Deneme bölgesi, Hizbullah'ın Litani Nehri'nin güneyinden çekilme taahhüdünü test ediyor

Deneme bölgesi 6 köyü kapsarken uygulama mekanizması karşılıklı çekilmeleri gerektiriyor

Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)
Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)
TT

Deneme bölgesi, Hizbullah'ın Litani Nehri'nin güneyinden çekilme taahhüdünü test ediyor

Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)
Lübnan sınırındaki Metula bölgesinde zırhlı bir aracın üzerinde İsrail askerleri (Arşiv - Reuters)

Lübnan'ın güneyinde belirlenecek deneme bölgesine ilişkin öneri, altı köy olarak netleşti. Bu köylerden birinin bazı bölümleri İsrail’in işgali altındayken, diğer beşi İsrail’in ateş menzilinde yer alıyor. Bunlar da biri Litani Nehri'nin kuzeyinde bulunan Zavtar eş-Şarkiye, diğeri ise Litani Nehri’nin güneyinde olmak üzere iki bölgeye ayrılıyor.

Salı ve çarşamba günleri İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenen Lübnan-İsrail müzakerelerinin altıncı turunda önerilen deneme bölgesi, Zavtar el-Garbiye, Farun, El-Ganduriye, Kefer Kila (Kalaviye), Burc Kalaviye ve Sarifa beldelerini kapsıyor. Sarifa'nın, İsrail güçlerinin sahada bulunduğu en yakın noktaya, Vadi el-Hucayr'a yaklaşık beş kilometre uzaklıkta olduğu ve İsrail güçlerinin 1985 yılında Lübnan'ın güneyindeki sınır kuşağına çekilmesinden bu yana, 2000 yılındaki tam çekilmeden önce de dahil olmak üzere bu köye hiçbir zaman girmediği belirtiliyor.

ds8o9p
Geçtiğimiz mayıs ayında Lübnan'ın güneyindeki sınır bölgesini hedef alan İsrail topları (arşiv - Reuters)

Görüşmeleri yakından takip eden Lübnanlı kaynaklara göre deneme bölgesi hâlâ önerilen bir bölge niteliğinde. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Lübnan ordusunun ‘müzakere turunun sonuçlarından henüz haberdar edilmediğini, zira temsilcilerinden hiçbirinin müzakere masasında bulunmadığını’ belirtti.

Çekilme karşılığında çekilme

Müzakereler, bölgeleri biri eteklerinde İsrail'in bulunduğu, diğeri ise Hizbullah'ın bulunduğu bölgeler olmak üzere iki kısma ayırmış gibi görünüyor. Bu doğrultuda önerilen deneme bölgesi haritası, ‘çekilme karşılığında çekilme’ ilkesini dayatıyor. Buna göre, iki bölge İsrail ordusundan ve Hizbullah savaşçılarından boşaldıktan sonra Lübnan ordusu her iki bölgeye eş zamanlı olarak girecek.

Litani Nehri, Zavtar, Farun ve Sarifa'nın eteklerinden geçiyor. İsrail ordusu, birbirine bağlı bu derin vadilerin Hizbullah'ın füze mevzilerini barındırdığına inanıyor. Ne var ki son savaş sırasında bu bölgeleri yoğun şekilde hedef aldığı ve geçtiğimiz ay kara birliklerinin Farun’a sızma girişimleri gerçekleştirdiği bu görüşü destekliyor. El-Ganduriye, Kefer Kila ve Burc Kalaviye beldeleri ise, yüksek kesimlerinin Vadi el-Hucayr'ın doğusunda yer alan ve İsrail ordusu tarafından işgal edilen köylere hakim olması nedeniyle stratejik bir coğrafi konuma sahip; bu köyler Lübnan'ın İsrail ile sınırından on kilometreden daha uzak bir mesafede bulunuyor.

Hizbullah tarafından anlaşmanın sonuçlarına ilişkin yeni bir açıklama gelmedi. Örgütün Genel Sekreteri Naim Kasım, geçen ay, ‘egemenlik çıtasının, yalnızca Litani Nehri'nin güneyi ilkesi üzerine kurulu 27 Kasım 2024 anlaşmasının sonuçları çerçevesinde kalınarak sağlanabileceğini’ vurgulamış, İsrail'in ‘kayıtsız ve şartsız’ çekilmesi çağrısında bulunmuş ve ‘İsrail'in çekilmesinin ardından gelecek dönem için kapsamlı bir ulusal güvenlik stratejisinin incelenmesi’ gerektiğini belirtmişti.

Lübnan ordusunun sahadaki adımları

ABD’nin arabuluculuğu ve kolaylaştırıcılığında Lübnan ve İsrail orduları arasında cuma günü düzenlenmesi öngörülen, İsrail ordusunun çekilmesi ve Lübnan ordusunun bölgeye konuşlanması gibi anlaşmanın uygulama mekanizmalarının ele alınacağı teknik görüşmeler öncesinde, Lübnan ordusu deneme bölgesi kapsamındaki köylerden birinde sahadaki adımlarına başladı. Yerel medya organları, ordunun Sarifa beldesinin Deyr Kifa köyüne açılan kavşağında büyük bir kontrol noktası kurduğunu ve kasabaya geçiş yapan araç ve motosikletlerin sıkı bir şekilde denetlendiğini bildirdi.

kı
Lübnan'ın güneyindeki batı kesimde İsrail'in işgal ettiği tepelerin arka planda göründüğü, Sur kentinin sahilindeki Lübnan bayrakları (DPA)

Öte yandan İsrail ordusu, Beyt Yahun, Bint Cubeyl, El-Hıyam ve Kunine beldelerinde imha operasyonları gerçekleştirdi ve Bint Cubeyl'den sınır kasabası Marun er-Ras'a uzanan yolları düzleştirdi. İsrail askerleri ayrıca, Mecdel Zun ve El-Mansuri beldeleri yakınlarındaki bahçeleri kontrol etmeye çalışan bazı sakinlerin üzerine ateş açtı. Bir İsrail dronu Tel Debin'e, başka bir dron ise El-Mansuri'ye ses bombası attı. Bunun yanı sıra İsrail güçleri, Zavtar beldesine doğru makineli tüfeklerle ateş açtı. Ayrıca zırhlı bir birlik, Haddasa beldesinin Hariss beldesine bakan eteklerine doğru sızma girişiminde bulundu.



YPJ’nin Suriye'deki rolü ne olacak? Şam yönetimiyle müzakereler sürüyor

Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)
Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)
TT

YPJ’nin Suriye'deki rolü ne olacak? Şam yönetimiyle müzakereler sürüyor

Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)
Kadın Koruma Birlikleri (YPJ) mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında- 22 Ağustos (Reuters)

Kadın Koruma Birlikleri (YPJ), Suriye savaşı sırasında ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) saflarında savaştı ve ülkenin kuzey ve doğusunun geniş bölümünde DEAŞ'ın bölgeden çıkarılmasına yardımcı oldu.

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığı habere göre Beşşar Esed'in 2024'ün sonlarında devrilmesi ve silahlı muhalif saflarda yer alan İslamcı savaşçıların öncülüğündeki yeni hükümetin göreve gelmesinden beri birliklerin geleceği belirsizliğini koruyor.

fgthy
SDG Lideri Mazlum Abdi, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile birlikte 25 Ağustos 2026'da Şam'daki Halk Sarayı'nda televizyondan yayımlanan konuşma öncesinde, (AFP)

Yeni yönetim, daha önce dağınık ve bağımsız şekilde faaliyet gösteren silahlı grupları devlet kurumlarına entegre etmeye çalıştı. Geçen hafta SDG, kendisini resmen feshettiğini açıklarken, lideri Mazlum Abdi Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın danışmanı olarak atandı. SDG'nin bazı mensupları da Savunma Bakanlığı'na katıldı.

Ancak yeni Suriye Savunma Bakanlığı'nda kadın savaşçılar yer almıyor. YPG lideri Newroz Ahmed, geçen hafta Şam'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile yaptığı görüşmelerde, kendisine kadın savaşçılarının orduda yerinin olmayacağının bildirildiğini söyledi.

gthyju
Newroz Ahmed, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kamışlı'da Reuters'a röportaj verirken - 31 Ağustos

Ahmed, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kamışlı'daki bir askeri üste Reuters'a yaptığı açıklamada, “Orduya katılmak istedik, çünkü güçlerimiz kendilerini bir tugay veya bağımsız bir tabur şeklinde düzenli biçimde korumalarını sağlayacak deneyim ve yeterliliğe sahip” dedi. Ahmed, “Temel şartımız, bu gücün düzenli bir yapı içinde olması, farklı yerlere dağıtılmaması ve küçük gruplar halinde konuşlandırılmamasıydı. Bu öneriyi reddettiler” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı'nda rol mü?

YPG, şu anda örgütlü bir savaş gücü olarak varlığını sürdürmesini sağlayacak alternatif formül bulmak amacıyla Suriye İçişleri Bakanlığı ile görüşmeler yürütüyor.

Görüşmeler, yeni yönetimin on yılı aşkın süren iç savaşın sona ermesinin ardından Suriye'nin güvenlik kurumlarını yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.

İçişleri Bakanlığı bünyesinde hâlihazırda turizm polisi aracılığıyla kadın personel bulunuyor. Bu yılın başlarında, görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Suriye merkezi yönetiminin, YPG’li kadın savaşçıların İçişleri Bakanlığı'na bağlı bu kadın birimine katılmasını önerdiğini belirtmişti.

Ancak kaynaklar, YPJ’nin bu öneriyi reddettiğini doğrularken, birlik sözcüsü de kendilerine böyle bir teklif yapıldığını yalanladı.

Newroz Ahmed, Reuters'a yaptığı açıklamada, “Kadın Koruma Birlikleri”nin bunun yerine İçişleri Bakanlığı'na bağlı özel operasyon güçlerine katılmayı önerdiğini söyledi. Ahmed, bu birimin kendi güçlerinin yetenekleriyle daha fazla örtüştüğünü ve erkeklerin ağırlıkta olduğu güvenlik güçlerinde kadınların temsilinin artırılmasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

gh
YPJ mensubu kadın savaşçılar, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de askeri tatbikat sırasında - 22 Ağustos (Reuters)

Ahmed, “İçişleri Bakanlığı ile konuyu görüştüğümüzde, güçlerimizde bin 500'den fazla kadın savaşçı bulunduğunu söyledik ve bu gücün tamamının entegre edilip edilmeyeceğini sorduk” dedi. Ahmed, yanıtı “önümüzdeki günlerde” almayı beklediğini ifade etti.

Suriye Savunma ve İçişleri bakanlıkları, görüşmeler hakkında Reuters'ın sorularını henüz cevaplamadı. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba ise cuma günü Rudaw'a yaptığı açıklamada, “Kadın Koruma Birlikleri” mensubu kadın savaşçıların bakanlık saflarında memnuniyetle karşılanacağını söyledi, ancak üstlenecekleri muhtemel role ilişkin ayrıntı vermedi. El-Baba ayrıca birliklerin Suriye'nin tamamında konuşlandırılacağını ve tek bir coğrafi bölgeyle sınırlandırılmayacağını ifade etti.

JPJ’nin geleceği meselesi, bu gücü çatışma yıllarında büyük mücadelelerle elde edilen siyasi ve toplumsal kazanımların sembolü olarak gören çok sayıda Kürt kadın açısından daha geniş önem taşıyor.

JPJ mensubu 20 yaşındaki Josko Siyager, “Kadınları her zaman zayıf olarak görüyorlar... Biz gücümüzü erkeklerden almıyoruz, mevcut devletten de almıyoruz... Elbette özel bir statümüzün olmasını istiyoruz ve bu konuda ısrar ediyoruz” dedi.

YPG’ye bağlı bir birliğe komuta eden 31 yaşındaki Binaber Baran ise Suriye anayasasının bu güçlerin rolünü açıkça güvence altına alması gerektiğini düşünüyor. Baran, “Bugüne kadar hiçbir zaman birilerinin bizi savunmasını beklemedik... Biz kadınlar kendimizi savunduk” ifadelerini kullandı.


Cezayir, Tanezruft Çölü'ndeki askeri kışlayı uyuşturucu kaçakçıları için cezaevine dönüştürüyor

Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)
Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)
TT

Cezayir, Tanezruft Çölü'ndeki askeri kışlayı uyuşturucu kaçakçıları için cezaevine dönüştürüyor

Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)
Doğu Cezayir'de bir çetenin kontrolündeki mahalleye operasyon hazırlığındaki polis ekipleri (Cezayir polisi)

Cezayir, hayat şartları açısından dünyanın en zorlu bölgelerinden biri olan Tanezruft Çölü'nde bulunan bir askeri kışlayı, uyuşturucu kaçakçıları için yüksek güvenlikli cezaevine dönüştürecek. Karar, Cezayir Cumhurbaşkanlığı tarafından dün açıklandı.

Karar, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun başkanlığında düzenlenen Yüksek Güvenlik Konseyi toplantısında alındı. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, yeni cezaevinin “uyuşturucu baronları ve satıcılarına” tahsis edileceği belirtildi ancak başka ayrıntı verilmedi.

Yetkililer ayrıca, birçok ülkede bulunan kurumlara, örneğin ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi'ne (DEA), benzer şekilde uyuşturucuyla mücadele konusunda uzmanlaşmış bir güvenlik birimi kurulmasına karar verdi.

Açıklama, yaklaşık 46 milyon nüfusa sahip, Akdeniz'e kıyısı bulunan ve yaklaşık 6 bin 400 kilometrelik kara sınırına sahip Cezayir'de uyuşturucu kaçakçılığındaki artış konusunda yetkililerin uyarılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde geldi.

Şarku’l Avsat’ın Ulusal Uyuşturucuyla Mücadele ve Bağımlılık Dairesi'nin verilerinden aktardığına göre Cezayir'de uyuşturucu bağımlılarının sayısı 2024 yılında 3 milyonu aştı.

Yetkililer düzenli olarak geniş çaplı uyuşturucu operasyonları ve ele geçirmeler gerçekleştirildiğini duyuruyor. 21 Ağustos'ta, psikotropik bir madde olan pregabalin içeren 10 milyondan fazla kapsülün yanı sıra 33 kilogramdan fazla kokain ele geçirildiği açıklandı. Operasyon, rekor miktarda uyuşturucunun ele geçirildiği bir baskın olarak nitelendirildi.

Cezayir'in Mali sınırında, ülkenin güneybatı ucunda bulunan Tanezruft, neredeyse tamamen ıssız bir çöl bölgesi. Yaz aylarında sıcaklıkların 50 santigrat dereceyi aşabildiği bölge, Sahra Çölü'nün en izole ve zorlu kesimlerinden biri olarak kabul ediliyor.


Lübnan, Suriye kıyılarında güvenliği sabote etmeye yönelik planı engelledi

Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)
Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)
TT

Lübnan, Suriye kıyılarında güvenliği sabote etmeye yönelik planı engelledi

Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)
Mehdi izcilerinin mensupları, Beyrut'un güney banliyölerinde düzenlenen cenaze töreninde bir Hizbullah lideri ve ailesinin tabutlarını taşıyor (AP)

Lübnan, Suriye kıyılarında güvenliği sabote etmeye yönelik bir planı, Esed rejiminin kalıntıları ile Hizbullah'a bağlı faaliyet gösteren bir güvenlik ağını çökerterek engelledi.

Yargı kaynakları, “Şarku’l Avsat”a yaptıkları açıklamada, ağın üyelerinden 5 kişinin (3 Suriyeli ve 2 Lübnanlı) gözaltına alındığını bildirdi. Kaynaklara göre ağ, Suriye'den savaşçıları kuzey sınırı üzerinden Lübnan'a sokuyor, ardından bu kişileri Beyrut'un güney banliyölerine ve daha sonra Baalbek-Hermel bölgesindeki bir eğitim kampına götürüyordu.

Kaynaklar, gözaltına alınanlar arasında eski Suriye rejimindeki güvenlik birimlerinden birinin sorumluluğunu üstlenmiş olan Suriyeli Albay Menaf Ali Safi'nin de bulunduğunu belirtti.

Kaynaklar ayrıca ağın elinde el bombaları, makineli tüfekler ve keskin nişancı tüfeklerinin de bulunduğu silah ve mühimmatın ele geçirildiğini belirtti.

Gözaltına alınanların, “Hacı Alaa” olarak bilinen bir kişinin yönetimindeki Hizbullah mensupları ve kadroları tarafından eğitildiklerini kabul ettikleri kaydedildi. Şüpheliler, eğitimlerin kamuoyuna açıklanan amacının “mevcut Suriye güçlerinin Lübnan'ın Bekaa bölgesine yönelik olası bir saldırısına karşı hazırlık yapmak” olduğunu öne sürdü.

Kaynaklar, ağın eski Suriye ordusunda tümgeneral olan Muhammed Cabir tarafından yönetildiğini vurguladı. Moskova'da bulunan Cabir'in, devrik Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'e yakınlığıyla bilindiği ifade edildi.