Uluslararası Denizcilik Örgütü: Hürmüz'de mahsur kalan denizcilerin tahliyesi birkaç hafta sürecek

Umman kıyıları açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler, 24 Haziran 2026 (Reuters)
Umman kıyıları açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler, 24 Haziran 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Denizcilik Örgütü: Hürmüz'de mahsur kalan denizcilerin tahliyesi birkaç hafta sürecek

Umman kıyıları açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler, 24 Haziran 2026 (Reuters)
Umman kıyıları açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler, 24 Haziran 2026 (Reuters)

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, dün Fransız Basın Ajansı’na (AFP) verdiği mülakatta, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması nedeniyle Körfez bölgesinde mahsur kalan 11 bin denizcinin tahliyesinin "birkaç hafta" sürebileceğini belirtti.

Birleşmiş Milletler’in deniz güvenliğinden sorumlu kuruluşu IMO tarafından salı günü duyurulan tahliye planı, savaşın başlamasından bu yana bölgede mahsur kalan 600 geminin nihayet ayrılmasına imkân tanıyacak. Dominguez, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bütün denizcilerin tahliyesini fiilen tamamlayabilmemiz için birkaç haftaya daha ihtiyacımız olacak" dedi.

IMO Sözcüsü ise dün yaptığı açıklamada, örgüt tarafından uygulamaya konulan yeni çıkış planı kapsamında gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişe başladığını bildirdi.

Örgüt, onaylanması birkaç ay süren planın, İran savaşı nedeniyle Körfez'de mahsur kalan ve içinde yaklaşık 11 bin denizcinin bulunduğu yüzlerce geminin boğazdan yelken açmasını sağlayacağını kaydetti. Dün açıklamada bulunan sözcü, "Gemiler plan doğrultusunda geçişlere başladı" derken, boğazı geçen gemilere ilişkin detay vermekten kaçındı.

Londra Borsası Grubu’nun (LSEG) gemi takip verileri, son 12 saat içinde plan kapsamında en az 2 kuru yük gemisi ile bir kargo gemisinin Hürmüz Boğazı’nı geçtiğini gösterdi. Nakliye verileri ayrıca, mahsur kalan ve toplamda 5 milyon varil ham petrol taşıyan 3 petrol tankerinin de boğazdan ayrıldığını, bunlardan ikisinin Asya’ya doğru ilerlediğini ortaya koydu. Ancak bu tankerlerin IMO planı dahilinde ayrılıp ayrılmadığı henüz netlik kazanmadı.

Umman'ın Musandam kentinden çekilen, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, 18 Haziran 2026 (Reuters)Umman'ın Musandam kentinden çekilen, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, 18 Haziran 2026 (Reuters)

Boğazdan çıkış için iki geçici rota

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre LSEG ve MarineTraffic verileri, çoğunluğu kuru yük, kargo, konteyner gemileri ile 5 petrol tankeri ve römorkörlerden oluşan en az 35 ticari gemi boğazdan geçmek için hazırlık yaptığını gösteriyor.

IMO tarafından dün plan hakkında yayımlanan notta, "Gemilerin harekete geçmeden önce talimatları beklemesi gerekmektedir" denildi. Açıklamada ayrıca, "Bekleme alanındaki yoğunluk, seyir güvenliğini korumak adına yeni bildirimlerin gönderilmesinin askıya alınmasına yol açacaktır" uyarısı yer aldı.

Uluslararası Denizcilik Örgütü, planın uygulanmasının ABD ile İran arasında varılan ateşkes anlaşması sayesinde mümkün olduğunu ilan etti.

Enerji sevkiyatlarında artış

Kpler şirketinin analizi, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin son birkaç günde gözle görülür bir iyileşme kaydettiğini ve günlük ortalama geçiş yapan gemi sayısının, daha önceki 10-11 seviyesinden 25'in üzerine çıktığını gösterdi. Ancak bu rakam, 28 Şubat'ta çatışmaların patlak vermesinden önce görülen günlük ortalama 125 gemi geçişine kıyasla oldukça düşük bir seviyede kalıyor.

Birçok gemi, takip edilebilmek için Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) transponderlarını aktif hale getirse de bazı gemilerin sinyallerinin parazite maruz kalması veya gemilerin boğazdaki hareketlerini gizlemesi nedeniyle radarda görünmeyebileceği belirtiliyor. IMO tahminleri ve piyasa verileri, Körfez'de yaklaşık 100'ü tanker olmak üzere 500 ila 600 geminin mahsur kaldığına işaret ediyor.



ABD'de Donald adı dibi gördü

Donald hâlâ ilk binde yer alsa da tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar az sayıda ebeveyn, bebeklerine bu adı veriyor (Reuters)
Donald hâlâ ilk binde yer alsa da tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar az sayıda ebeveyn, bebeklerine bu adı veriyor (Reuters)
TT

ABD'de Donald adı dibi gördü

Donald hâlâ ilk binde yer alsa da tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar az sayıda ebeveyn, bebeklerine bu adı veriyor (Reuters)
Donald hâlâ ilk binde yer alsa da tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar az sayıda ebeveyn, bebeklerine bu adı veriyor (Reuters)

Çocuklarına "Donald" adını veren Amerikalıların sayısı, başkanın ikinci döneminde yeni bir dip noktasına ulaşarak her zamankinden daha düşük seviyelere indi.

NOTUS'un salı günü bildirdiğine göre Sosyal Güvenlik İdaresi verileri, 2025'in Donald adının kayıtlara geçen en düşük popülarite seviyesine ulaştığı yıl olduğunu gösterdi. Donald, ABD'de en popüler adlar arasında 690. sırayı aldı.

2025'te en popüler 690. Amerikan kız ismi ise, HBO dizisi Game of Thrones'ta Dothraki dilinde "kraliçe" anlamına gelen Khaleesi oldu.

Sosyal Güvenlik İdaresi verilerine göre 2025'te erkek bebeklerde en popüler ad Liam, kız bebeklerde ise Olivia'ydı.

Başkan Trump, adının popülaritesinin zirveye ulaşmasından 12 yıl sonra, 1946'da doğdu. Donald adı 1990'lara kadar en popüler 100 bebek ismi arasında kaldı.

Yayın organı, Donald adının popülaritesi Trump siyasete girmeden önce azalmaya başlamış ve 2004'te, The Apprentice programının yayına başladığı yıl, listede 263. sıraya gerilemişti.

Bu ad, Trump'ın ilk kez başkan seçildiği 2016'da 489. sıraya düşmüş ve ikinci döneminde daha da gerilemişti.

Melania ise, Trump'ın ilk başkanlığına başladığı 2017'de en popüler kız isimleri arasında ilk bine girmişti. Ancak o zamandan beri First Lady'nin adı sıralamalarda yer almadı.

Trump'ın selefi Barack Obama'ya bakıldığındaysa, göreve geldiğinden beri ne Barack ne de Obama popüler bir bebek adı olmadı ve en popüler bin bebek ismi arasına hiç giremedi.

Joseph ismi, 2025'te en popüler 29. erkek adı oldu. Joseph, ABD genelinde sürekli yüksek bir tercih olmayı sürdürse de Joe Biden'ın görevden ayrıldığı 2024'te 2000'den bu yana en düşük sıralamasına geriledi.

Trump, yeniden göreve geldikten sonra adını Washington'daki anıtlara yazdırma çabasında. Ancak yakın zamanda bir yargıcın, Kongre'nin izni olmadan yasadışı bir şekilde yerleştirildiğine karar vermesinin ardından adının Kennedy Center'dan kaldırılması emredildi.

2026'nın başlarında yapılan bir oylamada, Florida'daki Palm Beach havalimanının Donald J. Trump Uluslararası Havalimanı olarak yeniden adlandırılmasına karar verilmiş ve mevcut federal yasa yaşayan bir kişinin yüzünün para üzerinde kullanılmasını yasaklamasına rağmen başkanın yüzünün hatıra amaçlı 250 dolarlık bir banknota konulmasını öneren yasa tasarısı Kongre'de bekliyor.

Başkan olmadan önce Trump, soyadını binalarına ve golf sahalarına altın harflerle yazdırmıştı.

Independent Türkçe


ABD'lilerin yalnızca dörtte biri İran savaşının maliyetine değdiği fikrinde

Yeni ankete göre Amerikalıların sadece dörtte biri Başkan Donald Trump'ın İran'la savaşının maliyetine değdiğine inanıyor (AFP)
Yeni ankete göre Amerikalıların sadece dörtte biri Başkan Donald Trump'ın İran'la savaşının maliyetine değdiğine inanıyor (AFP)
TT

ABD'lilerin yalnızca dörtte biri İran savaşının maliyetine değdiği fikrinde

Yeni ankete göre Amerikalıların sadece dörtte biri Başkan Donald Trump'ın İran'la savaşının maliyetine değdiğine inanıyor (AFP)
Yeni ankete göre Amerikalıların sadece dörtte biri Başkan Donald Trump'ın İran'la savaşının maliyetine değdiğine inanıyor (AFP)

Yeni bir ankete göre Amerikalıların sadece dörtte biri Başkan Donald Trump'ın İran'la savaşının maliyetine değdiğine inanıyor.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin tahminlerine göre savaş, Pentagon'a yaklaşık 40 milyar dolara mal oldu. Ancak Amerikalılar savaşın yükünü en çok akaryakıt fiyatlarında hissetti.

ABD, İsrail'le birlikte şubat sonunda İran'a saldırmaya başlayınca Tahran, Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatarak karşılık verdi. Gemilerin bu kritik petrol güzergahından geçememesiyle yakıt fiyatları fırladı.

Reuters/Ipsos'un yeni anketine göre Amerikalıların sadece yüzde 24'ü savaşın maliyetine değdiğini söyledi. Katılımcıların yarısı savaşın değmediğini söylerken, geri kalanı emin değildi.

Mayısta yıllık enflasyon yüzde 4,2'ye yükselerek 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Hayat pahalılığındaki artışın temel nedeni, İran savaşının sebep olduğu yüksek enerji fiyatlarıydı.

Yönetimin mal ve hizmetlerin maliyetini zaman içindeki değişimini izlemek adına kullandığı Tüketici Fiyat Endeksi'ne göre benzin fiyatları mayısta bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 40,5 arttı.

Savaş sona eriyormuş gibi görünürken, AAA motor kulübüne göre ABD'de bir galon normal benzinin ortalama fiyatı 4,50 dolardan 3,93 dolara düştü.

Ancak Associated Press'e göre, savaşın başında ortalama 2,98 dolar olan benzin fiyatlarına kıyasla hâlâ önemli ölçüde daha yüksek.

Trump, geçen çarşamba Fransa'daki G7 Zirvesi sırasında İran'la geçici bir barış anlaşması imzalamıştı.

Washington ve Tahran kalıcı barış için çalışırken anlaşma, Hürmüz Boğazı'nı açmış ve savaş sırasında uygulanan ABD deniz ablukasını sona erdirmişti.

Ancak Amerikalıların çoğu, iki ülkenin kalıcı bir anlaşmaya varacağına ikna olmuş değil.

Reuters anketine katılanların yaklaşık yüzde 63'ü, geçici anlaşmanın kalıcı barışa yol açmasının olası olmadığını söyledi.

vfgbhjuı
Trump çarşamba günü İran'la geçici bir barış anlaşması imzalasa da Amerikalıların çoğu iki ülkenin kalıcı barışa ulaşacağına ikna olmuş değil (AFP)

Trump'ın kendi partisi bile şüpheci. Ankete katılan Cumhuriyetçilerin yaklaşık yarısı, çatışmaların kalıcı bir şekilde sona ermesinin olası olmadığını söyledi.

Ankette Trump'ın hayat pahalılığını nasıl ele aldığına ilişkin onay oranı şaşırtıcı bir şekilde yüzde 22'de kaldı.

Reuters, yüzde 22'lik oranın Trump'ın başkanlığının en düşük seviyesine yakın ve Trump'ın sık sık bugünkü ekonomik sıkıntılardan sorumlu tuttuğu eski Demokrat Başkan Joe Biden'ın görev süresinin sonundaki oranının altında olduğunu belirtti.

Independent Türkçe


Trump'tan Netanyahu'ya: Tüm Yahudiler senden bıktı

Aralık ayında Donald Trump ve Binyamin Netanyahu (Reuters)
Aralık ayında Donald Trump ve Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Trump'tan Netanyahu'ya: Tüm Yahudiler senden bıktı

Aralık ayında Donald Trump ve Binyamin Netanyahu (Reuters)
Aralık ayında Donald Trump ve Binyamin Netanyahu (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yla çalkantılı ilişkisi, geçen sonbaharda İsrail liderinin Hamas'a karşı savaşında ABD arabuluculuğunda yapılan ateşkesi kabul etmedeki isteksizliği nedeniyle telefonda bağrışmaya dönüşmüş.

The New York Times muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan'ın kaleme aldığı, Trump'ın iktidara dönüşüne dair içeriden bir bakış sunan Regime Change: Inside the Imperial Presidency of Donald Trump (Rejim Değişikliği: Donald Trump'ın İmparatorluk Başkanlığının İç Yüzü) adlı yeni kitaba göre, Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve başkanın damadı Jared Kushner, Katar'ın Doha kentindeki Hamas liderine yönelik İsrail hava saldırısının ardından Netanyahu'nun son anda geri adım atarak hazırladıkları 20 maddelik barış planından vazgeçmeye çalışacağına inanıyordu.

İki amatör barış müzakerecisi, Netanyahu 27 Eylül'de Trump'ı aradığında, İsrail liderinin işleri bozacağını düşünerek telefonu dinledi.

Bunun yerine Trump'ın Netanyahu'ya küfürlü ve öfkeli bir çıkış yaptığını, savaşın "lanet olası derecede uzadığını" söyleyerek onu "lanet olası şeye razı olmaya" zorladığını duydular.

Trump, "Herkes senden bıktı Bibi. Bütün Yahudiler senden bıktı" dedi.

"Bu görüşmedeki iki Yahudi'nin de" (Kushner ve Witkoff) İsrail liderinden benzer şekilde "bıkmış" olduğunu ekledi ve kendisini "İsrail'in şimdiye kadar sahip olduğu en iyi dost" diye tanımlayarak Kushner'in hazırladığı anlaşmayı kabul etmeye çağırdı.

Trump'ın "Herkes senden nefret ediyor ve ben senin yanında durdum" diye devam ettiği, önerilen mutabakatın "İsrail için harika bir anlaşma" olduğunu eklediği ve Netanyahu'nun kabul etmemesinin iki eski müttefik arasında "boşanmaya" yol açacağı uyarısını yaptığı bildirildi.

Netanyahu daha sonra Kushner ve Witkoff'un ortaya koyduğu anlaşmayı kabul etmiş ve 18 gün öncesinde Katar'a yapılan hava saldırısı için özür dilemişti.

ABD ve İsrail liderleri arasındaki gerilimlere rağmen Netanyahu, birkaç ay sonra Trump'ı İran'la savaş başlatmak için İsrail'e katılmaya ikna etmeyi başardı ve Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatarak misilleme yapmasının ardından küresel ekonomi altüst oldu.

Independent Türkçe