İsrail Polisi: "Kaçırılma" şüphesi duygusal ilişki çıktı

Batı Şeria'da, Kudüs dışındaki "Ma'ale Adumim" yerleşim yeri yakınlarındaki "E1" bölgesinde iki İsrail polisi (Arşiv- AFP)
Batı Şeria'da, Kudüs dışındaki "Ma'ale Adumim" yerleşim yeri yakınlarındaki "E1" bölgesinde iki İsrail polisi (Arşiv- AFP)
TT

İsrail Polisi: "Kaçırılma" şüphesi duygusal ilişki çıktı

Batı Şeria'da, Kudüs dışındaki "Ma'ale Adumim" yerleşim yeri yakınlarındaki "E1" bölgesinde iki İsrail polisi (Arşiv- AFP)
Batı Şeria'da, Kudüs dışındaki "Ma'ale Adumim" yerleşim yeri yakınlarındaki "E1" bölgesinde iki İsrail polisi (Arşiv- AFP)

İsrail polisi, dün yaptığı açıklamada, bir kadın askeri Batı Şeria'ya götüren Filistinli bir erkeğe ait aracı, "kaçırılma" şüphesiyle takibe aldığını duyurdu. Ancak yapılan incelemeler sonucunda, ikilinin duygusal bir ilişki yaşadığı anlaşıldı.

Polis ekipleri, söz konusu aracı bir İsrail yerleşimi yakınlarında durdurarak müdahalede bulundu; ancak durumun değerlendirilmesinde hata yapıldığı kısa sürede anlaşıldı.

Şarku’l Avsat’ın The Times of Israel’den aktardığı habere göre, polis ekipleri her iki şahsı da sorgulanmak üzere en yakın karakola götürdü.

Haberde, İsrail yasalarının İsrailli askerler ile Filistinliler arasında duygusal ilişki kurulmasını yasaklamadığı, ancak İsrail ordusunun bu tür ilişkilere izin vermediği belirtildi. Ordunun bu kuralı ihlal eden askerlere geçmişte çeşitli disiplin cezaları uyguladığı biliniyor.



Tunus’ta Nahda Hareketi’ni ‘terör örgütü’ olarak sınıflandıran yasa tasarısı önerisi

Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi (DPA)
Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi (DPA)
TT

Tunus’ta Nahda Hareketi’ni ‘terör örgütü’ olarak sınıflandıran yasa tasarısı önerisi

Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi (DPA)
Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi (DPA)

Tunus Milletvekili Fatıma el-Mesdi, dün parlamentoya sunduğu yasa teklifiyle, Tunus’taki Nahda Hareketi’nin ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırılmasını istedi.

Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre, yasa teklifinin birinci maddesinde, düzenlemenin ‘ulusal güvenliğin, ulusal egemenliğin ve cumhuriyet rejiminin korunmasını, ayrıca siyasi partiler ile derneklerin terör örgütleri için paravan yapı olarak kullanılmasının önlenmesini’ amaçladığı belirtildi.

2011-2021 yılları arasında iktidarın başlıca ortaklarından biri olan Nahda Hareketi, Tunus makamlarının 2023 yılında partiye ait genel merkez ve bölge teşkilatlarını kapatması ile önde gelen yöneticilerini gözaltına almasının ardından fiilen siyasi faaliyetleri dondurulan partiler arasında yer alıyor. Hareket lideri Raşid el-Gannuşi de devlet güvenliğine karşı komplo, terör ve mali suçlarla bağlantılı soruşturmalar kapsamında tutuklanan isimler arasında bulunuyor.

Buna karşılık Nahda Hareketi ile Cumhurbaşkanı Kays Said yönetimine muhalefet eden diğer partiler, 25 Temmuz 2021’de ilan edilen olağanüstü tedbirlerin ardından yetkilerini genişleten Said yönetiminin açtığı davaların ‘siyasi’ nitelik taşıdığını, hukuki dayanağının bulunmadığını ve tutuklu yöneticilere yönelik yargılamaların adil yargılanma standartlarını karşılamadığını savunuyor.

Siyasal İslam karşıtı tutumuyla bilinen Milletvekili Fatıma el-Mesdi tarafından parlamento başkanlığına sunulan yasa teklifinde, Nahda Hareketi’nin Tunus’ta Müslüman Kardeşler’in uluslararası siyasi yapılanmasının uzantısı olduğu öne sürülerek ‘terör örgütü’ olarak tanımlanması talep ediliyor.

Teklifte ayrıca Nahda Hareketi ve Müslüman Kardeşler ile bağlantılı dernek ve kuruluşların feshedilmesi, bu yapılarda görev alan kişilerin ise 10 yıl süreyle kamu görevlerinde bulunmalarının yasaklanması öngörülüyor.

Tunus parlamentosunda bir yasa teklifinin genel kurul gündemine alınabilmesi için en az 10 milletvekilinin imzasını alması gerekiyor.


Irak'ta "petrol grubu"na yönelik operasyon genişliyor, üst düzey yönetici gözaltında

 Irak güvenlik güçleri 28 Haziran'da Bağdat'ta bir sokakta devriye geziyor (AFP)
Irak güvenlik güçleri 28 Haziran'da Bağdat'ta bir sokakta devriye geziyor (AFP)
TT

Irak'ta "petrol grubu"na yönelik operasyon genişliyor, üst düzey yönetici gözaltında

 Irak güvenlik güçleri 28 Haziran'da Bağdat'ta bir sokakta devriye geziyor (AFP)
Irak güvenlik güçleri 28 Haziran'da Bağdat'ta bir sokakta devriye geziyor (AFP)

Irak'ta yolsuzlukla mücadele operasyonları, üst düzey bir hükümet yetkilisini de içine alarak genişledi. Yüksek Yargı Konseyi, kamuoyunda "Petrol Grubu" soruşturması olarak bilinen dosya kapsamında, yer altına gizlenmiş yüklü miktarda nakit para ele geçirildiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre yetkili bir kaynak, Petrol Ürünleri Dağıtım Şirketi Müdürü Hüseyin Talib'in, parlamentoda milletvekili olarak yemin etmesine saatler kala, yolsuzluk şüphesiyle güvenlik güçleri tarafından dün gözaltına alındığını açıkladı.

Konuyla ilgili açıklama yapan soruşturma savcısı ise yürütülen incelemeler sonucunda "yağmur suyu tahliye hattına açılan bir çukurun içine gizlenmiş nakit paralara" ulaşıldığını belirtti.

Başbakan Ali Zeydi ise basına yaptığı değerlendirmede, hükümetinin yolsuzlukla mücadeleyi "hiçbir istisna veya kırmızı çizgi gözetmeksizin" sürdürdüğünü vurguladı. Başbakan Zeydi, şüphelilerin yakalanması ve çalınan kamu fonlarının geri kazanılması konusundaki kararlılıklarının devam edeceğinin altını çizdi.


Avn: Ordu birlik içindedir ve sokak protestolarıyla hükümetin devrilmesine izin verilmeyecek

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Trump görüşmesine, Lübnan dosyasını ABD'nin öncelikleri arasında tutma umuduyla gidiyorum
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Trump görüşmesine, Lübnan dosyasını ABD'nin öncelikleri arasında tutma umuduyla gidiyorum
TT

Avn: Ordu birlik içindedir ve sokak protestolarıyla hükümetin devrilmesine izin verilmeyecek

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Trump görüşmesine, Lübnan dosyasını ABD'nin öncelikleri arasında tutma umuduyla gidiyorum
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn: Trump görüşmesine, Lübnan dosyasını ABD'nin öncelikleri arasında tutma umuduyla gidiyorum

Lübnan Cumhurbaşkanı Orgeneral Joseph Avn, Şarku'l Avsat’a verdiği röportajda, ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı görüşmenin, Lübnan meselesini Amerikan gündeminde sağlamlaştırmak, işgal altındaki bütün toprakların geri alınması için destek sağlamak, İsrail saldırılarını durdurmak, orduya destek vermek ve savaşta yıkılan bölgelerin yeniden imarı için uluslararası desteği harekete geçirmek açısından önemli olduğunu söyledi.

Avn, Ordu Komutanı Orgeneral Rodolphe Heykel ile arasında anlaşmazlık bulunduğu yönündeki iddiaları reddederek, ordunun "uyum içinde olduğunu" ve mevcut imkânlar çerçevesinde devlet kararlarını uyguladığını ifade etti.

Lübnan'ın kararlarının "meşru kurumları tarafından alındığını" vurgulayan Avn, egemenliğini ve çıkarlarını savunmak amacıyla müzakereleri yalnızca devletin yürüttüğünü ifade etti. Hiç kimsenin ülkesi adına müzakere yürütmesini kabul etmeyeceğini belirtti.

Güç dengelerindeki eşitsizlik nedeniyle doğrudan müzakere seçeneğinin, işgali ve güney bölgelerindeki halk ile yerinden edilenlerin yaşadığı sıkıntıları sona erdirmenin tek yolu olduğunu savunan Avn, savaşın sürmesinin bir seçenek olmadığını söyledi. Avn, Cumhurbaşkanlığı makamının, Hizbullah da dahil olmak üzere bütün taraflarla diyaloğa açık olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Avn, Parlamento Başkanı Nebih Berri'yi "devlet adamı" olarak nitelendirirken, hükümetin sokak eylemleri yoluyla devrilmesine karşı çıktı ve herhangi bir değişikliğin anayasal çerçevede gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.

Arap ülkelerinin desteğini takdir ettiğini belirten Avn, özellikle Suudi Arabistan'a Lübnan'a verdiği destek ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Lübnan ihracat ürünlerinin yeniden kabul edilmesi yönündeki kararından dolayı teşekkür etti.

Güvenliği konusunda endişe duymadığını söyleyen Avn, "Koruyucu Allah'tır; hiç kimse vaktinden önce ölmez" ifadelerini kullandı.