Trump, 2028 başkanlık seçimlerinde yerine geçmesi için gizlice Vance'i mi destekliyor?

ABD Başkanı Donald Trump (solda) ve Başkan Yardımcısı JD Vance (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (solda) ve Başkan Yardımcısı JD Vance (Reuters)
TT

Trump, 2028 başkanlık seçimlerinde yerine geçmesi için gizlice Vance'i mi destekliyor?

ABD Başkanı Donald Trump (solda) ve Başkan Yardımcısı JD Vance (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (solda) ve Başkan Yardımcısı JD Vance (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, kamuoyu önünde hem Başkan Yardımcısı JD Vance'i hem de Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu 2028 başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'nin öne çıkan isimleri olarak övmeyi sürdürürken, basında yer alan haberler Trump'ın perde arkasında siyasi varisi olarak Vance'i desteklemeye daha yakın olduğunu öne sürüyor.

The Telegraph gazetesine göre Trump, kamuoyu önünde Vance ve Rubio'ya eşit mesafede durmaya özen gösteriyor ve her iki ismi de Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adaylığı için güçlü adaylar olarak gösteriyor.

Ancak haberlere göre Trump, kısa süre önce Oval Ofis'te Cumhuriyetçi Parti'nin önde gelen bağışçılarıyla yaptığı bir toplantıda, Başkan Yardımcısı JD Vance'e atıfta bulunarak, "Sonunda JD'yi seçmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Trump, daha önce de Vance ve Rubio'yu ayrı ayrı ya da birlikte Cumhuriyetçi Parti'nin gelecekteki lider adayları arasında göstermişti.

Haziran ayında New York Post gazetesine verdiği röportajda Trump, "İkisi de çok yetenekli. İkisi de harika. Her ikisini de çok beğeniyorum, hatta birlikte olmalarını tercih ederim. Biliyorsunuz, bu harika olurdu. Birlikte olurlarsa onları yenmenin nasıl mümkün olacağını bilmiyorum. JD ve Marco mükemmel bir ekip olur" ifadelerini kullanmıştı.

Şarku’l Avsat’ın Washington Post’tan aktardığına göre, Trump siyasi varisi olarak Vance'i tercih ediyor. Ancak gazetenin görüştüğü altı farklı kaynak, bu değerlendirmenin doğru olmadığını ve Trump'ın henüz nihai kararını vermediğini belirtti.

Kaynaklardan biri gazeteye, "Bunun kesinleştiğini düşünenler ya acele ediyor ya da başkanı yeterince tanımıyor" dedi.

Trump, perşembe günü Oval Ofis'te yaptığı açıklamada Vance'i "harika" olarak nitelendirirken, "Bunu konuşmak için henüz çok erken" ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray'ı yakından takip eden gözlemcilere göre Trump, ABD Anayasası'nın izin vermemesine rağmen zaman zaman şaka yollu üçüncü kez aday olabileceğini dile getiriyor ve görev süresi siyasi açıdan sona ermiş bir başkan görüntüsü vermemek için herhangi bir adaya desteğini açıklamayı erteleyebilir.

Öte yandan, Trump'ın 2028 seçimlerinde vereceği desteğin Cumhuriyetçi Parti içinde ne ölçüde belirleyici olacağı da tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Trump, ara seçimler öncesindeki Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerinde desteklediği adayların büyük bölümünün adaylığı kazanmasını sağlayarak önemli bir başarı elde etmiş, yalnızca sınırlı sayıda aday başarısız olmuştu.

Bununla birlikte bazı siyasi gözlemciler, daha büyük ve daha kritik seçim yarışlarında Trump'la yakın ilişki içinde olmanın adaylar açısından avantaja dönüşmeyebileceğini savunuyor. Bu değerlendirmelere göre İran'a yönelik askeri operasyonlar ve göçle mücadele politikaları gibi tartışmalı başlıklar bazı Cumhuriyetçi adayların seçim performansını olumsuz etkileyebilir.

MSNBC'nin haberine göre ise Trump ekibi, ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi adaylara gerektiğinde başkandan mesafe koyabilecekleri bir siyasi alan bırakmayı amaçlıyor.

Olası adaylara ilişkin olarak JD Vance, ara seçimlerin ardından eşi Usha Vance ile başkan adaylığını değerlendirip değerlendirmeyeceğine dair henüz açıklama yapmadı.

Marco Rubio da şu ana kadar 2028 başkanlık yarışına katılma yönünde kamuoyuna açık bir niyet beyanında bulunmadı. Rubio, 2016 yılında Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adaylığı için Trump'a karşı yarışmıştı.



Senato için yarışan iki Cumhuriyetçi aday, İran savaşının hızla sona erdirilmesini istedi

Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)
Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)
TT

Senato için yarışan iki Cumhuriyetçi aday, İran savaşının hızla sona erdirilmesini istedi

Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)
Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)

ABD Senatosu’ndaki iki sandalye için çekişmeli yarışlara giren iki Cumhuriyetçi aday, dün İran savaşının bir an önce sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Bu açıklamalar, yakıt fiyatlarının yükselmesine ve özellikle motorin fiyatlarının rekor seviyelere çıkmasına yol açan savaş konusunda, koltuklarını kaybetme riski taşıyan adayların Başkan Donald Trump’tan uzaklaşmaya çalıştığının son işareti oldu.

Michigan’da Demokrat aday Abdul El-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers ile Iowa’da Demokrat Josh Tork’a karşı yakın bir yarışın içinde olan Ashley Hinson, daha önce Trump’ın Tahran’a saldırı düzenleme yetkisini desteklemiş olmalarına rağmen, dün İran konusunda daha yatıştırıcı bir söylem benimsedi.

Bu değişim, halen Temsilciler Meclisi’nde görev yapan Hinson açısından özellikle dikkat çekiciydi. Hinson, Trump’ın savaşı sürdürme yetkisini sınırlandırmayı amaçlayan Meclis girişimlerine altı kez karşı oy kullandı; bunlardan biri geçen hafta yapılan oylamaydı.

Hinson sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Iowalılar ekonomik baskı altında ve İran’daki savaşın maliyetini akaryakıt istasyonlarında ya da marketlerde ödemek zorunda kalmamalı” ifadelerini kullandı. Hinson, benzin vergilerinin askıya alınması, motorin ihracatının geçici olarak durdurulması ve başka önlemlerin alınmasının yanı sıra savaşın “başarıyla ve derhal” sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Bu açıklamalar, yaklaşık yedi aydır devam eden çatışmanın kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde siyasi bir yüke dönüşmesinden endişe eden ve koltuklarını kaybetme riski bulunan bazı Cumhuriyetçi adayların artan kaygısını gösteriyor. Ara seçimler, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senato’daki kritik çoğunluklarını koruyup koruyamayacağını belirleyecek.

Enflasyonun yükselmeye devam ettiği bir dönemde Amerikalıların Trump’ın hem ekonomiyle hem de İran savaşıyla ilgili politikalarına yönelik memnuniyetsizliği de arttı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Reuters/Ipsos tarafından gerçekleştirilen ve sonuçları dün yayımlanan son ankete göre Trump’ın görev onayı yüzde 32’ye gerileyerek, siyasi kariyerindeki en düşük seviyeye indi.


Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu’na gitmeden önce İran’ın tutumlarını savunacağına söz verdi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York’a hareket etti. (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York’a hareket etti. (Reuters)
TT

Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu’na gitmeden önce İran’ın tutumlarını savunacağına söz verdi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York’a hareket etti. (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York’a hareket etti. (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na katılmak üzere bugün New York’a hareket ederken, ABD ile savaşın ortasında yapılacak toplantılarda ülkesinin tutumlarını kararlılıkla savunacağı taahhüdünde bulundu.

İran devlet televizyonunun Pezeşkiyan’ın ülkeden ayrılmadan önce yaptığı açıklamalardan aktardığına göre Pezeşkiyan, “Savaştan başımız dik çıktık. Bu hepimiz için bir onur ve gurur kaynağıdır. Bu nedenle uluslararası platformlarda tutumlarımızı kararlılıkla savunacağız” dedi.

Pezeşkiyan, “Bu fırsatı, İran’ın içinde bulunduğu zor durumu uluslararası toplumun dikkatine mümkün olan en iyi şekilde sunmak için kullanacağız. Muhaliflerimize, İran halkının tüm bu haksızlıklara rağmen direnişini sürdürdüğünü vurgulayacağız” ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan, şubat ayında İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla Ortadoğu’da savaşın başlamasından bu yana ABD’ye giden en üst düzey İranlı yetkili konumunda. Pezeşkiyan’ın yarın BM Genel Kurulu’na hitap etmesi bekleniyor.

ABD, İran heyetinin bir bölümünün BM toplantılarına katılmasına izin verirken, Dışişleri Bakanlığı’na göre heyet üyelerine geçen yıl uygulananlara benzer kısıtlamalar getirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ülkesinin BM Genel Kurulu toplantılarına katılacak diplomatik heyetine başkanlık etmek üzere dün New York’a ulaştı. Bu bilgi İran Dışişleri Bakanlığı tarafından açıklandı.

İran devlet televizyonu, Arakçi’nin New York’a ulaşmasının ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve görüşmede Genel Kurul gündemine ilişkin görüş alışverişinde bulunulduğunu bildirdi.

İran medyası Arakçi’nin, “En önemli hedefimiz, İran halkının meşru haklarını ve çıkarlarını savunmak için bu büyük uluslararası platformdan yararlanmaktır” dediğini aktardı.

Stratejik Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ise Tahran ile Washington arasındaki anlaşmazlığın merkezindeki konulardan biri olmaya devam ediyor.

İran, ABD ve İsrail’in savaşı başlatmasından bu yana Hürmüz Boğazı’nı büyük ölçüde kapalı tutuyor. Savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının beşte biri bu su yolundan geçiyordu.

Buna karşılık ABD, İran limanlarına abluka uygularken, İran’ı mali açıdan sıkıştırmak amacıyla ülkeye yönelik ekonomik baskıyı artırıyor.


ABD, Grönland’da iki askeri üs açacak

Grönland’da Danimarka Silahlı Kuvvetleri’nin Arktik Komutanlığı tarafından düzenlenen bir tatbikata katılan askerler, (Arşiv, Reuters)
Grönland’da Danimarka Silahlı Kuvvetleri’nin Arktik Komutanlığı tarafından düzenlenen bir tatbikata katılan askerler, (Arşiv, Reuters)
TT

ABD, Grönland’da iki askeri üs açacak

Grönland’da Danimarka Silahlı Kuvvetleri’nin Arktik Komutanlığı tarafından düzenlenen bir tatbikata katılan askerler, (Arşiv, Reuters)
Grönland’da Danimarka Silahlı Kuvvetleri’nin Arktik Komutanlığı tarafından düzenlenen bir tatbikata katılan askerler, (Arşiv, Reuters)

Üç kaynağın verdiği bilgiye göre ABD, Grönland’ın güneyinde Soğuk Savaş döneminden kalma eski bir askeri üssü yeniden açmayı ve Danimarka’nın köpekli kızak devriyeleri tarafından halen kullanılan doğu kıyısındaki bir üste askeri varlığını sürdürmeyi planlıyor. Bu düzenlemeler, ABD, Danimarka ve Grönland arasında bugün imzalanması beklenen anlaşma kapsamında hayata geçirilecek.

İki kaynak, söz konusu noktaların, ABD’nin 1950’li yıllarda Blue West One askeri üssünü kapatmasının ardından nüfusu birkaç düzine kişiye kadar gerileyen Narsarsuaq ile halen Danimarka Özel Kuvvetleri’ne bağlı Sirius köpekli kızak devriyesi tarafından kullanılan, doğu kıyısındaki uzak bir askeri nokta olan Mestersvig olduğunu belirtti.

Danimarka, Grönland ve ABD’nin yeni anlaşmayı, bugün New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında imzalaması bekleniyor.

Anlaşmanın metni kamuoyuna açıklanmadı. Kimliklerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar Şarku’l Avsat’a, anlaşmanın ayrıntılarının imza tarihine kadar kesinleşmeyeceğini söyledi. Danimarka ve Grönland hükümetleri ile Beyaz Saray, yorum talebine henüz cevap vermedi.

Danimarka, anlaşmanın Arktik bölgesinin güvenliğini yalnızca ABD ile Danimarka arasındaki ikili bir düzenleme olmaktan çıkararak, NATO’nun gözetimine bırakacağını ifade ediyor.

Anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump’ın aylardır sürdürdüğü baskıların ardından yapılıyor. Trump uzun süredir ABD’nin Grönland’ın kontrolünü ele geçirmesini istediğini dile getiriyor; ayrıca Danimarka’ya bağlı özerk bölgeyi elde etmek için zaman zaman askeri veya ekonomik güç kullanma ihtimalini de dışlamadı.