılı kalabiliyor. Bu da hızlı hareketliliğin yaşandığı kalabalık mekânları virüsün yayılması için ideal ortamlara dönüştürüyor.

Dünya Kupası'nda kızamığın tehlikesi yalnızca maç sırasında tribündeki hasta taraftarla sınırlı değil. Asıl tehlike maç sonrasında yaşananlardan kaynaklanıyor. Taraftarlar farklı eyaletlere, şehirlere ve ülkelere dönüyor. Kimisi ailesini ziyarete gidiyor, kimisi turistik gezisini sürdürüyor, kimisi belirtiler belirginleşmeden önce başka bir uçağa biniyor. Bu noktada epidemiyolojik takip son derece karmaşık bir hal alıyor.

Dolayısıyla kızamık, bireylerin bağışıklık düzeyinin değil, toplumsal bağışıklığın doğrudan sınavına dönüşüyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu aşılandıysa bulaşma zinciri hızla kırılıyor. Virüs düşük aşılama oranına sahip kesimlere ulaştığında ise tek bir vaka zincirleme salgınlara dönüşebiliyor.

Tanıdık olan ancak etkisini yitirmeyen hastalıklar: Grip ve Kovid-19

Grip ve Kovid-19, salgın yıllarına kıyasla artık daha az korku salsa da küresel turnuva bağlamında çok daha gerçekçi bir tehdit oluşturuyor. Kalabalık, şarkı söyleme, bağırma, fiziksel yakınlık, uzun seyahat süreleri, uykusuzluk ve kapalı mekânlardaki kutlamalar solunum yolu virüslerinin yayılma olasılığını artıran etkenler arasında yer alıyor.

Kuzey Amerika'daki bir taraftar yaz mevsiminin grip mevsimi olmadığını düşünebilir ama Dünya Kupası yalnızca Kuzey Amerikalıları bir araya getirmiyor. Güney yarım küreden gelen taraftarlar, oyuncular, gazeteciler ve teknik ekipler, grip mevsiminin farklı seyrettiği bölgelerden turnuva şehirlerine aktif virüsler taşıyabilir. Büyük çaplı bir salgın yaşanmasa bile bu durum yerel enfeksiyon artışlarına, çalışanların işe gelememesine ve kliniklerde ve acil servislerde yoğunluğa neden olabilir.

Kovid-19'a gelince, artık 2020'deki gibi dünyayı durma noktasına getirmese de özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklığı zayıf bireyler arasında hastaneye yatışlara yol açmaya devam ediyor. Dünya Kupası gibi bir organizasyonda soru yalnızca vaka sayısıyla sınırlı kalmıyor. Hangi grupların etkileneceği de kritik önem taşıyor. Genç bir taraftar hızla iyileşebilir. Ancak daha sonra bu enfeksiyonu yaşlı bir yakınına ya da kronik hastaya bulaştırabilir.

“Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar farklı bir risk katmanı oluşturuyor. Bu hastalıklar tribünlerde bir taraftardan diğerine doğrudan bulaşmıyor. Enfekte bir kişiyi ısırıp ardından virüsü veya paraziti başka birine aktaran canlı bir taşıyıcıya, yani sivrisineğe ihtiyaç duyuyorlar.

Arka planda ise bilim insanları, başta ABD'deki süt inekleri olmak üzere kuşlarda ve bazı memelilerde dolaşımını sürdüren kuş gribini yakından izliyor. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre şimdiye kadar insana istikrarlı bulaşmaya dair herhangi bir kanıt yok insandan. Bu da belirleyici etken olmayı sürdürüyor. Virüs insanlar arasında verimli biçimde yayılma kapasitesinden yoksun kaldığı sürece stadyumlarda kitlesel bir tehdit haline gelmeyecek.

Bununla birlikte milyonlarca gezginin varlığı gözetim faaliyetlerinin önemini ortadan kaldırmıyor. Virüse insandan insana bulaşma yeteneği kazandıracak herhangi bir genetik değişim, Dünya Kupası'ndan bağımsız olarak son derece kritik bir gelişme niteliği taşıyacak.

Sivrisinekler maça giriyor

Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar farklı bir risk katmanı oluşturuyor. Bu hastalıklar tribünlerde bir taraftardan diğerine doğrudan bulaşmıyor. Enfekte bir kişiyi ısırıp ardından virüsü veya paraziti başka birine aktaran canlı bir taşıyıcıya, yani sivrisineğe ihtiyaç duyuyorlar. Bu nedenle bu hastalıkların riski hava koşullarına, sivrisinek yoğunluğuna, endemik bölgelerden gelen vakaların varlığına ve sağlık sisteminin erken teşhis kapasitesine bağlı olarak şekilleniyor.

csd
2026 Dünya Kupası (Reuters)

ABD'nin güney şehirlerinde ve Meksika'da yaz sıcaklarıyla birlikte bu riskler daha da önem kazanıyor. Dang humması özellikle son yıllarda dünya genelinde yayılma alanını genişletti. Latin Amerika ve Karayipler ise bu hastalığın ağır yük taşıdığı bölgeler arasında yer alıyor. ABD'deki vakaların büyük çoğunluğu seyahatle bağlantılı olsa da bazı bölgelerde yerel vakaların görülmesi, iklim değişikliği ve taşıyıcı sivrisineğin yayılmasıyla birlikte ‘ithal hastalık’ ile ‘sınırlı yerel bulaşma’ arasındaki sınırın giderek bulanıklaşabileceğini hatırlatıyor.

Chikungunya virüsü, sıtma ve Oropouche virüsü de gözetim listesinde yer alıyor. Görece az tanınan Oropouche virüsü Latin Amerika'da büyük çaplı bir salgın yaşadı. Bazı vakalarda nörolojik veya hemorajik komplikasyonlara yol açabiliyor ve gebelik üzerindeki etkileri konusunda da kaygılar dile getiriliyor. Sarı humma ise ABD'de endemik bir hastalık olmasa da Afrika ve Güney Amerika'nın belirli bölgelerinden gelen gezginler için önemini koruyor.

Spor haberlerinde yeterince dikkati çekmeyen bir sağlık konusu da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar.

Bu durumda tehlike bir salgının baş göstermesinden ziyade ithal vakaların şüphe listesinde yer almaması halinde doktorları yanıltabilmesi. Amerikalı bir acil servis doktoru ateş, baş ağrısı ve genel ağrı belirtileriyle başvuran hastada grip ya da Kovid olduğunu düşünebilir. Oysa hasta dang humması veya sıtmanın yaygın olduğu bir bölgeden dönüyor olabilir. Bu nedenle turnuva panik değil, tanısal uyanıklık gerektiriyor.

Spor haberlerinde yeterince yer bulmayan bir sağlık boyutu daha var, o da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar. Büyük organizasyonlar yalnızca maçlar, ulaşım araçları ve havalimanları demek değil, aynı zamanda kutlamalar, alkol, seyahat, gelip geçici ilişkiler ve zaman zaman alışılmışın ötesinde riskli davranışlar demek.

Frengi ve belsoğukluğu

Seyahat araştırmaları, uluslararası yolcuların bir bölümünün gelip geçici cinsel ilişkilere girdiğini ve bu ilişkilerin önemli bir kısmının korumasız biçimde gerçekleşebildiğini ortaya koyuyor. Bu durum belsoğukluğu, klamidya ve frengi gibi enfeksiyonların bulaşma olasılığını artırıyor. Bu hastalıkların hemen tespit edilmesi daha güç. Çünkü hasta belirtiler göstermeyebilir, belirtileri görmezden gelebilir ya da tanı konulmadan ülkesine dönebilir. Bu nedenle bu hastalıklarla başa çıkabilmek için ahlaki veya cezalandırıcı bir dil kullanmadan kondom temini, kolay erişilebilir test imkânı, damgalama kaygısının azaltılması ve açık bilgilendirme gibi pratik halk sağlığı mesajlarına ihtiyaç var.

Her büyük kalabalıkta bağırsak enfeksiyonları da hesaba katılmak zorunda. Norovirüs son derece bulaşıcıdır. Yüzeyler, yiyecekler veya yakın temas yoluyla yayılabilir ve şiddetli kusma ile ishale yol açar. Sağlıklı bireyler için genellikle ölümcül olmasa da seyahatleri mahvedebilecek, iş gücünü aksatabilecek ve otellerde, seferlerde ya da kapalı alanlarda hızlı enfeksiyon dalgaları yaratabilecek düzeyde olabiliyor.

Dünya Kupası'nı rastgele bir açık hava festivalinden ayıran en önemli fark stadyumların daha organize kanalizasyon altyapısına, düzenlenmiş restoranlara ve daha yüksek gıda güvenliği standartlarına sahip olması. Bu, tamamen ortadan kalkmasa da riski azaltıyor. Özellikle gayri resmi taraftar bölgelerinde, sokak yemeğine dayanan toplanma alanlarında ve düzenli el yıkamanın güç olduğu mekânlarda bu risk sürüyor.

Bazı araştırma modelleri, Dünya Kupası'nın Kuzey Amerika'nın hastalık haritasını köklü biçimde değiştirmeyeceğini öngörüyor. Bunun nedeni ABD, Kanada ve Meksika'nın zaten her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca gezgini ağırlaması.

Bu analiz turnuvayı gerçekçi boyutlarına oturtmaktadır: Seyahat ve temas artışı var. Ancak her ithal vaka salgına dönüşmüyor. Pek çok hastalık stadyum koşullarında kolayca yayılmıyor. Bir kısmı sivrisinek gibi taşıyıcı gerektiriyor, bir kısmı vücut sıvıları gibi belirli bir temas istiyor, bir kısmı ise tüberküloz gibi uzun süreli yakın temas şartına bağlı. Bazı tahminlere göre olası hastalık etkenlerinin büyük çoğunluğunu ciddi bir yük yaratıyor ve öncelikli gözetim listesinin daha yüksek olasılık veya etki taşıyan sınırlı sayıda hastalıkla şekilleniyor.

Gözetim sistemleri hastanelerin dolmasını beklemiyor. Enfeksiyon olasılığını önceden tahmin etmek için çok sayıda yönteme başvuruyor. Atık su analizleri klinik tablo netleşmeden önce solunum yolu veya bağırsak virüslerindeki artışı ortaya koyabiliyor. Acil servis kayıtları belirli semptomlarda alışılmışın dışında bir yükselişi erken dönemde yakalayabiliyor.

Ancak bu güvence rehavete davet değil. Modeller belirli düzeyde bir halk sağlığı hazırlığını varsayıyor: Gözetim, tanı, iletişim, aşılama ve yerel müdahale kapasitesi. Bu halkalardan biri zayıfladığında küçük bir olay büyüyebilir. Aşısız bir toplulukta tek bir kızamık vakası, bir oteldeki salgın ya da nadir bir hastalığın geç teşhisi sistemi sınamaya yetebilir.

Seyircilerin görmediği turnuva

Seyirciler maçları izlerken sağlık gözetimi turnuvası sahne arkasında işliyor. Üç ülkedeki yetkililer, akademik kurumlar, şirketler ve sağlık kuruluşları hastalıkların erken sinyallerini izliyor. Bu izleme; hastane verileri, atık su analizleri, uluslararası uyarılar, yerel bildirimler ve belki de ortaya çıkan sağlık kaygılarını tespit etmek için kamuya açık internet tartışmalarını kapsıyor.

fdbfr
ABD’nin New Jersey eyaletindeki MetLife Stadyumu (Reuters)

Gözetim sistemleri hastanelerin dolmasını beklemiyor. Enfeksiyon olasılığını önceden tahmin etmek için çeşitli yöntemlere başvuruyor. Atık su analizleri klinik tablo netleşmeden önce solunum yolu veya bağırsak virüslerindeki artışı ortaya koyabiliyor; acil servis kayıtları belirli semptomlarda alışılmışın dışında bir yükselişi erken dönemde yakalayabiliyor. Uluslararası uyarılar ise doktorların kendi şehirlerinde alışılmamış ancak taraftarların geldiği ülkelerde yaygın hastalıkları akıllarına getirmelerine yardımcı oluyor.

Bununla birlikte genel sağlık altyapısındaki herhangi bir zayıflığın ya da personel ve finansman kesintilerinin müdahale hızını düşürebileceğine dair kaygılar da dile getiriliyor. Salgın süreçlerinde hız bir lüks değil, küçük bir salgını kontrol altına almak ile onu krize dönüştürmek arasındaki fark bazen günlerle, zaman zaman saatlerle ölçülüyor.

Korunma mesajı öyle sanıldığı gibi karmaşık değil. En önemli adım seyahat öncesinde özellikle kızamık-kabakulak-kızamıkçık aşısı ile Kovid ve grip aşılarını ilgili kategoriler için yaptırmaktır. Ateş, döküntü veya şiddetli solunum yolu belirtileri yaşayan bir taraftarın bunu küçük bir rahatsızlık olarak değil, çevresindekilere yönelik olası bir tehdit olarak görmesi gerekiyor.

2026 Dünya Kupası'nın büyük olasılıkla yeni bir küresel salgının fitilini ateşlemeyeceği söylenebilir. Ancak turnuva aşılama, gözetim, teşhis ve sağlık iletişimindeki zayıflıkları gün yüzüne çıkarabilir. Asıl endişe kaynağı, kamuoyunun en çok korktuğu hastalık değil, kalabalıkları ve seyahati en iyi kullanan kızamık, grip, Kovid, norovirüs ve sivrisinek ya da cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklardır.



Hep birlikte gökyüzüne: Katalonya'nın insan kuleleri

Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
TT

Hep birlikte gökyüzüne: Katalonya'nın insan kuleleri

Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)

Çağatay Koparal Spor Editörü, Çeviri ve Dış Haberler Servisi 

Adrenalin'den herkese merhaba. Sıradışı sporlar serimizin bu bölümünde Katalonya'daki İnsan Kulesi Festivali'ni inceliyoruz.

Bir meydanda yüzlerce insanın toplandığını düşünün. Ortada ne bir futbol sahası ne de bir pist var. Bunun yerine insanlar birbirlerine kenetleniyor, omuz omuza veriyor ve birkaç dakika içinde kalabalığın ortasından dev bir insan kulesi yükselmeye başlıyor.

En alt bölümde onlarca kişi yapıyı ayakta tutarken, daha hafif ve çevik olanlar birbirlerinin üzerinden tırmanıyor. En tepede ise küçük bir çocuk beliriyor ve elini havaya kaldırıyor. Castell tamamlanmış oluyor.

Katalonya'nın en sıradışı geleneklerinden biri olan castells, kelime anlamıyla "kaleler" demek. Ancak burada taştan duvarlar yerine insanlardan oluşan kaleler kuruluyor.

Bu kuleler yalnızca görsel olarak etkileyici değil; aynı zamanda güç, denge, cesaret, güven ve ekip çalışmasının sınırlarını zorlayan bir gösteri niteliğinde.

Castells geleneğinin kökeni 18. yüzyılda Tarragona çevresindeki Camp de Tarragona bölgesine uzanıyor. Geleneğin Katalonya'daki ilk yazılı kaydı 1712'de Valls kentinde görülüyor.

Kökeninin ise Valensiya bölgesindeki daha eski Muixeranga geleneğine dayandığı düşünülüyor. Zamanla Valls, Tarragona ve Vilafranca del Penedès gibi kentlere yayılan castells, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Katalonya'nın diğer bölgelerinde de yaygınlaştı.

Bugün Katalonya genelinde 100'den fazla castell ekibi bulunuyor ve yıl boyunca yüzlerce gösteri düzenleniyor.

Hatta her yıl 10 binden fazla castell kuruluyor. Bu nedenle karşılaşılan manzara birkaç kişinin eğlence amacıyla birbirinin omzuna çıkmasından çok daha fazlası.
 

İnsan kulesi yapımı son derece tehlikeli görünse de kurulan kulelerin yüzde 3'ünden azı yıkılıyor (AP)
İnsan kulesi yapımı son derece tehlikeli görünse de kurulan kulelerin yüzde 3'ünden azı yıkılıyor (AP)

Castells, kendi ekipleri, antrenmanları, yarışmaları ve gelenekleri bulunan büyük bir topluluğa dönüşmüş durumda.

Bir castell'in nasıl kurulduğuna bakıldığında ise işin ne kadar ciddi olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Kulenin en altındaki bölüme pinya adı veriliyor. Pinya, yapının temelini oluşturan ve aynı zamanda yukarıdaki insanların düşmesi durumunda onları korumaya çalışan insanlardan oluşuyor.

Üst katlara çıkıldıkça insan sayısı azalıyor, ancak görev de zorlaşıyor. En tepede ise son derece hafif ve çevik çocuklar yer alıyor. Enxaneta adı verilen en üstteki çocuk yerine ulaşıp bir elini havaya kaldırdığında kule kurulmuş kabul ediliyor.

Fakat iş burada bitmiyor. Bir castell'in başarılı sayılması için yalnızca kurulması değil, kontrollü biçimde tamamen bozulması da gerekiyor.

Hatta kulenin dağılması çoğu zaman en riskli bölüm olarak kabul ediliyor. Üst seviyelerdeki insanlar birer birer aşağı inerken, aşağıdakiler yapının dengesini korumaya devam ediyor.

Bu nedenle castells'in temelinde 4 kavram bulunuyor: Güç, denge, cesaret ve sağduyu.

Kulenin tabanındaki insanların güçlü olması gerekiyor. Yukarı çıktıkça ise daha hafif, çevik ve dengeli kişiler tercih ediliyor.

Fakat fiziksel özellikler tek başına yeterli değil. Bir kuleci, ağırlığını taşıyan kişiye güvenmek zorunda. Aynı şekilde aşağıdaki kişi de üzerinde duranın hareketlerine güveniyor. Bir kişinin hatası onlarca kişiyi etkileyebileceği için koordinasyon büyük önem taşıyor.

Bu noktada castells'in tarihinde önemli bir değişim yaşandı: Kadınların bu geleneğe dahil olması.

Uzun süre erkeklerin egemen olduğu castell dünyasında kadınların yer alması başlangıçta kolay olmadı. Ancak özellikle 1980'lerden itibaren kadınların ekiplerde daha fazla yer alması, kulelerin yapısını da değiştirdi.

Kadınların üst seviyelerde yer almasıyla daha hafif ve güçlü yapılar kurulmaya başlandı. Bu değişim, daha önce ulaşılması neredeyse hayal edilen 9 ve 10 katlı kulelerin kurulmasına da katkı sağladı.

Üstelik kadınlar yalnızca kulenin üst bölümlerinde değil, pinya ve forro adı verilen destek katmanlarında da görev alıyor.

Tepeye çıkan tüm çocukların kask takması zorunlu (AP)
Tepeye çıkan tüm çocukların kask takması zorunlu (AP)

Böylece yapının alt bölümlerindeki toplam ağırlığın azaltılması mümkün oluyor. Casteller dünyasındaki bu dönüşüm, geleneğin neden zaman içinde değişebilen canlı bir kültür olduğunu da gösteriyor.

Kulecilerin kendilerine özgü kıyafetleri de var. Beyaz pantolon, takımın rengindeki gömlek, bele sarılan uzun faixa (kuşak) ve genellikle başta kullanılan bir mendil bu kıyafetin temel parçaları.

Özellikle faixa yalnızca geleneksel bir aksesuar değil; tırmananlar için aynı zamanda tutunabilecekleri bir destek noktası.

Kuleyi oluşturan insanlar ise gösteri sırasında çıplak ayakla tırmanıyor. Bunun nedeni hem dengeyi daha iyi sağlayabilmek hem de yukarı çıkarken alttaki kişinin vücudunu daha iyi hissedebilmek.

Castells'in en etkileyici taraflarından biri ise tek bir kişinin başarısının neredeyse hiçbir anlam ifade etmemesi. En üstteki çocuk bütün dikkatleri üzerine çekse de onun oraya ulaşabilmesi, aşağıdaki onlarca kişinin kusursuz biçimde çalışmasına bağlı. Bu nedenle casteller dünyasında ekip ruhu her şeyin önünde geliyor.

Bu anlayış Katalonya'nın önemli meydanlarında düzenlenen diada castellera adı verilen gösterilerde açıkça görülüyor.

Gösteri başlamadan önce meydanda büyük bir kalabalık toplanıyor. Ardından müzik eşliğinde kule yükselmeye başladığında ortam bir anda sessizleşiyor. Enxaneta elini kaldırdığında ise meydan büyük bir coşkuyla yankılanıyor.

Castells yalnızca gösterilerden ibaret de değil. İki yılda bir Tarragona'da düzenlenen Concurs de Castells, bu dünyanın en büyük organizasyonlarından biri.

Yaklaşık 50 ekip yarışmada yer alırken, en başarılı 12 ekip büyük final niteliğindeki etkinlikte karşı karşıya geliyor. Burada amaç yalnızca mümkün olan en yüksek kuleyi yapmak değil; zorlu yapıları başarıyla kurup tamamlayarak rakiplerden daha yüksek puan toplamak.

Bu geleneğin dünya çapındaki öneminin kabul edilmesi de uzun sürmedi. UNESCO, 16 Kasım 2010'da castells'i İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası ilan etti.

Belki de castells'i bu kadar etkileyici yapan şey tam olarak burada yatıyor. Dışarıdan bakıldığında insanların birbirlerinin omuzlarına çıkarak kule oluşturduğu tuhaf ve tehlikeli bir gösteri gibi görünüyor. Fakat biraz daha yakından bakıldığında bunun yüzlerce yıllık bir gelenek, ciddi fiziksel hazırlık ve kusursuz bir takım çalışmasının birleşimi olduğu görülüyor.

Çünkü castell'de en güçlü kişi en yukarı çıkmıyor. En hafif olan çıkıyor. En cesur olan da tek başına kazanamıyor. Onun başarısı, aşağıda birbirine güvenen onlarca insanın omuzlarında yükseliyor.

Ve belki de bu yüzden Katalonya'nın insan kuleleri, gökyüzüne ulaşmaya çalışan bir spor gösterisinden çok daha fazlasını anlatıyor: Tek başına yükselemeyeceğinizi, bazen başkalarının omuzlarına güvenmeniz gerektiğini.

Kaynaklar: Catalunya, UNESCO, AP                © The Independentturkish


Infantino'ya "FIFA'yı korkuyla yönetiyorsun" eleştirisi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Infantino'ya "FIFA'yı korkuyla yönetiyorsun" eleştirisi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

FIFA, Başkan Gianni Infantino’yu eleştiren üst düzey bir yöneticinin kurumdan ayrılmasının ardından "korku iklimiyle yönetilmekle" suçlanıyor.

Kevin Lamour, FIFA'nın baş operasyon sorumlusu görevinden pazartesi günü ayrıldı. Bu ayrılık, Infantino'nun Dünya Kupası'ndaki ticari hisseleri satma planlarının FIFA çalışanlarını "aldattığını" söylemesinden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.

Lamour, bu planları eleştirmiş ve konu hakkında bilgilendirilmeyen FIFA çalışanlarının "hor görülmekten ve sindirilmekten daha iyisini hak ettiğini" söylemişti. Ayrıca bu konuda konuştuktan sonra "o gece rahat uyuyabileceğini" de belirtmişti.

Infantino'nun liderliğindeki FIFA'yı uzun zamandır eleştiren Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Lise Klaveness, Associated Press'e kovulduğuna inandığı Lamour'ın FIFA yönetimindekilerin Infantino'nun emirlerini yerine getirmesini eleştirdiğini söyledi.

FIFA, pazartesi günü yaptığı açıklamada Lamour'a iki yıllık hizmeti için teşekkür etmiş ve "FIFA'yla baş operasyon sorumlusu Kevin Lamour arasındaki çalışma ilişkisi sona ermiştir" diyerek ayrılığı doğrulamıştı.

Associated Press'e konuşan Klaveness, "Şimdi onu kapının önüne koydular ve bizden hiçbir şey olmamış gibi devam etmemiz bekleniyor. Bu kabul edilemez; bu, korkuyla yönetmektir" dedi.

Şimdi FIFA liderlerine ve yöneticilerine, futbolun çıkarlarına aykırı olduğunu bildikleri emirlere boyun eğmemeleri çağrısında bulunmalıyız.

The Independent Lamour'la son görüşmeyi Infantino'nun değil, FIFA Genel Sekreteri Mattias Grafstrom'un yaptığını pazartesi günü aktarmıştı. Grafstrom ayrıca Lamour'un ayrılışını e-posta yoluyla FIFA personeline bildirmişti.

Klaveness, Associated Press'e Grafstrom'un "açıkça başkan tarafından baskı altında tutulduğunu" söyledi.

Bu bir istifa değil, açıkça işten çıkarma.

Bu ay Grafstrom, Rabat'taki acil toplantının ardından FIFA'nın açıklamasını imzalamıştı. Açıklamada Infantino'nun Dünya Kupası planlarıyla ilgili "hatalar" için özür dilediği ancak üst düzey FIFA yöneticilerinin ona "desteklerini yineledikleri" belirtilmişti.

cdfvghyj
Lise Klaveness, FIFA'yı "korkuyla yönetmekle" suçladı (Reuters)

Klaveness, Infantino'nun Dünya Kupası planlarına karşı çıkmadaki rolünü övdü. Bu planlar büyük tepkiler üzerine iptal edilmişti. Lamour, 31 Temmuz'daki ilk açıklamasında, muhalefetini dile getirerek işini kaybetmeye razı olduğunu söylemişti.

Klaveness, "Projenin iptal edilmesi için onun açıklaması gerekliydi" dedi.

Ortada olan, çok önemli bir şey söyledi ve yaşananları bize yöneticilerden birinin anlatması çok önemliydi. Böylece bunun FIFA'nın kendisi değil, sadece bir kişi olduğunu anladık.

The Independent, yorum almak için FIFA'yla iletişime geçti.

Independent Türkçe


Barcelona’da 9 numara bilmecesi: Flick, golcü eksikliğini giderebilecek mi?

Barcelona’da 9 numara bilmecesi: Flick, golcü eksikliğini giderebilecek mi?
TT

Barcelona’da 9 numara bilmecesi: Flick, golcü eksikliğini giderebilecek mi?

Barcelona’da 9 numara bilmecesi: Flick, golcü eksikliğini giderebilecek mi?

İspanya La Liga şampiyonu Barcelona, şampiyonluk unvanını savunacağı yeni sezon öncesinde güçlü bir kadroyla hazırlıklarını sürdürürken, hücum hattında önemli bir boşlukla karşı karşıya. Katalan ekibinin kadrosunda üst düzey, klasik bir santrforun bulunmaması dikkat çekiyor.

Barcelona, La Liga’daki sezonun ilk maçında gelecek pazar Elche ile karşılaşacak. Ancak kulüp, yeni bir forvet transferi konusunda henüz kararını vermiş değil. Bu durum, Barcelona’nın sezonu sürekli olarak “9 numara” pozisyonunda görev yapacak bir oyuncu olmadan geçirme ihtimalini gündeme getiriyor.

Katalan ekibi, sözleşmesinin sona ermesinin ardından ABD MLS takımlarından Chicago Fire’a transfer olan Polonyalı Robert Lewandowski’yi kaybetti. Ferran Torres de yaklaşık 50 milyon avro (42,7 milyon sterlin) karşılığında Paris Saint-Germain’e transfer oldu. Torres, geçen sezon 49 maçta 21 gol atmış ve Lewandowski’nin forvet pozisyonundaki alternatiflerinden biri olmuştu.

Şarku’l Avsat’ın  BBC’den aktardığı habere göre Barcelona, Lewandowski’nin ayrılığının ardından Atletico Madrid’in Arjantinli golcüsü Julian Alvarez’i transfer listesinin ilk sırasına yerleştirdi. Ancak Madrid ekibinin oyuncuyu kadroda tutma konusundaki kararlılığı nedeniyle transfer oldukça zor görünüyor.

dfgrthy
Hansi Flick (DPA)

Alvarez, Dünya Kupası sırasında Atletico Madrid’den ayrılma isteğine ilişkin sinyaller vermişti. Ancak özellikle Real Madrid’in de oyuncuyla ilgilenmeye başlamasının ardından Atletico yönetimi tavrını net biçimde ortaya koydu. Kulübün CEO’su Miguel Angel Gil Marin, Alvarez’in 200 milyon avro (yaklaşık 170,8 milyon sterlin) karşılığında dahi satılık olmadığını açıkladı.

Bu tutumun Barcelona’yı alternatif isimler üzerinde çalışmaya yönelttiği belirtilirken, Alman teknik direktör Hansi Flick de hücumdaki eksikliğin giderilmesi için kulübün “bir şeyler yapması gerektiğini bildiğini” söyledi.

Flick’in elindeki alternatifler

Flick’in mevcut kadro içerisinde başvurabileceği çeşitli seçenekler bulunuyor. Bunların başında genç yıldız Lamine Yamal geliyor. Alman teknik adam, Yamal’ı zaman zaman “sahte 9” pozisyonunda denese de oyuncuyu sağ kanatta kullanmayı tercih ediyor. Yamal, takımın hücumdaki en önemli silahlarından biri olmayı sürdürüyor.

Yamal geçen sezon 24 gol atarken, İspanya Milli Takımı ile de Dünya Kupası şampiyonluğu yaşadı. Ancak oyuncunun en büyük tehdit oluşturduğu bölge sağ kanat. Burada rakip beklerle bire bir mücadeleye girebilen Yamal, içeriye kat ederek pozisyon üretebiliyor ve takım arkadaşlarına gol fırsatları hazırlayabiliyor.

7kkl
Lamine Yamal (Reuters)

Dani Olmo da sahte 9 olarak görev yapabilecek oyuncular arasında bulunuyor. Flick daha önce Brezilyalı Raphinha’yı da “merkezi” bir pozisyonda kullanmıştı. Fermin Lopez ise hücum hattında daha ileri bir rolde görev yapabilir.

Yeni transferler Anthony Gordon ve Karim Adeyemi ise hızları ve savunma arkasına yaptıkları koşularla dikkat çekiyor. Ancak iki oyuncu da geleneksel anlamda bir santrfor niteliği taşımıyor.

Flick, bir başka seçenek olarak son derece hareketli bir hücum hattına yönelebilir. Bu sistemde oyuncular sürekli pozisyon değiştirerek rakip savunmanın dengesini bozabilir ve rakip stoperlerin arasında sabit bir santrfor bulunmayabilir.

Bu yaklaşım Barcelona’yı rakip savunmalar açısından daha zor bir takım haline getirebilir. Ancak kulübün önceliğinin yine de uzman bir santrfor transfer etmek olduğu belirtiliyor.

Gözler Gyökeres’te

Barcelona’nın gündemindeki isimlerden biri de Arsenal’in İsveçli golcüsü Viktor Gyökeres.

Arsenal daha önce Gyökeres’i, Julian Alvarez transferinin de dahil olabileceği bir takas formülünde değerlendirmişti. Ancak Arjantinli yıldızın transferinin çıkmaza girmesi, Barcelona’nın dikkatini İsveçli golcüye çevirmesine neden olabilir.

Gyökeres, geçen yaz Portekiz ekibi Sporting’den Arsenal’e transfer olmuş ve bonuslarla birlikte toplam 73 milyon avroya (64 milyon sterlin) ulaşan bir bedelle İngiliz ekibinin yolunu tutmuştu. İsveçli forvet, ilk sezonunda 21 gol kaydederken Arsenal de Premier Lig şampiyonluğuna ulaşmıştı.

Ancak Barcelona’nın, yalnızca bir sezonun ardından Gyökeres’i bırakması için Arsenal’i ikna edebilmek adına önemli bir mali taahhütte bulunması gerekecek.

Lautaro ve Luis Suárez de listede

Barcelona’nın değerlendirdiği diğer seçenekler arasında Inter’in Arjantinli forveti Lautaro Martinez ile Sporting’in Kolombiyalı golcüsü Luis Suárez de bulunuyor.

Barcelona yönetimi, 1 Eylül’de kapanacak transfer döneminden önce hücum hattındaki boşluğu dolduracak bir çözüm bulmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Flick’in elinde mevcut kadroyla bu açığı kapatabilecek çeşitli taktik seçenekler bulunuyor. Ancak klasik bir santrforun yokluğu, özellikle Barcelona’nın sezon boyunca tüm kulvarlarda mücadele etmeyi hedeflediği düşünüldüğünde, Katalan ekibinin karşılaşacağı en önemli sorunlardan birine dönüşebilir.