ABD Savunma Bakanı Hegseth, ABD askerlerine yönelik Testosteron Hormonu Tarama Programı’nı başlattı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Küba'daki Guantanamo Deniz Üssü'nde askerlere hitap ederken (arşiv - Reuters)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Küba'daki Guantanamo Deniz Üssü'nde askerlere hitap ederken (arşiv - Reuters)
TT

ABD Savunma Bakanı Hegseth, ABD askerlerine yönelik Testosteron Hormonu Tarama Programı’nı başlattı

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Küba'daki Guantanamo Deniz Üssü'nde askerlere hitap ederken (arşiv - Reuters)
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Küba'daki Guantanamo Deniz Üssü'nde askerlere hitap ederken (arşiv - Reuters)

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dün, ABD ordusu mensuplarına yönelik ‘testosteron hormonu eksikliği’ tarama programının başlatıldığını duyurdu. Hegseth, bunun ordu personelinin mümkün olan en iyi düzeyde görev yapabilmesi açısından gerekli olduğunu belirtti.

Hegseth, 30 yaş ve üzeri askeri personel için zorunlu tıbbi muayeneler kapsamında yeni taramaların yıllık olarak yapılacağını, 30 yaş altındaki personelin ise isteğe bağlı olarak bu taramaya girebileceğini açıkladı.

ABD’li Bakan, sosyal medya hesaplarında paylaştığı bir video kaydında, askeri personelden genel olarak söz etse de görünen o ki testosteron hormonu bozukluklarının tespiti için sadece askeri üniforma giyen erkeklerin taranmasını kastediyordu.

ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon), Hegseth'in yeni politikayla hangi durumları hedeflediği sorulduğunda, Hegseth'in video kaydındaki açıklamalarına atıfta bulunuldu. Hegseth bu açıklamalarda, amacın silahlı kuvvetler mensuplarını ‘güçlü, dayanıklı ve yetkin’ tutmak olduğunu belirtmiş, modern savaş alanlarının sertliğinin ‘azami düzeyde psikolojik ve zihinsel hazırlık’ gerektirdiğini vurgulamıştı.

ABD Savunma Bakanı, video kaydında, testosteron hormonu replasman tedavisi almanın isteğe bağlı olacağını belirtti.

Testosteron hormonu taraması zorlu bir süreç olarak değerlendiriliyor. Zira hormon seviyeleri gün içinde değişkenlik gösteriyor. Bu nedenle hormon düzeyi genellikle sabah saatlerinde ve belli bir açlık süresinin ardından hassas bir şekilde ölçülüyor.

ABD Hava Kuvvetleri’nden emekli Pennsylvania eyaletinden Demokrat Parti Temsilcisi Chrissy Houlahan, erkeklik ve erkek meselelerine odaklanan, sıklıkla feminizm karşıtı fikirleri benimseyen influencer, çevrimiçi platformlar ve internet forumlarından oluşan bir gruba atıfla bu açıklamanın, Bakan Hegseth'in 'manosfer' toplumundaki aşırılıkçı çevrelerden yönlendirme aldığını kanıtladığını belirtti.

ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi üyesi olan Houlahan, ‘testosteron hormonu taramasının, silahlı kuvvetlerdeki hem erkek hem de kadın personel için erişilebilir olmasını ve kadın askerlere de dünyanın en seçkin askerleri arasına girebilmelerini sağlayacak aynı kaynakların sunulmasını’ umduğunu belirtti.



Tahran varoluş savaşı verdiğini söylerken ABD yeni saldırılar düzenledi

Tahran varoluş savaşı verdiğini söylerken ABD yeni saldırılar düzenledi
TT

Tahran varoluş savaşı verdiğini söylerken ABD yeni saldırılar düzenledi

Tahran varoluş savaşı verdiğini söylerken ABD yeni saldırılar düzenledi

ABD, Washington'ın İran İslam Cumhuriyeti limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden yürürlüğe koymasının ardından İran'daki kıyı savunma sistemleri ile füze mevzilerini hedef aldı. Tahran ise bölgedeki enerji ihracatını daha da aksatmakla tehdit ederek ABD'ye karşı varoluş savaşı yürüttüğünü açıkladı.

Bu tırmanış, kırılgan ateşkesin birkaç gün önce çökmesinin ardından bölgede gerilimi yüksek tutmaya devam etti. Bu durum, kapsamlı bir savaş ihtimalini yeniden gündeme getirirken, analistler genel olarak böyle bir senaryonun düşük olasılık taşıdığı görüşünde birleşiyor. İran'ın cumartesi gece geç saatlerde Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurmasının ardından çatışmaların şiddeti daha da arttı.

Devam eden askeri operasyonlar, savaş öncesinde küresel petrol ve doğal gaz sevkiyatının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu kritik su yolundan gemilerin geçişini engelliyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), kuvvetlerinin İran'a ait Büyük Tunb Adası'ndaki kıyı savunma sistemleri ile seyir füzelerinin depolandığı ve konuşlandırıldığı noktaları hedef aldığını, saldırı dalgasının ise 90 dakika içinde tamamlandığını açıkladı.

İran'ın başmüzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, İran'ın güvenliğinin Hürmüz Boğazı'ndaki "İran düzenlemelerinin" korunmasına bağlı olduğunu belirterek yayımladığı açıklamada, "Biz Amerika ile varoluş savaşı içindeyiz" ifadelerini kullandı.


Trump, 2024'ten beri İran'da tutuklu bulunan bir Amerikan vatandaşının serbest bırakıldığını açıkladı

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AP)
TT

Trump, 2024'ten beri İran'da tutuklu bulunan bir Amerikan vatandaşının serbest bırakıldığını açıkladı

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te konuşma yapıyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün İran'da Aralık 2024'ten bu yana tutuklu bulunan bir ABD vatandaşının serbest bırakıldığını duyurdu.

Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, "İran, Aralık 2024'te yasa dışı şekilde gözaltına alınan bir ABD vatandaşının ülkeden ayrılmasına izin verdi. Kendisi artık ülke dışında güvende ve sağlık durumu iyi. Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın bu iyi niyet göstergesini takdir ediyor" ifadelerini kullandı.

İnsan hakları alanında uzman Avukat Jared Genser ise serbest bırakılan kişinin müvekkili Dina Karari olduğunu açıkladı. Genser, Karari'nin İran'da "düşman bir devletle iş birliği yapma ve casusluk" suçlamalarıyla haksız yere tutulduğunu öne sürdü.

Avukat açıklamasında, "Fiziksel olarak hapsedilmemiş olsa da büyük bir acı yaşadı." ifadelerini kullanarak, Karari'nin İran topraklarından ayrılmasının yasaklandığını ve onlarca kez sorguya çekildiğini belirtti.

Genser, Karari'nin İran'daki yoksul çocuklara yardım eden Children of Mehr Foundation (Mehr Çocukları Vakfı) adlı kuruluşun başında bulunduğunu söyledi.

Karari'nin şu anda "ABD'ye doğru yolda olduğunu" belirten avukat, ABD Başkanı'na "yardımı ve desteği" için teşekkür etti.

Son günlerde İran'a yönelik saldırıların yeniden başlatılması ve limanlara yönelik abluka emrini veren Cumhuriyetçi lider Trump, serbest bırakılan kadının kimliğini daha önce açıklamamış ve gözaltına alınma nedenleri hakkında da ayrıntı vermemişti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İran, çok sayıda yabancı ülke vatandaşını tutuyor ve bu kişileri Batılı hükümetlerle yürütülen müzakerelerde pazarlık unsuru olarak kullanmakla suçlanıyor.

Mayıs ayında Washington yönetimi, İran'da 10 yıllık hapis cezasını tamamlayan ve ABD'de daimî ikamet statüsüne sahip İran vatandaşı bir kişinin serbest bırakıldığını açıklamıştı.


Moskova, Kiev'i Zaporijya nükleer santralinin baş mühendisine suikast düzenlemekle suçluyor

Rusya'nın kontrolündeki Zaporijya nükleer santrali, (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Zaporijya nükleer santrali, (Reuters- Arşiv)
TT

Moskova, Kiev'i Zaporijya nükleer santralinin baş mühendisine suikast düzenlemekle suçluyor

Rusya'nın kontrolündeki Zaporijya nükleer santrali, (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Zaporijya nükleer santrali, (Reuters- Arşiv)

Rusya, dün Ukrayna'yı, ülkenin güneyinde bulunan ve Moskova'nın kontrolündeki Zaporijya Nükleer Güç Santrali'nin başmühendisini insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla öldürmekle suçladı.

Rus devlet nükleer enerji şirketi Rosatom'un Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, yaptığı açıklamada, Aleksandr Yakovlev'in "Kiev yönetiminin düzenlediği terör saldırısında" hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

Lihaçev, Yakovlev'in santral yakınlarında seyir halindeki bir araca Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'ne ait bir İHA ile düzenlenen saldırıda öldüğünü, saldırıda araç sürücüsünün de hayatını kaybettiğini belirtti.

Rosatom'un Telegram hesabından yapılan açıklamada Lihaçev, "Hayatını nükleer enerjiye adayan Yakovlev, görevini yerine getirirken hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı.

Rus yetkililer saldırıya ilişkin henüz ayrıntı paylaşmadı. Ayrıca santralin ve Rosatom'un Telegram hesaplarında daha önce Yakovlev'e ilişkin herhangi bir bilgiye de yer verilmediği görüldü.

Santral adına kamuoyuna açıklamaları, genellikle Moskova tarafından görevlendirilen tesis müdürü ve eski başmühendis Yuri Çerniçuk yapıyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)'na çağrıda bulunarak "bu cinayeti" kınamasını istedi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Rus güçleri, Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ni Mart 2022'de, Ukrayna'yı işgalin başlamasından kısa süre sonra ele geçirdi.

Avrupa'nın en büyük nükleer enerji santrali olan Zaporijya'nın bulunduğu bölge, savaş boyunca sık sık çatışmalara sahne oldu. Taraflar, Dinyeper Nehri'nin doğal cephe hattını oluşturduğu santral çevresine yönelik saldırılar konusunda birbirlerini düzenli olarak suçluyor.