Filistinli Hristiyanlar iki bin yılı aşkın süredir bu topraklara olan bağlılıklarıyla gurur duyarken, Rahip Mitri Raheb, işgal altındaki Batı Şeria’da kötüleşen ekonomik koşullar, İsrail askeri önlemleri ve tırmanan yerleşimci şiddeti dâhil mevcut şartların, onları giderek daha fazla göçe zorladığını ve bu durumun varlıklarını tehdit ettiğini belirtti.
Beytüllahim’deki Dar al-Kalima Üniversitesi’nin kurucusu ve rektörü olan Raheb, AFP’ye yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde savaşın patlak vermesinden bu yana Batı Şeria’dan 200’den fazla Filistinli Hristiyan ailenin göç ettiğini bildirdi. Raheb, “Mevcut koşullar devam ederse, 2050 yılında bölgede hiçbir Filistinli Hristiyan kalmayacak” ifadesini kullandı.
Batı Şeria, Gazze Şeridi’ndeki savaşın başlamasından bu yana şiddet olaylarının tırmanışına sahne oluyor. Yahudi yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları neredeyse günlük hale gelirken, İsrail ordusu da operasyonlarını, askeri varlığını ve kontrol noktalarını artırdı.
Kilise liderleri, gençler arasında göçün hızla arttığını ve birçoğunun yakın gelecekte bölgeden ayrılmayı planladığını ifade ediyor.
Ramallah’ta bir reklam ve pazarlama girişimi kurup yöneten ve işini büyütme hayali kuran 31 yaşındaki İsa Kassis de bu kişilerden biri. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre kötüleşen ekonomi ve güvenlik koşulları nedeniyle ABD’ye göç etmeyi düşündüğünü belirten Kassis, “Yaklaşık bir yıl önce bu konuyu ciddi şekilde düşünmeye başladım” diyerek, mevcut durumun kendisinde hayal kırıklığı ve umutsuzluk yarattığını, iş hayatında attığı her bir ileri adıma karşılık üç adım geriye gittiğini dile getirdi.

Kassis, savaşın etkileri ve gelirindeki düşüşün kendisini ‘başka bir sığınak’ aramaya yönelttiğini vurgulayarak, işini olumsuz etkileyen ve günlük hayatı zorlaştıran ‘bir yerden başka bir yere ulaşım güçlüğü ve kontrol noktalarında 3-4 saati bulan bekleyişler’ gibi sıkıntıları sıraladı. Savaş öncesinde göç fikrine karşı çıkan annesinin yaklaşımına da değinen Kassis, “Artık bana ‘Kendi çıkarını bilirsin, hayatını yaşamak istiyorsun’ demeye başladı” ifadesini kullandı. Kassis, üzüntüsünü, “Ailelerin çocuklarına burada kalmaları yönünde baskı yapmak yerine onları göçe teşvik eder hale gelmesi son derece yaralayıcı” sözleriyle dile getirdi.
Dünyadaki politika bu şekilde
Göç etmek veya buna yönelik plan yapmak yalnızca Hristiyanlarla sınırlı kalmazken, Filistin Dışişleri Bakanı Varsen Ağabekyan’a göre bazı faktörler onlara diğer gruplara kıyasla daha fazla kolaylık sağlıyor. Yurt dışında akrabalarının bulunması, iş bulmalarını ve sosyal açıdan uyum sağlamalarını kolaylaştırabiliyor.
Ağabekyan, “Bir Hristiyan’ın yurt dışında gördüğü ve akrabalarının kendisine anlattığı fırsatlar var; üstelik Batılı ülkeler de onları daha hızlı kabul edebiliyor... Dünyadaki politika bu şekilde. Bu nedenle bir Hristiyan’ın ayrılmasına yardımcı olan faktörler, toplumun geri kalanına kıyasla daha fazla” ifadelerini kullandı.
Batı Şeria, 18. yüzyıldan bu yana Hristiyanların ardı arkası kesilmeyen göç dalgalarına sahne oldu. Günümüzde Amerika kıtasında büyük Filistinli Hristiyan toplulukları bulunuyor; sadece Şili’de 40 binden fazla kişi yaşıyor.
İsrail’in söz konusu toprakları işgal ettiği 1967 yılında toplam nüfusun yüzde 6’sını oluşturan Batı Şeria’daki Hristiyanların sayısı, günümüzde 40 bin ila 45 bin arasında seyrediyor ve toplam nüfusun yüzde 1’inden biraz fazlasına tekabül ediyor.

Doğu Kudüs hariç tutulduğunda Batı Şeria’da yaklaşık 3 milyon Filistinli ile uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen yerleşim yerlerinde ikamet eden 500 binden fazla İsrailli yaşıyor.
Ağabekyan, Doğu Kudüs de dâhil olmak üzere Batı Şeria’daki Hristiyan nüfusun azalmasının ‘Hristiyan dünyası için çok büyük bir tehlike olduğu’ uyarısında bulundu.
Durum daha da kötüleşti
Filistinli Hristiyanlar, bu topraklardaki tarihi varlıklarına atıfta bulunmak amacıyla kendilerini ‘yaşayan taşlar’ olarak adlandırıyor. Nüfus; en kutsal dini mekanlarının yer aldığı Doğu Kudüs ve Beytüllahim’in yanı sıra Ramallah ile çeşitli köy ve kasabalarda yoğunlaşıyor.
Ramallah’ın doğusunda yer alan, Hz. İsa’nın Kudüs’ten gelerek sığındığına inanılan ve Batı Şeria’da nüfusunun tamamı Hristiyanlardan oluşan son kasaba konumundaki et-Taybe’de, kilise kayıtlarına göre Ekim 2023’ten bu yana 15’ten fazla aile göç etti.
Kasabadaki Latin Kilisesi Başrahibi Beşar Favadile’nin aktardığına göre, söz konusu tarihten itibaren yerleşimcilerin hedefi haline gelen kasabada arazi ve mülklerin yanı sıra kutsal mekanlar da saldırıya uğradı. Bu saldırılar kapsamında, 5. yüzyıldan kalma tarihi Aziz George Kilisesi’nin çevresi de ateşe verildi.

Favadile, yerleşimci saldırılarından kaynaklanan ‘güvenlik eksikliğinin yarattığı günlük acılar’ ile ekonomik koşulların kasaba sakinlerini ‘kendi gelecekleri ve çocuklarının geleceği hakkında düşünmeye, dolayısıyla göçü tercih etmeye’ yönelttiğini belirtti. Et-Taybe, Ramallah’a sadece 12 kilometre mesafede bulunmasına rağmen, İsrail askeri kontrol noktaları nedeniyle AFP ekibinin kasabaya ulaşması yaklaşık bir saat sürdü. Latin Kilisesi’nin son verilerine göre, 1980’lerde nüfusu yaklaşık 3 bin olan kasabada şu anda yaklaşık bin 200 kişi yaşıyor.
Filistin Politika ve Anket Araştırma Merkezi tarafından 2020 yılında yapılan bir kamuoyu araştırması, Batı Şeria’daki Hristiyanların yüzde 35’inin ekonomik nedenlerle, eğitim fırsatları arayışıyla ya da istikrar ve özgürlük için yurt dışına göç etmeyi düşündüğünü ortaya koymuştu.
Merkez Direktörü Halil Şikaki, Batı Şeria’da yaşayan Hristiyanlar arasındaki göç etme isteğinin Müslümanlara kıyasla iki kat daha yüksek olduğunu belirtti. Şikaki, anketin ayrıca, Hristiyanlar arasında ‘Filistin toplumundaki Selefi dini grupların varlığından ve Hamas gibi silahlı oluşumlardan duyulan açık endişeyle’ bağlantılı bir güvensizlik hissini de gösterdiğini ifade etti. Şikaki, anketin üzerinden geçen 6 yılın ardından mevcut verilerin ‘durumun çoğu açıdan daha da kötüleştiğine’ işaret ettiğini vurguladı.