Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Donohoe: Suudi Arabistan büyüme modelini geliştirmenin ötesine geçerek kalkınma bilgisini ihraç ediyor

Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Donohoe: Suudi Arabistan büyüme modelini geliştirmenin ötesine geçerek kalkınma bilgisini ihraç ediyor
TT

Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Donohoe: Suudi Arabistan büyüme modelini geliştirmenin ötesine geçerek kalkınma bilgisini ihraç ediyor

Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Donohoe: Suudi Arabistan büyüme modelini geliştirmenin ötesine geçerek kalkınma bilgisini ihraç ediyor

Suudi Arabistan'da iş gücü piyasasında yaşanan dönüşüm artık yalnızca işsizlik oranının tarihi düşük seviye olan yüzde 2,8'e gerilemesi ya da çalışan Suudi vatandaşlarının yarısının özel sektörde istihdam edilmesiyle ölçülmüyor. Ülkenin beşeri sermaye ve teknoloji yatırımlarını uluslararası kurumların dikkatini çeken kalkınma modellerine dönüştürebilme kapasitesi de bu dönüşümün önemli göstergeleri arasında yer alıyor.

Dünyanın en büyük sanal sağlık hizmeti sağlayıcısı olarak kabul edilen Seha Sanal Hastanesi, dijital teknolojiler ve yapay zekâyı kullanarak sağlık hizmetlerinin kapsamını genişletmesi ve verimliliğini artırmasıyla bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Dünya Bankası, bu deneyimi bilgi ve inovasyona dayalı geleceğin ekonomisini yansıtan başarılı bir model olarak değerlendiriyor.

Bu değerlendirme, Dünya Bankası ile Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı'nın ortaklaşa hazırladığı "On Yıllık İlerleme: Suudi İş Gücü Piyasasındaki Dönüşüme Derinlemesine Bakış" başlıklı raporla da destekleniyor. Raporda ekonominin insan sermayesi, özel sektör ve dijital ekonomi ekseninde yeni bir aşamaya geçtiği belirtilirken, iş gücüne katılım oranının yüzde 67,1'e yükseldiği, çalışan Suudilerin yarısının özel sektörde görev yaptığı ve dijital ekonominin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payının yaklaşık yüzde 15'e ulaştığı kaydediliyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü (Chief Knowledge Officer))  Paschal  Donohoe, Suudi Arabistan'ın elde ettiği başarının ekonomik göstergelerin iyileştirilmesinin ötesine geçtiğini belirterek, ülkenin istihdam, beceri, inovasyon ve bilginin kamu hizmetlerinde kullanımını bir araya getiren, daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir kalkınma modeli oluşturduğunu söyledi.

Dünyanın ilgisini çeken sağlık modeli

Donohoe'nun övgü dolu değerlendirmesi, pazar günü Riyad'daki Seha Sanal Hastanesi'ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından geldi.

Hastanenin dijital sağlık hizmetlerini yerinde inceleyen Donohoe, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada tesisi, "teknolojinin insanın hizmetine sunulmasında gördüğüm en etkileyici modellerden biri" olarak nitelendirdi. Yapay zekânın sağlık hizmetlerine kapsamlı bir kalkınma vizyonu çerçevesinde entegre edilmesinin başarılı bir örneği olduğunu ifade etti.

Donohoe'ya göre Suudi sağlık sistemini küresel ölçekte öne çıkaran üç temel unsur bulunuyor. Bunların ilki, yapay zekânın hastalar ile en uzman doktorlar arasında anlık ve etkin iletişim kuracak şekilde başarıyla kullanılması. İkincisi, dijital bağlantının hastane içi ve dışındaki sağlık hizmetlerini kapsayacak biçimde genişletilebilmesi. Üçüncüsü ise ilgili kurumların hizmetlerin etkisini bilimsel doğrulukla ölçebilmesini sağlayan gelişmiş anlık takip ve denetim sistemleri.

Finansmandan bilgi paylaşımına

Donohoe, Suudi Arabistan ile Dünya Bankası arasındaki ilişkinin artık finansman ve teknik danışmanlık boyutunu aşarak bilgi üretimi ve deneyim paylaşımına dayandığını söyledi.

Riyad'da açılan ve bölgede türünün ilk örneği olan Bilgi Merkezi'nin, bu ortaklıkta yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirten Donohoe, merkezin başarılı Suudi uygulamalarını belgeleyerek geliştireceğini ve diğer ülkelerde uygulanabilecek kalkınma modellerine dönüştüreceğini ifade etti.

Suudi Arabistan'ın artık uluslararası deneyimlerden yararlanan bir ülke olmanın ötesine geçtiğini vurgulayan Donohoe, kalkınma bilgisinin üretilmesi ve paylaşılmasında aktif bir ortak haline geldiğini söyledi.

sdfvtrht
Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Paschal Donohoe, Şarku’l Avsat'a konuştu. (Turki El Akili)

Dünya Bankası'nın özellikle sağlık alanında Suudi kurumlarıyla iş birliğini geliştirmeyi hedeflediğini kaydeden Donohoe, Seha Sanal Hastanesi modelinin gelişmekte olan ülkelerin ve sağlık personeli yetersizliği yaşayan bölgelerin ihtiyaçlarına uyarlanmasının bölgesel ve küresel kalkınmaya katkı sağlayacağını dile getirdi.

Yeni bir yapısal ekonomik gerçeklik

Dünya Bankası'nın Suudi deneyimini başka ülkelere taşımaya ilgi göstermesinin temelinde, bunun tek bir proje ya da sektörün başarısından ziyade kapsamlı bir yapısal ekonomik dönüşümü yansıtması bulunuyor.

2030 Vizyonu kapsamında hayata geçirilen reformlar yalnızca yeni istihdam alanları oluşturmakla kalmadı; eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki ilişkiyi yeniden şekillendirdi, özel sektörün rolünü güçlendirdi ve bilgi ile inovasyona dayalı ekonomik faaliyetlerin payını artırarak büyümeyi daha sürdürülebilir ve teknolojik dönüşümlere daha uyumlu hale getirdi.

Donohoe, bu dönüşümün öneminin insan yatırımı, verimlilik ve inovasyonu bir araya getirmesinden kaynaklandığını belirterek, dijital sağlık hizmetlerinin eğitim, beceri geliştirme ve dijital dönüşüm reformlarının somut sonucu olduğunu, yalnızca teknolojik bir proje olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Yapay zekâ sınavı

Yapay zekânın hızla gelişmesi dünya genelinde istihdamın geleceğine ilişkin kaygıları artırırken, Dünya Bankası önümüzdeki dönemde yaklaşık 1,2 milyar gencin iş gücü piyasasına katılacağını, buna karşılık yalnızca yaklaşık 400 milyon yeni iş oluşturulabileceğini öngörüyor.

Donohoe'ya göre Suudi Arabistan bu konuda farklı bir yaklaşım sergiliyor. Ülke, yapay zekâyı insanın yerine geçen bir unsur değil, verimliliği artıran ve yeni istihdam alanları oluşturan bir araç olarak kullanıyor.

Dijital becerilere erken dönemde yapılan yatırımların ve modern teknolojilerin eğitim ile mesleki gelişim programlarına entegre edilmesinin nitelikli insan kaynağının oluşmasına katkı sağladığını belirten Donohoe, dijital ekonominin GSYH içindeki payının da bu süreçte önemli ölçüde arttığını ifade etti.

Suudi Arabistan'ın özellikle dijital sağlık alanındaki yapay zekâ uygulamalarının, teknolojinin hem hizmet kalitesini yükseltebildiğini hem de geleceğin uzmanlık alanlarında yeni iş fırsatları oluşturabildiğini gösterdiğini söyledi.

Önemli olan sadece istihdam değil, nitelikli istihdam

Donohoe, iş gücü piyasalarının başarısının yalnızca oluşturulan iş sayısıyla değil, bu işlerin niteliği, sürdürülebilir gelir sağlaması, kariyer gelişimine imkân vermesi ve verimliliği artırmasıyla ölçülmesi gerektiğini vurguladı.

Son yıllarda küresel ekonomik yavaşlama ve artan yaşam maliyetlerinin, "nitelikli istihdam" konusunu dünya genelinde politika yapıcıların en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdiğini belirtti.

Dünya Bankası'nın sağlık, turizm ve tarım gibi yüksek katma değerli sektörlerde kaliteli istihdamın artırılması için hükümetlerle birlikte çalıştığını ifade eden Donohoe, özel sektör yatırımlarını teşvik edecek düzenleyici çerçevenin güçlendirilmesine de destek verdiklerini söyledi.

Suudi Arabistan'ın bu alanda ileri düzey bir örnek oluşturduğunu belirten Donohoe, Riyad'daki Bilgi Merkezi'nin yalnızca deneyim paylaşımı için değil, iş kalitesini ve verimliliğini artıracak politika geliştirme açısından da önemli bir platform olacağını ifade etti.

Yeni dönemin lokomotifi özel sektör

Donohoe'ya göre kaliteli istihdamın artırılması, özel sektörün yatırım ve büyümenin ana motoru haline gelmesine bağlı.

İstihdam artışının gelecekte kamu harcamalarından ziyade özel sektör yatırımları sayesinde sürdürülebileceğini belirten Donohoe, Dünya Bankası analizlerinin Suudi özel sektörünün halihazırda birçok stratejik alanda önemli rol üstlendiğini ortaya koyduğunu söyledi.

Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde özel sektörün yatırımlarını büyütmesi ve yeni istihdam oluşturabilmesi için daha fazla teşvik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

"Hiçbir ülke, ne kadar zengin olursa olsun, her şeyi yalnızca kamu sermayesiyle gerçekleştiremez." diyen Donohoe, Dünya Bankası'nın hükümetlerle birlikte yatırımcı güvenini artıracak ve uzun vadeli özel sermaye yatırımlarını teşvik edecek düzenlemeler üzerinde çalıştığını belirtti.

Donohoe, bunun 2030 Vizyonu'nun en güçlü yönlerinden biri olduğunu, çünkü Suudi Arabistan'ın özel sektörün ekonomik büyümede daha büyük rol üstlenmesine olanak sağlayan yatırım ortamını ve altyapıyı başarıyla oluşturduğunu ifade etti.

Küresel belirsizliklere rağmen dirençli büyüme

Suudi Arabistan'daki yapısal reformlar, jeopolitik ve ticari gerilimlerin küresel ekonomiyi zorladığı bir dönemde hayata geçiriliyor.

Dünya Bankası'nın tahminlerine göre bölge ekonomisinin büyüme beklentisi, çatışmaların ekonomik etkileri nedeniyle yaklaşık yüzde 4 seviyesinden yüzde 1,5-2,5 aralığına gerilemiş durumda.

Buna rağmen Donohoe, Suudi ekonomisinin tedarik zinciri sorunları, enflasyon baskısı ve küresel gıda fiyatlarındaki artış gibi olumsuzluklara karşı güçlü bir dayanıklılık sergilediğini söyledi.

Sağlık, eğitim ve istihdam alanlarında dayanıklılığın güçlendirilmesinin ekonomilerin zaman içinde şokları absorbe edebilmesini sağlayacağını belirten Donohoe, Suudi Arabistan'ın bilgi, inovasyon ve özel sektör ortaklığına dayalı yaklaşımı sayesinde küresel dönüşümlere uyum sağlayabilen esnek bir ekonomik model geliştirdiğini ifade etti.

Donohoe, bu nedenle Suudi Arabistan'ın artık yalnızca iş gücü piyasası ve ekonomi alanındaki başarılarıyla değil, diğer ülkelerin de yararlanabileceği bir kalkınma modeli sunmasıyla öne çıktığını sözlerine ekledi.



Aramco'nun üçüncü çeyrekte düzeltilmiş net kârı yüzde 9 artarak 31,2 milyar dolara yükseldi

Aramco logosu. (Reuters)
Aramco logosu. (Reuters)
TT

Aramco'nun üçüncü çeyrekte düzeltilmiş net kârı yüzde 9 artarak 31,2 milyar dolara yükseldi

Aramco logosu. (Reuters)
Aramco logosu. (Reuters)

Suudi Arabistan petrol şirketi Aramco, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde düzeltilmiş net kârının yıllık bazda yüzde 9 artarak 117 milyar riyale (31,2 milyar dolar) yükseldiğini açıkladı. Şirketin net kârı, geçen yılın aynı döneminde 107,2 milyar riyal (28,6 milyar dolar) seviyesindeydi. Bu artışta operasyonel mükemmellik, şirket faaliyetlerinin esnekliği ve karşılaşılan zorluklar karşısında operasyonların hızla yeniden devreye alınabilmesi etkili oldu.

Faaliyetlerden elde edilen nakit akışı, 2025'in üçüncü çeyreğindeki 135,4 milyar riyalden (36,1 milyar dolar) 145,2 milyar riyale (38,7 milyar dolar) yükseldi. Serbest nakit akışı da geçen yılın aynı dönemindeki 88,4 milyar riyalden (23,6 milyar dolar) 105,8 milyar riyale (28,2 milyar dolar) çıktı.

Şirketin borçluluk oranı, Haziran 2026 sonunda yüzde 6,2 seviyesindeyken, eylül sonu itibarıyla yüzde 5,5'e geriledi. Bu düşüş, Aramco'nun mali yapısındaki güçlü görünümün göstergesi olarak değerlendirildi.

Aramco Yönetim Kurulu, 2026 yılının üçüncü çeyreği için 82,1 milyar riyal (21,9 milyar dolar) tutarında temel temettü dağıtımı açıkladı. Yıllık bazda yüzde 3,5 artışa işaret eden temettü ödemelerinin yılın dördüncü çeyreğinde yapılacağı bildirildi.

Aramco'nun Suudi Arabistan'da düzenlenen bir konferanstaki logosu. (AFP)
Aramco'nun Suudi Arabistan'da düzenlenen bir konferanstaki logosu. (AFP)

Rafineri ve kimya sektöründe güçlü artış

Şirketin faaliyet alanları incelendiğinde, rafinaj, kimya ve pazarlama sektörünün faiz, vergi ve zekât öncesi düzeltilmiş kârı yıllık bazda yüzde 234 arttı. Bu yükselişte rafineri marjlarındaki iyileşme etkili oldu.

Arama ve üretim alanında ise Züluf sahasındaki ham petrol üretim kapasitesini artırmaya yönelik projenin üretime başladığı açıklandı. Şirket, Cevfura sahası projesinin ikinci aşaması, Fazılı gaz işleme tesisinin genişletilmesi ve Dammam sahasının geliştirilmesi dâhil diğer önemli projelerin belirlenen takvime uygun ilerlediğini bildirdi.

İhracat esnekliğini artırma çalışmaları kapsamında Doğu-Batı petrol boru hattının ilave ihracat seçenekleri sunmayı sürdürdüğü belirtildi. Aramco ayrıca küresel tedarik ağını güçlendirmek amacıyla yurt dışında ilave depolama kapasitesi ve yeni ihracat güzergâhları arayışında olduğunu açıkladı.

Şirket, yapay zekâ sektöründeki yatırımlarını da genişletti. Bu kapsamda Humain şirketinin yüzde 49 hissesini devralan Aramco, işlem çerçevesinde yaklaşık 9,9 milyar riyal (2,6 milyar dolar) değerinde varlık ve nakit katkısı transferi gerçekleştirdi.

Faaliyet alanlarını çeşitlendirme kapsamında Aramco, maden arama ve sert kaya madenciliği alanında ortak girişim kurulmasına yönelik bir hissedarlar anlaşması da imzaladı. Şirket, arama ve üretim sektöründeki deneyiminden yararlanarak enerji ve doğal kaynaklarla bağlantılı yeni faaliyet alanlarına açılmayı hedefliyor.

Nasser: İş esnekliği, tedarikin devamlılığını sağladı

Aramco Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Emin Nasser, 2026'nın üçüncü çeyreğinde jeopolitik belirsizliklerin ve önemli enerji tesislerine yönelik saldırıların küresel enerji arzındaki krizi derinleştirdiğini belirtti. Nasser, bu gelişmelerin küresel enerji güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Şirket çalışanlarının özverisi, operasyonel mükemmellik, faaliyet sisteminin esnekliği ve onlarca yılda oluşturulan güçlü tedarik zinciri ağının, olağanüstü koşullara rağmen müşterilere güvenilir enerji tedarikinin sürdürülmesini sağladığını kaydetti.

Nasser, küresel tedarik ağını güçlendirmek amacıyla yurt dışında ilave depolama kapasitesi ve alternatif ihracat güzergâhları arayışının sürdüğünü belirtti. Değişken piyasa koşullarına rağmen elde edilen güçlü operasyonel ve mali performansın, şirketin sahip olduğu esnekliğin önemini ortaya koyduğunu vurguladı.

Aramco Üst Yöneticisi Emin Nasser, bir basın toplantısında konuşurken. (Arşiv – Reuters)
Aramco Üst Yöneticisi Emin Nasser, bir basın toplantısında konuşurken. (Arşiv – Reuters)

Nasser, güçlü mali yapısının desteğiyle Aramco'nun öncelikli projeleri hayata geçirmeye, performansı artırmak ve yeni fırsatların önünü açmak için ileri teknolojilerden yararlanmaya devam ettiğini söyledi.

Şirketin, dünyanın giderek artan enerji ihtiyaçlarını karşılamayı ve hissedarları ile müşterileri için değer yaratmayı sürdürdüğünü ifade etti.


Husilerin Taiz kuşatması, temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını 5 katına çıkardı

Husilerin kuşatma altındaki Taiz kentinde bir sokakta satışa sunulan benzin bidonları (Reuters).
Husilerin kuşatma altındaki Taiz kentinde bir sokakta satışa sunulan benzin bidonları (Reuters).
TT

Husilerin Taiz kuşatması, temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını 5 katına çıkardı

Husilerin kuşatma altındaki Taiz kentinde bir sokakta satışa sunulan benzin bidonları (Reuters).
Husilerin kuşatma altındaki Taiz kentinde bir sokakta satışa sunulan benzin bidonları (Reuters).

Yemen'in Taiz kentinde Husilerin uyguladığı kuşatma, yüz binlerce kişinin yaşadığı sıkıntıları daha da ağırlaştırdı. Kente ulaşan yolların kapalı tutulması ve insani yardımların ulaştırılması amacıyla güvenli bir koridor açılmasına yönelik girişimlerin sonuçsuz kalması nedeniyle temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları normal seviyesinin 5 katına kadar yükseldi. Ülkenin batı ve güneyindeki çatışma bölgelerinden kaçan sivillerin sayısı da artıyor.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM), son dönemdeki askeri tırmanış ve buna bağlı çatışmaların Taiz'de temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarında keskin artışa yol açtığını bildirdi. Örgüte göre, kentin çevresindeki bölgelere ulaşım yollarının kesilmesi nedeniyle temel ürünlerin maliyeti 3 ila 5 kat arttı. Bu durum, temel gıda maddelerini dahi çok sayıda ailenin karşılayamayacağı seviyelere taşıdı.

Örgüt, Yemen'in batısında çatışmaların şiddetlenmesi üzerine 300 binden fazla kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını açıkladı. Yerinden edilmelerin büyük bölümünün son iki ayda gerçekleştiğini belirten IOM, ailelerin barınma yeri bulmakta ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta giderek daha fazla zorlandığını kaydetti. Bu süreçte insani yardım kuruluşlarının ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engelleyen kısıtlamalar da devam ediyor.

cdhyj
Husilerin dört haftadır Taiz kentini kuşatma altında tuttuğunu gösteren fotoğraf (Yerel medya)

Uluslararası Göç Örgütü Yemen Misyonu Başkanı Abdüssettar İssuf, yıllardır süren çatışmaların ardından Yemenli ailelerin yeniden evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirtti. İssuf, bu ailelerin çoğu zaman üzerlerindeki kıyafetlerden başka hiçbir şeyleri olmadan göç ettiğini vurgulayarak barınma, gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine acil ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

İssuf ayrıca, finansman yetersizliğinin binlerce ailenin hayati önem taşıyan yardımlardan mahrum kalmasına yol açabileceği uyarısında bulundu. Çatışmaların ve yerinden edilmelerin yayılmasıyla insani ihtiyaçların da giderek arttığına dikkat çekti.

Örgütün verilerine göre, ekim ayının başından bu yana Lahic vilayetinin El-Mudâribe ve El-Ara ilçelerinden 43 binden fazla kişi göç etti. Bu sayı, Yemen genelinde tek bir ilçede kaydedilen en yüksek yerinden edilme rakamı oldu.

Taiz vilayeti içinde de göç hareketliliği artarken çok sayıda aile, şu anda 56 binden fazla yerinden edilmiş kişiye ev sahipliği yapan Aden kentine yöneliyor.

Uluslararası Göç Örgütü, krizin sağlık alanındaki etkilerini hafifletmek amacıyla Marib, Lahic, Aden ve Taiz vilayetlerinde beş mobil sağlık ekibi görevlendiriyor. Bu ekiplerin ikisi Taiz'de faaliyet gösteriyor.

Ekipler; temel sağlık hizmetleri ve tıbbi danışmanlığın yanı sıra üreme sağlığı, akut yetersiz beslenmenin tedavisi, aşılama, sağlık kuruluşlarına sevk, ruh sağlığı, koruma ve acil bakım hizmetleri sunuyor.

Beş mobil ekip, geçen hafta sağlık hizmetlerinin yetersiz olduğu veya insani krizlerden etkilenen bölgelerde yaklaşık bin tıbbi danışmanlık hizmeti verdi.

Acil ihtiyaçlar için 45 milyon dolar gerekiyor

İnsani ihtiyaçların genişlemesi karşısında Uluslararası Göç Örgütü, müdahale kapasitesinin artırılması için aldığı katkılara rağmen ek finansmana ihtiyaç duyulduğunu bildirdi. Örgüt, önümüzdeki altı ay boyunca yürütülecek çalışmalar için yaklaşık 45 milyon dolara ihtiyaç olduğunu açıkladı.

Talep edilen finansmanın; hayat kurtarıcı yardımların yanı sıra barınma, acil nakit desteği, gıda dışı temel ihtiyaç malzemeleri, koruma hizmetleri, sağlık hizmetleri, temiz su ve sanitasyon çalışmalarını karşılaması öngörülüyor. Kaynakların ayrıca yerinden edilmiş kişilerin barındığı alanların koordinasyonu ve nüfus hareketlerinin takibi için de kullanılması planlanıyor.

cdg
Husilerin yerleşim alanlarını hedef alması nedeniyle devam eden göç dalgası (Yerel medya)

Söz konusu çalışmalar, yerinden edilmiş aileleri ve onlara ev sahipliği yapan toplulukları hedefleyen Yemen Krizine Müdahale Planı kapsamında yürütülüyor. Bu çerçevede, Afrika Boynuzu'ndan Yemen üzerinden gelen göçmenlere yardım etmeyi amaçlayan Afrika Boynuzu ve Yemen Bölgesel Göçmen Müdahale Planı da uygulanıyor.

Husilerin Taiz kentini kuşatma altında tutmayı ve kırsal bölgelerdeki yerleşim alanlarıyla Lahic'in batısındaki bölgeleri hedef almayı sürdürmesine rağmen Uluslararası Göç Örgütü, çatışmanın tüm taraflarına sivilleri ve insani yardım çalışanlarını koruma çağrısında bulunmakla yetindi.

Örgüt, özellikle Taiz vilayetinde ulaşılması güç bölgelere yardımların güvenli ve engelsiz biçimde ulaştırılmasının sağlanmasını istedi.

Köyler hedef alınıyor

Öte yandan Yemen hükümetine yakın kaynaklar, Lahic vilayetinin batısında Husilerin kontrolündeki bölgelerden ve Taiz ile cephe hattının kesiştiği alanlardan kaçışların sürdüğünü belirtti.

Kaynaklar, özellikle El-Mukâtıra ve El-Mudâribe ilçelerinde yerleşim yerlerinin roket mermileri ve insansız hava araçlarıyla hedef alınması nedeniyle sivillerin bölgeden ayrıldığını aktardı.

Husilerin, Taiz vilayetinin kırsal kesimlerine ulaşan yolları kapatmasının ardından El-Mukâtıra ilçesinin çevresindeki yerleşim alanlarına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı belirtildi. Örgütün, Lahic vilayetindeki El-Mudâribe ilçesinin köylerine yönelik roket ve insansız hava aracı saldırılarını da sürdürdüğü kaydedildi.

bfd bf
Husilerin Taiz vilayetini ele geçirmek için on binlerce silahlıyı sevk etmesi (AP)

El-Mudâribe'nin çevresinde hükümet güçleriyle Husiler arasında bir aydan uzun süredir çatışmalar yaşanıyor.

Bu gelişmeler, kırsal bölgelerde yaşayan siviller üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. Yolların kapatılması ve köylere yönelik saldırılar, yaşam maliyetlerinin yükselmesi, gıda ve suya erişimin azalması ve sağlık hizmetlerindeki yetersizliklerle aynı döneme denk geliyor. İnsani yardım kuruluşları ise ihtiyaç sahiplerine ulaşmakta giderek daha fazla güçlük çekiyor.


ABD’deki seçim sandıkları, Wall Street için yeni hesaplar açıyor

New York Borsası’nda çalışan borsa yatırımcıları (EPA)
New York Borsası’nda çalışan borsa yatırımcıları (EPA)
TT

ABD’deki seçim sandıkları, Wall Street için yeni hesaplar açıyor

New York Borsası’nda çalışan borsa yatırımcıları (EPA)
New York Borsası’nda çalışan borsa yatırımcıları (EPA)

Wall Street’in gözü salı günü yapılacak ABD seçimlerine çevrilirken; piyasalar yapay zekâ yatırımları ve faiz oranlarının seyriyle birlikte siyasi hesaplaşmalara odaklandı. Kongre ara seçimleri, Washington’daki güç dengesinin ötesinde; devlet harcamaları eğilimleri, teknoloji şirketlerine yönelik denetimler ile dolar ve ABD Hazine tahvillerini etkileyebilecek potansiyel sonuçlar barındırıyor.

Söz konusu kritik süreç, yapay zekâ alanındaki devasa yatırımların finansal getirilerine dair belirsizliklerin ABD hisse senetleri üzerinde baskı yarattığı bir döneme denk geldi. Veri merkezleri ve bilgi işlem kapasitelerini genişletme maliyetine ilişkin yatırımcı endişelerini gidermeyen bilanço sonuçlarının ardından teknoloji hisselerinde düşüş yaşanmıştı. Diğer yandan yatırımcılar, ekonominin gücüne ve yeniden faiz artışı ihtimallerine dair yeni sinyaller aramak amacıyla Apple, AMD ve Palantir’in de aralarında bulunduğu büyük şirketlerin finansal sonuçları ile aylık istihdam raporunu yakından takip ediyor.a

fvgthy
ABD Başkanı Donald Trump, Florida’daki Mar-a-Lago kulübünde düzenlenen Cadılar Bayramı partisi sırasında basın mensuplarıyla tokalaştı. (AFP)

Piyasalardaki siyasi hesaplar, Senato mücadelesi ucu açık kalmakla birlikte, Demokratların Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü Cumhuriyetçilerden alma ihtimali üzerinde yoğunlaşıyor. Yatırımcılar, Kongre’deki güç dengesinin değişmesinin; enerji maliyetleri ve çevreye etkileri nedeniyle yerel tepkilere yol açan veri merkezi projelerine yönelik incelemeleri artırabileceğini, ayrıca teknoloji şirketleri, bankalar ve kripto para firmaları üzerindeki denetimlerin sıkılaşabileceğini öngörüyor.

Olası etkiler yalnızca teknoloji hisseleriyle sınırlı kalmıyor. Demokratların Kongre’nin her iki kanadında da zafer kazanması; gerek hükümetin finansmanı ve borç limiti müzakerelerinde siyasi tıkanıklık riskini artırarak gerekse yapay zekâ sektörüne ilişkin halihazırda yıpranmış olan piyasa algısını etkileyerek dolar üzerinde baskı oluşturabilir.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığına göre ING Dış Borsa Stratejisti Francesco Pesole, Demokratların kapsamlı bir zafer kazanmasının hükümetin kapanma riski, borç limiti müzakerelerindeki kilitlenmeler ve yapay zekâya yönelik olumsuz algının derinleşmesi gibi nedenlerle dolar üzerinde sınırlı bir baskı yaratabileceğini ifade etti.

Hisse senedi piyasasına ilişkin değerlendirmede bulunan Cherry Lane Investments Kurucu Ortağı Rick Meckler ise Demokratların açık ara zaferinin yapay zekâ, teknoloji sektörü ve genel olarak tüm piyasa açısından olumsuz bir faktör olarak algılanabileceğini belirtti. Bu endişelerin temelinde, veri merkezlerinin elektrik tüketimi, enerji maliyetleri ve çevresel etkilerine dair tırmanan tartışmalar ışığında genişleme planlarının daha sıkı bir incelemeye tabi tutulma ihtimali yatıyor.

xcdfvgthy
ABD Senatosu Demokrat adayı James Talarico’nun Houston’daki seçim mitinginin yakınında, el yapımı bir karavan örtüsü (EPA)

Seçimler, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekaya yönelik artan harcamalarını bu yatırımları haklı çıkaracak finansal getirilere dönüştürme yeteneğinin sorgulandığı bir dönemde gerçekleşiyor. Veri merkezlerine en çok yatırım yapan şirketlerden Alphabet ve Amazon’un açıkladığı sonuçlar, bu genişlemenin finansmanı ve ekonomik verimliliği konusundaki soru işaretlerini artırırken, bilanço verilerini duyuran Intel’in hisseleri cuma günü yaklaşık yüzde 29 oranında değer kaybetti.

Teknoloji ve yapay zekâ hisselerindeki zayıflığın etkisiyle S&P 500 endeksi cuma günkü seansta yüzde 1,8 gerilerken, Nasdaq bileşik endeksi yüzde 2,9 oranında düştü. Empower Baş Yatırım Stratejisti Marta Norton, piyasanın yapay zekâya ilişkin süregelen ve belki de tırmanan endişeler nedeniyle dalgalı bir seyir izlediğini belirterek, yatırımcıların son bilanço sonuçlarını sindirmeye çalıştığını vurguladı.

Şirket sonuçlarıyla dolu bir hafta

Seçimlerle eş zamanlı olarak devam eden üçüncü çeyrek bilanço sezonu, şimdiye kadar güçlü bir kâr performansına işaret etti. LSEG I/B/E/S verilerine göre, S&P 500 endeksindeki şirketlerin yarısından fazlasının sonuçlarını açıklamasıyla birlikte, çeyreklik kâr artışının yüzde 31,6 seviyesinde gerçekleştiği kaydedildi.

Ancak yüksek kâr artışı, yatırımcıların yüksek beklentilerini karşılayamayan şirketleri cezalandırmasının önüne geçemedi. Caterpillar hisseleri, veri merkezlerinde kullanılan güç ekipmanlarına yönelik güçlü talebe rağmen yıllık satış büyümesi beklentisini sabit tutması üzerine perşembe günü yüzde 9 değer kaybetti.

rgtbnty
New York Borsası’nda konuşan iki yatırımcı (EPA)

Franklin Templeton Enstitüsü Baş Piyasa Stratejisti Chris Galipeau, kâr beklentisi çıtasının son derece yüksek olduğunu ve bu beklentileri karşılayamayan ya da aşamayan şirketlerin hisse senetlerinde baskı gördüğünü belirtti.

Apple’ın bugün bilançosunu açıklaması beklenirken; yatırımcılar yapay zekâ harcamalarının yönüne ilişkin ek göstergeler sunacak AMD, Qualcomm ve Palantir’in sonuçlarını da yakından takip ediyor. Önümüzdeki hafta bilanço açıklayacak şirketler arasında McDonald’s, Amgen ve ConocoPhillips’in yanı sıra S&P 500 endeksinde yer alan 100’den fazla şirket bulunuyor.

İş piyasası, faiz artışı beklentileriyle karşı karşıya

Makroekonomi tarafında ise ABD Ekim ayı istihdam raporu, para politikası beklentileri açısından kritik bir test niteliği taşıyor. FED son toplantısında faiz oranlarını sabit tutarken, piyasalar aralık ayında yeni bir faiz artışı olasılığını fiyatlamaya devam ediyor.

LSEG verilerine göre piyasalar, 9 Aralık’taki toplantıda 25 baz puanlık bir faiz artışı ihtimalini yüzde 76 olarak fiyatlarken, önümüzdeki 12 aylık süreçte en az iki faiz artışı daha öngörüyor. Wall Street Journal’ın haberine göre, bu beklentilerin belirgin şekilde değişmesi için istihdam verilerinin beklenenden çok daha zayıf gelmesi gerekiyor.

Finans kuruluşları, işsizlik oranının sabit kalmasıyla birlikte istihdamda mütevazı bir büyüme bekliyor. LBBW analistleri, zayıf istihdam artışı beklentilerine rağmen Aralık ayında 25 baz puanlık bir faiz artışının hâlen yüksek bir olasılık olduğunu ifade etti.

dcvfgbh
New York Borsası’ndaki iki yatırımcı (Reuters)

Aylık rapor öncesinde yatırımcılar; salı günü açıklanacak eylül ayı açık iş sayısı (JOLTS), çarşamba günkü ADP özel sektör istihdam raporu ve perşembe günkü haftalık işsizlik maaşı başvuruları verilerini takip edecek. Ayrıca ekim ayına ilişkin imalat ve hizmet PMI verileri ile kasım ayına ait Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi öncü verileri de açıklanacak.

Perşembe günü açıklanan veriler uyarınca ABD ekonomisi, tüketici harcamalarının gücü ve şirketlerin yapay zekâya yönelik artan yatırımlarının etkisiyle üçüncü çeyrekte son bir yılın en hızlı büyüme performansını kaydetti. FED de son toplantısında ekonomik performansa ilişkin değerlendirmesini yukarı yönlü revize etti. Ancak istihdam artışı bu tablodaki zayıf halka olmayı sürdürüyor. Manulife John Hancock Investments Yatırım Stratejisi Eş Başkanı Matthew Miskin, güçlü istihdam artışının eksikliğini, sağlam ekonomik büyüme söylemindeki kayıp halka olarak nitelendirdi.

Diğer sektörler, teknoloji sektöründeki kayıpları telafi ediyor

Teknoloji hisseleri üzerindeki baskının aksine, diğer sektörler ekim ayı boyunca daha güçlü bir performans sergiledi. Enerji ve finans sektörleri güçlü aylık kazançlar kaydederken, kamu hizmetleri ve sağlık gibi savunma odaklı sektörlerde de yükseliş görüldü. S&P 500 endeksi, yılbaşından bu yana yüzde 10’un üzerindeki kazancını korumaya devam etti.

Galipeau, piyasa performansının artık yalnızca dev teknoloji hisselerine bağımlı olmadığına işaret ederek, piyasa genişliğinin genel olarak tahmin edilenden daha yaygın olduğunu belirtti.

Seçim sonuçları, bilanço sezonu ve istihdam verilerinin eşliğinde yatırımcılar çok boyutlu bir testle karşı karşıya kalacak. Seçimler Washington’daki denetim ve mali politikaların şeklini belirleme potansiyeli taşırken, şirket sonuçları yapay zekâ hamlesinin yapılan harcamaları ne ölçüde haklı çıkarabildiğini gösterecek; iş gücü piyasası verileri ise FED’in bir sonraki hamlesine ilişkin yeni sinyaller sunacak.