Merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in naaşı Tahran'daki Humeyni Musallası’na getirildi

ABD-İsrail saldırısında öldürülen Yüksek Lider Ali Hamaney'in naaşı, aile üyelerinin naaşlarıyla birlikte Tahran'daki İmam Humeyni Musallası’nda (Reuters)
ABD-İsrail saldırısında öldürülen Yüksek Lider Ali Hamaney'in naaşı, aile üyelerinin naaşlarıyla birlikte Tahran'daki İmam Humeyni Musallası’nda (Reuters)
TT

Merhum Yüksek Lider Ali Hamaney'in naaşı Tahran'daki Humeyni Musallası’na getirildi

ABD-İsrail saldırısında öldürülen Yüksek Lider Ali Hamaney'in naaşı, aile üyelerinin naaşlarıyla birlikte Tahran'daki İmam Humeyni Musallası’nda (Reuters)
ABD-İsrail saldırısında öldürülen Yüksek Lider Ali Hamaney'in naaşı, aile üyelerinin naaşlarıyla birlikte Tahran'daki İmam Humeyni Musallası’nda (Reuters)

ABD-İsrail saldırısında öldürülen İran dini lideri Ali Hamaney’in naaşı, altı gün sürecek cenaze törenlerinin başlamasından bir gün önce Tahran’daki İmam Humeyni Musallası’na ulaştı.

İran resmi haber ajansı İRNA, Telegram hesabından yaptığı paylaşımda, “İslam Devrimi Lideri’nin şehit naaşı İmam Humeyni Büyük Musallası’na ulaştı” ifadelerini kullandı ve dini kompleks için resmi adı kullandı.

Hamaney için yarın düzenlenecek resmi cenaze törenine milyonlarca kişinin yanı sıra çok sayıda yabancı üst düzey ismin katılması bekleniyor. İran Meclis Başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bakıri Galibaf ise Hamaney’in ölümü için “intikam” çağrısında bulunarak, halktan geniş bir katılım göstermelerini istedi.

Paylaşılan görüntülerde, Hamaney’in tabutunun İran bayrağıyla örtülü şekilde İmam Humeyni Musallası’na taşındığı görüldü. İran’ın en önemli resmî tören alanlarından biri olan mekânda, siyah giyinmiş kalabalıkların cenaze öncesi törenlere katıldığı ve tabutun kırmızı çiçekler ile beyaz süslemelerin bulunduğu bir fon önüne yerleştirildiği görüntülendi.



BM Genel Merkezi önünde kendini ateşe veren şahıs kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti

New York'taki BM Genel Merkezi önünde kendini ateşe veren adam (Reuters)
New York'taki BM Genel Merkezi önünde kendini ateşe veren adam (Reuters)
TT

BM Genel Merkezi önünde kendini ateşe veren şahıs kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti

New York'taki BM Genel Merkezi önünde kendini ateşe veren adam (Reuters)
New York'taki BM Genel Merkezi önünde kendini ateşe veren adam (Reuters)

New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi önünde kendini ateşe veren şahıs kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olayı doğrulayan New York Polisi, soruşturma başlatıldığını açıkladı.

New York Polis Teşkilatı, AFP'ye yaptığı açıklamada, yerel saatle 18.32'de (TSİ 01.32) BM Genel Merkezi yakınlarında bir erkeğin kendini ateşe verdiğine ilişkin ihbar aldıklarını bildirdi.

Polis, söz konusu kişinin Manhattan'daki Bellevue Hastanesi'nde hayatını kaybettiğini doğrularken, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını belirtti.

Yetkililer olayın nedeni hakkında herhangi bir açıklama yapmazken, New York Post gazetesi, adamın olay sırasında Tibet bayrağı taşıdığını yazdı.

Sivil toplum kuruluşu Uluslararası Tibet Kampanyası (International Campaign for Tibet) Başkanı Tenzin Gyatso, hayatını kaybeden kişinin Lobsang Rangzen olduğunu açıkladı. Gyatso, Rangzen'i "Tibet davasının yorulmak bilmeyen bir savunucusu" olarak nitelendirerek, onun yaşamını Tibet'teki insan hakları krizine ilişkin barışçıl farkındalık çalışmaları yürütmeye adadığını söyledi.

rtbrn
New York'taki BM Genel Merkezi önünde kendini ateşe veren adam (Reuters)

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Sözcüsü ise yaptığı açıklamada, "Bu trajik ve dehşet verici olaydan derin üzüntü duyuyoruz. Ailesine başsağlığı diliyoruz" ifadelerini kullandı.

Gyatso ayrıca, Rangzen'in Çin tarafından kabul edilen ve "etnik birlik" ilkesini düzenleyen yeni yasayı sert şekilde eleştirdiğini belirtti.

Söz konusu yasa, ülkedeki etnik gruplar arasında ortak bir ulusal kimliğin güçlendirilmesini ve toplumsal bütünleşmenin artırılmasını amaçlıyor. Düzenleme kapsamında, özellikle Çincenin ortak ulusal dil olarak teşvik edilmesini öngören politikalar resmiyet kazanıyor.

Yasa ayrıca, "şiddet içeren terör faaliyetlerine, etnik ayrılıkçı faaliyetlere veya dini aşırılık yanlısı faaliyetlere" katılımı suç kapsamına alıyor.


Hamaney'in cenaze töreni beklenirken Hürmüz'de deniz trafiği gerilimi

Hamaney'in cenaze töreni beklenirken Hürmüz'de deniz trafiği gerilimi
TT

Hamaney'in cenaze töreni beklenirken Hürmüz'de deniz trafiği gerilimi

Hamaney'in cenaze töreni beklenirken Hürmüz'de deniz trafiği gerilimi

ABD ve İsrail saldırılarında öldürülen İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in naaşı, altı gün sürecek cenaze töreninin başlamasından bir gün önce Tahran'daki Büyük Musalla'ya getirildi. Tören öncesinde ABD ile İran arasındaki gerilim ise sürüyor.

Yarın düzenlenecek ve İranlı yetkililerin geniş katılım sağlamaya çalıştığı cenaze töreni beklenirken, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz trafiğine ilişkin açıklamaları bölgedeki askeri ve siyasi gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı. İran, belirlediği seyir güzergâhlarına uymadan Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerine askeri karşılık verileceği uyarısında bulundu. Bu beklenmedik çıkış, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi'nin, İslamabad Mutabakat Muhtırası'nın ihlallerini bildirmek ve izlemek amacıyla bir iletişim kanalı kurulması konusunda anlaşmaya varıldığını açıklamasından yalnızca birkaç saat sonra geldi.

İran Silahlı Kuvvetleri Müşterek Karargâhı Harekât Komutanlığı, yayımladığı ve devlet televizyonunun aktardığı açıklamada, yetkililer tarafından belirlenen rotalara uyulmaması halinde "anında ve güçlü bir karşılık" verileceğini duyurdu.

Açıklamada, "İran tarafından Hürmüz Boğazı için belirlenen seyir rotalarına uyulmaması, belirlenen güzergâhlardan sapılması veya İran'ın onayladığı denizcilik protokollerinin göz ardı edilmesi durumunda silahlı kuvvetler derhal ve güçlü şekilde karşılık verecek, bu da kuralları ihlal eden gemilerin güvenliğini tehlikeye atacaktır" ifadelerine yer verildi.

Söz konusu denizcilik uyarısı, ABD ile İran'ın Katar ve Pakistan'ın arabuluculuğunda Doha'da gerçekleştirdiği dolaylı teknik görüşmelerin hemen ardından geldi. Taraflar, 17 Haziran'da imzalanan geçici anlaşmanın uygulanmasını ele alırken, arabulucular görüşmelerde "olumlu ilerleme" kaydedildiğini açıklamıştı.

Bununla birlikte İran'ın askeri açıklaması, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin seyir rotalarını belirleme yetkisinin hangi tarafa ait olduğu ve geçiş şartları konusundaki derin görüş ayrılıklarının sürdüğünü ortaya koydu. Açıklamada ayrıca, ABD savaş uçaklarının boğaz üzerindeki uçuşlarının "bu stratejik su yolunda güvensizliğe yol açtığı ve bölgenin güvenliğini tehdit ettiği" savunuldu.


ABD Hava Kuvvetleri, Trump'ın görevden alınmasını isteyen bir subay hakkında soruşturma başlatıyor

30 Haziran'da Kongre binası önünde Trump'ı ve yolsuzluklarını kınayan bir gösteri düzenlendi (AP)
30 Haziran'da Kongre binası önünde Trump'ı ve yolsuzluklarını kınayan bir gösteri düzenlendi (AP)
TT

ABD Hava Kuvvetleri, Trump'ın görevden alınmasını isteyen bir subay hakkında soruşturma başlatıyor

30 Haziran'da Kongre binası önünde Trump'ı ve yolsuzluklarını kınayan bir gösteri düzenlendi (AP)
30 Haziran'da Kongre binası önünde Trump'ı ve yolsuzluklarını kınayan bir gösteri düzenlendi (AP)

ABD Hava Kuvvetleri, üniformasıyla katıldığı bir protesto sırasında Başkan Donald Trump ile Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in görevden alınması çağrısında bulunan bir subay hakkında soruşturma başlatılacağını açıkladı.

İnternette paylaşılan görüntülere göre Binbaşı Jason Watson, çarşamba günü düzenlenen protestoda, Kongre onayı olmaksızın İran'a yönelik askeri operasyon düzenlenmesi de dahil olmak üzere çeşitli gerekçelerle Trump ve Vance'i eleştirdi. Görüntülerde, Kongre Binası (Capitol) polisi, üzerinde Trump ve Vance hakkında güven oylaması yapılması, görevden alınmaları ve haklarında mahkûmiyet kararı verilmesi çağrısı bulunan pankart taşıyan Watson'ı gözaltına alırken görülüyor.

ABD Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Troy Meink'in ofisi, Watson'ın adını doğrudan anmadan, bir hava kuvvetleri subayının Kongre Binası önündeki protestoya katıldığına ilişkin haberleri doğruladı. Açıklamada, olayla ilgili soruşturmanın "herhangi bir engelle karşılaşmadan sürdürüleceği" belirtildi.

Ofisin X platformunda yaptığı paylaşımda, "Yönetim, ordumuzun tarafsız niteliğini zedeleyebilecek iddialar da dahil olmak üzere tüm disiplin ihlali iddialarını ciddiyetle ele almaktadır" ifadelerine yer verildi.

ABD askeri personeli ile ilgili mevzuat, özellikle üniformalı iken siyasi faaliyetlere önemli sınırlamalar getiriyor. Askeri Ceza Kanunu'nun 88. maddesi, subayların "başkan, başkan yardımcısı ve Kongre hakkında aşağılayıcı ifadeler kullanmasını" yasaklıyor.

Watson ise eyleminin doğurabileceği sonuçların farkında olduğunu belirterek, "Benim kim olduğumdan çok daha önemli olan, vermek istediğim mesaj ve bunu söylemek için ödemeye hazır olduğum bedeldir" dedi.

Reuters, görüşlerini almak için Watson'a ulaşamadı.