Trump, doğumla kazanılan vatandaşlık hakkı konusunda Yüksek Mahkeme'ye başvuruyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump, doğumla kazanılan vatandaşlık hakkı konusunda Yüksek Mahkeme'ye başvuruyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün yaptığı açıklamada, doğuştan kazanılan vatandaşlık hakkına itiraz eden davanın yeniden değerlendirilmesi için ABD Yüksek Mahkemesi'ne başvuracağını söyledi. Trump, uzun süredir yürürlükte olan bu anayasal hakkı sınırlandırma girişimlerini reddeden mahkemenin kararını "çılgınca" olarak nitelendirdi.

Bu tür yeniden değerlendirme taleplerinin, kararın açıklanmasından itibaren 25 gün içinde sunulması gerekiyor ve bu başvuruların kabul edilmesi oldukça nadir görülüyor.

Trump, Türkiye'deki NATO Zirvesi'nden dönüş yolunda sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, "Yüksek Mahkeme'nin kararı yanlış. ABD Yüksek Mahkemesi'nden derhal yeniden değerlendirme talep edeceğim" ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca, "Bu yargısal başarısızlık, kararlarından geri dönmezlerse Amerika'yı yok edecek" değerlendirmesinde bulundu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ABD Yüksek Mahkemesi, 30 Haziran'da Trump'ın ABD'de doğuştan kazanılan vatandaşlık hakkını sınırlama girişimini reddetti.

Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, ABD'de yasa dışı şekilde ikamet eden veya geçici vize taşıyan ebeveynlerin ülkede doğan çocuklarının otomatik olarak ABD vatandaşlığı elde etmesini engelleyen bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı.

Ancak alt mahkemeler, söz konusu kararın uygulanmasını, Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle durdurdu.



İtalya plajlarında piknik tartışması

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

İtalya plajlarında piknik tartışması

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Pulya'daki özel plajlarda turistlerin piknik yapmasına izin verilmesi yönündeki öneriler, plaj kulübü işletmecilerine göre bölgenin "mükemmellik imajını" tehdit ediyor.

İtalya'nın güneyindeki Pulya bölgesinin valisi Antonio Decaro, 4 Temmuz'da Facebook'ta yayımladığı videoda, ziyaretçilerin evden yiyecek ve içecek getirmesine izin verilmesi çağrısında bulundu.

Decaro şunları söyledi:

Denizi, hem Pulyalılar hem de bu bölgeyi keşfetmek için dışarıdan gelenler için giderek daha fazla özgürlük deneyimi haline getirmek için çalışıyoruz. Deniz ortak bir kaynaktır, lüks olamaz. Kimse sizi evden getirdiğiniz yiyecekleri plajda yemekten alıkoyamaz.

İşletmeciler birliği Assoturismo, plajda piknik yapmanın çevre kirliliğine ve düşük kalite standartlarına yol açtığını savunuyor.

Vieste'deki Assoturismo şubesinin başkanı Nicola Ragno, The Times'a şunları söyledi:

Bu sadece bir sandviç meselesi değil. Bazıları yanlarında her türlü yiyeceği, başlangıçtan ana yemek ve meyveye kadar tam öğünleri getirebileceğini düşünüyor. Bu durumlar hoş görülemez çünkü bunu takdir etmeyen birçok başka müşteri var.

İtalya kıyı şeridinin yaklaşık yüzde 33'ü halihazırda bar ve restoran hizmetleri sunan özel plaj kulüplerine kiralanmış durumda.

İtalyan yasaları pikniklere izin verse de plaj kulüpleri genellikle turistlerin "dışarıdan" yiyecek ve içecek getirmesine izin vermiyor.

Decaro, "Özel bir plajda evden getirdiği sandviç veya focaccia'yı yemeye cesaret eden biri için 'imaj zedelenmesi'nden bahsediyorlar" dedi.

Ulusal Tüketiciler Birliği'nden Massimiliano Dona, The Times'a şunları söyledi:

Plajlar özel işletmeciler tarafından yönetilen kamu alanlarıdır; özel mülk değiller.

Dona, ziyaretçilerin kendi yiyecek ve içeceklerini getirme ve piknik çantalarını teslim etmeyi reddetme hakkına sahip olduklarını da sözlerine ekledi.

Piknikler, İtalyan plajlarının karşılaştığı tek sorun değil; şezlong fiyatları da hızla yükseliyor.

Tüketici grubu Altroconsumo'nun yaptığı araştırmaya göre, 222 plaj tesisinde şezlong ve şemsiye fiyatları 2025'ten bu yana ortalama yüzde 6, 5 yıl öncesine göre ise yüzde 24 arttı.

Independent Türkçe


Çin neden Pasifik’te kıtalararası balistik füze denemesi yaptı?

Çin bugüne dek sadece üç kez Pasifik Okyanusu üzerinden uzun menzilli füze denemesi gerçekleştirdi (Xinhua)
Çin bugüne dek sadece üç kez Pasifik Okyanusu üzerinden uzun menzilli füze denemesi gerçekleştirdi (Xinhua)
TT

Çin neden Pasifik’te kıtalararası balistik füze denemesi yaptı?

Çin bugüne dek sadece üç kez Pasifik Okyanusu üzerinden uzun menzilli füze denemesi gerçekleştirdi (Xinhua)
Çin bugüne dek sadece üç kez Pasifik Okyanusu üzerinden uzun menzilli füze denemesi gerçekleştirdi (Xinhua)

Çin'in nükleer enerjili denizaltıdan Pasifik Okyanusu'nda gerçekleştirdiği füze denemesinin yankıları sürüyor.

Çin donanmasının pazartesi günü fırlattığı kıtalararası balistik füze Solomon Adaları açıklarına düşmüştü.

Pekin yönetiminden yapılan açıklamada, fırlatmanın rutin bir askeri eğitim tatbikatının parçası olduğu bilgisi paylaşılmıştı. Açıklamada, "Fırlatmada herhangi bir ülke veya nokta hedef alınmamıştır. Çin, uluslararası hukuk ve uygulamalar doğrultusunda yapılan test öncesi ilgili ülkeleri bilgilendirmiştir" denmişti.

Avustralya Savunma Sanayi Bakanı Pat Conroy, Pekin'in fırlatmadan sadece birkaç saat önce bilgilendirme yaptığını savunarak, denemenin bölgeyi istikrarsızlaştırabileceğini ifade etmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında da atışa tepki gösterilmiş, "Çin'in hızla gelişen ve şeffaflıktan uzak nükleer silah kapasitesi, bölge ve dünya açısından endişe kaynağıdır" ifadeleri kullanılmıştı.

New York Times'ın (NYT) analizine göre füze atışı, Çin'in tam teşekküllü "nükleer üçlü" oluşturma hedefinde önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. "Nükleer üçlü" ifadesi bir ülkenin kara, hava ve denizden nükleer saldırı kabiliyetini tanımlamak için kullanılıyor.

Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) İngilizce yayın organı Global Times'ın haberinde, Julang füzesinin 8 bin kilometre menzile sahip olduğu belirtiliyor.

Haberde görüşlerine yer verilen askeri uzman Zhang Junshe, bu testle Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun (ÇHKO) "Batı Pasifik'teki herhangi bir konumdan istikrarlı şekilde stratejik karşı saldırılar düzenleyebileceğinin kanıtlandığını" ifade ediyor.

Analizde, "Çin'in nükleer üçlü caydırıcılığının önemli ölçüde geliştirildiği" yazılıyor.

Diğer yandan NYT'nin görüştüğü uzmanlar bu değerlendirmenin abartılı olduğunu savunuyor. Çin'in nükleer denizaltılarının hâlâ ABD ve Rusya'nın sahip olduğu sessizlik ve gizlilik seviyesine ulaşamadığını söylüyorlar.

Eski Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Asya Direktörü Evan Medeiros ise bu atışla Çin'in dünyaya "artık tam anlamıyla operasyonel bir nükleer üçlüye sahip olduğu" mesajını vermek istediğini belirtiyor. Medeiros'a göre Pekin, aynı zamanda ABD'nin savunma stratejisinin sınırlarını test ediyor.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times


Avrupa’da Trump alarmı: Savunma mimarisinde alternatif aranıyor

Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde Avrupa ülkelerini eleştirirken, Grönland'ı ilhak tehditlerini de yineledi (AP)
Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde Avrupa ülkelerini eleştirirken, Grönland'ı ilhak tehditlerini de yineledi (AP)
TT

Avrupa’da Trump alarmı: Savunma mimarisinde alternatif aranıyor

Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde Avrupa ülkelerini eleştirirken, Grönland'ı ilhak tehditlerini de yineledi (AP)
Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde Avrupa ülkelerini eleştirirken, Grönland'ı ilhak tehditlerini de yineledi (AP)

Avrupa, ABD'nin NATO'dan çekilme tehditlerinin ardından güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmek istiyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa'daki Amerikan askeri varlığını azaltma kararı, NATO üyelerini alternatifler bulmaya yöneltti.

Ancak Wall Street Journal'ın analizinde, ABD üretimi uzun menzilli stratejik bombardıman uçakları, uçak gemileri, denizaltılar ve havada yakıt ikmal uçakları gibi kritik askeri kapasitelere kısa vadede alternatif bulunmasının zor olduğu savunuluyor.

Uzmanlara göre bu durum, özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya saldırıları artırdığı bir dönemde Avrupa'nın savunma sistemlerinde ciddi boşluklar yaratabilir.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'da devam eden NATO Zirvesi'nde Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırdığını belirtirken, bu sektörde büyük atılımlar üzerinde çalışıldığını ifade etti.

Habere göre NATO içinde değerlendirilen çözümlerden biri, ABD'nin stratejik bombardıman uçaklarının yerine daha fazla kara tabanlı uzun menzilli füze sistemi ve savaş uçağı konuşlandırılması.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin artık yeni avcı jetlerinin tamamını NATO'nun savunmasına tahsis ettiğini belirtiyor.

Ancak yetkililer, havada yakıt ikmali konusunda ABD'nin sahip olduğu kapasiteye alternatif üretmenin kolay olmayacağını, bunun için yeni hava üslerinin kurulması gerektiğini de ekliyor.

Eski NATO Avrupa Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Curtis Scaparrotti, ABD'nin askeri sorumluluklarını Avrupa'ya devretmeden önce planlı bir geçiş sürecinin oluşturulması gerektiğini söylüyor. Bunun ani şekilde gerçekleşmesinin bölgede Rusya'ya karşı caydırıcılığı zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.

Avrupa'nın ürettiği alternatiflerin yeterli etkiyi sağlamayacağını savunanlar da var. ABD'li emekli Hava Kuvvetleri Korgenerali David Deptula, kara tabanlı füzelerin stratejik bombardıman uçaklarının yerini dolduramayacağını söylüyor.

Avrupa'nın uzun yıllardır savunma sanayisine yeterince yatırım yapmaması da bu dönüşümü yavaşlatıyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu'ndan Alexandra de Hoop Scheffer, asıl sorunun Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmatı yeterince hızlı üretememesi olduğunu vurguluyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, AP