Bazı söyleşiler ilk sorudan çok evvel başlar. Bazense yıllardır saklanan bir kaset, ekranın iki tarafı arasındaki kilometrelerce mesafeyi bir anda ortadan kaldırıverir.
Skin'i hem grubu Skunk Anansie'yle hem de solo projesiyle İstanbul'da iki kez canlı izlemiş sadık bir hayran olarak onunla sohbet etmek benim için bir röportajdan ibaret değildi. Zoom görüşmesi başlamadan önce, yıllardır özenle sakladığım 1996 tarihli Stoosh albümünün kasetini (evet, kasetini) kameraya doğru kaldırdım. Skin'in ilk tepkisi, grubun müziğiyle kurduğum uzun bağı tek cümlede özetledi:
Ah, 1997'den kalma klasik kaset!
Evet, tam bir klasikti. Tıpkı yıllar geçmesine rağmen öfkesini, kırılganlığını ve sahnedeki gücünü kaybetmeyen Skunk Anansie gibi.
Skin görüşmeye Napoli'den katıldı. Skunk Anansie, Franz Ferdinand'la birlikte ana grup olarak sahne alacağı bir konser için kentteydi. 2026 şimdiye dek onlar açısından epey yoğun geçmişti. Normalde alışık olmadıkları ölçüde ön grup olarak sahne almış; Alanis Morissette, My Chemical Romance ve Foo Fighters'la çalmışlardı. Garbage'la verdikleri ortak konserse Skin'e göre turnenin en eğlenceli gecesiydi.
"Epey yoğun geçti ve artık sonuna yaklaşıyoruz" diyen Skin, İtalya'daki birkaç konserin ardından kısa bir ara vereceklerini, Norveç'teki üç konserle yılı tamamladıktan sonra yeni albüm için çalışmaya başlayacaklarını anlattı bana.
Politik öfkeyle kutlama duygusu arasında
Hayranlarının iyi bildiği üzere, Skunk Anansie konserleri her zaman politik öfkeyle güçlü bir özgürlük ve kutlama duygusunu aynı sahnede buluşturuyor. Skin'e İstanbul'da bu duygulardan hangisinin öne çıkacağını sorduğumda, yanıtı grubun kimliğini de açıkça ortaya koydu:
Biz hiçbir zaman politik bir grup olmadık, içinde politika barındıran bir grup olduk.
Skin, Skunk Anansie'yi iyi bir arkadaşa benzetiyor. Yalnızca siyasetten söz eden bir arkadaşın bir süre sonra ister istemez sıkıcılaşacağını, iyi bir dostla spor salonuna da bara da güzel veya berbat bir restorana da gidilebilmesi gerektiğini söylüyor.
En iyi arkadaşlar, kelimenin tam anlamıyla her şeyi birlikte yapabildiğiniz kişilerdir. Konserlerimiz de böyle, her şeyden biraz barındırıyor.
Grubun amacı, dinleyicilerin konserden sıcak ve olumlu bir duyguyla ayrılması. Ancak Skin, bu eğlencenin ardında toplumsal dayanışmaya dair bir düşüncenin de kalmasını istiyor:
Bu dünyada yaşamanın en iyi yolu, tanısanız da tanımasanız da sırf doğru olan bu olduğu için topluluğunuzdaki herkesi desteklemektir. Umarım bu mesaj izleyiciye geçer.
Artık seyirciler arasında üç kuşak var
32 yıldır müzik yapan Skunk Anansie'nin konserlerinde artık aynı ailenin üç kuşağı yan yana gelebiliyor. Skin, bir önceki konserde en ön sırada 5, 8 ve 10 yaşlarında çocuklar gördüğünü anlatıyor. Anne babalar çocuklarıyla önde dururken büyükanne ve büyükbabalar daha gerilerde konseri izliyor.
"Bir grubun mirası, ürettiği müzik ve dünyaya yaydığı sevgidir" diyen Skin, Skunk Anansie'nin mirasını insanların sevdiği şarkılar ve güçlü canlı performanslarla tanımlıyor.
Bu kuşaklar arası bağ kadar dinleyici kitlesinin çeşitliliği de onun için önemli. Özellikle rock dinleyicileri arasında kendisini yalnız hissedebilecek siyah gençlerin Skunk Anansie konserlerinde bir topluluk bulduğunu düşünüyor.
Seyirciler arasındaki genç kadınların varlığıysa Skin için ayrıca anlam taşıyor. Gençlerin, özellikle de kadınların "manosphere" gibi nefret dolu çevrimiçi kültürlerin baskısı altında büyüdüğüne dikkat çekiyor:
Kadınlara daha güçlü bir mesaj vermenin ve beni sahnede kendi bildiğim şeyi yaparken görmelerinin yalnızca olumlu bir etkisi olabilir.
"Aslında hiçbirimiz korkusuz değiliz"
Skin, sahnede rock tarihinin en korkusuz figürlerinden biri gibi görünebilir. Ancak kendisi bu tanımı bütünüyle kabul etmiyor.
"Hiçbirimizin gerçekten korkusuz olmadığını kabul etmek önemli. Sahnede korkusuz görünebilirim ama bazen ilk şarkıda işi idare ediyormuş gibi yapıyorum" diyor.
Yaklaşık 40 yıllık sahne deneyiminin ardından kendisini en çok rahatlatan şey hazırlık. Fiziksel ve vokal ısınmalarını yapmışsa, makyajı tamamlanmışsa ve görünümü de içine sinmişse gerginliğin büyük bölümü ortadan kalkıyor. Onu asıl endişelendiren, kontrol edemediği unsurlar: Teknik aksaklıklar, hava koşulları veya çalışmayan bir ekipman.
Bir diğer gerilim kaynağı da başka bir grubun seyircisinin karşısına çıkmak. My Chemical Romance'in önünde Wembley Stadyumu'nda çaldıkları konser, Skunk Anansie'nin bugüne kadarki en büyük kapalı alan performansıydı.
Başkasının seyircisine çaldığınızda onları sizi sevmeye ikna etmeniz gerekir. Göreviniz, onların sevgisini sizin de hak ettiğinize inandırmaktır.
Skin'e göre biraz gerginlik faydalı ve insana kendisini toparlaması gerektiğini hatırlatıyor. Kayıtsızlık ise vasatlığa dönüşebiliyor. Skunk Anansie'nin buna hakkı olmadığını düşünüyor:
Biz ana akım bir pop grubu değiliz. Her şey için mücadele etmek zorundayız. 1990'larda da böyleydi, şimdi de böyle. Her konser bir savaş, her konser bir mücadele.
Kötü eleştiri almayan ilk Skunk Anansie albümü
Grup, son albümleri The Painful Truth'u hazırlarken hâlâ birlikte iyi şarkılar yazıp yazamadığını sorgulamıştı. Albüm yayımlandıktan sonra bu sorunun cevabı fazlasıyla verilmiş görünüyor.
Skin, "Bu, tarihimizde tek bir kötü eleştiri bile almayan ilk albüm" diyor. Daily Mail, Daily Express ve The Sun gibi grubun dünya görüşüne uzak gazetelerin bile albümü övmesi onu epey şaşırtmış.
Skunk Anansie, 8 albümlük kataloğuna rağmen yeni albümden 5 parçaya konser repertuvarında yer veriyor. Shame, Animal, An Artist Is an Artist, Lost and Found ve Narcissist şimdiden seyircilerin bildiği ve güçlü tepki verdiği şarkılara dönüşmüş.
Skin, "İnsanların ne düşündüğünü umursamadığımızı söylemek saflık olurdu" diyerek albümün kapak tasarımından tişörtlerine kadar gördüğü ilgiden memnun olduğunu belirtiyor. Yine de plak şirketinin albümün yarattığı fırsatı yeterince iyi değerlendiremediğini düşünüyor.
Uzun süredir var olan bir grup için işler zor. Bir yandan da çok sayıda harika yeni grup çıkıyor. Yine de fena durumda değiliz.
Bence "fena değil" demek haksızlık olur.
"Tanık olduğumuz şey hakikatin ölümü"
Yaklaşık 30 yıl önce yayımlanan Yes It's Fucking Political, kişisel hayatla siyasetin birbirinden ayrılamayacağını söylüyordu. Skin, parça bugün yazılsaydı yeni başlıklar içereceğini ancak öfkenin kaynaklarının büyük ölçüde değişmeyeceğini düşünüyor.
"Irkçılığı, faşizmi, feminizmi ve homofobiyi hâlâ konuşuyoruz" diyen Skin, internet ve sosyal medyanın insanlara başkalarını hedef göstermek için yeni araçlar sunduğunu söylüyor. Yapay zekanın da yalanların yayılmasında kullanılabileceğine dikkat çekiyor:
Tanık olduğumuz şey hakikatin ölümü. Hakikat öldüğünde neyin gerçek olup olmadığını anlamak son derece zorlaşıyor.
Birbirini seçen 4 kişi
Uzun ömürlü gruplar sık sık ailelere benzetilir ama Skin'in bu benzetmeye küçük bir itirazı var:
Ailelerle ilgili mesele, onları seçememenizdir, oysa bir grubu seçebilirsiniz.
Çok genç yaşta eşcinsel kimliği nedeniyle kendi topluluğunu ve seçilmiş ailesini bulmak zorunda kaldığını anlatan Skin, grup arkadaşlarıyla ilişkisinin de bu arayışın bir parçası olduğunu söylüyor. Yıllar içinde zorluklar yaşamış, zaman zaman aralarına girilmeye çalışılmış. Buna rağmen birbirlerinin eksiklerinden çok iyi yanlarını görmeyi öğrenmişler:
Günün sonunda gerçekten iyi kalpli ve duyarlı 4 insanız. Politik olmamızın nedeni de bu.
Birbirlerinden tamamen farklı olsalar da grup içinde herkesin ayrı bir rolü bulunduğunu ve yapboz parçaları gibi birbirlerini tamamladıklarını düşünüyor Skin:
"Bir ilişki gibi.... Birine aşık olduğunuzda, 'Ah, seni buldum. Ne kadar şanslıyım' dersiniz. Biz de birbirimizi bulduğumuz için şanslıyız."
İstanbul'u nasıl bir konser bekliyor?
Söyleşinin sonunda Skin'e 30 Temmuz'da Zorlu PSM'yi dolduracak dinleyicileri nasıl bir konserin beklediğini sordum. Cevabı iddialıydı:
Bu, Skunk Anansie'nin bugüne kadarki en iyi konseri. Bence grup tarihindeki en iyi konser düzenini hazırladık, dolayısıyla İstanbul'u gerçekten iyi bir performans bekliyor.
İstanbul'daki seyircileri klasik hitlerin yanı sıra The Painful Truth'tan pek çok yeni şarkı bekliyor. Skin konseri bir yolculuk gibi tarif ediyor: Güçlü bir başlangıç, daha sakin bir orta bölüm, yeniden yükselen ve sonuna kadar mücadele eden bir final... Bis ise yalnızca eğlence.
"İnsanların harika bir grubun çok iyi bir performansını izlediklerini ve güzel vakit geçirdiklerini hissederek ayrılmalarını istiyorum" diyor. Bana kalırsa aksi zaten mümkün değil...
Yıllardır sakladığım Stoosh kasetiyle başlayan görüşme, aslında Skunk Anansie'nin tüm hikayesini anlatan bu cümleyle sona eriyor:
Öfke var, mücadele var, dayanışma var ama en sonunda mutlaka eğlence de var.
Independent Türkçe