Trump'ın baskısı Kanadalıları vatansever yaptı

Yeni ankete göre Kanadalıların yüzde 52'si uyruklarından büyük gurur duyuyor (Reuters)
Yeni ankete göre Kanadalıların yüzde 52'si uyruklarından büyük gurur duyuyor (Reuters)
TT

Trump'ın baskısı Kanadalıları vatansever yaptı

Yeni ankete göre Kanadalıların yüzde 52'si uyruklarından büyük gurur duyuyor (Reuters)
Yeni ankete göre Kanadalıların yüzde 52'si uyruklarından büyük gurur duyuyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkelerini 51. eyalet yapma tehdidi ve ihracatlarına gümrük vergisi koyması, Kanadalıların vatanseverliğini canlandırdı.

Politico'nun yeni anketine göre Kanada halkı, Birleşik Krallık ve Fransa da dahil birçok Avrupa ülkesine kıyasla önemli ölçüde daha yüksek düzeyde ulusal gurur hissediyor.

Public First tarafından yapılan anket, Kanadalıların yüzde 52'sinin uyruklarından büyük gurur duyduğunu ortaya koydu. Bu, iki yıldan kısa süre önceki kamuoyuyla büyük bir tezat oluşturuyor.

Kanada'nın Angus Reid Enstitüsü, Aralık 2024'te milliyetleriyle "çok gurur duyduğunu" söyleyen Kanadalıların oranının 1985'ten bu yana yüzde 78'den yüzde 34'e düştüğünü bildirmişti.

Public First'ün yöneticisi Seb Wride, Politico'ya, "Dünyadaki ilerici liderler için Kanada, ulusal gurur söylemini seçmeni uzaklaştırmadan kurmanın mümkün olduğunu gösterebilir" diye konuştu.

Ancak bunun için, Trump'ın Kanada'ya yaptığı gibi komşu bir ülkenin gerilimi ciddi biçimde tırmandırması gerekiyorsa, bunu tekrarlamak pek kolay görünmüyor.

Trump, Kanada'yı ve diğer egemen toprakları satın alma fikrini göreve dönmeden önce ortaya atmıştı.

Trump, Aralık 2024'te Truth Social'da, "Birçok Kanadalı, Kanada'nın 51. Eyalet olmasını istiyor. Vergilerden ve askeri korumadan muazzam miktarda tasarruf edecekler. Bence bu harika bir fikir. 51. Eyalet!!!" diye yazmıştı.

Bir ay sonra ikinci dönemine başladığında, daha somut bir tehdit ortaya çıktı: Ticaret savaşı.

Şubat 2025'te Trump, Kanada'dan yapılan ithalata yüzde 25 gümrük vergisi getiren bir başkanlık emri imzalamıştı. O zamanki Kanada Başbakanı Justin Trudeau, buna karşılık toplam değeri 100 milyar doları aşan ABD malına gümrük vergisi uygulayacağını duyurmuştu.

Trump, Kanada'ya yüzde 25'lik gümrük vergisini Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası kapsamında uygulamıştı. Bir yıl sonra Yüksek Mahkeme, 1977 tarihli bu yasa kapsamında uygulanan gümrük vergilerini anayasaya aykırı oldukları gerekçesiyle iptal etti.

Trump'ın ilk başkanlık döneminde müzakere ederek imzaladığı ABD-Meksika-Kanada Anlaşması, çarşamba günü yenilenme sürecine girdi.

Associated Press'in haberine göre ABD'nin Kanada ve Meksika'yla olan ticaret açığını azaltmak için değişiklikler talep etmesi nedeniyle üç ülke arasında aylarca sürecek müzakereler gerçekleşmesi muhtemel.

Kanada, Trump'ın agresif taktikleri karşısında müşterek bir gurur duygusu yaşıyor gibi görünse de Politico'nun anketine göre Kanadalıların çoğunluğu ülkenin hâlâ bölünmüş olduğunu belirtiyor.

Katılımcıların yüzde 39'u mevcut kutuplaşmanın hatırlayabildikleri en kötü düzeyde olduğunu söylerken, yüzde 27'si ise ülkenin geçmişte bundan daha derin ayrışmalar yaşadığı görüşünü dile getirdi.

Independent Türkçe



Hamaney'in cenaze töreni görüşmeleri durdurdu... Tahran'dan Washington ve Tel Aviv'e yeni saldırı uyarısı

Hamaney'in cenaze töreni görüşmeleri durdurdu... Tahran'dan Washington ve Tel Aviv'e yeni saldırı uyarısı
TT

Hamaney'in cenaze töreni görüşmeleri durdurdu... Tahran'dan Washington ve Tel Aviv'e yeni saldırı uyarısı

Hamaney'in cenaze töreni görüşmeleri durdurdu... Tahran'dan Washington ve Tel Aviv'e yeni saldırı uyarısı

İran'daki gerilim, askeri ve bölgesel boyutta yeni bir aşamaya taşındı. Tahran yönetimi, bugün (Perşembe), İran makamlarının belirlediği güzergâhlara uymadan Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerine askeri karşılık verileceği tehdidinde bulundu. Sürpriz nitelikteki bu açıklama, Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi'nin, İslamabad Mutabakat Muhtırası'nın ihlallerini bildirmek ve izlemek amacıyla bir iletişim kanalı kurulması konusunda anlaşmaya varıldığını duyurmasından yalnızca birkaç saat sonra geldi.

İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Harekât Başkanlığı tarafından yapılan ve devlet televizyonunda yayımlanan açıklamada, yetkili makamlarca belirlenen seyir rotalarına uyulmaması hâlinde "anında ve güçlü bir karşılık" verileceği belirtildi. Açıklamada, "İran tarafından Hürmüz Boğazı için belirlenen güzergâhlara uyulmaması, rotadan sapılması veya onaylı seyir protokollerinin ihlal edilmesi durumunda silahlı kuvvetler derhâl ve sert şekilde karşılık verecek, bu da kuralları ihlal eden gemilerin güvenliğini tehlikeye atacaktır" ifadeleri kullanıldı.

Bu denizcilik uyarısı, Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda Doha'da ABD ile İran arasında gerçekleştirilen dolaylı teknik görüşmelerin hemen ardından geldi. Taraflar, 17 Haziran'da imzalanan geçici anlaşmanın uygulanmasını ele alırken, arabulucular görüşmelerde "olumlu ilerleme" sağlandığını açıklamıştı. Ancak İran ordusunun son açıklaması, Hürmüz Boğazı'nda gemi güzergâhlarını belirleme yetkisi ve geçiş koşulları konusundaki anlaşmazlığın sürdüğünü ortaya koydu. Açıklamada ayrıca, Amerikan savaş uçaklarının boğaz üzerindeki uçuşlarının "bu stratejik su yolunda güvensizlik yarattığı ve bölgenin güvenliğini tehdit ettiği" savunuldu.

Siyasi cephede ise, olası yeni saldırılar öncesinde kamuoyunu seferber etmeye yönelik bir adım olarak, İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, eski İran lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin "intikamının alınması" çağrısında bulundu ve halkı cenaze törenine yoğun katılım göstermeye davet etti.

AFP tarafından aktarılan açıklamada Kalibaf, "İran halkının tamamını, cenaze törenine katılarak ülke tarihinin şanlı sayfalarından birini yazmaya davet ediyorum" dedi. Kalibaf, 28 Şubat'ta ABD-İsrail ortak saldırısının ilk gününde hayatını kaybeden Hamaney için düzenlenecek cenaze töreninin Cumartesi günü Tahran'da gerçekleştirileceğini belirterek, "Milletin intikam çağrısı bütün dünyanın kulaklarında yankılanmalıdır" ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, İran'ın cenaze töreni öncesinde Washington ve Tel Aviv'i olası yeni saldırılar konusunda sert şekilde uyardığı bir dönemde geldi.


ABD-İran müzakereleri çıkmaza sürükleniyor

ABD-İran mutabakatı çatışmaları şimdilik askıya aldı (AFP)
ABD-İran mutabakatı çatışmaları şimdilik askıya aldı (AFP)
TT

ABD-İran müzakereleri çıkmaza sürükleniyor

ABD-İran mutabakatı çatışmaları şimdilik askıya aldı (AFP)
ABD-İran mutabakatı çatışmaları şimdilik askıya aldı (AFP)

ABD ve İran, mutabakat zaptını kalıcı barışa dönüştüremezken müzakerelerin çıkmaza sürüklenmesinden endişeleniliyor.

Taraflar, İran'ın nükleer programı gibi daha karmaşık başlıkları 60 gün içinde sonuçlandırmayı hedefliyor ancak Wall Street Journal'ın (WSJ) analizine göre henüz somut bir ilerleme kaydedilemedi.

Bunun yerine ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'nın kontrolü, İsrail'in Lübnan'daki operasyonları ve ABD yaptırımları nedeniyle dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması gibi mutabakat öncesinde çözülmesi öngörülen konuları yeniden tartışıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, savaşları durdurma vaadiyle göreve gelse de 28 Şubat'ta İsrail'le İran'a yönelik saldırıları başlatmıştı. Analize göre Cumhuriyetçi lider, Tahran'ın "oyalama taktiği" nedeniyle köşeye sıkıştı.

Mevcut durumda ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırım uygulamayacağı, nükleer müzakerelerin dondurulacağı ve Tahran'ın petrol yaptırımlarındaki gevşemeden yararlanmaya devam edeceği belirtiliyor.

ABD Hazine Bakanlığı, Trump'ın talimatıyla İran'a yönelik petrol yaptırımlarını hafifletmişti. Habere göre Tahran yönetimi, bu sayede iki ayda 10 milyar dolar gelir elde edebilir.

Düşünce kuruluşu Alman Uluslararası Politika ve Güvenlik Politikaları Enstitüsü'nden Hamidreza Azizi, Tahran'ın da uzun vadede ekonomik izolasyonunu sonlandırmak için Washington'la anlaşma yapmak isteyeceğini söylüyor.

Diğer yandan sürecin bu şekilde askıda kalmasının, özellikle uranyum zenginleştirmeyle ilgili taviz vermeye zorlanmayacağı için İran'ın avantajına olacağına dikkat çekiyor.

Son toplantı 30 Haziran'da Katar'ın başkenti Doha'da yapılmıştı. Trump, "Amerikan heyeti çok iyi toplantılar gerçekleştirdi, önümüzdeki süreçte neler olacağını göreceğiz" dedi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, İran heyetinin Doha'da özellikle İsrail'in Lübnan işgaliyle ABD'nin dondurduğu varlıkların serbest bırakılmasının ele alındığını belirtti.

Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Macid el-Ensari, bir sonraki görüşmenin ABD-İsrail saldırısında öldürülen Ali Hamaney'in cenaze töreninin ardından düzenlenmesinin planlandığını aktardı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, ABC News


Trump'ın kripto serveti tartışma yarattı: ABD tarihinin en yozlaşmış başkanı

Trump'ın, Katar'ın hediye ettiği jeti resmi makam uçağına çevirmesi tartışma yaratmıştı (Reuters)
Trump'ın, Katar'ın hediye ettiği jeti resmi makam uçağına çevirmesi tartışma yaratmıştı (Reuters)
TT

Trump'ın kripto serveti tartışma yarattı: ABD tarihinin en yozlaşmış başkanı

Trump'ın, Katar'ın hediye ettiği jeti resmi makam uçağına çevirmesi tartışma yaratmıştı (Reuters)
Trump'ın, Katar'ın hediye ettiği jeti resmi makam uçağına çevirmesi tartışma yaratmıştı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın kripto paradan kazandığı servet tartışma yarattı.

ABD Hükümet Etik Ofisi tarafından salı günü yayımlanan 927 sayfalık yıllık finansal bildirim raporunda, Trump'ın "World Liberty Financial" adlı kripto şirketinin "yönetişim tokeni" gibi yeni ürünlerin satışından 500 milyon dolardan fazla gelir sağladığı bildirilmişti.

Ayrıca CIC Digital LLC'nin Trump'ın yüzünün yer aldığı "meme coin" satışlarından 600 milyon doların üzerinde gelir elde ettiği aktarılmıştı.

World Liberty Financial ve CIC Digital LLC, Trump ailesi tarafından kurulmuştu. Kripto varlıklarla bağlantılı diğer kazançlarla birlikte Trump'ın bu sektörden elde ettiği toplam gelir 1,4 milyar dolar civarında.

Senato'nun Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi'nden Elizabeth Warren, ABD yönetiminin üzerinde çalıştığı kripto yasasının, "Trump'ın yüzsüz kripto para yolsuzluğunu" engellemesi gerektiğini söyledi.

Demokrat Senatör Warren'ın göndermede bulunduğu CLARITY yasa tasarısı, Senato'nun Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi'nden geçen ay geçmişti. Ancak Demokratların tasarıda ABD Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Kongre üyelerinin kripto sahibi olmasını engelleyen ek maddesi reddedilmişti.

Trump'a eleştirileriyle tanınan Demokrat Minnesota Valisi Tim Waltz, finansal bildirim raporunun ardından Cumhuriyetçi lideri "Amerikan tarihinin en yozlaşmış başkanı" diye niteledi.

Öte yandan Etik Ofisi'nin raporunda, Trump'ın şirketleri bu girişimlerden milyarlarca dolar ciro elde ederken, her iki kripto varlığın da piyasaya sürülmesiyle yatırımcıların büyük zarara uğradığı aktarılmıştı.

Verilere göre eylülden bu yana World Liberty tokenleri yüzde 80 değer kaybederken, Ocak 2025'te piyasaya sürüldüğünde 74 doların üzerine çıkan Trump temalı meme coinler ise 1,68 dolara kadar geriledi.

CNN'in analizinde, kasımda düzenlenecek ara seçimler öncesi yayımlanan raporun Cumhuriyetçilerin oylarını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.

Trump, Katar'ın hediye ettiği 400 milyon dolarlık yeni Air Force One'da dün yaptığı açıklamada, "Hepimiz kâr ediyoruz. Ben de kâr ediyorum çünkü çok param var, bol miktarda nakdim var" demişti.

Demokratların, ABD'de artan yaşam maliyetini ve hoşnutsuzluğu Trump'a karşı kullanmak için Katar'ın hediye ettiği jeti ve kripto kazançlarını koza dönüştürebileceği belirtiliyor.

Independent Türkçe, Guardian, CNN, ABC News