NATO zirvesi Trump'ı bekliyor: Avrupa'nın gelecekteki güvenliğinde ABD'nin rolü tartışılıyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

NATO zirvesi Trump'ı bekliyor: Avrupa'nın gelecekteki güvenliğinde ABD'nin rolü tartışılıyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

32 üyeli Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) liderleri, Türkiye'de düzenlenen zirvede ABD Başkanı Donald Trump'ın ittifakın geleceğinde Washington'ın üstleneceği role ilişkin açıklamalarını bekliyor. Zirve, Trump yönetiminin Rusya'nın dört yılı aşkın süredir Ukrayna'da sürdürdüğü savaşı Avrupa'nın diğer bölgelerine yaymasını önleyecek liderlik rolünü üstlenip üstlenmeyeceğine ilişkin soru işaretlerinin gölgesinde başladı.

Müttefikler, Trump'ın NATO'ya aktif bağlılığını sürdürmesini isterken, ittifakın önemli bir dönüşüm sürecine girdiğinin ve Avrupa'nın geleneksel savunmasında ABD'ye daha az bağımlı olmak zorunda kalacağının da farkında.

Trump yönetimi daha önce, ABD'nin askeri gücünü Orta Doğu ile Çin'in başlıca rakip haline geldiği Hint-Pasifik bölgesine kaydırmak amacıyla Avrupa'daki asker ve askeri kapasitesini azaltacağını açıklamıştı.

sdef
ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Ankara kentinde düzenlenen resmi törende onur kıtasını selamlıyor. (AP)

New York Times, Avrupa hükümetlerinin (NATO 3.0) NATO'nun üçüncü versiyonu olarak tanımlanan yeni döneme mümkün olduğunca sorunsuz geçiş sağlamaya çalıştığını yazdı. Gazeteye göre Avrupa ülkeleri, ABD'nin bırakacağı boşluğu tamamen olmasa da büyük ölçüde doldurarak, giderek daha saldırgan ve militarize hale gelen Rusya'nın oluşturduğu tehdidi azaltmayı hedefliyor.

"NATO 3.0" dönemi

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Avrupa ülkelerini savunma harcamalarını artırmaya teşvik ederken aynı zamanda Trump'ın ittifaktan uzaklaşmasını önleyecek hassas bir denge kurmaya çalışıyor.

Rutte geçen hafta yaptığı açıklamada, "NATO 3.0 anlayışını yeniden hayata geçireceğiz. Daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO demektir" ifadelerini kullandı.

67kı8o
ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen resmi karşılama töreninde onur kıtasını selamlıyor. (AP)

Salı günü düzenlenen Transatlantik Savunma Sanayii Forumu'nda Avrupa ile ABD arasındaki savunma iş birliğinin güçlendirilmesine vurgu yapan Rutte'nin, salı ve çarşamba günkü oturumlarda Avrupa'nın savunma harcamaları ve silah alımları konusunda olumlu mesajlar vermesi bekleniyor.

Polonya Dışişleri Bakanı ve eski Savunma Bakanı Radoslaw Sikorski ise NATO'nun kuruluşundan bu yana geçirdiği dönüşümü şu sözlerle özetledi:

"NATO 1.0, Sovyet saldırganlığı ve yayılmacılığına karşı açık bir savunma ittifakıydı. NATO 2.0 ise Soğuk Savaş sonrası yeni bir misyon arayışını temsil ediyordu."

rt5y6u
Rusya'nın füze ve İHA saldırılarında ağır hasar gören Kiev yakınlarındaki Vişneve'de bulunan bir mahallede yanan atölye. (Reuters)

Sikorski'ye göre Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı kapsamlı biçimde işgal etmesi, Çin'in artan küresel iddiası ve Washington'ın kaynaklarını Avrupa'dan Asya'ya kaydırma isteği, "NATO 3.0" döneminde Avrupa'nın konvansiyonel savunmanın daha büyük yükünü üstlenmesi, ABD'nin ise kriz anında devreye giren stratejik bir müttefik konumuna geçmesi anlamına gelecek.

Trump savunma harcamaları baskısını sürdürecek

ABD'li yetkililer, Trump'ın zirvede NATO üyelerine savunma bütçelerini artırmaları yönündeki baskısını sürdüreceğini öngörüyor.

Müttefikler geçen yıl, savunma harcamalarını 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarma taahhüdünde bulunmuştu.

ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker geçen hafta yaptığı açıklamada, "Yükümlülüklerini yerine getirenler kazanacak, geride kalanlar ise bunun zorluklarıyla karşılaşacak" uyarısında bulundu.

Trump geçmişte NATO'yu "kâğıttan kaplan" olarak nitelendirmiş, ayrıca İran ile yaşanan gerilim sırasında müttefiklerini ABD'nin yanında yer almamaları halinde sonuçlarına katlanacakları yönünde birçok kez uyarmıştı.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise daha sert bir tutum sergileyerek, önümüzdeki altı ay içinde Avrupa'daki Amerikan askeri varlığının yeniden gözden geçirileceğini açıklamıştı.

Uzmanlar, NATO içinde güçlü bir "Avrupa ayağı" oluşturulmasının zaman alacağını belirtiyor. Bunun yalnızca finansmanla sınırlı olmadığı; ABD'nin artık sağlamayabileceği gelişmiş silah sistemlerinin geliştirilmesi, satın alınması ve entegrasyonunun da gerektiği ifade ediliyor.

dfrgthyuj
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Beştepe Külliyesi'nde düzenlenen resmi karşılama töreni ve onur kıtası merasimi öncesinde, Cumhurbaşkanlığı İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la görüşüyor. (Reuters)

Bu kapsamda uzun menzilli karadan karaya füze sistemleri, gelişmiş hava savunma ağları, uydu altyapısı ve istihbarat koordinasyonu kritik unsurlar arasında gösteriliyor.

Rutte ayrıca ABD'nin NATO'nun temel nükleer caydırıcılığını, yani "nükleer şemsiyesini" sürdürmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

"Ukrayna savaşı tehlikeli yeni bir aşamaya girebilir"

Zirve, Ukrayna savaşının "tehlikeli yeni bir aşamaya" girebileceğine yönelik Amerikan uyarılarının gölgesinde gerçekleştiriliyor.

Washington Post yazarı David Ignatius'un aktardığına göre, eski CIA Direktörü William Burns, "Tırmanma riski gerçek ve giderek artıyor" değerlendirmesinde bulundu. Burns, bunu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin üzerindeki iç baskının artmasına ve cephede yaşadığı kayıplara bağladı.

Görevdeki Amerikalı yetkililer de ABD'nin bu uyarıları geçen aydan bu yana Avrupalı müttefikleriyle paylaştığını doğruladı.

ABD'nin eski Ukrayna Büyükelçisi William Taylor ise Türkiye'deki NATO zirvesinin, Trump yönetiminin ittifak içinde güven, güç ve liderlik sergilemesi için önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Taylor'a göre Ukrayna'nın son dönemde sahada elde ettiği başarılar, Trump'a Moskova'yı savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya zorlamak için ilave diplomatik koz sağlıyor.

NATO ülkeleri de CIA'den benzer uyarılar aldıklarını ve bunun Rusya'nın olası bir tırmanışına ilişkin kendi istihbarat değerlendirmelerini güçlendirdiğini ifade ediyor.

Polonya Haber Ajansı'nın aktardığına göre istihbarat kaynakları, Rusya'nın NATO'nun tepkisini test etmek amacıyla Polonya'ya yönelik silahlı bir provokasyona girişebileceği uyarısında bulundu.

Olası senaryolar arasında Polonya'nın elektrik iletim altyapısına gerçek ya da simüle edilmiş saldırılar ile Polonya-Rusya sınırı yakınlarında gizli hibrit operasyonlar yer alıyor.

Letonya, Litvanya ve Estonya da olası bir Rus saldırısına karşı hazırlık planlarını gözden geçiriyor.

Polonya ile Litvanya arasında yer alan Rus toprağı Kaliningrad, NATO açısından en hassas gerilim noktalarından biri olarak görülüyor. Buradaki Rus birliklerinin kuzey ya da güneye doğru NATO topraklarına hızla hareket edebileceği belirtilirken, Belarus da olası kriz senaryolarında kritik bir bölge olarak değerlendiriliyor.

Fransız Le Figaro gazetesi ise Letonya istihbaratının, Rusya'nın Baltık ülkeleri veya Polonya'ya yönelik askeri provokasyon hazırlığında olduğuna işaret eden göstergeler tespit ettiğini yazdı.

Türkiye'ye F-35 satışı yeniden gündemde

Avrupa'nın ABD güvenlik şemsiyesini koruma çabalarının sürdüğü dönemde, Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Türkiye'nin yeniden F-35 hayalet savaş uçağı programına dahil edilmesine hazır olduğu mesajını vermesi bekleniyor.

Böyle bir adım, Trump'ın yedi yıl önce ulusal güvenlik gerekçesiyle uygulamaya koyduğu yasağın kaldırılması anlamına gelecek. Ancak bu değişiklik Kongre'de muhalefetle karşılaşabilir.

Trump, Erdoğan'ı güçlü liderler arasında gördüğünü birçok kez dile getirirken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de kısa süre önce Trump'ın yönetimine, Türkiye'nin talep ettiği savaş uçaklarının tedariki için çözüm bulunması talimatı verdiğini açıklamıştı.

Trump geçen ay Beyaz Saray'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşmesi sırasında F-35 programına ilişkin bir soruya, Erdoğan'a "onu çok mutlu edecek bir hediye" vereceğini söylemişti.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da Türkiye ile F-35 krizinin yıl sonuna kadar çözülebileceğini belirterek, Kongre'nin nihayetinde bu kararı destekleyeceğini ifade etti.

Türkiye'ye F-35 satışına karşı çıkan isimler arasında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da bulunuyor.



PKK militanlarını Türkiye’den çekiyor

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
TT

PKK militanlarını Türkiye’den çekiyor

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)
Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Eş Başkanı Veysi Hozat, 11 Temmuz 2025’te Irak’ın kuzeyinde düzenlenen sembolik silah yakma töreninde, PKK’lı 30 militanın önünde yer aldı. (Reuters)

PKK, barış sürecini hızlandırma çabaları kapsamında Türkiye toprakları içindeki ve yakın bölgelerdeki silahlı unsurlarını geri çektiğini duyurdu.

Örgüt, birkaç gün önce Türkiye topraklarında ve sınır bölgelerinin yakınında bulunan, çatışma çıkması açısından herhangi bir tehdit oluşturmayan bütün silahlı unsurlarını geri çektiğini açıkladı. Örgüt, böylece “silahlı mücadeleyi sona erdirme ve demokratik siyasi faaliyetlere geçişle ilgili tüm adımları” barış süreci kapsamında yerine getirdiğini savundu.

PKK ayrıca aynı dönemde, sınırdan uzak olmalarına rağmen Türkiye tarafından tehdit olarak algılanmamaları amacıyla Irak’ın kuzeyindeki Zap bölgesinin batısında bulunan Metina’da dört tünel ve askerî mevziyi de boşalttığını bildirdi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise sahadaki gözlemler ve partisinin Irak’ın kuzeyinden aldığı bilgiler doğrultusunda, silahsızlanma sürecinin tamamen sona erdiğinin 27 Kasım’da ilan edilmesini beklediğini söyledi.

Televizyon programında konuşan Bakırhan, “barış sürecinin” giderek tamamlanma aşamasına yaklaştığını belirterek, 2013-2015 yılları arasında yürütülen sürece kıyasla mevcut sürece yönelik gerçek bir güven bulunduğunu vurguladı.


ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek'e konuştu: Ortadoğu'da kalıyoruz

ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı
ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı
TT

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek'e konuştu: Ortadoğu'da kalıyoruz

ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı
ABD'li emekli Büyükelçi James Jeffrey, Sultanahmet'teki sohbette Nevzat Çiçek'in Ortadoğu'daki güvenlik mimarisine ilişkin soruları yanıtladı

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi ve IŞİD'le Mücadele Temsilciliği görevlerinde bulunan James Jeffrey'le İstanbul Sultanahmet'te sohbet etme imkânım oldu.

Trans-Atlantik Stratejik Programlar Derneğinin (TASP) İstanbul'da The Wilson Center iş birliği ile, Seven Hills ve Pasifik Teknoloji sponsorluğunda düzenlediği etkinlikte diplomatlar, savunma uzmanları ve savunma sektörü temsilcileri bir araya geldi. ABD'li emekli büyükelçiler James Jeffrey, Philip Reeker, Matthew Bryza ve Prof. Federico Donelli gibi isimlerin yanı sıra Türkiye'den de üst düzey Dışişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı gibi resmî kurumlardan katılım oldu.
 

scdfrg
İstanbul'daki "Transatlantic Security" panelinin ardından James Jeffrey ve Nevzat Çiçek

James Jeffrey'le bu toplantı vesilesiyle görüştüm ve merak ettiklerimi kendisine yöneltme şansım oldu.

Jeffrey, çok açık şekilde Ortadoğu'dan çekilmediklerini belirterek "Bu bölgede kalıyoruz" dedi.

Mekke İttifakı'nı desteklediklerini ifade eden Jeffrey, yeni bir güvenlik konseptine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

NATO'nun geleceği ne olacak?

15-20 yıl önce Amerika-Türkiye ilişkileri bugünkü duruma kıyasla iyi değildi maalesef. Şimdi Başkan Trump ve Başkan Erdoğan arasındaki ilişki o kadar yüksek, o kadar iyi ve o kadar romantik ki bu yöndeki problemler ve çözümleri görebileceksiniz.

NATO açısından Ukrayna'daki durum büyük sorun. Hiç kimse bilmiyor; en önemli aktör olan Putin'in ne yapacağını bilmiyoruz.

Türkiye ve Amerika NATO çerçevesinde bir pozisyon tutabilecek ve Rusya karşısında bir aksiyonda bulunurken er geç bir diplomatik çözüm bulabileceğiz.
 

gthy
Trans-Atlantik Stratejik Programlar Derneği'nin etkinliğine katılan Jeffrey, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğine dair iyimser mesajlar verdi

Türkiye Amerika'ya diplomatik çözümde mi yardım edecek?

Evet, bu savaş başladıktan sonra Türkiye İstanbul ve Antalya'da bir çözüme yakındı fakat birkaç dışarıdan gelen kişi problemler oluşturdu ama bir çözüm sağlanamadı. Aslında Rusya o zaman çözüme yakındı.

Sizce bu savaş ne kadar sürer?

Bence diplomatik yol bulmamız lazım. Hangi bölge Rusya'ya kalacak, hangi bölge Ukrayna'ya kalacak, ondan sonra ateşkes ortaya çıkabilecek. En önemlisi, hem Türkiye'de hem Rusya'da hem Avrupa'da hem de Amerika'da yeni güvenlik sistemi meselesi gündeme gelecek. 1991'de yeni bir güvenlik sistemi bulabildik. Başkan Gorbaçov ve Başkan Bush, Thatcher, Alman Başbakanı Helmut Kohl, Fransa Başkanı Mitterrand ve Turgut Özal'la. Fakat birkaç sene sonra her şey değişti ve yeni bir durum ortaya çıktı. Gürcistan, Kırım, Suriye'de durum.
 

xsdrfvgh
James Jeffrey ve Nevzat Çiçek, İstanbul Sultanahmet'te gerçekleşen röportajın ardından bir arada

Erdoğan ve Trump arasında yakın bir iş birliğinden söz ediyorsunuz; bunu görüyoruz. Fakat Türkiye kamuoyunun beklediği CAATSA yaptırımları ve F-35 meselesi başta olmak üzere atılması gereken adımların atılmadığını görüyoruz…

Bu yeni bir durum değil. Her zaman Amerikan Kongresi ve Türk kamuoyunda bu pürüzler vardı ve var ve liderler çözüm bulabilirler.

Mekke Anlaşması'na yaklaşımınız nasıl?

Bu iyi bir fikir ve bekliyoruz ki bu adım birkaç iyi şeyi ortaya çıkarsın. Amerika'nın hem Çin hem de İran ile çok işi var. Siz işimizden biraz anlıyorsunuz.

Bu ittifak genişleyebilir mi?

Ben iyimserim ve her şey mümkün.

İran'la ilgili öngörünüz nedir?

Amerikan seçimlerinden sonra bir sonuç çıkacak ya diplomatik çözüm ya da tekrar savaş.

Böyle bir savaş olursa yayılma ihtimali olur mu?

Hayır, ne o kadar kötümserim ne de o kadar iyimserim. Bu savaş Amerika ile İran arasındaki savaş devam edecek. İran, İsrail'in katılmasını istemiyor, ama Araplar bize destek veriyor fakat savaşta yer almak istemiyorlar.

Amerika Ortadoğu'dan çekildi mi?

Amerika bu bölgede kalacak. Bu demek değil ki Bahreyn'de, Irak'ta ya da Güney Suriye'de kalacağız. Bu bölgede kalacağız.


Türkiye’nin ev sahipliğinde NATO’nun mayınla mücadele tatbikatı

Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
TT

Türkiye’nin ev sahipliğinde NATO’nun mayınla mücadele tatbikatı

Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)
Geçen yıl düzenlenen NATO’ya bağlı “Nusret 2025” tatbikatı sırasında Türk gemileri (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)

Türkiye’de NATO’nun deniz mayınlarıyla mücadele kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan “Nusret 2026” tatbikatı bugün (Salı) başladı. Ege Denizi ve Karadeniz’de gerçekleştirilen tatbikata Türkiye’nin yanı sıra müttefik ve dost ülkeler katılıyor.

16 Ekim’e kadar sürecek tatbikat, Ege Denizi’nde İzmir Körfezi ile Karadeniz’de Ereğli açıklarında gerçekleştiriliyor. Tatbikata, aralarında Ukrayna’nın da gözlemci statüsüyle yer aldığı 18 ülkeden 32 temsilci katılıyor.

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tatbikata Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarının katıldığı belirtildi. Tatbikatın, mayın harbi operasyonlarının planlanması, icrası ve sonuçlarının değerlendirilmesi konusunda birliklerin kabiliyetlerini geliştirmeyi, çeşitli ülkelerin mayınla mücadele birlikleri arasındaki operasyonel uyumu artırmayı ve çok uluslu, koordineli operasyonlar yürütme kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediği kaydedildi.

NATO müttefiklerinden katılım

Bakanlığın açıklamasına göre tatbikata NATO’nun 2. Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’ndan (SNMCMG2) Türkiye, Almanya, İspanya, İtalya ve Yunanistan’a ait gemiler katılıyor.

Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’nda (MCM Black Sea) ise Türkiye, Bulgaristan ve Romanya yer alıyor. ABD ve diğer ülkelerden mühendislik ekipleri ile insansız sualtı araçları konusunda uzman ekiplerin de katıldığı tatbikatta toplam 20 gemi ve 5 uçak görev yapıyor.

csdfvgh
Geçen yıl Türkiye’de gerçekleştirilen “Nusret” deniz mayınlarıyla mücadele tatbikatından bir görüntü (Türkiye Milli Savunma Bakanlığı)

Açıklamada, tatbikatın Türkiye’nin NATO bünyesindeki deniz güvenliği ve mayınla mücadele alanındaki rolünü güçlendireceği, Karadeniz bölgesinde müttefikler arasındaki iş birliğini pekiştireceği ve mayın temizleme ile deniz güvenliği alanındaki kapasiteyi artırarak bölgesel istikrara doğrudan katkı sağlayacağı belirtildi.

Nusret tatbikatı, Türk Deniz Kuvvetleri ile müttefik ve dost ülkelerin deniz kuvvetleri arasında mayın harbi alanındaki ortak iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan uluslararası bir tatbikat olarak 2000 yılından bu yana her yıl düzenleniyor.

Tatbikata bu adın verilmesi, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk mayın gemisi Nusret’in başarısını yaşatmayı amaçlıyor. Nusret, Mart 1915’te Çanakkale Boğazı’na 26 deniz mayını döşemiş ve bu mayınlar müttefik savaş gemilerinin batmasına yol açarak Çanakkale Deniz Savaşı’nın seyrini tamamen değiştirmişti.

scdgth
Ukrayna’nın Karadeniz’de bir Rus gemisine saldırısı (AFP) 

Tatbikatların önemi, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşının başlamasının ardından daha da arttı. Türk güçleri, Karadeniz’de Türkiye kıyılarına yaklaşan çok sayıda deniz mayınını etkisiz hale getirdi.

Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz’de gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, bunlardan bazılarının Türk gemilerini de hedef alması nedeniyle Ankara’yı her iki tarafa da savaşın Karadeniz’e yayılmaması konusunda uyarıda bulunmaya yöneltti.