İsrail, Hamas üyelerini hedef alma kurallarını sıkılaştırdı

Suikastlar yalnızca Zamir'in onayına bağlı ve saldırılar yalnızca acil bir tehlikeyi önlemek amacıyla düzenleyecek

2023 yılında yıkılan binaların enkazından çıkarılan aşiretlerine mensup 112 kişinin Gazze şehrinin doğusundaki cenaze törenini izleyen Filistinliler (EPA)
2023 yılında yıkılan binaların enkazından çıkarılan aşiretlerine mensup 112 kişinin Gazze şehrinin doğusundaki cenaze törenini izleyen Filistinliler (EPA)
TT

İsrail, Hamas üyelerini hedef alma kurallarını sıkılaştırdı

2023 yılında yıkılan binaların enkazından çıkarılan aşiretlerine mensup 112 kişinin Gazze şehrinin doğusundaki cenaze törenini izleyen Filistinliler (EPA)
2023 yılında yıkılan binaların enkazından çıkarılan aşiretlerine mensup 112 kişinin Gazze şehrinin doğusundaki cenaze törenini izleyen Filistinliler (EPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze'de ikinci aşamanın uygulanmasına ilişkin anlaşmayı mevcut haliyle reddettiğini açıklamasına rağmen, İsrail ordusu, bölgedeki operasyonlarını kısıtlayan yeni kararlar aldı.

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth ve İsrail’deki diğer medya organları, dün, ordunun, suikastlar da dahil olmak üzere yalnızca doğrudan tehditleri ortadan kaldırmak dışında Gazze'de herhangi bir saldırı düzenlemesinin durdurulduğu konusunda bilgilendirildiğini belirtti.

Ordu Radyosu, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, ateş açma politikasının geniş kısıtlamalara tabi tutulduğunu, suikast emirlerinin artık Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in onayına bağlı hale geldiğini aktardı.

Radyo, daha önce bir suikast operasyonu gerçekleştirmek veya saldırılar başlatmak için güney bölge komutanı veya tümen komutanının onayının yeterli olduğunu, ancak artık bu durumun bizzat Zamir'in onayına bağlı hale geldiğini bildirdi. Bu sırada askerlere, doğrudan bir tehlike hissettikleri takdirde ani bir tehditle mücadele etme yetkisi verildi.

axsdcfrgth
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordunun üst düzey komutanlarıyla birlikte, 8 Haziran 2026 (İsrail ordusu)

Kararın etkisi, salı ve çarşamba günleri bölgenin üzerinde geniş çaplı İsrail saldırılarının gerçekleştirilmemesiyle pratikte kendini gösterdi.

Bu gelişme, ABD’nin baskısı ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Gazze Barış Konseyi Üst Düzey Temsilcisi Nikolay Mladenov arasında geçen zorlu bir görüşmeye eşlik etti. Mladenov, Hamas ile anlaşmaların tamamlanmasına fırsat tanımak amacıyla saldırıların iki hafta süreyle durdurulmasını talep etti.

İsrail, saldırıları durdurma çağrısına yanıt vermiş gibi görünüyor, ancak Hamas hareketinin silahlarının tamamını dağıtmasından önce bölgeden çekilmeyi kesinlikle reddetti.

Anlaşmaya göre Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılmasına dayanan kademeli bir sürecin, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesiyle eş zamanlı olarak başlaması öngörülüyordu.

Netanyahu, salı günü paylaştığı görüntülü bir mesajda, hükümetinin Gazze'deki ikinci aşamaya ilişkin Amerikan taslağını onaylamadığını teyit etti. Netanyahu, yaptığı açıklamada, “Güvenlik çıkarlarımıza kararlılıkla bağlıyım. Hamas'ın silahı tamamen dağıtılana kadar mevcut hatlarımızdan çekilmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Netanyahu sözlerine şöyle devam etti:

“Askerlere, kendilerini, topraklarımızı ve vatandaşlarımızı korumak için gerekli her şeyi yapmalarını söylüyoruz. Başkan Trump ve ekibi, Hamas'ı silahsızlandırma ve Gazze'yi silahtan arındırma kapasitesine sahip olduklarına inanıyor, biz de bunu değerlendiriyoruz."

Netanyahu, şunları da ekledi:

“Bize bir taslak gönderdiler, biz onaylamadık ve görüşlerimizi ilettik."

Netanyahu, bu aşamada Gazze'den çekilmeyi kesinlikle reddediyor. Bu tutum, Hamas'ın tam olarak silahsızlandırılmasından önce kısmi veya kademeli bir çekilmeye karşı çıkan, Gazze'de tam hareket serbestisi ve hareketin teslim edeceği silahlar üzerinde denetim talep eden ordu tarafından destekleniyor.

Bu durum, İsrail'in ordu operasyonlarını kısıtlarken aynı zamanda çekilmeyi reddederek, bir maddeyi kabul edip diğerini reddettiği anlamına geliyor; bu esnada Hamas'ın silahının nihayetinde ne olacağı belirsizliğini koruyor.

Taraflar arasındaki müzakerelerin nasıl ilerleyeceğinden bağımsız olarak, Netanyahu'nun gelecek 27 Ekim'de yapılması planlanan ve zorlu bir yeniden seçim mücadelesiyle karşı karşıya kalacağı seçimlerden önce açık tavizler vermesi pek olası görünmüyor.