Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar : Gazze ile ilgili Kahire mutabakatları, İsrail ve İslami Cihad Hareketi’nin çekincelerini aşacak

Bütün tarafların taahhütlerini yerine getirdiklerinden emin olmak için arabulucular arasında toplantılar yapılacak

 İsrail’in Gazze şehrindeki el-Muttekin Camii’ni hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail’in Gazze şehrindeki el-Muttekin Camii’ni hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar : Gazze ile ilgili Kahire mutabakatları, İsrail ve İslami Cihad Hareketi’nin çekincelerini aşacak

 İsrail’in Gazze şehrindeki el-Muttekin Camii’ni hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail’in Gazze şehrindeki el-Muttekin Camii’ni hedef alan hava saldırısının ardından yükselen dumanlar (AFP)

Filistinli iki kaynak dün Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına ilişkin Kahire’de varılan mutabakatların, özellikle silahsızlanma maddesi nedeniyle İsrail ile İran’a yakınlığıyla bilinen İslami Cihad Hareketi’nin çekinceleriyle karşılaşabileceğini öngördü. Ancak kaynaklar, ABD ile arabulucu ülkelerin baskısıyla anlaşmanın nihayetinde hayata geçirilmesinin beklendiğini ifade etti.

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşması, perşembe gecesi ile cuma günü arasında Mısır, Katar ve Türkiye’nin arabuluculuğunda Hamas ve diğer Filistinli gruplarla varılan yeni mutabakatlarla birlikte yeni bir aşamaya girdi. Mutabakatlar, yaklaşık bir yıl önce üzerinde uzlaşılan ancak İran Savaşı’nın başlaması ve İsrail’in ihlalleri nedeniyle uygulanması aksayan anlaşmanın ikinci aşamasının hayata geçirilmesine yönelik düzenlemeleri kapsıyor.

İsrail’in sert tutumu

Filistinli iki kaynağın Şarku’l Avsat’a verdiği bilgiye göre Kahire’de varılan mutabakatlar, ikinci aşama yol haritasının uygulanmasına onay vermesi amacıyla İsrail’e sunulacak bir taslak niteliği taşıyor. Ancak kaynaklar, İsrail’in seçimler öncesinde Gazze Şeridi’nden çekilmeye yönelik herhangi bir adım konusunda sert bir tutum sergilemesini, ayrıca İslami Cihad Hareketi’nin de anlaşmanın metni ile silahsızlanma maddesine ilişkin çekincelerini sürdürmesini bekliyor.

Kaynaklardan biri, İsrail’in çekilmeyi öncelikle silahsızlanma şartına bağlayan itirazlarının belirleyici olacağını değerlendirirken, İslami Cihad Hareketi’nin çekincelerinin ise kolaylıkla aşılabileceğini ifade etti. Aynı kaynak, örgütün askeri yapısının Hamas kadar büyük veya etkili olmadığını, bu nedenle anlaşmaya varılmasının daha kolay olacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan bir diğer Filistinli uzman ise arabulucular ile Filistinli grupların topu İsrail’in sahasına attığını belirterek, Washington’ın artık Tel Aviv’i varılan mutabakatı uygulamaya zorlamakla sorumlu olduğunu dile getirdi. Uzman, ateşkes anlaşmasının ilerlemesinin önündeki tek engelin İsrail olacağını, ancak Tel Aviv’in sonunda ‘en azından şeklen de olsa’ anlaşmayı kabul edeceğini öngördü.

Gazze Barış Kurulu dün X platformunda yaptığı açıklamada, öne çıkan uygulama mekanizmalarını duyurdu. Buna göre, tüm tarafların onay vermesinden sonraki 14 gün içinde Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasına ilişkin takvim ve uygulama mekanizmaları hazırlanacak. Ardından Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi bölgeye girecek, polis silahlarının kontrolü komiteye devredilecek ve İsrail askeri operasyonlarını durduracak. Böylece İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesi ve Filistin yönetiminin bölgede yetki üstlenmesi hedefleniyor.

Barış Kurulu’nun açıklamasına göre, Filistinli grupların silahları, üzerinde mutabakata varılacak bir takvim çerçevesinde toplanarak Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin denetimine verilecek. Bu süreç, İsrail’in Gazze Şeridi’nden kademeli olarak çekilmesiyle eş zamanlı yürütülecek.

Hamas’ın şartları

Hamas dün yaptığı açıklamada, ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasının tamamlanmasına yönelik müzakere süreci ile arabulucuların sunduğu önerilere Filistinli gruplarla birlikte ‘sorumlu ve olumlu’ yaklaştığını belirtti. Açıklamada, “İşgal güçlerinin öldürme eylemlerini durdurması ve saldırılarına son vermesi, uygulama sürecinin başlaması ve üzerinde uzlaşılan çerçeve ile takvimin hayata geçirilmesi için temel giriş noktası ve ilk adımdır” denildi. Hamas ayrıca, ikinci aşamanın uygulanmasının İsrail’in birinci aşamadaki tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlı olduğunu vurguladı.

Hamas, ağır silahların anlaşma kapsamına alınmasının; tüm saldırıların sona erdirilmesi, Gazze Şeridi’nden çekilme, erken toparlanma sürecinin başlatılması, idari komitenin göreve başlaması, uluslararası koruma gücünün konuşlandırılması, İsrail’in oluşturduğu silahlı gruplar ve milislerin dağıtılması, yeniden imarın başlatılması, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının güvence altına alınması, bağımsız Filistin devletinin kurulması ve vatandaşların haklarının korunması şartlarına bağlandığını ifade etti.

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi de yayımladığı açıklamada bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladığını belirterek, üstleneceği görevler için ‘tam hazırlık’ içinde olduğunu duyurdu. Komite, son aylarda Gazze Şeridi’nin yönetimini devralmak, temel kamu hizmetlerini yeniden işler hale getirmek, hukukun üstünlüğünü güçlendirmek, insani yardımların ulaştırılmasını kolaylaştırmak ve toparlanma ile yeniden imar çalışmalarına öncülük etmek amacıyla kapsamlı kurumsal ve operasyonel hazırlıklarını tamamladığını bildirdi.

İsrail, mutabakatla ilgili resmi bir açıklama yapmazken, İsrailli siyasi bir kaynak dün AFP’ye yaptığı değerlendirmede önerilerin İsrail’in taleplerini ‘tatmin edici şekilde’ karşılamadığını söyledi. Ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ofisinden bir siyasi kaynak, “Hamas gerçek anlamda silahsızlandırılmadan İsrail ordusu mevcut sarı hattan çekilmeyecek” açıklamasını yaptı.

Anlaşmanın sekteye uğrayabileceğine ilişkin endişelerin gölgesinde, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov da dün X platformunda yaptığı paylaşımda, anlaşmanın ‘aylar süren müzakerelerin ürünü’ olduğunu belirtti. Mladenov, “Bundan sonra yaşanacaklar daha da önemli. Uygulama ve denetim mekanizmaları gerçek ve etkili olmalı, İsrail’in çekilme süreci de silahsızlanma süreciyle tamamen eş zamanlı ilerlemeli” ifadelerini kullandı.

Bilgi sahibi Mısırlı bir kaynak dün yaptığı açıklamada, Kahire’nin yakında Mısır, ABD, Katar ve Türkiye’den oluşan arabulucu tarafların katılacağı bir toplantıya ev sahipliği yapacağını söyledi. Kaynak, toplantının amacının, ulusal komitenin silahların kayıt altına alınması, toplanması ve depolanması sürecini kademeli ve aşamalı şekilde yürütmesini öngören anlaşma maddelerine tüm tarafların bağlılığını teyit etmek olduğunu belirtti. Ayrıca anlaşmanın, silahların kayıt altına alınması sürecinin Gazze Şeridi’ne Ulusal Komite’nin giriş yapması ve Uluslararası İstikrar Gücü’nün bölgede konuşlanmasıyla başlayacağını öngördüğünü ifade etti.

Filistinli siyaset analisti Dr. Eymen er-Rakab ise arabulucular ile Filistinli grupların görevini tamamladığını, artık sürecin kilit noktasında İsrail’in bulunduğunu söyledi. Rakab, ABD’nin dosyayı sonuçlandırma yönündeki isteği nedeniyle İsrail’in açık bir ret tavrı ortaya koymasının zorlaştığını belirterek, ‘İsrail’in uygulamanın önündeki tek engel olması ve çekilme konusunda çekinceler ileri sürerek yeniden oyalama taktiklerine başvurması, şartlı onaylarla süreci yeniden başa sarması ve herhangi bir ilerleme sağlanamaması’ ihtimalinin yüksek olduğunu dile getirdi.

Rakab, asıl belirleyici unsurun uygulama süreci olacağını vurguladı. Bir sonraki Kahire toplantısının, anlaşmanın uygulanması için baskının artırılması ve ABD’nin İsrail üzerinde yeni yol haritası ile mutabakatların fiilen hayata geçirilmesine yönelik güçlü baskı kurması açısından belirleyici olacağını ifade etti.



Yemen ordusu, Sana ve Sada’daki Husilere ait hedefleri vurduğunu açıkladı

Yemen ordusu, Taiz ve Lahic’in batısındaki cephe hatları boyunca Husilere karşı şiddetli çatışmalara giriyor. (Askeri medya)
Yemen ordusu, Taiz ve Lahic’in batısındaki cephe hatları boyunca Husilere karşı şiddetli çatışmalara giriyor. (Askeri medya)
TT

Yemen ordusu, Sana ve Sada’daki Husilere ait hedefleri vurduğunu açıkladı

Yemen ordusu, Taiz ve Lahic’in batısındaki cephe hatları boyunca Husilere karşı şiddetli çatışmalara giriyor. (Askeri medya)
Yemen ordusu, Taiz ve Lahic’in batısındaki cephe hatları boyunca Husilere karşı şiddetli çatışmalara giriyor. (Askeri medya)

Yemen ordusu, bugün sabaha karşı yaptığı açıklamada, Sana ve Sada vilayetlerinde Husilere ait stratejik hedeflere yönelik saldırılar düzenlediğini duyurdu. Ordu, “Husilerin kapasitesinin hükümet güçlerinin ateşinden güvende olmayacağını” vurguladı.

Silahlı Kuvvetler Sözcüsü Macid en-Nüzeyli, güçlerin “Sana ve Sada’da Husilere ait stratejik hedeflere ağır darbeler indirdiğini” belirtti. Nüzeyli ayrıca, “Husi milislerinin kapasitesi silahlı kuvvetlerimizin ateşinden güvende olmayacak; onları yok edeceğiz” ifadelerini kullandı.


Dünya Sağlık Örgütü, Gazze’ye yardım girişindeki gecikmeleri kınadı

Filistinliler Gazze kentinde düzenlenen anma törenine katılıyor (AFP)
Filistinliler Gazze kentinde düzenlenen anma törenine katılıyor (AFP)
TT

Dünya Sağlık Örgütü, Gazze’ye yardım girişindeki gecikmeleri kınadı

Filistinliler Gazze kentinde düzenlenen anma törenine katılıyor (AFP)
Filistinliler Gazze kentinde düzenlenen anma törenine katılıyor (AFP)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dün yaptığı açıklamada, İsrail üzerinden Gazze’ye insani yardım girişinde “art arda gecikmeler” yaşandığını belirterek, tıbbi malzemelerde kronik “kıtlık” bulunduğunu bildirdi.

WHO’nun Filistin topraklarındaki temsilcisi Reinhelde Van de Weerdt, Gazze Şeridi’ndeki sağlık durumunun “son derece kötü” olmaya devam ettiğini ve bölgedeki hastanelerin hiçbirinin tam kapasiteyle çalışamadığını söyledi.

Van de Weerdt, Kudüs’ten Cenevre’deki gazetecilere yaptığı açıklamada, “Gazze’ye yeterli miktarda insani yardım girmiyor. Sağlık hizmetlerini etkili biçimde genişletmek ve yeniden işler hale getirmek için kesinlikle yeterli değil” ifadelerini kullandı.

Tıbbi malzemeler ve diğer insani yardımların Gazze’ye girişinde İsrail’in onay sisteminin başlıca engellerden biri olduğunu belirten Van de Weerdt, sürecin zahmetli ve uzun sürdüğünü, ayrıca sonuç garantisi bulunmadığını ifade etti.

WHO’nun son analizlerine göre, büyük miktarlardaki tıbbi malzeme giriş izni için ortalama 74 gün bekliyor. Van de Weerdt, izin alınamadığında uzun ve karmaşık sürecin baştan başlatıldığını söyledi.

Onay sisteminin yeni kuralların getirilmesiyle sürekli değiştiğini belirten Van de Weerdt, temel ve yaygın kullanılan tıbbi malzemelerin en düşük onay oranlarına sahip olduğunu kaydetti. X-ray cihazları, sterilizasyon ekipmanları ve bilgisayarlı tomografi cihazları için gerekli yedek parçaların da “tekrar tekrar reddedildiğini” belirtti.

Van de Weerdt, yalnızca son altı ay içinde protez ve yardımcı tıbbi cihazlardan oluşan bir sevkiyatın dört ayrı kez reddedildiğini söyledi.

Buna karşılık ilaçların Gazze’ye girişinin “nispeten iyi” ilerlediğini belirten Van de Weerdt, ilaçların yaklaşık yüzde 87’sinin onaylandığını ifade etti.

“Burada tek bir engelden söz etmiyoruz; gecikmelerin birbirini izlediği bütün bir sistem söz konusu ve her gecikmenin arkasında bekleyen bir hasta var” diyen Van de Weerdt, insani ve sağlık yardımlarının Gazze’ye “engelsiz, düzenli ve büyük miktarlarda” ulaştırılması gerektiğini vurguladı.

İsrail’in en azından tıbbi malzemelere yönelik kısıtlamaları hafifletmesini umduğunu belirten Van de Weerdt, Gazze Şeridi’ne daha fazla geçiş noktası açılması ve prosedürler ile gerekli koşullara ilişkin “açık ve kamuoyuna ilan edilmiş yönergeler” sağlanması çağrısında bulundu.

Van de Weerdt ayrıca yardımın etkinliğinin sınırı geçen kamyon sayısıyla ölçülmemesi gerektiğini belirterek, bu sayının halkın gerçek sağlık ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığı konusunda çok az şey ifade ettiğini söyledi.

“Öncelikli olmayan malzemelerle dolu bir kamyonun ulaşması veya gerekli malzemelerin çok geç gelmesi hayat kurtarmaz” dedi.

İsrail, askerî amaçlarla kullanılabileceğini değerlendirdiği malzemelerin Gazze’ye girişini engellediğini ve Hamas’ı 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırının ardından yeni şiddet eylemleri planlamakla suçladığını belirtiyor.

Şarku’l Avsat’ın aladığı bilgiye Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırıda, AFP’nin İsrail’in resmî verilerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre bin 221 kişi hayatını kaybetti.

Buna karşılık, İsrail’in saldırıya yanıt olarak Gazze’de başlattığı savaşta, Hamas yönetimindeki Gazze Sağlık Bakanlığına göre 74 binden fazla kişi öldü. Birleşmiş Milletler, bakanlığın açıkladığı verileri güvenilir kabul ediyor.


İsrail medyası: Hamas’ın üst düzey yöneticisi Ali el-Amudi Gazze’de hedef alındı 

Gazze kentinin batısında İsrail hava saldırısının ardından yıkılan bir konut dairesi (EPA)
Gazze kentinin batısında İsrail hava saldırısının ardından yıkılan bir konut dairesi (EPA)
TT

İsrail medyası: Hamas’ın üst düzey yöneticisi Ali el-Amudi Gazze’de hedef alındı 

Gazze kentinin batısında İsrail hava saldırısının ardından yıkılan bir konut dairesi (EPA)
Gazze kentinin batısında İsrail hava saldırısının ardından yıkılan bir konut dairesi (EPA)

İsrail medyası güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberlerde, dün gece Gazze kentinde Hamas’ın üst düzey yöneticilerinden Ali el-Amudi’yi hedef alan bir hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi. Şarku’l Avsat’ın Filistin medyasından aktardığına göre saldırıda 5 kişinin hayatını kaybettiğini aktardı.

The Times of Israel’in haberine göre saldırı, Gazze kentinin batısındaki bir binayı hedef aldı.

Filistin medyasına göre hayatını kaybedenler arasında bir genç, bir anne ve kızı ile 2 kadın daha bulunuyor. El-Amudi’nin adı ise ölenler arasında yer almadı.

İsrail ordusu, saldırının sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerin sürdüğünü belirterek henüz olayla ilgili açıklama yapmadı.

Haberlere göre el-Amudi, halen Gazze Şeridi’nde Hamas’ın fiilî olarak en üst düzey siyasi yetkilisi konumunda bulunuyor.