Irak Ulaştırma Bakanı Vehb El-Haseni'nin, Başbakan'ın son Ankara ziyareti sırasında Irak ile Türkiye arasında imzalanan mutabakat muhtıralarından birini imzalamaktan kaçınmasının nedenini açıklayan resmi bir anlatımın bulunmaması, yaşananlar hakkında çeşitli spekülasyonlara neden oldu.
Başbakan Ali El-Zeydi, salı günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile mutabakat muhtıralarının imza töreni sırasında Ulaştırma Bakanı'na herkesin içinde "Anlaşmayı neden imzalamadın?!" diye sorduğu görüldü. Söz konusu anlaşmanın, "Kalkınma Yolu" projesinin hayata geçirilmesine ve temel gereksinimlerin tamamlanmasına ilişkin bir mutabakat muhtırası olduğu tahmin ediliyor.
Bu yol; Irak'ın en güneyindeki Faw Limanı'nı Türkiye'ye bağlayan ve Asya ile Körfez'den gelen malların Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasında önemli ve stratejik bir koridor olması beklenen stratejik proje niteliği taşıyor. Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve Irak petrolünün Körfez üzerinden ihracatındaki aksaklıklar, projenin önemini daha da artırdı.
Protokol hatası iddiası
Yaşananların mahiyetine ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, hükümete yakın kaynaklar durumun "imza atacak kişilerin oturma düzenindeki örgütsel ve protokol hatasından" kaynaklandığını belirtiyor.
Kaynaklar, Ulaştırma Bakanı Vehb El-Haseni'nin yanlışlıkla yalnızca Dışişleri Bakanlığı'nın yetki alanına giren bir mutabakat muhtırası için ayrılan koltuğa oturduğunu belirtti. Kaynaklara göre Başbakan Ali El-Zeydi bu protokol detaylarından haberdar değildi ve bakanın imza atmamasına şaşırdı; ancak daha sonra Irak heyeti bu karışıklığı fark ederek durumu Başbakan'a bildirdi.

"İran'ın arzusu" iddiaları ve tepkiler
Buna rağmen yaşananlara ilişkin farklı yorum ve eleştiriler durmadı. Bunlar arasında, bakanın savaş gelişmelerine ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin nedenlerle "bilerek imza atmaktan kaçındığı" yönündeki iddialar da yer aldı. Bazı kaynaklar "İran'ın imzalanmamasını arzuladığını" öne sürdü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Ulaştırma Bakanı El-Haseni'nin Tahran müttefiki Hadi El-Amiri liderliğindeki "Bedir" örgütüyle bağlantılı olması bu spekülasyonları körükledi.
Diğer yandan, gözlemciler ve sosyal medya kullanıcıları arasında bakanın görevden alınmasına yönelik azımsanmayacak düzeyde çağrılar yükseldi. Birçok kişi yaşananların, ülkenin yıllardır muzdarip olduğu "şaşkınlık ve kaos durumunu" yansıttığını dile getirdi.
Yazar ve araştırmacı Basil Hüseyin, X platformunda yaptığı bir paylaşımda, Ulaştırma Bakanı'nın imza atmaması olayını 3 ihtimal çerçevesinde değerlendirdi:
Birincisi, eğer olay "protokolsel bir hataysa, sorumluluk tören ve protokollerden sorumlu birime aittir."
İkincisi, eğer "iki belge arasında farklılık varsa, sorumluluk ilgili bakanlığa aittir."
Üçüncüsü, eğer yaşananlar "bakanın hükümetin tutumuna aykırı kişisel bir görüşünü ifade ediyorsa, o halde siyasi sorumluluğu üstlenmelidir."
Hüseyin, hükümetin bir program doğrultusunda tek bir ekip olarak çalışmasının ve bakanın da bu ekibin bir parçası olmasının "aşikâr" olduğunu belirterek, "Eğer hükümet programıyla veya başbakanın yönelimiyle uyumlu değilse, görevden alınmadan önce istifa etmelidir" değerlendirmesinde bulundu.
Yazar ve gazeteci Fellah El-Meşal, Başbakan'a "bağdat'a döner dönmez bakanı görevden alması" çağrısında bulunurken, Siyaset Bilimci ve Araştırmacı Munkiz Dağır ise yaşananların "skandallarımıza eklenen diplomatik, siyasi ve protokolsel bir rezalet" olduğunu ifade etti.