Maher Farghali
Suriye'de DEAŞ, “elit güçler” olarak adlandırdığı stratejiden “uyuyan hücrelere” ve “geleneksel bölgesel kontrolden” örgüt içindekilerin “düşmanın içine sızma” olarak adlandırdığı stratejiye, fraksiyonları hedef almaktan sivil altyapıya saldırmaya, bağlantılı askeri fraksiyonlardan “Saraya Ensar el-Sunna” gibi bağlantısız ama kendisine tabi fraksiyonlara, dahası, hiyerarşik bir yapıdan uyarlanabilir bir ağa ve yıpratma savaşı yürüten fraksiyonlara geçiş yaptı. Bütün bunlar iç bölünmeler yaratmayı veya askeri bir darbe gerçekleştirmeyi ya da daha büyük olasılıkla, mevcut gerilimler arasında örgütün yeniden dirilme potansiyelini göstermeyi amaçlıyor.
Örgüt 2026'da nasıl savaşıyor?
Eski lideri Ebu İbrahim el-Haşimi döneminde ve mevcut lideri Ebu Hafs el-Haşimi döneminde örgüt, liderin sembolik bir figür olduğu, örgütün fonlarının ise yetkilendirilmiş bir komitenin elinde toplandığı bir yapı benimsedi. Örgüt, “sanal halifelik” olarak adlandırdığı şeyi pazarlamaya başladı; bu da sanal halifeliğini kurmak için kapsamlı kampanyalar yoluyla çevrimiçi faaliyetlerini yoğunlaştırdığı anlamına geliyor. Bunu, yeni bir çekirdek grup oluşturma, kendi kendini finanse etme, işlerini organize etme, eski gücünü kazanma ve halifeliğinin topraklarına geri dönmek için güvenlik açıklarından yararlanma çabaları izliyor. Bunları da “gölge savaşçılar” ve “uzun menzilli savaşlar” taktiğini kullanan gizli bir örgüt aracılığıyla gerçekleştirecek; böylece örgüt, bölgesel bir halifelik kurmaya odaklanan örgütten, halifeliğin yeniden kuruluşunun zeminini hazırlayan bir örgüte dönüştü.
Yukarıda açıkladıklarımıza göre DEAŞ'ın savaş yapısının örgütü Suriye'de artık dört cephede savaşmaya yönelttiğini belirtebiliriz. Bu savaş, “stratejik planlama, muharebe yönetimi, baskın hazırlığı ve askeri komutanların çalışmalarının denetlenmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesi gibi tüm askeri işlevleri ve görevleri yerine getiren, ayrıca silahlanma ve askeri ganimetlerin yönetimini ve dağıtımını üstlenen” Askeri Konsey tarafından yönetiliyor. Ancak en önemli unsur, ideolojik çerçevelere dayalı olarak örgütün muharebe operasyonlarını yürütmek üzere dikkatlice oluşturulan ve yönetilen bireysel hücrelerdir.
Örgütün yayınları incelendiğinde, DEAŞ'ın Suriye'deki operasyonel stratejisinin eğitim, finansman ve güvenlik yöntemlerinin yanı sıra, kendisine yakın fraksiyonları yönlendirmeyi, örgütün güvenlik aygıtının gözetimi altında kümeler halinde savaşan, yıpratma savaşı yürüten fraksiyonlar aracılığıyla herhangi bir hedefi vurmayı da kapsadığını ortaya koyuyor.
Uzun menzilli savaşlar” ile bölgesel bir halifelik kurmaya odaklanan örgütten, halifeliğin yeniden kuruluşunun zeminini hazırlayan bir örgüte dönüştü
The Economist dergisine göre, örgüt 2025 yılının ilk yarısı ile 2026 yılının ilk aylarında, eyalet lideri Ebu Ayşe el-Suri önderliğinde güvenlik hücreleri oluşturmaya çalıştı. Bunların görevleri, Suriye ordusuna, özellikle de Ensar el-Tevhid (el-Kaide) başta olmak üzere aşırı İslamcı eğilimlere sahip çok sayıda yabancı savaşçıyı içeren 84. Özel Kuvvetler Tümenine sızmak. Ardından, kendi adını kullanmadan faaliyet gösteren hücreler aracılığıyla tümen içinde iç bölünme yaratmak, Suriye istihbarat aygıtlarının arkasında olduğu izlenimini veren bir yöntemle suikastlar ve bombalı eylemler gerçekleştirmeye çalışmak. Böylece hem yabancı hem de Suriyeli savaşçılar arasında şüpheleri derinleştirmeyi katkıda bulunmak. Örgüt içindeki bazı kişiler bu taktiği “düşmanı içeriden vurmak” olarak adlandırıyor.
Uluslararası ilişkiler araştırmacısı Isam el-Bedri yaptığı açıklamada, DEAŞ'ın 2026 yılının ilk yarısındaki faaliyetlerinin giderek “ağsal esneklik” stratejilerine ve düşük maliyetli, yüksek profilli eylemlere dayanmaya başladığını söyledi. Ona göre örgüt, gerilla savaşı, güvenlik açıklarından yararlanma ve hedefli ideolojik propagandayı yoğunlaştırma kombinasyonuna dayanan ağsal yeniden konumlandırmanın daha derin bir aşamasına geçiş yaptı.
Suriye ve Irak'ta örgüt, pusu taktiklerine, vur-kaç saldırılarına ve savunmasız bölgelerdeki otobüsleri ve askeri hareketleri hedef almaya geri döndü. Buna paralel olarak, suikastları ve vur-kaç saldırıları gerçekleştiren mobil hücrelere güveniyor. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre bu nedenle, varlığını iki paralel yoldan yeniden inşa etmeye çalışıyor. Birincisi, küçük hücrelere ve düşük maliyetli saldırılara dayanan merkezi olmayan bir operasyonel yol, ikincisi ise gönüllü kazanımını genişletmeyi ve ideolojik anlatısını sağlamlaştırmayı amaçlayan propaganda yolu.
Eyalet lideri Ebu Ayşe el-Suri liderliğindeki ve Suriye ordusunun 84. Özel Kuvvetler Tümenine sızmakla görevlendirilen güvenlik hücreleri, Suriye istihbaratının arkasında olduğu izlenimi veren suikastlar gerçekleştiriyor
Örgütün, ABD-İran çatışmasının sonucu olarak Suriye, Irak ve Lübnan'daki bölgesel istikrarsızlığı ve kötüleşen güvenlik durumunu kullanarak, önümüzdeki dönemde saldırılarını yoğunlaştırması olası görülüyor.
DEAŞ ve operasyonel adaptasyon
DEAŞ'ın 2026 yılındaki Suriye stratejisini şu şekilde özetleyebiliriz; yüksek profilli saldırılar, suikastlar ve iç gerilimleri körüklemek için yerel ve yabancı askeri oluşumlar içine uyuyan hücreler yerleştirmek, ardından sivil bileşenleri hedef almak ve böylece şüpheleri ve devlet içindeki bölünmeleri daha da derinleştirmek.

Uluslararası terörizm uzmanı General Hatem Saber, verdiği röportajda örgütün hücrelerini Şam ve kırsalı ile Lazkiye ve “Suriye sahili” kırsalındaki stratejik eksenlere dağıttığını vurguladı. Bunlar, Uygurlar, Türkistanlılar, Tacikler, Özbekler, Fransız Guraba Tugayı ve diğerleri gibi yabancı savaşçıların liderlerine ve figürlerine, uzaktan komutalı patlayıcılar aracılığıyla suikastlar düzenlemeyi, böylece bölünmeleri ve ihtilafları derinleştirmeyi kapsayan nokta eylemleri gerçekleştirmekle görevli küçük birimlerdir. Şam'da bir kiliseyi hedef alan eylem, ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ikametgahı yakınında meydana gelen terör saldırısına atıfta bulunarak, örgütün bazen yalnız kurt eylemi olarak sunulan “küçük saldırılar” ve bireysel suikastlar yöntemlerine yöneldiğini belirtti. Saber, örgüte bağlı bu fraksiyonların yapısının birbirine bağlı iki taktiksel bölüm temelinde anlaşılabileceğini de söyledi. Birincisi, daha önce yabancı fraksiyonlara veya yerel oluşumlara katılmış, daha sonra arabulucular ve eski liderler aracılığıyla örgüte kazandırılmış çok sayıda yabancı savaşçılardan oluşan iç hücreler, ikincisi; el yapımı patlayıcılar, suikastlar ve elektronik sinyal bozma konusunda sahada eğitim almış Suriyeli ve Iraklı fraksiyonlar.
General Saber'e göre DEAŞ'ın Suriye'deki yapısının başında, kim olduğu bilinmeyen vali “Ebu Aişe” ile bizzat valinin komuta ettiği elit güçler yer alıyor. Bu güçlerin en önde gelen üyeleri Ebu Mücahit el-Deyri, Ebu Musab el-Samarrai, Ebu el-Kasım el-İdlibi, Ebu Muhammed el-Hasekavi ve Ebu el-Mu’tasım el-Iraki'dir; bunların hepsi güvenlik liderleridir ve yerel oluşumlara liderlik etmektedir. Arabulucular ve eski liderler aracılığıyla örgüte katılmışlardır. Şam, Lazkiye, Rakka ve Deyrizor şehirleri ile kırsallarında gizlenmiş ve valinin emriyle çölden şehirlere ve şehirlere çekilmişlerdir.
Gerilla savaşı müfrezesi “uyuyan hücreleri, el yapımı patlayıcıları ve suikastları” benimsiyor, çölde ve doğu Suriye'de yeni hücreler büyüyor
Aynı bağlamda, “el-Kaide” ve “Selefi-Cihatçılık” ile müttefik ve ortak onlarca örgütün varlığının, Suriye'de örgüte devam etme, kaçan unsurlarını yeniden organize etme ve gizli uyuyan hücreler oluşturma, teröristler için büyük geçiş merkezleri oluşturma, hükümet güçlerinden saklanma fırsatı verdiğini görürüz.
Sonuç olarak, Suriye’de DEAŞ şu anda operasyonel bir adaptasyon ve güvenlik boşluklarından yararlanma hali içinde ve dijital ve operasyonel göstergeler, hâlâ “uyuyan hücreleri, el yapımı patlayıcıları ve suikastları” benimseyen gerilla savaşı müfrezesi aracılığıyla ilerlediğini, Suriye çölünde ve doğu Suriye'de aktif hücrelere yeni hareket alanları açmak için jeopolitik dönüşümlerden yararlandığını gösteriyor.

Örgüt, gerilim yaratmak ve yeniden ortaya çıkmak için yerel makamları sıkıntıya sokmaya, tedarik hatlarını ve sivil bileşenleri hedef almaya odaklanıyor.
Örgütle başarılı bir şekilde mücadele edebilmek için ulusal çabaları desteklemek, siyasi gerginlikleri sona erdirmek ve Suriye devletinin kendi güç ve kabiliyetlerine, olgunun boyutuna ve örgütlere katılmış unsurlarının sayısına göre bu durumla başa çıkması için kartlarını yeniden düzenlemek gerekiyor. Bu terör örgütünü dağıtmaya, önlemeye ve tedavi etmeye dayalı bir strateji doğrultusunda, yasal standartlara, toplumsal kabule ve ekonomik duruma uygun, güvenliğe, toplumsal barışa ve insan haklarına halel getirmeyen uygun araç ve mekanizmaların kullanılması da gerekiyor.
*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden çevrilmiştir.