Venezuela'da can kaybının bine yaklaştığı depremler, ülkenin geçici lideri Delcy Rodriguez'in siyasi konumunu da sarsabilir.
Reuters'ın analizinde göre enkaz altındakilerin kurtarılması, yaralıların tedavisi ve yıkılan altyapının yeniden inşası Rodriguez için liderliğini kanıtlama sınavı niteliğinde.
Çabaların yetersiz kalması durumunda, ABD'nin ocak ayında düzenlediği baskınla Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından ülkenin başına geçen Rodriguez için ciddi siyasi sonuçlar oluşabilir.
Karakas'ta yaşayan siyaset bilimci Tony Frangie Mawad, Rodriguez'in "yeni Venezuela" söyleminin yeniden inşa fikrine dayandığını belirterek, ""Ülke şimdi gerçekten altyapısını yeniden inşa etmek zorunda" diyor.
Ancak uzmanlar, uzun yıllardır devam eden ekonomik kriz ve zayıflayan kamu hizmetleri nedeniyle toparlanma sürecinin son derece zor olacağı görüşünde.
Mawad'a göre hükümet, uluslararası yardımları etkin kullanıp süreci iyi yönetebilirse afet etrafında ulusal birlik duygusu oluşturabilir. Rodriguez de depremlerin ardından yaptığı ilk açıklamasında "Bu felaketin üstesinden birlikte geleceğiz" demişti.
ABD yönetiminin yardımları da toparlanma sürecinde belirleyici olacak. ABD Dışişleri Marco Rubio, 150 milyon dolarlık yardım taahhüdünde bulunmuştu.
Ancak ABD yardımları, Beyaz Saray'ın Karakas yönetimi üzerindeki etkisini artırabilir ve Rodriguez'i Washington'a daha bağımlı hale getirebilir.
Wall Street Journal'ın analizinde Donald Trump yönetiminin, Rodriguez'le kurduğu ortaklıkla istikrarı sağlayarak "Maduro hükümetinin yapamadığını kendisinin başarabileceğini göstermek istediği" yazılıyor.
New York Times'ın görüş aldığı Washington merkezli düşünce kuruluşu Amerikalararası Diyalog'dan Michael Shifter, ABD yardımlarının Trump yönetimi için "fırsat" olduğunu söylüyor:
Trump yönetiminin ülkeyi adeta yağmalayıp talan eden sert tutumuna ve egemenlikle ulusal hakimiyetin yitirilmesine yönelik endişeler giderek artıyor. Deprem yardımları, ABD'nin iş ve petrolden öte şeylerle ilgilendiğini gösterme fırsatı olabilir.
Latin Amerika'da büyük depremler geçmişte de siyasi dengeleri değiştirmişti. 1972'de Nikaragua'daki deprem sonrası yolsuzluk iddiaları Anastasio Somoza rejiminin çöküşünü hızlandırmış, 1985 Meksika depreminde yetersiz görülen kriz yönetimi de Marksist Miguel de la Madrid yönetiminin sonunu hazırlayan dönüm noktalarından biri olmuştu.
ABD Jeolojik Araştırma Merkezi'nin (USGS) verilerine göre 25 Haziran'da Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem yaşanmıştı.
Karakas yönetimi, can kaybının 920'ye yaralı sayısının da 3 bin 360'a yükseldiğini bildirmişti.
Independent Türkçe, Reuters, New York Times, Wall Street Journal