Ukrayna ve Rusya’dan karşılıklı İHA saldırıları

Ukrayna'nın Harkiv şehrinde Rus bombardımanının ardından yanmış bir aracın yanında iki Ukrayna polisi (DPA)
Ukrayna'nın Harkiv şehrinde Rus bombardımanının ardından yanmış bir aracın yanında iki Ukrayna polisi (DPA)
TT

Ukrayna ve Rusya’dan karşılıklı İHA saldırıları

Ukrayna'nın Harkiv şehrinde Rus bombardımanının ardından yanmış bir aracın yanında iki Ukrayna polisi (DPA)
Ukrayna'nın Harkiv şehrinde Rus bombardımanının ardından yanmış bir aracın yanında iki Ukrayna polisi (DPA)

Rus yetkililer, bugün yaptıkları açıklamada, Ukrayna’ya ait insansız hava aracı (İHA) saldırıları sonucu bir depoda 7  işçinin hayatını kaybettiğini ve onlarca kişinin yaralandığını duyurdu. Aynı süreçte, Moskova bölgesindeki bir petrol deposunda da saldırı kaynaklı yangın çıktı.

Tambov Bölge Valisi Evgeny Pervyshov, başkent Moskova’nın yaklaşık 475 kilometre güneydoğusundaki Kotovsk şehrinde bulunan ve Rusya'nın en büyük online alışveriş platformu "Wildberries"e ait bir deponun İHA saldırısına uğradığını belirtti. Vali Pervyshov, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, "Gece vardiyasında çalışan 7 kişi olay yerinde hayatını kaybetti" ifadesini kullandı. 28 İHA'nın savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü belirten Pervyshov, "Eğer bu İHA'lar hedeflerine ulaşabilseydi, sivil kayıplar çok daha fazla olurdu" dedi. 25 kişinin de yaralandığı saldırıda bölgedeki hasar tespit çalışmaları sürüyor.

Moskova Bölgesi ve Elektrostal’da saldırılar

Ayrı bir gelişme olarak, Moskova Bölge Valisi Andrey Vorobyov, "Wildberries"e ait başka bir deponun Elektrostal şehrinde hedef alındığını ve bu saldırıda 24 kişinin yaralandığını belirtti. Ayrıca yine Moskova bölgesindeki Noginsk şehrinde, düşen İHA enkazının bir petrol deposunda yangına yol açtığı bildirildi. Vali Vorobyov, Noginsk’teki olayda 2 kişinin yaralandığını ve yakınlardaki bir doğum hastanesinin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirtti.

Ukrayna'nın Odesa Limanı'na Rus saldırısı

Öte yandan, Ukrayna’nın Odesa Bölge Valisi Oleg Kiper, Rusya’nın bugün Odesa’daki liman altyapısına yönelik saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu. Saldırı sonucu Antigua ve Barbuda bayraklı bir geminin isabet aldığını belirten Kiper, bir kişinin yaşamını yitirdiğini ve 3 kişinin yaralandığını kaydetti. Vali, saldırıda binaların, depolama konteynerlerinin ve lojistik tesislerin ağır hasar gördüğünü ifade etti.



Pakistan ve Kuveyt savunma anlaşmasını genişletmek istiyor

Kuveyt Uluslararası Havalimanı'na 3 Haziran'da düzenlenen saldırıda bir kişi yaşamını yitirmişti (Reuters)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı'na 3 Haziran'da düzenlenen saldırıda bir kişi yaşamını yitirmişti (Reuters)
TT

Pakistan ve Kuveyt savunma anlaşmasını genişletmek istiyor

Kuveyt Uluslararası Havalimanı'na 3 Haziran'da düzenlenen saldırıda bir kişi yaşamını yitirmişti (Reuters)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı'na 3 Haziran'da düzenlenen saldırıda bir kişi yaşamını yitirmişti (Reuters)

Pakistan ve Kuveyt, geniş kapsamlı bir savunma anlaşması üzerinde çalışıyor.

Reuters'ın aktardığına göre Pakistan, enerji işbirliği ve yatırım karşılığında Kuveyt'e savaş jeti ve drone vermeyi değerlendiriyor.  

Adlarının paylaşılmaması kaydıyla konuşan kaynaklar, görüşmelerin henüz erken aşamada olduğunu ve İran savaşının süreci karmaşıklaştırabileceğini söylüyor.

İki ülke arasındaki görüşmeler, Pakistan'ın geçen yıl Suudi Arabistan'la imzaladığı karşılıklı savunma anlaşmasının ardından geldi.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırıları başlatmasıyla İslamabad yönetimi, bu anlaşma yüzünden ülkenin savaşa çekilmesinden endişeleniyor.

İran destekli Husilerin pazartesi günü Suudi Arabistan'a saldırmasının ardından nükleer silaha sahip Pakistan, Tahran'la iletişime geçerek saldırıları durdurmasını istedi. İran'a gönderilen mesajda, Suudi Arabistan'a düzenlenen saldırıların Pakistan'a yapılmış sayılacağı uyarısında bulunuldu.

İslamabad yönetimi, anlaşma kapsamında mayısta Riyad'da 8 bin askeri personel, savaş uçağı filosu ve hava savunma sistemi göndermişti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in geçen yıl eylülde imzaladığı anlaşma, herhangi bir saldırıya karşı ortak caydırıcılığı artırmayı hedefliyor.

Pakistan'ın Kuveyt'le savunma anlaşmasıysa sınırlı. 2023'te imzalanan anlaşma kapsamında ortak tatbikat ve eğitim yapılıyor.

Ancak Ortadoğu'da artan tehditler nedeniyle Kuveyt yönetimi, Riyad-İslamabad anlaşmasına benzer şekilde Pakistan'dan daha güçlü güvenlik taahhütleri istiyor.

Pakistanlı bir yetkili, Kuveyt'in "binlerce asker, savaş uçağı, insansız hava aracı ve hava savunma sistemi istediğini" söylüyor. Talebin değerlendirildiğini belirtirken, şimdilik Kuveyt'e asker gönderilmesinin planlanmadığını vurguluyor.

Son dönemde İran'ın misillemelerinin hedefindeki Körfez ülkeleri, ABD'nin güvenlik garantilerine yönelik artan soru işaretleri nedeniyle alternatif savunma ortakları arıyor. Büyük bir orduya sahip olan ve kendi savaş uçaklarını üretebilen Pakistan, bölgedeki ülkeler için giderek daha cazip bir seçeneğe dönüşüyor.

Riyad ve İslamabad arasındaki anlaşma, İsrail'in Katar'a saldırmasının ardından yapılmıştı. Türkiye'nin de bu anlaşmaya katılabileceğine dair haberler çıkmıştı.

Diğer yandan Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır arasında "dörtlü ittifak" çalışmaları da gündemde. Mısır ve Türkiye, haziranda ortak tatbikat düzenlemiş, ardından 13-14 Temmuz'da savunma işbirliği ve savunma sanayi için iki anlaşma imzalamıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Times of Islamabad


ABD, Arjantin’in Falkland pankartını savundu

Arjantin milli takımının pankart nedeniyle disiplin cezası alıp almayacağı henüz belli değil (Reuters)
Arjantin milli takımının pankart nedeniyle disiplin cezası alıp almayacağı henüz belli değil (Reuters)
TT

ABD, Arjantin’in Falkland pankartını savundu

Arjantin milli takımının pankart nedeniyle disiplin cezası alıp almayacağı henüz belli değil (Reuters)
Arjantin milli takımının pankart nedeniyle disiplin cezası alıp almayacağı henüz belli değil (Reuters)

ABD yönetimi, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Arjantin milli takımının açtığı Falkland Adaları pankartını savundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Dünya Kupası'ndan sorumlu danışmanı Andrew Giuliani, dünkü açıklamasında takımın tartışmalı pankartının ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Ülkede ifade özgürlüğünün Anayasa tarafından korunduğunu hatırlatarak, Arjantinli oyuncuların böyle açıklamalar yapmasında bir sakınca görmediklerini belirtti.

15 Temmuz'da oynanan yarı final müsabakasında Arjantin, İngiltere'yi 2-1 mağlup etmişti.

Dünya Kupası finaline yükselen takım, sahada galibiyetini kutlarken "Falkland Adaları Arjantin'indir" ("Las Malvinas son Argentinas") yazılı pankart açmıştı.

Arjantin'in "Las Malvinas" adını verdiği adalar üzerindeki hak iddiasını savunanlar da Falkland Adaları yerine bu ifadeyi kullanıyor.

Diğer yandan FIFA, siyasi bayrakların, sloganların ve sembollerin sahada sergilenmesine izin vermiyor.

Pankart, Londra yönetiminden büyük tepki çekmişti. Birleşik Krallık Başbakanlığı'ndan 16 Temmuz'da yapılan açıklamada, olay hakkında soruşturma başlatılması istenmiş, "Dünya Kupası bizim olmayabilir ama Falkland Adaları kesinlikle bizimdir" ifadeleri kullanılmıştı.

Trump'ın desteklediği Arjantin lideri Javier Milei ise perşembe günkü açıklamasında adaların "egemenliğini ele geçirmeye her geçen gün daha da yaklaştıklarını" iddia etmişti.

Arjantin, 2014'teki Slovenya'yla oynadığı Dünya Kupası hazırlık maçı öncesinde de benzer bir pankart açmıştı. Bunun üzerine FIFA yönetimi, Arjantin Futbol Federasyonu'na 30 bin İsviçre Frangı (yaklaşık 1,7 milyon TL) para cezası vermişti.

Arjantin final maçında 19 Temmuz'da İspanya'yla karşılaşacak.

1982'de Arjantin ve Birleşik Krallık arasındaki Falkland Savaşı'nda 649 Arjantinli asker, 255 Britanyalı asker ve üç ada sakini hayatını kaybetmişti.

Independent Türkçe, BBC, Politico


Andy Burnham, Britanya için 'yeni bir yol haritası' sözü verdi

Andy Burnham, dün Londra'da İşçi Partisi liderliğini devraldıktan sonra (EPA)
Andy Burnham, dün Londra'da İşçi Partisi liderliğini devraldıktan sonra (EPA)
TT

Andy Burnham, Britanya için 'yeni bir yol haritası' sözü verdi

Andy Burnham, dün Londra'da İşçi Partisi liderliğini devraldıktan sonra (EPA)
Andy Burnham, dün Londra'da İşçi Partisi liderliğini devraldıktan sonra (EPA)

Andy Burnham, dün Londra'da düzenlenen İşçi Partisi'nin olağanüstü kongresinde iktidardaki partinin lideri ve gelecek başbakan olarak onaylanmasının ardından İngiltere için "yeni bir yol haritası" çizeceği sözünü verdi.

Burnham'ın, pazartesi günü Kral III. Charles ile görüşmesinin ardından Keir Starmer'ın yerine geçmesi bekleniyor. Merkez sol çizgideki İşçi Partisi, 2024 seçimlerinden bu yana parlamentoda ezici çoğunluğa sahip bulunuyor. Bu nedenle partinin lideri, yeni bir genel seçime ihtiyaç duyulmadan otomatik olarak başbakanlık görevini üstleniyor.

Eski Manchester Belediye Başkanı Burnham'ın, Starmer'ın yerine geçme hedefiyle, dokuz yıllık aranın ardından Avam Kamarası'na sürpriz şekilde dönmesinin üzerinden henüz dört hafta geçti.

Burnham, son on yıl içinde İngiltere'nin yedinci başbakanı olacak. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İşçi Partisi milletvekilleri onu, Nigel Farage liderliğindeki göçmen karşıtı Reform UK partisinin yükselişini sınırlamak için partinin en güçlü şansı olarak görüyor.