Güney İran yeniden bombalandı

ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait bir F-35C hayalet savaş uçağı, Umman Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor (Centcom)
ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait bir F-35C hayalet savaş uçağı, Umman Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor (Centcom)
TT

Güney İran yeniden bombalandı

ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait bir F-35C hayalet savaş uçağı, Umman Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor (Centcom)
ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait bir F-35C hayalet savaş uçağı, Umman Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisinden havalanmaya hazırlanıyor (Centcom)

İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, dün gece geç saatlerde ülkenin güneyindeki Kunarak Limanı'nın yeniden bombalandığını duyurdu. Bu gelişme, çoğu kıyı kesiminde yer alan Buşehr, Çabahar ve Bender Abbas başta olmak üzere güney kentlerinden peş peşe patlama seslerinin geldiğine ilişkin haberlerle birlikte, İran'ın güneyindeki saldırıların kapsamının genişlediğini gösteriyor.

Şarku’l Avsat’ın Mehr Ajansı’ndan aktardığına göre, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda bulunan Kunarak Limanı'nda üç patlama meydana geldi. İran medyası ise Buşehr yakınlarındaki Cegadek kenti çevresinde iki patlama sesi duyulduğunu belirtti. Hedef alınan noktaların niteliği ve saldırılarda oluşan hasarın boyutu henüz netlik kazanmadı.

Yerel kaynaklar, Ahvaz, Buşehr, Kunarak ve Çabahar'ın yanı sıra Bender Abbas ile Kasım ve Ebu Musa adalarında da şiddetli patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Ayrıca sosyal medya ve yerel kaynaklarda Kirman eyaletinde de bir patlama meydana geldiği yönünde iddialar yer aldı. Ancak bu bilgiye ilişkin resmi makamlarca henüz doğrulama yapılmadı.

Mehr Haber Ajansı, Basra Körfezi'ndeki İran petrol ihracatının merkezi konumundaki Hark Adası'nda patlama meydana geldiği yönündeki haberleri ise yalanladı.

İran resmi haber ajansı IRNA ise ABD ve İsrail'e ait bir füzenin Buşehr'in banliyölerinde bulunan bir askeri karargâhı vurduğunu öne sürdü. Haberde, Buşehr Vali Yardımcısı İhsan Cihaniyan'ın, "Buşehr'in banliyölerindeki bir askeri karargâh kısa süre önce ABD-Siyonist düşman tarafından ateşlenen bir füzenin hedefi oldu" ifadelerine yer verildi. Buna karşın bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, Amerikan ordusunun şu anda İran'a yönelik herhangi bir saldırı düzenlemediğini söyledi.

Söz konusu gelişmeler, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) yaklaşık 90 İran askeri noktasının hedef alındığını açıkladığı geniş çaplı saldırıların ardından yaşandı. CENTCOM, ikinci saldırı dalgasıyla birlikte son iki günde vurulan hedef sayısının yaklaşık 170'e ulaştığını duyurmuştu.

Washington'a göre saldırılarda hava savunma sistemleri, füze ve insansız hava aracı depoları, deniz unsurları ile Hürmüz Boğazı kıyıları boyunca uzanan lojistik altyapı hedef alındı.



Washington, kıyı şeridindeki saldırının ardından İran'ın iç kesimlerini vurdu

İran'ın güneyindeki Buşehr açıklarındaki bir limana ABD'nin dün düzenlediği saldırıların ardından yanan tekneler (Telegram)
İran'ın güneyindeki Buşehr açıklarındaki bir limana ABD'nin dün düzenlediği saldırıların ardından yanan tekneler (Telegram)
TT

Washington, kıyı şeridindeki saldırının ardından İran'ın iç kesimlerini vurdu

İran'ın güneyindeki Buşehr açıklarındaki bir limana ABD'nin dün düzenlediği saldırıların ardından yanan tekneler (Telegram)
İran'ın güneyindeki Buşehr açıklarındaki bir limana ABD'nin dün düzenlediği saldırıların ardından yanan tekneler (Telegram)

ABD, İran'a yönelik saldırılarını Hürmüz Boğazı'yla bağlantılı kıyı bölgelerinden ülkenin iç kesimlerindeki hedeflere doğru genişletti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ikinci saldırı dalgasıyla birlikte son iki günde vurulan hedef sayısının yaklaşık 170'e ulaştığını açıkladı.

Dün düzenlenen saldırılarda, Tahran-Meşhed demir yolu hattı üzerinde, Gülistan eyaletindeki bir demiryolu köprüsü de hedef alındı. Tahran yönetimi, saldırılarda 14 kişinin hayatını kaybettiğini, 78 kişinin de yaralandığını duyurdu. Gerilimin artması, geçici mutabakat zaptını tekrar çöküşün eşiğine getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ticari deniz taşımacılığına yönelik yeni bir saldırıda bulunması halinde, bunun "çok daha ağır" Amerikan saldırılarıyla karşılık bulacağını söyledi.

Öte yandan İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları ikinci gününde de devam etti. Saldırılarda Kuveyt, Katar ve Bahreyn hedef alındı. Kuveyt ile Bahreyn, düşmanca hedeflerin havada önlenerek imha edildiğini açıklarken, Katar güvenlik tehdit seviyesini yükseltti. Bu gelişme, çatışmanın İran sınırları ötesine yayıldığını gösteriyor.

Körfez İşbirliği Konseyi, İran'ın saldırılarını kınayarak Hürmüz Boğazı'nda herhangi bir geçiş ücreti, hizmet bedeli ya da tek taraflı düzenlemeyi kabul etmeyeceğini vurguladı.

Gerilimin artışı, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in Meşhed'de toprağa verilmesiyle eş zamanlı olarak geldi. Cenaze töreninde "intikam" sloganları öne çıktı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde arabuluculuk yapan Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Munir ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD saldırılarının geçici mutabakat zaptının "açık bir ihlali" olduğunu belirterek, Washington'u yeni bir askeri "maceraya" girişmemesi konusunda uyardı.

Söz konusu görüşme, Pakistan ve Katar'ın Washington ile Tahran'ı yeniden müzakere masasına döndürmek için girişimlerde bulunduğuna ilişkin haberlerin ardından gerçekleşti.


Zelenskiy: Ukrayna'da Patriot füze sistemlerinin üretimi, teknik hususlarda anlaşmalar gerektiriyor

Zelenskiy, 11 Haziran 2024'te Doğu Almanya'da Ukraynalı askerlerin Patriot hava savunma sistemi eğitimi aldığı bir yeri ziyaret ederken (AFP)
Zelenskiy, 11 Haziran 2024'te Doğu Almanya'da Ukraynalı askerlerin Patriot hava savunma sistemi eğitimi aldığı bir yeri ziyaret ederken (AFP)
TT

Zelenskiy: Ukrayna'da Patriot füze sistemlerinin üretimi, teknik hususlarda anlaşmalar gerektiriyor

Zelenskiy, 11 Haziran 2024'te Doğu Almanya'da Ukraynalı askerlerin Patriot hava savunma sistemi eğitimi aldığı bir yeri ziyaret ederken (AFP)
Zelenskiy, 11 Haziran 2024'te Doğu Almanya'da Ukraynalı askerlerin Patriot hava savunma sistemi eğitimi aldığı bir yeri ziyaret ederken (AFP)

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna'nın Patriot hava savunma sistemleri için füze üretimine başlayabilmesi adına henüz "teknik yönler" üzerinde anlaşmaya varılması gerektiğini belirtti.

Ukrayna Devlet Başkanı, dün Ankara'da düzenlenen NATO zirvesi kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelmesinin ardından açıklamalarda bulundu.

ABD Başkanı Trump, çarşamba günü Zelenskiy ile birlikte yaptığı basın açıklamasında, Ukrayna'nın şehirlerini hedef alan Rus balistik füzelerini durdurmak için kritik öneme sahip olan Patriot sistemlerine ait füzelerin Kiev tarafından üretilmesine izin vereceğini duyurmuştu.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zelenskiy, paylaştığı sesli mesajda, "Trump ile vardığımız mutabakatın ardından, ekiplerimizin, diplomatlarımızın, Dışişleri ve Savunma bakanlıklarımızın kalan tüm teknik detayları netleştirmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre iki lider arasındaki ilişki uzun süredir gergin olmasına rağmen Zelenskiy, Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeyi "yapıcı" olarak nitelendirdi.

Öte yandan, Trump; Patriot sistemlerinde kullanılan "PAC-3" füzelerinin üretim lisansının verilmesine ilişkin herhangi bir şart veya zaman çizelgesi paylaşmadı. Ukrayna'nın oldukça maliyetli bu füzeleri yakın vadede üretebilecek kapasiteye sahip olup olmadığı ise belirsizliğini koruyor.

Zelenskiy dün yaptığı açıklamada, bu kabiliyeti "en kısa sürede kazanarak Ukrayna topraklarında üretime başlamak" istediğini ifade etti.

Ancak uzmanlar, Patriot füzelerinin Ukrayna topraklarında üretim sürecinin yıllar süreceği ve özellikle Ortadoğu'daki savaş nedeniyle ABD stoklarının tükenmesi ve Kiev'in artan acil ihtiyaçlarını kısa vadede karşılayamayacağı konusunda uyarıyor.

ABD merkezli araştırma kuruluşu FPRI'nın verilerine göre, bir adet PAC-3 füzesinin gövdesinin üretimi bir ay sürerken, motorunun üretimi ise 30 ayı bulabiliyor.


AGİT: Rusya'nın kontrolü altındaki 1,6 milyon Ukraynalı çocuk ideolojik beyin yıkamaya maruz kalıyor

Ukrayna'nın dört bölgesinden en az 2 bin 442 çocuk Belarus'a nakledildi (EPA)
Ukrayna'nın dört bölgesinden en az 2 bin 442 çocuk Belarus'a nakledildi (EPA)
TT

AGİT: Rusya'nın kontrolü altındaki 1,6 milyon Ukraynalı çocuk ideolojik beyin yıkamaya maruz kalıyor

Ukrayna'nın dört bölgesinden en az 2 bin 442 çocuk Belarus'a nakledildi (EPA)
Ukrayna'nın dört bölgesinden en az 2 bin 442 çocuk Belarus'a nakledildi (EPA)

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) tarafından görevlendirilen bağımsız uzmanlar tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre Rusya’nın kontrolü altındaki bölgelerde yaşayan yaklaşık 1,6 milyon Ukraynalı çocuk, "insanlığa karşı suç" teşkil edebilecek sistematik bir askeri ideolojik eğitimle karşı karşıya bulunuyor.

Viyana'da AGİT'in "Moskova Mekanizması" çerçevesinde dün sunulan raporda, Rusya'nın bu çocukları "beyin yıkama ve ideolojik telkin" sürecine tabi tutan kurumsal bir sistem oluşturduğu sonucuna varıldı.

Fransız Uzman Herve Ascensio, "Bu sistemin insanlığa karşı suç teşkil edebileceğine inanıyoruz" değerlendirmesinde bulunarak, çocukların ve ailelerinin Ukrayna kimliklerini korumaya çalıştıklarında hedef alındıklarını belirtti.

Letonyalı Uzman Elina Steinerte ise işgal altındaki bölgelerde gençlere yapılan askeri hizmet çağrılarının, Rusya’nın diğer bölgelerine kıyasla çok daha erken yaşta başladığına dikkat çekti. Steinerte, görüştükleri birçok gencin, zorunlu askerlikten kaçmak amacıyla ailelerine haber vermeden bu bölgelerden ayrıldığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına raporda, silah eğitimi dersleri ve askeri eğitim kamplarının varlığı belgelenirken; gençlerin orduya dahil edilerek cephe hattına gönderildiği vakalara da yer verildi.

Uzmanlar, çocukların durumunun her türlü ateşkes veya barış müzakeresinin ayrılmaz parçası haline getirilmesini ve ailelerin yeniden bir araya gelebilmesi için insani koridorların açılmasını öneriyor.

Steinerte'ye göre Ukrayna, çocukların topluma kazandırılması için bazı "yeniden entegrasyon programları" başlatsa da yapılması gereken çalışmaların boyutu oldukça "büyük".

Uzmanlar, söz konusu ihlallerin Kırım Yarımadası ve Rusya tarafından kısmen işgal edilen Ukrayna topraklarında yaşayan yaklaşık 1,6 milyon çocuğu etkilediğini tahmin ediyor. Kiev yönetimi ise 20 bin 610 çocuğun Rusya topraklarına zorla nakledildiğini belirtiyor.

Söz konusu rapor, AGİT'e üye 41 ülkenin katılımıyla 14 Mayıs'ta işletilen ve insan hakları durumunu araştırmayı amaçlayan "Moskova Mekanizması" kapsamında hazırlandı.