Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak: Gazze'de yeni bir savaşı önlemek için Mısır-İsrail görüşmesi yapıldı

Kaynak, görüşmelere bir ABD heyetinin de katılabileceğini ve Hamas ile mutabakat sağlanması yönünde adımlar atıldığını doğruladı

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak: Gazze'de yeni bir savaşı önlemek için Mısır-İsrail görüşmesi yapıldı

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)

Muhammed er-Reyyis

Gazze anlaşması müzakerelerine ilişkin süreci yakından takip eden bilgi sahibi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kahire’de son saatlerde Mısırlı ve İsrailli heyetler arasında gerçekleştirilen görüşmenin ayrıntılarını paylaştı. Kaynağa göre görüşme, Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasını tehdit edebilecek olası sorunların önüne geçmek amacıyla yoğun diplomatik çabalar kapsamında yapıldı.

İsrail Kamu Yayın Kurumu, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, İsrail ordusundan üst düzey subaylardan oluşan bir heyetin Kahire’ye giderek son iki gün içinde Mısır ordusunun üst düzey yetkilileriyle Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçiş sürecini ele aldığını duyurdu.

Mısır ile İsrail arasındaki görüşme, Hamas liderlerinden Halil el-Hayye başkanlığındaki bir heyetin, geçen yıl ekim ayında imzalanan Gazze anlaşmasının uygulanmasının güvence altına alınmasına ilişkin arabulucularla temaslarda bulunmak üzere Kahire’de bulunduğu sırada gerçekleşti.

Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde savaş nedeniyle yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampta, omzunda eşyalarını taşıyan bir Filistinli, enkazların yanından geçiyor. (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde savaş nedeniyle yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampta, omzunda eşyalarını taşıyan bir Filistinli, enkazların yanından geçiyor. (AFP)

Mısırlı kaynak, Gazze konusunda istişarelerde bulunmak ve Hamas ile yürütülen temasları sürdürerek arabuluculuk çabalarını kurtarmak amacıyla ABD’li bir heyetin de bölgeye gelmesinin beklendiğini belirtti. Kaynak ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun seçim hesapları doğrultusunda savaşı yeniden başlatmaya hazırlandığına ilişkin bilgiler bulunduğunu aktardı.

Aynı kaynak, Kahire’deki görüşmelerin, geçen hafta ateşkes anlaşmasına ilişkin gündeme getirilen ve Hamas’ın itiraz ettiği öneriler üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. Kaynağa göre İsrail heyeti, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’a iletilmek üzere bir mesaj sundu. Mesajda, Mladenov’un hazırladığı belgeye ilişkin yeni formülasyonlar temelinde yürütülen mevcut girişimlerin sonuç vermemesi halinde İsrail’in askeri seçeneğe yöneleceği ve Gazze Şeridi’nde askeri operasyon başlatacağı belirtildi.

Son üç ay boyunca Mladenov tarafından sunulan öneriler, yeniden imar sürecinin ilerleyebilmesi için öncelikle Gazze Şeridi’nin silahsızlandırılmasına odaklanırken, Hamas ise bu önerilere çekince koyarak anlaşmanın ilk aşamasında yerine getirilmeyen maddelerin uygulanmasını ve İsrail’in bölgeden çekilmesini talep etti.

Kaynağın aktardığına göre İsrail heyeti mesajında, Hamas’ın özellikle önerilen formüller çerçevesinde silahsızlanma maddesi başta olmak üzere anlaşmanın hükümlerine bağlı kalmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Arabulucuların ise Hamas’la, Mladenov’a iletilecek açık ve net bir metin üzerinde uzlaşılması için temaslarını sürdürdüğü, böylece sürecin ilerlemesinin ve İsrail’in askeri operasyonlarını yeniden başlatmasının önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan Nasır Tıp Kompleksi’nde, bir çadırı hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybeden yakınının ardından göz yaşı döken Filistinli bir kadın (AFP)Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan Nasır Tıp Kompleksi’nde, bir çadırı hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybeden yakınının ardından göz yaşı döken Filistinli bir kadın (AFP)

Mısırlı kaynak, Netanyahu’nun önümüzdeki aylarda yapılması beklenen seçimler öncesinde seçim hesaplarıyla yeni bir askeri operasyona girişebileceğine ilişkin bilgilerin giderek arttığı uyarısında bulundu. Kaynak, kamuoyu yoklamalarının Gadi Eisenkot, Naftali Bennett ve diğer rakip isimlerin şansını artırdığını, bu nedenle Netanyahu’nun siyasi desteğini ve kamuoyu nezdindeki konumunu yeniden güçlendirmeye çalıştığını ifade etti. Kaynağa göre bu süreci, Mladenov’un mevcut metinlerde herhangi bir değişikliği kesin biçimde reddetmesi ve Hamas’ın mevcut önerileri ciddiyetle ele alması yönündeki ısrarı da destekliyor.

Kaynağın aktardığına göre İsrail heyeti, ‘Mısır2ın sorumlu girişimlerine olumlu karşılık verme isteğini’ dile getirirken, Hamas’ın uzlaşmaz tutumunu sürdürmesi halinde hareketle kaçınılmaz bir çatışmanın yaşanacağını da vurguladı.

Mısırlı kaynak, Kahire’nin gerilim iddialarına rağmen İsrail heyetine ev sahipliği yapmasının, Mısır’ın tüm taraflara açık olduğunu ve taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını gidermek için yoğun çaba gösterdiğini ortaya koyduğunu belirtti. Kaynak, mevcut süreçte herhangi bir görüşmenin yapılmasının önünde de hiçbir engel bulunmadığını söyledi.

Kaynak, “Kahire, mevcut tablonun son derece tehlikeli olduğunun farkında olduğu için tüm taraflarla sorumlu bir şekilde temas kurmaya çalışıyor. Mısır, kötüleşen insani durumu kurtarmak, çatışmaların yeniden tırmanmasını, daha fazla saha komutanının hedef alınmasını ve koşulların daha da ağırlaşmasını önlemek amacıyla yoğun diplomatik girişimlerde bulunuyor” ifadelerini kullandı. Kaynak ayrıca, Gazze’deki gelişmeleri ele almak üzere ABD’li bir heyetin Mısır’a gelme ihtimalinin bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Kaynağa göre Mısır, İsrail hükümeti üzerinde mümkün olan en yüksek baskının kurulabilmesi amacıyla Türkiye ve Katar ile yakın koordinasyon yürütüyor. Önümüzdeki günlerde Mısır’ın ABD tarafıyla da temaslarda bulunmasının beklendiğini belirten kaynak, bu girişimlerin ABD yönetiminin barış planının temel maddelerine bağlı kalmasını sağlamak, plandan sapılmasını veya alternatif süreçlerin gündeme gelmesini önlemek ve Mladenov’un krizi daha da karmaşık hale getirebilecek yeni taslaklar hazırlamasının önüne geçmek amacı taşıdığını ifade etti.

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta kaplarına su dolduran iki çocuk (AP)Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta kaplarına su dolduran iki çocuk (AP)

Mısırlı kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Hamas’ın arabulucu taraflarla yürüttüğü temaslarda zaman faktörünü kullanmayı sürdürebileceğini söyledi. Kaynağa göre hareket, ABD ile İran arasındaki müzakereler ve olası gerilimlerin seyrini bekleyerek ilerleyen süreçte müzakere pozisyonunu güçlendirmeyi hedefleyebilir. Ayrıca Hamas’ın, hareket içindeki seçim sürecinin henüz tamamlanmadığını gerekçe göstererek nihai kararlar alamayacağını ve kapsamlı mutabakat metinleri oluşturamayacağını öne sürmesinin de ihtimaller arasında yer aldığı belirtildi. Bu durumun ise sürecin ya askıya alınmasına ya da değerlendirme amacıyla bir süre belirsizlik içinde bırakılmasına yol açabileceği ifade edildi.

Buna karşın aynı kaynak, Mısır’ın, İsrail’de yaklaşan seçimler ve ABD Kongresi ara seçimleri öncesinde Gazze Şeridi’nde askeri gerilimin yeniden tırmanmasını önlemek için zamana karşı yarışacağını dile getirdi. Kaynak, birbirine bağlı bu siyasi gelişmelerin diplomatik ve siyasi süreçleri tamamen sekteye uğratabilecek nitelikte olduğuna dikkat çekti.

Kaynak ayrıca, mevcut belirsizliklere Mladenov’un ABD’nin desteğiyle üst düzey bir uluslararası göreve aday gösterilmesi ihtimalinin de eklendiğini belirtti. Bunun tüm taraflar açısından zaman baskısını artıracağını ve yerine yeni bir isim atanana kadar söz konusu görevde uzun süre boşluk yaşanabileceğini ifade eden kaynak, buna rağmen Mladenov’un yerine geçebilecek isimlerin de hazır olduğuna dair bilgiler bulunduğunu söyledi. Kaynağa göre bu isimler, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair ile ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff olarak öne çıkıyor.

İsrail saldırısında hedef alınan bir aracı inceleyen Filistinliler, Gazze, 9 Temmuz 2026 (Reuters)İsrail saldırısında hedef alınan bir aracı inceleyen Filistinliler, Gazze, 9 Temmuz 2026 (Reuters)

İsrail Kamu Yayın Kurumu, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, İsrail ordusundan üst düzey subaylardan oluşan bir heyetin Kahire’ye giderek son iki gün içinde Mısır ordusunun üst düzey yetkilileriyle Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçiş sürecini ele aldığını duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025’te İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşını sona erdirmeyi amaçlayan bir plan açıkladı. Planın ilk aşamasında ateşkes ilan edilmesi, İsrail’in kısmi çekilmesi, İsrailli esirlerin serbest bırakılması ve Gazze’ye günlük 600 yardım tırının girişine izin verilmesi öngörüldü.

Hamas, ilk aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirerek İsrailli esirleri serbest bırakırken, İsrail ise insani yükümlülüklerini yerine getirmedi ve askeri operasyonlarını sürdürdü. Bu süreçte bin 92 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 3 bin 507 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Anlaşmanın ikinci aşaması ise İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin yüzde 70'ten fazlasını kapsayan işgal alanlarından daha geniş çaplı çekilmesini, yeniden imar sürecinin başlamasını ve buna karşılık Filistinli grupların silahsızlandırılması sürecinin başlatılmasını öngörüyor. Ancak İsrail bu aşamayı uygulamaya koymadı ve önceliğin silahsızlanma olması gerektiği yönündeki tutumunu sürdürdü.

Ekim 2023’ten bu yana devam eden savaş nedeniyle Gazze Şeridi büyük bir yıkımla karşı karşıya bulunuyor. Haberde yer alan verilere göre çatışmalarda 73 binden fazla Filistinli yaşamını yitirirken, 173 binden fazla kişi yaralandı. Ayrıca Gazze’deki altyapının yaklaşık yüzde 91’inin tahrip olduğu ifade edildi.



Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
TT

Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)

Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babülmendep bölgesinde kontrolünde tuttuğu son mevzileri ele geçirmeye yaklaşırken, Lahic vilayetinde çatışmalar şiddetlendi. Husiler, Babülmendep'e doğru ilerleyebilmek ve Tur el-Baha ilçesine ulaşmak amacıyla Lahic'in Mukatira ilçesinde hükümet güçlerinin mevzilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Amalika Tugayları, Babülmendep'te Husilerin elinde kalan sınırlı sayıdaki mevziye yönelik operasyonlarını sürdürürken, hükümet güçleri ve Halk Direnişi birlikleri de Taiz ve Lahic cephelerinde şiddetlenen çatışmalara girdi. Husiler, son günlerde kaybettikleri mevzileri geri almak ve batı kıyısına hâkim stratejik bölgelere doğru yeni ilerleme hatları açmak için girişimlerde bulunuyor.

Sahadaki gelişmelerle eş zamanlı olarak Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını ve Taiz cephesinin sorumluluğunu yeniden düzenleyen kararlar aldı. Son haftalarda bazı mevzilerde yaşanan başarısızlıkların ardından alınan kararlar, siyasi liderliğin ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar “Yemen Şafağı” operasyonunun sürdürüleceğini yinelediği bir döneme denk geldi.

Sahadaki kaynaklara göre Husilerin Babülmendep'te elinde yalnızca bir ana mevzi ile az sayıda milisin bulunduğu birkaç tepe kaldı.

fbg
Taiz kenti çevresinde Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında bir Yemen askeri (AFP)

Kaynaklar, hükümet güçlerinin bu noktaların kontrolünü tamamen ele geçirmeye yaklaştığını, ancak Husilerin bölgeye döşediği yoğun mayın ve el yapımı patlayıcıların ilerlemeyi zorlaştırdığını belirtti. Askerler için ciddi tehdit oluşturan patlayıcıların temizlenmesinin, operasyonların tamamlanması açısından zorunlu olduğu ifade edildi.

Amalika Tugayları, Babülmendep Boğazı'na ve uluslararası deniz ulaşım güzergâhlarına hâkim konumu nedeniyle stratejik önem taşıyan bu bölgedeki Husi varlığını tamamen sona erdirmek için operasyonlarını sürdürüyor.

Husiler Lahic'in kuzeyinde saldırılarını yoğunlaştırıyor

Lahic vilayetinin kuzeyindeki Mukatira cephesinde Husiler, salı günü şafak vakti Memşah bölgesinde hükümet güçlerinin mevzilerine şiddetli bir saldırı düzenledi. Ancak 4. Hazım Tugayı ile 1. Komando Ulusal Direniş Tugayı birlikleri saldırıyı püskürttü. Böylece Husilerin aynı noktaya iki gün içinde düzenlediği ikinci saldırı da başarısızlıkla sonuçlandı. Örgüt, pazartesi günü de aynı mevziyi hedef almıştı.

Askerî kaynaklar, hükümet güçlerinin eş zamanlı olarak Nasıra bölgesindeki Savaliha dağlarında bulunan Husi mevzilerini orta ve ağır silahlarla hedef aldığını bildirdi. Saldırılarda Husilerin personel ve askerî teçhizat bakımından kayıplar verdiği belirtildi.

Askerî kaynaklardan alınan bilgilere göre hükümet güçleri, Nasıra cephesindeki Kızıl Su Deposu bölgesinde bazı mevzileri geri alarak Husi unsurlarını bölgeden çıkardı. Topçu birlikleri de Sakhir mevzilerinde Husilere ait toplanma noktalarını ve askerî araçları hedef aldı. Muayık ve Anan bölgelerinde ise çatışmalar devam etti.

scdfvg
Yemen ordusu, Husi saldırılarına karşı Taiz kentindeki mevzilerini koruyor (AFP)

Çatışmalar Kurbe ve Heycet el-Abd hatlarına da yayıldı. Husiler, Turbe ve Vaziiye yönünden askerî araçlar sevk ederek hükümet güçlerinin mevzilerine ilerlemeye çalıştı. Ancak hükümet güçleri saldırıyı püskürttü. Saatler süren çatışmaların ardından Husi unsurları Şerc bölgesinde durduruldu.

Hayfan ilçesindeki Ebus cephesinde de Kerb ve Memşah dağları çevresinde çatışmalar yaşandı. Hükümet güçleri, Husi saldırılarını püskürterek saldırganlara personel ve teçhizat kaybı verdirdi.

Son gelişmeler, Husilerin Babülmendep'te karşılaştıkları baskıya rağmen Lahic'in kuzeyindeki Mukatira cephesine ve buraya bağlı diğer hatlara ağırlık verdiğini gösteriyor. Örgüt, hükümet güçlerinin savunma hatlarını aşarak yeni bir ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Taiz cephesinin komuta yapısı değiştirildi

Cephelerdeki gelişmelerin ardından Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını yeniden düzenleyen ve Taiz cephesinin yönetimini değiştiren kararlar aldı. Kararlarla, çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden birindeki askerî sorumluluklar yeniden dağıtıldı.

2026 tarihli 247 sayılı karar uyarınca Albay Macdi Munadıl Sabit Ahmed, Tur el-Baha Askerî Ekseni komutanlığına ve 1. Vatan Kalkanı Kuvvetleri Tugayı komutanlığına atandı. Ahmed'in rütbesi tümgeneralliğe yükseltildi.

Albay Bessam Abdu Said Salim el-Hark, eksenin kurmay başkanlığına ve 4. Dağ Piyade Tugayı komutanlığına getirilirken, Tuğgeneral Naci Mukbil Muhammed Said eş-Şattaf da eksenin harekât sorumlusu olarak görevlendirildi.

246 sayılı kararla ise Tuğgeneral Reşad Ahmed İsmail el-Yusufi, Yüksek Askerî Komite üyeliğine ve Taiz cephesi sorumluluğuna atandı. El-Yusufi'nin rütbesi tümgeneralliğe yükseltilirken, bu görevde Tümgeneral Yusuf eş-Şeraci'nin yerini aldı.

Taiz çevresindeki çatışmalar sürüyor

Taiz kentinin güneyinde hükümet güçleri, Halk Direnişi birliklerinin desteğiyle Akruz cephesinde bazı stratejik mevzileri yeniden ele geçirdi. Nube ve Seyb bölgeleri ile Mübarek Tepesi, Husilerle yaşanan çatışmaların ardından hükümet güçlerinin kontrolüne geçti. Çatışmalarda Husilerin ağır kayıplar verdiği bildirildi.

Hükümet güçleri, Misrah ilçesindeki Hubeyl es-Sarm bölgesinde mevzilerine yönelik Husi saldırısını da püskürttü. Vilayetin diğer cephelerinde ise çatışmalar devam etti.

Öte yandan savaş uçakları, Cebel Habşi kavşağında ağaçların altında konuşlanan Husi unsurlarını ve askerî araçlarını hedef aldı. Sahadaki bilgilere göre hava saldırılarında doğrudan kayıplar meydana geldi.

vfgb
Cevf vilayetindeki cephe hatlarında görev yapan Yemen hükümet güçlerinden bir asker (AFP)

Husiler ise Şakab köylerini havan toplarıyla bombaladı. Saldırılarda bazı evler zarar görürken, bölge sakinleri arasında korku ve panik yaşandı.

Taiz kentinin çevresindeki cephelerde hükümet güçleri ve yerel savaşçılar, kentin giriş ve çıkış noktalarındaki savunma mevzilerini korumayı sürdürüyor. Bölgede topçu ateşi ve aralıklı çatışmalar devam ediyor.

Kent çevresindeki Husi saldırılarının görece azalması, örgütün Mukatira ve Tur el-Baha cephelerindeki çatışmalara yoğunlaşmasıyla aynı döneme denk geldi. Böylece askerî operasyonların ağırlığı Taiz çevresindeki diğer cephelere kaydı.

Yemen Başkanlık Konseyi: Operasyon hedeflerine ulaşılıncaya kadar sürecek

Siyasi cephede Yemen Başkanlık Konseyi, “Yemen Şafağı” operasyonunun ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar devam edeceğini yineledi. Bu hedeflerin başında Husi darbesinin sona erdirilmesi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında sağlanması geliyor.

Reşad el-Alimi başkanlığında, tüm konsey üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, hükümet güçleri, askerî birlikler ve Halk Direnişi unsurlarının Suudi Arabistan öncülüğündeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'nun desteğiyle Cevf, Marib ve batı kıyısı cephelerinde ilerleme kaydettiği, Taiz'de ise direnişin sürdüğü belirtildi.

Resmî medyanın aktardığına göre toplantıda, Husilerin askerî saldırılarındaki tırmanış ele alındı. Devlet kurumları ve sivil tesislere yönelik füze ve İHA saldırıları, kent ve köylere yönelik saldırıların genişletilmesi, Taiz kuşatmasının sürdürülmesi ve yerleşim bölgelerinin bombalanması değerlendirildi. Uluslararası su yolları ve deniz ulaşımına yönelik tehditler de toplantının gündeminde yer aldı.

Başkanlık Konseyi, Husilerin saldırıları karşısında cephelerde gösterilen direnişin Suudi Arabistan'ın desteğiyle sürdürüldüğünü vurguladı. Konsey, Riyad yönetiminin hükümet güçlerine verdiği desteğin yanı sıra Taiz ve diğer vilayetlerdeki insani ihtiyaçların karşılanmasına yönelik yardımlarını da takdir etti.

Konsey ayrıca Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan vatandaşlara, örgütün milis devşirme ve eleman kazanma faaliyetlerini reddetmeleri, çocuklarının çatışmalara sürüklenmesine izin vermemeleri çağrısında bulundu.

Açıklamada, silah bırakarak Husiler saflarında savaşmayı bırakanlar için ilan edilen prosedürler çerçevesinde güvenli dönüş yolunun açık olduğu da vurgulandı.


Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
TT

Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin tehditleri ve Afrika Boynuzu'ndaki terör örgütleriyle koordinasyonunun, milisleri uluslararası düzeyde kararlı bir tutum sergilenmesini gerektiren sınır aşan bir tehdide dönüştürdüğünü söyledi.

Ez-Zuba, salı günü Paris'te Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Remi Ferro ile bir araya geldi. Görüşmede Yemen'deki son gelişmelerin yanı sıra Husilerin sivil yerleşimlere ve uluslararası deniz ulaşım hatlarına yönelik terör eylemlerindeki tırmanış ele alındı.

Yemen Dışişleri Bakanı, Husilerin Taiz kentini kuşatma altında tutmasının yol açtığı insani dramı da gündeme getirdi. Ez-Zuba ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) çalışanları ile insani yardım kuruluşlarında görev yapan personelin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılması gibi ihlallere dikkat çekti. Bu eylemlerin son olarak Muhammed eş-Şami'nin hayatına mal olduğunu belirtti.

Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Ferro ise Fransa ve Avrupa Birliği'nin (AB), sahadaki değişimlere uyum sağlayacak yeni bir Yemen politikası benimsemeye önem verdiğini ifade etti. Ferro, ülkesinin Husilerin sivillere yönelik tüm ihlallerini reddettiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Yemen resmî haber ajansından aktardığı habere göre görüşmede, Yemen'deki gelişmeler ve Husilerin bölgesel güvenliğe yönelik tehditleri üzerinde duruldu.


Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı
TT

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen İçişleri Bakanlığı, salı günü, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husilerle birlikte çalışan 21 yabancı uzman bulunduğunu açıkladı. Bakanlık, bunlardan 14'ünün İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7'sinin ise Lübnan Hizbullahı mensubu olduğunu bildirdi.

Yemen'in 6 vilayetine dağılan uzmanların, Husilerin finansman, silahlandırma ve eğitim faaliyetlerinde görev aldığı belirtildi. Açıklamaya göre bu kişiler, doğrudan denetim ve gözetimin yanı sıra operasyonların planlanması ve yönetilmesine, milislerin askerî kapasitesinin geliştirilmesine de katılıyor. Uzmanların ayrıca Yemen'de uzun vadeli nüfuz oluşturmayı, siyasi, örgütsel, toplumsal ve medya faaliyetleri aracılığıyla Husilere bağlılık ağları ve yapılar kurmayı hedeflediği kaydedildi.

Yemen İçişleri Bakanlığı, söz konusu faaliyetlerin Yemen'i Arap çevresinden uzaklaştırmayı amaçladığını vurguladı.

Yabancı uzmanların görev alanları arasında operasyon yönetimi, komuta-kontrol sistemleri, balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyor. Ayrıca gözetleme sistemleri, haberleşme altyapısı, elektronik harp, ikmal ağları ve askerî bileşenlerin kaçakçılığı da uzmanların faaliyet gösterdiği alanlar arasında sıralandı.

Uzmanların deniz operasyonlarının koordinasyonunda ve ticari gemilerin hedef olarak belirlenmesinde de rol aldığı belirtildi. Açıklamada, patlayıcı yüklü teknelerin geliştirilmesi, otonom denizaltıların tasarlanması, mayın döşeme faaliyetleri ve milis unsurlarına askerî taktikler konusunda eğitim verilmesinin de bu kişilerin görevleri arasında bulunduğu ifade edildi. Söz konusu eğitimlerin, şehirlerin kuşatılması ve şehir savaşlarına yönelik olduğu kaydedildi.

Öte yandan, Yemen'de meşru yönetimi destekleyen Arap Koalisyonu salı günü, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurdu.

Bu gelişme, Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı bir balistik füze ile Riyad bölgesine yönelen iki İHA'nın bir gün önce engellenmesinin ardından yaşandı.