Ankara'daki NATO zirvesi, Trump’ın gölgesinde ittifakın birliği açısından yeni bir sınav

Ahmed eş-Şara zirvenin düzenlendiği tarihlerde Türkiye'yi ziyaret edecek mi?

Fotoğraf: NATO üyesi devletlerin bayrakları, Belçika'nın Brüksel şehrindeki NATO karargahında dalgalanıyor, 2 Nisan 2025
Fotoğraf: NATO üyesi devletlerin bayrakları, Belçika'nın Brüksel şehrindeki NATO karargahında dalgalanıyor, 2 Nisan 2025
TT

Ankara'daki NATO zirvesi, Trump’ın gölgesinde ittifakın birliği açısından yeni bir sınav

Fotoğraf: NATO üyesi devletlerin bayrakları, Belçika'nın Brüksel şehrindeki NATO karargahında dalgalanıyor, 2 Nisan 2025
Fotoğraf: NATO üyesi devletlerin bayrakları, Belçika'nın Brüksel şehrindeki NATO karargahında dalgalanıyor, 2 Nisan 2025

Ömer Önhon

7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da yapılması planlanan 36. NATO zirvesi ayrı bir önem taşıyor. Bu önem, büyük kararların ya da ayrıntılı belgelerin açıklanma ihtimalinden değil, zamanlamasından kaynaklanıyor, zira zirve, örgütün geleceğini ve uluslararası sistemdeki konumunu etkileyen geniş çaplı jeopolitik gelişmelerin yaşandığı, ittifakın kendi içinde derin iç tartışmalara sahne olduğu bir dönemde düzenleniyor.

Avrupa'nın güvenlik mimarisinin yeniden inşa edildiği ve Ortadoğu'nun yeni bir yapılanma dalgasına maruz kaldığı bir dönemde, Ukrayna ve İran'daki savaşlar bölgesel ve uluslararası düzeyde güvenlik ve siyaset üzerinde derin izler bırakıyor.

Bunlara ayrıca ABD ile Avrupalı ​​müttefikleri arasındaki ilişkilerde yaşanan soğukluk ekleniyor. Başkan Donald Trump'ın politikaları ve transatlantik ilişkileri yönetme tarzı, bazı müttefik ülke liderlerinin Washington'dan uzaklaşmasına ve ABD'nin güvenilirliği ve ortaklarının güvenliğine olan bağlılığı hakkındaki sorgulamaların artmasına katkıda bulundu.

Trump, NATO'nun modernizasyona ihtiyacı olduğuna ve ABD için ağır bir yük oluşturduğuna inanıyor. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması çabalarına destek çağrısına yanıt vermeyi reddeden müttefik ülkelerin liderlerine sert eleştiriler yöneltti.

Trump'ın öfkesi o kadar büyüktü ki, 25 Haziran'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ziyareti sırasında Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizzat Ankara zirvesine katılması için kendisini davet etmeseydi NATO zirvesine katılmayacağını söyledi.

Başkan Donald Trump'ın deklare ettiği hedefi, ABD'nin Avrupa'nın güvenliği konusunda taşıdığı yükü azaltmak ve Avrupalıları kıtalarını savunma konusunda daha fazla sorumluluk almaya itmektir

Bu bağlamda Ankara zirvesinin ittifakın birliğini ortaya koyma ve “NATO 3.0” kavramının uygulama adımlarını başlatma fırsatı olması bekleniyor. Daha genel anlamda ise bu zirve, ittifakın Trump’ın başkanlığı gölgesinde birliğini koruma becerisine yönelik yeni bir sınav gibi görünüyor.

Ankara zirvesinden neler bekleniyor?

Önceliklerden biri Donald Trump ile müttefik ülke liderleri arasındaki gergin atmosferi sakinleştirmek olacak. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ev sahibi ülkenin başkanı sıfatıyla ve Trump ile iyi ilişkisine dayanarak pozisyonların birbirine yakınlaştırılmasında önemli bir rol oynaması bekleniyor. Bu rolde, Trump ile ilişkileri mümkün olduğunca esnek bir şekilde yönetmeye her zaman önem veren NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de kendisine eşlik edecek. Gelgelelim bu yolda gerçek bir ilerleme kaydetmek hâlâ zor görünüyor.

Her halükârda zirve, müttefiklerin anlaşmazlıklara rağmen birlik ve eşgüdüm çerçevesinde birlikte hareket ettiği mesajını verecektir. Liderler ayrıca büyük ihtimalle NATO'nun kolektif savunmasının temelini oluşturan 1949 Washington Antlaşması'nın 5. Maddesine olan bağlılıklarını da yenileyecekler. Söz konusu maddeye göre, bir üye ülkeye yönelik herhangi bir saldırı, ittifakın bütün üyelerine yönelik saldırı sayılmaktadır.

cd cfv
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Washington’daki Beyaz Saray'ın Oval Ofisindeki bir toplantıya katılıyor, 24 Haziran 2026 (Reuters)

“NATO 3.0” kavramı da zirvenin gündeminin üst sıralarında yer alacak. Bu kavram, ittifak içinde yaşanan dönüşümü tanımlamak için kullanılıyor ve bunu yaparken ittifakın tarihini üç aşamaya ayırıyor: Soğuk Savaş aşaması, Soğuk Savaş sonrası aşama ile Ukrayna'daki savaşla başlayan üçüncü aşama. Genel Sekreter Mark Rutte bu aşamayı, ittifakın Atlantik çerçevesinde sıkı bir şekilde kalırken, ABD'ye daha az bağımlı hale geleceği yeni bir süreç olarak tanımladı. Ankara'da müttefikler bu dönüşüme olan bağlılıklarını yeniden teyit etmeye çalışacaklar.

Vizyon ve yaklaşımlardaki bazı farklılıklar devam etse de Ankara zirvesi Ukrayna'ya desteğini bir kez daha teyit edecek. NATO, üye devletler ve ortaklarıyla iş birliği içinde, askeri destek, eğitim ve diğer temel destek türleri de dahil olmak üzere Kiev'e yardımların ulaştırılmasını koordine etmeye devam ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri daha az, Avrupa ise daha fazla sorumluluk üstlenecek

Başkan Donald Trump'ın deklare ettiği hedefi, ABD'nin Avrupa'nın güvenliği konusunda taşıdığı yükü azaltmak ve Avrupalıları kıtalarını savunma konusunda daha fazla sorumluluk almaya itmektir.

Bu hedefe yönelik olarak, Lahey'deki 2025 NATO zirvesi sırasında Trump, müttefiklerin savunma harcamalarını 2035 yılına kadar GSYİH'nın yüzde 5'ine yükseltme konusunda anlaşmaya varmasını sağladı. Ayrıca yakın zamanda 5 bin Amerikan askerinin Almanya'dan çekilmesi emrini verdi ve Almanya ve Polonya'ya yeni kuvvetler konuşlandırma planlarını iptal etti.

Türk savunma sanayisi son 20 yılda büyük bir dönüşüme sahne oldu ve bugün Türkiye bu alanda öne çıkan ülkelerden biri haline geldi

Trump'ın mesajı açık ve Avrupa Birliği buna uyum sağlamaya çalışıyor. Özellikle Fransa, ABD'nin NATO üzerindeki hakimiyetinden duyduğu rahatsızlığı uzun zamandır dile getiriyor ve daha bağımsız bir Avrupa güvenlik sistemi kurulması çağrısında bulunuyordu. Trump'ın politikaları bu eğilime yeni bir ivme kazandırdı.

Avrupa Birliği, Avrupa Savunma Fonu'nun kurulması ve Avrupa Güvenlik Eylem Planı (SAFE) programı gibi destekleyici finansman ve kredi programlarının geliştirilmesi de dahil olmak üzere bu yönde somut adımlar attı.

Avrupa'nın nükleer caydırıcılığına yönelik bir vizyon geliştirme çalışmaları da sürüyor.

NATO savunma sanayinde büyük atılımlar yapıyor

Savunma sanayinin güçlendirilmesi ve savunma üretimine yatırımın artırılması NATO'nun öncelikleri haline geldi. Ankara zirvesinin resmi programı çerçevesinde Savunma Sanayi Forumu, 7 Temmuz'da Ankara Kongre Merkezi'nde NATO, müttefik ülke ve ortaklardan üst düzey yetkililerin yanı sıra sektör liderlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek.

Türk savunma sanayisi son 20 yılda büyük bir dönüşüme sahne oldu ve bugün Türkiye bu alanda öne çıkan ülkelerden biri haline geldi. Genel Sekreter Mark Rutte, Ankara'da on milyarlarca dolar değerinde yeni sözleşmelerin açıklanmasını beklediğini belirtti.

Ankara'daki ortaklar

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliği yapacağı resmi davete katılmak ve birçok müttefik ülkenin liderleriyle ikili görüşmelerde bulunmak üzere Ankara'yı ziyaret edecek. Ancak resmi oturumda liderlere konuşma yapmayacak.

NATO-Ukrayna Konseyi formatında dışişleri bakanları düzeyinde bir çalışma yemeği de düzenlenecek. Zirvenin resmi programı, NATO'nun 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi'nde başlattığı bir ortaklık programı olan İstanbul İşbirliği Girişimi'nin dışişleri bakanlarının 7 Temmuz'da yapacağı toplantıyla başlayacak. Bahsi geçen girişim, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ikili güvenlik iş birliğini geliştirmeyi amaçlıyor.

csdfv
Mark Rutte ve Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenen NATO zirvesinde fotoğraf çektiriyor, 25 Haziran 2025 (Reuters)

Ankara açıklanmamış bir olağanüstü hâl yaşıyor gibi görünüyor. Bir hafta boyunca başkentteki ana yolların çoğu trafiğe kapatılacak. Halka açık toplantılar da yasaklandı

Körfez ülkeleri, Amerika-İsrail-İran savaşı sırasında İran füzelerinin ve insansız hava araçlarının saldırılarına maruz kalmıştı. NATO’nun Beşinci Madde’si ortak ülkeleri kapsamıyor, ancak bu girişim görüş alışverişinde bulunmak ve gelecekteki iş birliği beklentilerini müzakere etmek için bir platform sunuyor.

NATO’nun Hint-Pasifik bölgesindeki ortakları Avustralya, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda da son NATO zirvelerinde olduğu gibi Ankara’daki zirveye katılacak.

Suriye Cumhurbaşkanı Ankara'ya gelecek mi?

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın zirvenin düzenleneceği tarihlerde Ankara'yı ziyaret edebileceği yönünde haberler var. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre eğer Ankara’ya gelirse, bizzat zirveye katılması için yapılmış bir davetle değil, Türkiye'nin başkentinde bulunan bazı müttefik ülkelerin liderleriyle toplantılar yapmasına olanak tanıyan, Türkiye tarafından yapılmış ikili bir davet çerçevesinde Ankara’da bulunacak.

Bilgi sahibi kaynaklar, Şara'ya henüz resmi bir davette bulunulmadığını, konunun halen birden fazla yönden ele alındığını belirtiyor.

Nusra Cephesi'nin eski lideri olmasına rağmen, Başkan Trump şu anda Şara'yı başta DEAŞ olmak üzere aşırılık yanlısı terör örgütleri ile mücadelede potansiyel ortak olarak görüyor.

Trump'ın son zamanlarda Hizbullah ile mücadele için Suriye ordusunu Lübnan'a gönderme fikri bir tartışma ve eleştiri dalgasına yol açtı.

Yoğun hazırlıklar ve geniş çaplı eleştiriler

Lojistik ve diğer hazırlıklara gelince, daha önceki NATO zirvelerinde nadiren görülen önlemler geniş çaplı tepkilere ve eleştirilere neden oldu.

Ankara açıklanmamış bir olağanüstü hâl yaşıyor gibi görünüyor. Bir hafta boyunca başkentteki ana yolların çoğu trafiğe kapatılacak. Seminerler ve eğlence etkinlikleri de dahil olmak üzere halka açık toplantılar da yasaklandı ve hayati öneme sahip sektörlerde çalışanlar dışındaki devlet çalışanları da idari izne ayrıldı.

Yolların yeniden asfaltlanması, havaalanı pistlerinin yenilenmesi ve bazı rotalarda istenmeyen görüntüleri engellemek için paneller yerleştirilmesi de dahil olmak üzere iyileştirme ve güzelleştirme çalışmaları hızla devam ediyor. NATO karşıtı gösterilere izin verilmiyor ve potansiyel sorun çıkarıcı olarak görülen kişiler gözaltına alınıyor. Zirve sırasında yaklaşık 70 bin polis ve jandarma sahada görev yapacak.

Bu büyüklükte bir etkinliğe ev sahipliği yapan her şehirde olduğu gibi terör tehdidi endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Güvenlik güçleri geçtiğimiz günlerde Ankara'da düzenlediği operasyonda bir DEAŞ üyesini etkisiz hale getirmişti. Dış politika meselelerini takip ettikleri bilinen ve hükümete yakın görülmeyen bazı önde gelen Türk gazetecilerin zirveyi takip edebilmeleri için yaptıkları akreditasyon başvuruları da reddedildi.

Eleştirilere doğrudan yanıt veren bir NATO sözcüsü, ittifakın zirveler için yapılan akreditasyon başvuruları konusunda ev sahibi ülkelerin yerel gazetecilere yönelik değerlendirmelerine dayandığını ve bu durumda reddedilen başvuruların sorumluluğunun Türkiye'ye ait olduğunu söyledi.

"Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir."



PKK militanlarını Türkiye’den çekiyor

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
TT

PKK militanlarını Türkiye’den çekiyor

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)

PKK, barış sürecini hızlandırma çabaları kapsamında Türkiye toprakları içindeki ve yakın bölgelerdeki silahlı unsurlarını geri çektiğini duyurdu.

Örgüt, birkaç gün önce Türkiye topraklarında ve sınır bölgelerinin yakınında bulunan, çatışma çıkması açısından herhangi bir tehdit oluşturmayan bütün silahlı unsurlarını geri çektiğini açıkladı. Örgüt, böylece “silahlı mücadeleyi sona erdirme ve demokratik siyasi faaliyetlere geçişle ilgili tüm adımları” barış süreci kapsamında yerine getirdiğini savundu.

PKK ayrıca aynı dönemde, sınırdan uzak olmalarına rağmen Türkiye tarafından tehdit olarak algılanmamaları amacıyla Irak’ın kuzeyindeki Zap bölgesinin batısında bulunan Metina’da dört tünel ve askerî mevziyi de boşalttığını bildirdi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise sahadaki gözlemler ve partisinin Irak’ın kuzeyinden aldığı bilgiler doğrultusunda, silahsızlanma sürecinin tamamen sona erdiğinin 27 Kasım’da ilan edilmesini beklediğini söyledi.

Televizyon programında konuşan Bakırhan, “barış sürecinin” giderek tamamlanma aşamasına yaklaştığını belirterek, 2013-2015 yılları arasında yürütülen sürece kıyasla mevcut sürece yönelik gerçek bir güven bulunduğunu vurguladı.


ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek'e konuştu: Ortadoğu'da kalıyoruz

ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı
ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı
TT

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek'e konuştu: Ortadoğu'da kalıyoruz

ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı
ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi ve IŞİD'le Mücadele Temsilciliği görevlerinde bulunan James Jeffrey'le İstanbul Sultanahmet'te sohbet etme imkânım oldu.

Trans-Atlantik Stratejik Programlar Derneğinin (TASP) İstanbul'da The Wilson Center iş birliği ile, Seven Hills ve Pasifik Teknoloji sponsorluğunda düzenlediği etkinlikte diplomatlar, savunma uzmanları ve savunma sektörü temsilcileri bir araya geldi. ABD'li emekli büyükelçiler James Jeffrey, Philip Reeker, Matthew Bryza ve Prof. Federico Donelli gibi isimlerin yanı sıra Türkiye'den de üst düzey Dışişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı gibi resmî kurumlardan katılım oldu.
 

scdfrg
İstanbul'daki "Transatlantic Security" panelinin ardından James Jeffrey ve Nevzat Çiçek

James Jeffrey'le bu toplantı vesilesiyle görüştüm ve merak ettiklerimi kendisine yöneltme şansım oldu.

Jeffrey, çok açık şekilde Ortadoğu'dan çekilmediklerini belirterek "Bu bölgede kalıyoruz" dedi.

Mekke İttifakı'nı desteklediklerini ifade eden Jeffrey, yeni bir güvenlik konseptine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

NATO'nun geleceği ne olacak?

15-20 yıl önce Amerika-Türkiye ilişkileri bugünkü duruma kıyasla iyi değildi maalesef. Şimdi Başkan Trump ve Başkan Erdoğan arasındaki ilişki o kadar yüksek, o kadar iyi ve o kadar romantik ki bu yöndeki problemler ve çözümleri görebileceksiniz.

NATO açısından Ukrayna'daki durum büyük sorun. Hiç kimse bilmiyor; en önemli aktör olan Putin'in ne yapacağını bilmiyoruz.

Türkiye ve Amerika NATO çerçevesinde bir pozisyon tutabilecek ve Rusya karşısında bir aksiyonda bulunurken er geç bir diplomatik çözüm bulabileceğiz.
 

gthy
Trans-Atlantik Stratejik Programlar Derneği'nin etkinliğine katılan Jeffrey, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğine dair iyimser mesajlar verdi

Türkiye Amerika'ya diplomatik çözümde mi yardım edecek?

Evet, bu savaş başladıktan sonra Türkiye İstanbul ve Antalya'da bir çözüme yakındı fakat birkaç dışarıdan gelen kişi problemler oluşturdu ama bir çözüm sağlanamadı. Aslında Rusya o zaman çözüme yakındı.

Sizce bu savaş ne kadar sürer?

Bence diplomatik yol bulmamız lazım. Hangi bölge Rusya'ya kalacak, hangi bölge Ukrayna'ya kalacak, ondan sonra ateşkes ortaya çıkabilecek. En önemlisi, hem Türkiye'de hem Rusya'da hem Avrupa'da hem de Amerika'da yeni güvenlik sistemi meselesi gündeme gelecek. 1991'de yeni bir güvenlik sistemi bulabildik. Başkan Gorbaçov ve Başkan Bush, Thatcher, Alman Başbakanı Helmut Kohl, Fransa Başkanı Mitterrand ve Turgut Özal'la. Fakat birkaç sene sonra her şey değişti ve yeni bir durum ortaya çıktı. Gürcistan, Kırım, Suriye'de durum.
 

xsdrfvgh
James Jeffrey ve Nevzat Çiçek, İstanbul Sultanahmet'te gerçekleşen röportajın ardından bir arada

Erdoğan ve Trump arasında yakın bir iş birliğinden söz ediyorsunuz; bunu görüyoruz. Fakat Türkiye kamuoyunun beklediği CAATSA yaptırımları ve F-35 meselesi başta olmak üzere atılması gereken adımların atılmadığını görüyoruz…

Bu yeni bir durum değil. Her zaman Amerikan Kongresi ve Türk kamuoyunda bu pürüzler vardı ve var ve liderler çözüm bulabilirler.

Mekke Anlaşması'na yaklaşımınız nasıl?

Bu iyi bir fikir ve bekliyoruz ki bu adım birkaç iyi şeyi ortaya çıkarsın. Amerika'nın hem Çin hem de İran ile çok işi var. Siz işimizden biraz anlıyorsunuz.

Bu ittifak genişleyebilir mi?

Ben iyimserim ve her şey mümkün.

İran'la ilgili öngörünüz nedir?

Amerikan seçimlerinden sonra bir sonuç çıkacak ya diplomatik çözüm ya da tekrar savaş.

Böyle bir savaş olursa yayılma ihtimali olur mu?

Hayır, ne o kadar kötümserim ne de o kadar iyimserim. Bu savaş Amerika ile İran arasındaki savaş devam edecek. İran, İsrail'in katılmasını istemiyor, ama Araplar bize destek veriyor fakat savaşta yer almak istemiyorlar.

Amerika Ortadoğu'dan çekildi mi?

Amerika bu bölgede kalacak. Bu demek değil ki Bahreyn'de, Irak'ta ya da Güney Suriye'de kalacağız. Bu bölgede kalacağız.


Türkiye’nin ev sahipliğinde NATO’nun mayınla mücadele tatbikatı

Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye’nin ev sahipliğinde NATO’nun mayınla mücadele tatbikatı

Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)

Türkiye’de NATO’nun deniz mayınlarıyla mücadele kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan “Nusret 2026” tatbikatı bugün (Salı) başladı. Ege Denizi ve Karadeniz’de gerçekleştirilen tatbikata Türkiye’nin yanı sıra müttefik ve dost ülkeler katılıyor.

16 Ekim’e kadar sürecek tatbikat, Ege Denizi’nde İzmir Körfezi ile Karadeniz’de Ereğli açıklarında gerçekleştiriliyor. Tatbikata, aralarında Ukrayna’nın da gözlemci statüsüyle yer aldığı 18 ülkeden 32 temsilci katılıyor.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tatbikata Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının katıldığı belirtildi. Tatbikatın, mayın harbi operasyonlarının planlanması, icrası ve sonuçlarının değerlendirilmesi konusunda birliklerin kabiliyetlerini geliştirmeyi, çeşitli ülkelerin mayınla mücadele birlikleri arasındaki operasyonel uyumu artırmayı ve çok uluslu, koordineli operasyonlar yürütme kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediği kaydedildi.

NATO müttefiklerinden katılım

Bakanlığın açıklamasına göre tatbikata NATO’nun 2. Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’ndan (SNMCMG2) Türkiye, Almanya, İspanya, İtalya ve Yunanistan’a ait gemiler katılıyor.

Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’nda (MCM Black Sea) ise Türkiye, Bulgaristan ve Romanya yer alıyor. ABD ve diğer ülkelerden mühendislik ekipleri ile insansız sualtı araçları konusunda uzman ekiplerin de katıldığı tatbikatta toplam 20 gemi ve 5 uçak görev yapıyor.

csdfvgh
Geçen yıl Türkiye’de gerçekleştirilen “Nusret” deniz mayınlarıyla mücadele tatbikatından bir görüntü (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)

Açıklamada, tatbikatın Türkiye’nin NATO bünyesindeki deniz güvenliği ve mayınla mücadele alanındaki rolünü güçlendireceği, Karadeniz bölgesinde müttefikler arasındaki iş birliğini pekiştireceği ve mayın temizleme ile deniz güvenliği alanındaki kapasiteyi artırarak bölgesel istikrara doğrudan katkı sağlayacağı belirtildi.

Nusret tatbikatı, Türk Deniz Kuvvetleri ile müttefik ve dost ülkelerin deniz kuvvetleri arasında mayın harbi alanındaki ortak iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan uluslararası bir tatbikat olarak 2000 yılından bu yana her yıl düzenleniyor.

Tatbikata bu adın verilmesi, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk mayın gemisi Nusret’in başarısını yaşatmayı amaçlıyor. Nusret, Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’na 26 deniz mayını döşemiş ve bu mayınlar müttefik savaş gemilerinin batmasına yol açarak Çanakkale Deniz Savaşı’nın seyrini tamamen değiştirmişti.

scdgth
Ukrayna’nın Karadeniz’de bir Rus gemisine saldırısı (AFP) 

Tatbikatların önemi, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından daha da arttı. Türk güçleri, Karadeniz’de Türkiye kıyılarına yaklaşan çok sayıda deniz mayınını etkisiz hale getirdi.

Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz’de gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, bunlardan bazılarının Türk gemilerini de hedef alması nedeniyle Ankara’yı her iki tarafa da savaşın Karadeniz’e yayılmaması konusunda uyarıda bulunmaya yöneltti.