İsrail'deki asker açığı Balata Mülteci Kampı'nı işgalden kurtarabilir mi?

İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde devam eden askeri operasyon sırasında bir Filistinliye ellerini kaldırarak kendilerine yaklaşması talimatı veriyor. (AFP)
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde devam eden askeri operasyon sırasında bir Filistinliye ellerini kaldırarak kendilerine yaklaşması talimatı veriyor. (AFP)
TT

İsrail'deki asker açığı Balata Mülteci Kampı'nı işgalden kurtarabilir mi?

İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde devam eden askeri operasyon sırasında bir Filistinliye ellerini kaldırarak kendilerine yaklaşması talimatı veriyor. (AFP)
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinde devam eden askeri operasyon sırasında bir Filistinliye ellerini kaldırarak kendilerine yaklaşması talimatı veriyor. (AFP)

İsrail'de siyasi yönetim, Yahudi bayramları sezonu öncesinde Batı Şeria'da bir dizi "taarruz operasyonu" için orduya yeşil ışık yaktı. Ancak asker ve kaynak yetersizliği ile diğer cephelerde süren operasyonların yükü, ordunun Balata Mülteci Kampı'nı işgal etmesini şimdilik engelliyor.

İsrail'in Kanal 14 televizyonuna göre siyasi yönetim, güvenlik kurumlarının da paylaştığı değerlendirmeler doğrultusunda Batı Şeria'da güvenlik durumunun ciddi şekilde kötüleşmesi nedeniyle yeni saldırı operasyonlarına onay verdi.

Operasyonlar genişletilecek

Bu talimat doğrultusunda İsrail güvenlik kurumları, yakın gelecekte Batı Şeria'daki taarruz operasyonlarının kapsamını genişletmeye hazırlanıyor.

Kanala konuşan bir güvenlik yetkilisi, "Savunmada kalmayacağız. İnisiyatifi ele alacağız, saldıracağız ve girişimlerini engelleyeceğiz" dedi.

Haberde, savaşın başlamasından bu yana Batı Şeria'nın İsrail'in öncelik listesinde alt sıralarda yer aldığı, ancak bölgede tüm görevlerin yerine getirilebilmesi ve yerleşimcilerin güvenliğinin sağlanması için daha fazla kaynak ve askeri kapasite ayrılması yönündeki çağrıların arttığı belirtildi.

Batı Şeria'nın parçalanması

Siyasi yönetimin operasyonları genişletme talimatı, İsrail ordusunun yaklaşık iki hafta önce Başbakan Binyamin Netanyahu'nun emriyle Batı Şeria'da zaten kapsamlı bir operasyon başlatmış olmasına rağmen geldi.

Ordu bu süreçte çok sayıda baskın düzenledi, onlarca Filistinliyi gözaltına aldı, birçok evi yıktı, kontrol noktaları ve demir kapılar kurarak kent, kasaba ve köyleri birbirinden ayırdı ve Batı Şeria'daki hareketliliği ciddi şekilde kısıtladı.

xsyj6uk
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentinin doğusundaki Balata Mülteci Kampı'na operasyon düzenliyor. (AFP)

Operasyon, Nablus yakınlarındaki Tel beldesine baskın düzenleyen İsrailli yerleşimciler ile Filistinliler arasında çıkan çatışmalarda dört Filistinli ile iki İsrail askerinin hayatını kaybetmesinin ardından başlatıldı.

Yeni yerleşim birimleri

Netanyahu, geniş çaplı askeri operasyonlar, gözaltılar, silah toplama faaliyetleri, yeni kontrol noktaları kurulması, ulaşım güzergâhlarının ayrılması, mevcut kaçak yerleşim noktalarının resmileştirilmesi ve yeni yerleşim birimlerinin kurulması talimatı verdi.

Bundan birkaç gün sonra İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da operasyonların genişletilmesini istedi ve ordudan Cenin Mülteci Kampı'nda uygulanan model doğrultusunda Batı Şeria'da başka bir mülteci kampını da işgal etmesini talep etti.

İsrail ordusu Ocak 2025'ten bu yana Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı'nı işgal altında tutuyor. Daha sonra Tulkerim ve Nur Şems kamplarını da kontrol altına alan İsrail, yaklaşık 35 bin Filistinliyi bu bölgelerden göçe zorladı.

Yeni hedef Balata Kampı mı?

İsrail'in başka mülteci kamplarını, kasaba ve köyleri de işgal etmesi hâlinde yerinden edilen Filistinlilerin sayısının on binlerce artması bekleniyor.

Siyasi çözüm ufkunun bulunmaması, kötüleşen ekonomik koşullar ve Batı Şeria'nın merkezinde devam eden İsrail operasyonları nedeniyle bunun bölgedeki gerilimi daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

İsrail ordusu birkaç mülteci kampını potansiyel hedef olarak belirlemiş olsa da gözler Nablus'taki Balata Mülteci Kampı'na çevrilmiş durumda.

rgthyu
İsrail askerleri, çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria'da Nablus'un doğusundaki Balata Mülteci Kampı'na düzenlenen baskın sırasında Filistinlileri gözaltına alıyor. (AFP)

Yedioth Ahronoth gazetesine göre güvenlik kurumu, yeni bir mülteci kampının işgaline yönelik planların hazır olduğunu doğruluyor. En güçlü adayın Balata Mülteci Kampı olduğu belirtilirken, asker sayısındaki yetersizlik, kaynak eksikliği ve ordunun farklı cephelerde yoğun şekilde görev yapması nedeniyle henüz karar alınmadığı ifade ediliyor.

Gazete, Netanyahu ile Savunma Bakanı Katz'ın operasyonların genişletilmesini istediğini, ancak güvenlik kurumlarının değerlendirmelerine göre yeni bir mülteci kampının işgalinin yakın vadede uygulanmasının beklenmediğini yazdı.

Habere göre bu fikir yeni değil. İsrail Merkez Komutanlığı, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'e yılın başından bu yana Kalandiya, Celazun ve Nablus'taki Balata kamplarının işgal edilmesini öngören planlar sundu. Bu üç kamp arasında kapsamlı bir operasyon düzenlenmesi hâlinde en güçlü aday Balata olarak görülüyor.

Batı Şeria'nın en büyük kamplarından biri

Batı Şeria'nın en büyük mülteci kamplarından biri olan Balata'nın öncelikli hedef olarak görülmesinin nedeni, İsrail ordusunun Nablus kentinde zaten önemli ölçüde operasyonel kontrol sağlamış olması ve bölgede hareket serbestisini korumak istemesi.

Son dönemdeki güvenlik olaylarının merkezinde de Balata Kampı bulunuyor.

Yedioth Ahronoth, kampın işgaline yönelik operasyon planlarının ve uygulanma yöntemlerinin hazır olduğunu ancak bunun büyük askeri güç, ciddi kaynak ve kapsamlı operasyonel hazırlık gerektirdiğini yazdı.

Haberde, görevin yalnızca kampın ele geçirilmesiyle sınırlı olmadığı, sonrasında bölgede kalıcı askeri varlığın sürdürülmesinin de zorunlu olduğu ve bunun ordu üzerindeki yükü önemli ölçüde artırdığı vurgulandı.

Gazeteye göre Gazze Şeridi'nde devam eden operasyonlar, Güney Lübnan'daki tampon bölgede görev yapan iki askeri tümen ve İran'la yaşanan gerilim nedeniyle bu plan şimdilik rafa kaldırılmış durumda.

Planın uygulanıp uygulanmayacağını ise önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler belirleyecek.

Batı Şeria İsrail için karmaşık bir cephe

Batı Şeria uzun süredir İsrail açısından diğer cephelere kıyasla çok daha karmaşık bir güvenlik alanı olarak görülüyor.

Son dönemde İsrailli yerleşimcilerin sahadaki rolünün belirgin biçimde artması bu karmaşıklığı daha da derinleştirdi.

Yedioth Ahronoth'un bir podcast yayınında, yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarındaki artış, evleri ve camileri ateşe vermeleri ile mülklere zarar vermeleri ele alındı.

Gazete, Batı Şeria'da yeni yerleşim noktalarının sayısındaki artışın güvenlik risklerini büyüttüğünü belirtti. Habere göre savaşın başlamasından bu yana bölgede 170 yeni hayvancılık amaçlı yerleşim noktası kuruldu ve bunların tamamı gerilimi tırmandıran unsurlar hâline geldi.

Yerleşimcilerin saldırılarının büyük bölümü de artık bu yerleşim noktalarından gerçekleştiriliyor.

"Tepe gençliği" saldırıları

"Tepe Gençliği" (Hilltop Youth) olarak bilinen radikal yerleşimci gruplar Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerine neredeyse her gün saldırılar düzenliyor.

Bu durum hem ordunun yükünü artırıyor hem de zaman zaman yerleşimcilere destek verdiği veya saldırıları görmezden geldiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, son operasyon öncesinde iç istihbarat servisi Şin Bet ve polisle birlikte "milliyetçi suçlarla" mücadele edeceklerini açıklamış, bu eylemlerin kabul edilemez olduğunu ve İsrail'in güvenliğine zarar verdiğini söylemişti.

İsrail Merkez Komutanlığı Komutanı Avi Blot da Batı Şeria'daki "Yahudi terörünü" ve şiddet olaylarını kınamıştı.

Yerleşimci şiddeti, ABD'nin de aralarında bulunduğu birçok ülkenin İsrail'e yönelik eleştirilerini artırdı.

Filistin Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu Başkanı Müeyyed Şaban, Temmuz ayında İsrail ordusu ve yerleşimcilerin Filistinlilere, topraklarına ve mallarına yönelik toplam 2 bin 256 saldırı gerçekleştirdiğini açıkladı.

Şaban'ın verdiği bilgilere göre bunların 1.458'i İsrail ordusu, 798'i ise yerleşimciler tarafından gerçekleştirildi.

Yılbaşından bu yana yerleşimciler tarafından 21 Filistinli öldürüldü. İsrail güvenlik kurumları da bu tablonun Batı Şeria'da geniş çaplı bir patlamaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.



Türkiye, Rusya ve Ukrayna’ya Karadeniz’deki saldırıların durdurulması için anlaşma taslağı sundu

17 Nisan 2025’te Ukrayna’nın Odesa kenti açıklarında Karadeniz’de bulunan yük gemileri (Reuters)
17 Nisan 2025’te Ukrayna’nın Odesa kenti açıklarında Karadeniz’de bulunan yük gemileri (Reuters)
TT

Türkiye, Rusya ve Ukrayna’ya Karadeniz’deki saldırıların durdurulması için anlaşma taslağı sundu

17 Nisan 2025’te Ukrayna’nın Odesa kenti açıklarında Karadeniz’de bulunan yük gemileri (Reuters)
17 Nisan 2025’te Ukrayna’nın Odesa kenti açıklarında Karadeniz’de bulunan yük gemileri (Reuters)

Türk diplomatik kaynak, dün Fransız Haber Ajansı’na (AFP) yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna’ya Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların durdurulmasına ilişkin bir anlaşma taslağı sunduğunu bildirdi.

Şarku’l Avsatın AFP’den aktardığına göre kaynak açıklamada, “Karadeniz’deki saldırılara çözüm bulmak amacıyla Ruslar ve Ukraynalılarla bir anlaşma taslağı paylaştık” ifadelerini kullandı.

Ukrayna ise dün yaptığı açıklamada, Rusya’nın Karadeniz’de Tanzanya bayraklı sivil bir gemiyi hedef aldığını, saldırıda gemi kaptanının hayatını kaybettiğini ve 3 mürettebatın yaralandığını bildirdi. Açıklama, çatışmaların sürdüğü ve Moskova’nın saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde yapıldı.

Ukrayna Deniz Limanları İdaresi, “Tanzanya bayraklı bir gemi, Ukrayna limanlarından birine doğru seyir halindeyken Rusya’ya ait bir İHA’nın saldırısına uğradı” açıklamasında bulundu. Kurum, “Saldırı sonucunda geminin kaptanı hayatını kaybetti, 3 mürettebat da yaralandı” bilgisini paylaştı.

Rusya Savunma Bakanlığı ise günlük raporunda, Odesa kıyılarının 11 kilometre açığında bulunan ve “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne ikmal amacıyla gönderilen” yük taşıyan bir geminin hedef alındığını açıkladı.

Rusya ve Ukrayna, aylardır Karadeniz’de yük gemilerine yönelik İHA saldırılarını artırıyor. Tarafların karşılıklı saldırıları, birbirlerinin ihracatını sekteye uğratmayı ve ekonomilerine zarar vermeyi amaçlıyor.

Moskova’nın saldırıları, Ukrayna’nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği tarım ürünleri ihracatının neredeyse tamamen durmasına yol açarken, Kiev’in saldırıları da Rusya’yı ihracatı için alternatif güzergâhlar aramaya zorladı.

Türkiye, bu saldırıların karşılıklı olarak durdurulmasını önerdi. Ancak Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, böyle bir girişimin “denetlenmesinin imkânsız olacağını” ifade etti.

Öte yandan Belarus’un resmi haber ajansı Belta, Moskova ve Kiev’in dün, savaşta hayatını kaybeden askerlerin cenazelerini karşılıklı olarak teslim ettiğini bildirdi. Belarus ile Ukrayna sınırında gerçekleştirilen takas kapsamında Rusya 252 cenazeyi teslim ederken, Ukrayna’dan 23 cenaze aldı.


ABD ordusuna ait F-16 uçağı Michigan’da düştü, pilot kurtuldu

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçağı, Hindistan’ın Bengaluru kentindeki Yelahanka Hava Üssü’nde düzenlenen hava gösterisi sırasında manevra yapıyor (Arşiv-AFP)
ABD Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçağı, Hindistan’ın Bengaluru kentindeki Yelahanka Hava Üssü’nde düzenlenen hava gösterisi sırasında manevra yapıyor (Arşiv-AFP)
TT

ABD ordusuna ait F-16 uçağı Michigan’da düştü, pilot kurtuldu

ABD Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçağı, Hindistan’ın Bengaluru kentindeki Yelahanka Hava Üssü’nde düzenlenen hava gösterisi sırasında manevra yapıyor (Arşiv-AFP)
ABD Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçağı, Hindistan’ın Bengaluru kentindeki Yelahanka Hava Üssü’nde düzenlenen hava gösterisi sırasında manevra yapıyor (Arşiv-AFP)

ABD ordusuna ait F-16 savaş uçağı, ülkenin kuzeyindeki Michigan eyaletinde düştü. Pilotun uçaktan fırlatma koltuğunu kullanarak kurtulduğu bildirildi. ABD ordusu dün yaptığı açıklamayla, yerel basındaki haberleri doğruladı.

Teksas Hava Ulusal Muhafızları, Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, kendilerine ait bir F-16’nın Traverse City yakınlarında “rutin eğitim görevi sırasında düştüğünü” belirtti.

Birlik, pilotun uçaktan güvenli şekilde atlamayı başardığını ve kazayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Olayla ilgili başka ayrıntı verilmedi.

Yerel yetkililer ise kazanın meydana geldiği bölgenin yaklaşık 1,6 kilometrelik çevresinde tahliye kararının “yürürlükte” olduğunu bildirdi ancak daha fazla ayrıntı paylaşmadı.

Michigan Senatörü Gary Peters da X üzerinden yaptığı açıklamada, “daha fazla bilgi edinmek için çalışırken durumu yakından takip ettiğini” belirtti.


Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nda Togo bayraklı petrol tankerini hedef aldığını açıkladı

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi ve tekneler (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndaki gemi ve tekneler (Reuters)
TT

Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nda Togo bayraklı petrol tankerini hedef aldığını açıkladı

Hürmüz Boğazı'ndaki gemi ve tekneler (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndaki gemi ve tekneler (Reuters)

İran Devrim Muhafızları’na bağlı Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklama, resmi medya kuruluşlarınca yayımlandı. Açıklamada, Togo bayraklı bir petrol tankerinin dün Hürmüz Boğazı’ndan “yasa dışı” şekilde geçmeye çalıştığı sırada hedef alındığı belirtildi.

Deniz Kuvvetleri, tankerin alev almasının ardından durduğunu bildirdi.