Suriye'de nükleer anlaşma: Bölgede kriz önlendi

ABD yönetimi, eski HTŞ lideri Ahmed Şara'nın başındaki para ödülünü kaldırmış, Şam'a uyguladığı yaptırımları da iptal etmişti (Reuters)
ABD yönetimi, eski HTŞ lideri Ahmed Şara'nın başındaki para ödülünü kaldırmış, Şam'a uyguladığı yaptırımları da iptal etmişti (Reuters)
TT

Suriye'de nükleer anlaşma: Bölgede kriz önlendi

ABD yönetimi, eski HTŞ lideri Ahmed Şara'nın başındaki para ödülünü kaldırmış, Şam'a uyguladığı yaptırımları da iptal etmişti (Reuters)
ABD yönetimi, eski HTŞ lideri Ahmed Şara'nın başındaki para ödülünü kaldırmış, Şam'a uyguladığı yaptırımları da iptal etmişti (Reuters)

ABD'nin arabuluculuğunda, Suriye'deki gizli bir tesisteki nükleer materyalin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından kaldırılması için Şam yönetimiyle anlaşmaya varıldı.

Axios'un haberine göre Donald Trump yönetimi, nükleer materyalin taşınması için bu süreçte İsrail'le de anlaştı. 

Haberde, tesisteki nükleer maddenin "İsrail, Suriye ve Türkiye'nin de dahil olması muhtemel bir gerginliğin oluşmasını önlemek amacıyla" taşınacağı yazılıyor.  

Deyrizor bölgesindeki Al-Kibar nükleer tesisiyle ilgili aylardır gizli diplomatik müzakereler yürütüldüğü, anlaşmanın birkaç hafta önce tamamlandığı belirtiliyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkililer, Trump'ın Ahmed Şara'yla yakın ilişkilerini kullanarak olası bir krizi önlemek istediğini ifade ediyor.

Ancak Beyaz Saray, Şara yönetimiyle irtibata geçtiğinde Suriyeli yetkililer tesiste nükleer madde depolandığına dair bilgilerinin olmadığını söylemiş.

ABD'li bir yetkili, "ABD, İsrail ve Suriye'de çok az kişinin bu konuyla ilgili bilgisi vardı" diyor.

Tel Aviv yönetimine göre Suriye ordusu, bölgedeki nükleer malzemeye ulaşmaya çalışıyordu. Hatta İsrail, Türkiye'nin de bu konuda Suriye yönetimine destek verdiğini iddia ediyor.

İsrail ordusu, 2007'de bombaladığı bölgedeki tesisleri yakından takip ediyor. Tel Aviv yönetimine göre Beşar Esad rejimi, burada nükleer reaktör projesinin parçası olarak nükleer malzeme depolamaya başlamıştı.

ABD'li yetkililere göre Al-Kibar projesiyle bağlantılı 'Tesis 99' adlı depolama alanında, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde kullanılan "sarı kek" ("yellowcake") adlı toz madde de bulunuyor.

Bu maddeyle doğrudan nükleer silah üretilemese de toz, konvansiyonel bir patlayıcı yardımıyla radyoaktif maddeyi çevreye saçan "kirli bomba" yapımında kullanılabilir.

Kaynaklara göre İsrail ordusu, Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesinden kısa süre sonra bölgeye erişimi engellemek amacıyla tesisi tekrar bombaladı.

İsrail, kısa sürede tesisteki nükleer malzemenin kaldırılmasıyla ilgili anlaşmaya varılmaması halinde bölgeyi tekrar bombalama tehdidinde de bulunmuş.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Ortadoğu Enstitüsü'nden Charles Lister, bu anlaşmanın, Şara yönetiminin ülkenin uluslararası itibarını yeniden kazanma çabalarına zarar verebilecek, Esad rejiminden miras kalan hassas meseleleri çözmeye istekli olduğunu gösterdiğini belirtiyor.

Independent Türkçe, Axios, RT



Libya'nın Zaviye kentindeki elektrik santralinde İHA saldırısı sonrası yangın çıktı

Libya'nın Zaviye kentindeki rafineride İHA saldırısı sonucu büyük bir yangın çıktı (AFP)
Libya'nın Zaviye kentindeki rafineride İHA saldırısı sonucu büyük bir yangın çıktı (AFP)
TT

Libya'nın Zaviye kentindeki elektrik santralinde İHA saldırısı sonrası yangın çıktı

Libya'nın Zaviye kentindeki rafineride İHA saldırısı sonucu büyük bir yangın çıktı (AFP)
Libya'nın Zaviye kentindeki rafineride İHA saldırısı sonucu büyük bir yangın çıktı (AFP)

Libya Genel Elektrik Şirketi, bu sabah yaptığı açıklamada, ülkenin kuzeybatısındaki Zaviye kentinin güneyinde bulunan bir elektrik dönüşüm istasyonunun İHA saldırısına uğradığını bildirdi.

Şirket, saldırı sonucu istasyonun tamamen yandığını ve devre dışı kaldığını, bunun da kentin güneyindeki geniş bir bölgenin elektrik enerjisinden mahrum kalmasına yol açtığını belirtti.

Şirketin Facebook hesabından yapılan açıklamada, olayın hemen ardından teknik ekiplerin hasarın boyutunu belirlemek ve tespit çalışmalarını yürütmek üzere bölgeye sevk edildiği belirtildi. Ekiplerin ayrıca olayın sonuçlarını gidermek ve mevcut teknik imkânlar doğrultusunda zarar gören bölgelere elektrik arzını yeniden sağlamak için gerekli teknik çalışmalara başladığı kaydedildi.

Şirket, elektrik şebekesine ait tesis ve bileşenlere yönelik saldırıların sürmesinin ciddi riskler taşıdığı uyarısında bulundu. Açıklamada, bu tür saldırıların genel elektrik şebekesinin istikrarı üzerinde doğrudan etkiler yaratabileceği, daha fazla trafo merkezi, enerji nakil hattı ve şebeke bileşeninin devre dışı kalmasının sistem genelinde geniş çaplı aksamalara yol açabileceği belirtildi.

Şirket, bu durumun elektrik şebekesinde kısmi, hatta genel kesintilere kadar varabilecek sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Açıklamada ayrıca, Zaviye'de son dönemde yaşanan saldırılar ve güvenlik sorunlarının elektrik sektörünü doğrudan etkilediği, çok sayıda elektrik tesisi ve şebeke bileşeninde ciddi hasara yol açtığı bildirildi.

Güvenlik sorunlarının Zaviye Elektrik Santrali'ndeki üretim ünitelerinin bakım programlarını da doğrudan olumsuz etkilediği kaydedildi.


Lübnan, yıllarca süren tartışmaların ardından idam cezasını kaldırdı

Parlamento, Genel Af Yasası, ölüm cezasının kaldırılması ve emekli güvenlik güçleri ve ordu mensuplarının maaşları konularını görüşmek üzere bir yasama oturumu düzenledi (EPA)
Parlamento, Genel Af Yasası, ölüm cezasının kaldırılması ve emekli güvenlik güçleri ve ordu mensuplarının maaşları konularını görüşmek üzere bir yasama oturumu düzenledi (EPA)
TT

Lübnan, yıllarca süren tartışmaların ardından idam cezasını kaldırdı

Parlamento, Genel Af Yasası, ölüm cezasının kaldırılması ve emekli güvenlik güçleri ve ordu mensuplarının maaşları konularını görüşmek üzere bir yasama oturumu düzenledi (EPA)
Parlamento, Genel Af Yasası, ölüm cezasının kaldırılması ve emekli güvenlik güçleri ve ordu mensuplarının maaşları konularını görüşmek üzere bir yasama oturumu düzenledi (EPA)

Lübnan, idam cezasını yasalardan çıkararak yerine "müebbet ve ağırlaştırılmış hapis" cezalarını getirdi. Karar, idam cezasının gerekliliği ve sınırları konusunda onlarca yıldır süren tartışmaların ve infazların durdurulmasının üzerinden 22 yıl geçmesinin ardından alındı.

Lübnan Parlamentosu, idam cezasının tamamen kaldırılmasını çoğunluk oyuyla kabul etti. Böylece Lübnan, en ağır cezadan vazgeçen ülkeler arasına katılırken, cinayet ve ağır nitelikteki terör suçlarını işleyenlere yönelik ağırlaştırılmış cezalar korunmuş oldu.

Adalet Bakanı Adil Nassar parlamentoda yaptığı açıklamada, idam cezasının kaldırılmasını "tarihi" bir karar olarak nitelendirdi.

Öte yandan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkedeki temel mücadelenin bugün devlet ve devletin rolü üzerine olduğunu belirtti.

Avn, Lübnanlıların çoğunluğunun yeniden itibar kazanacak, müzakere edecek ve kurumlarını inşa edecek bir devlet kurmak istediğini, buna karşılık başka bir kesimin ise "devleti istemediğini, devletin kendisi olmak istediğini" söyledi.

Lübnan Cumhurbaşkanı, "ne pahasına olursa olsun" devletin yeniden inşa edilmesini hedeflediğini vurguladı.


Gazze anlaşması: Hamas'ın silah bırakmasına yönelik açık maddeler çıkarıldı

Gazze'deki enkazın altından çıkarılan 112 Filistinlinin cenaze törenindeki Filistinliler (AFP)
Gazze'deki enkazın altından çıkarılan 112 Filistinlinin cenaze törenindeki Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Hamas'ın silah bırakmasına yönelik açık maddeler çıkarıldı

Gazze'deki enkazın altından çıkarılan 112 Filistinlinin cenaze törenindeki Filistinliler (AFP)
Gazze'deki enkazın altından çıkarılan 112 Filistinlinin cenaze törenindeki Filistinliler (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğindeki Barış Kurulu, Gazze anlaşmasından Hamas'ın silah bulundurmayacağını açıkça belirten maddeleri çıkarmış.

New York Times'ın (NYT) haberine göre değişiklik, kurul temsilcilerinin Hamas liderleriyle aylar süren görüşmeler sonrasında anlaşma metninde yaptığı revizyonların ardından gerçekleşti.

Adlarının paylaşılmaması kaydıyla konuşan kaynaklar, anlaşmanın son halinde Hamas'ın ağır silahlarını "kullanımdan kaldırıp depolamasının" öngörüldüğünü söylüyor.

Sürecin ABD destekli Filistinli teknokratlardan oluşan geçici yönetim tarafından yürütülmesi planlanıyor. Ancak silahların ne zaman teslim edileceğine ve İsrail ordusunun Gazze'den çekilmesine ilişkin takvim henüz belirlenmedi.

Barış Kurulu'nun baskısı üzerine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze'ye saldırıları askıya alma talimatı verdiği de yazılıyor.  

NYT'nin 10 Ağustos'ta yayımlanan haberinde, Netanyahu'nun 3 Ağustos'ta aralarında Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov'un da yer aldığı yetkililerle görüştüğü aktarılıyor.

Gazze'deki Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal, Gazze Şeridi'ne son büyük çaplı saldırının 3 Ağustos akşamı düzenlendiğini belirtiyor.

Öte yandan Birleşmiş Milletler'e göre İsrail ordusu, 4 Ağustos'ta Gazze'de çadır kentte kurulan bir okula saldırı düzenleyerek bir Filistinli öğrenciyi yaraladı.

Ayrıca Gazze Sağlık Bakanlığı, 8 Ağustos'ta düzenlenen İsrail saldırılarında en az bir kişinin öldüğünü, aralarında çocukların da yer aldığı 5 kişinin yaralandığını aktarmıştı.  

Netanyahu, 9 Ağustos'taki açıklamasında Trump'ın 15 maddelik anlaşmasını kabul etmediklerini duyurmuştu. Hamas tamamen silahsızlandırılmadan İsrail ordusunun Gazze'den çekilmeyeceğini bildirmişti.

İsrail lideri, "Hamas'ın silahsızlandırılmasından bahsederken ağır silahları, hafif silahları, tüm silahları kastediyorum. Gerçek bir silahsızlanma gerekiyor" demişti.

Trump ise dünkü basın açıklamasında İsrail liderinin planı reddetmesine ilişkin soruya Netanyahu'yla "iyi ilişkilerinin" olduğunu söyleyerek yanıt vermişti.

NYT'nin analizine göre ekimde düzenlenecek seçimler öncesinde Netanyahu, Hamas'a karşı tam zafer sözü verdiği tabanını ve radikal sağcı koalisyonunu kaybetmemeye çalışırken, Trump'ı öfkelendirmek de istemiyor.

Radikal sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Trump'ın geçen ay açıkladığı anlaşmayı "kabul edilemez" diye nitelemiş, Gazze Şeridi'ne saldırıların sürdürülmesini istemişti.

BBC'nin analizindeyse, Netanyahu hükümetinin tavrının Gazze meselesine nokta konmasını sağlamayacağı vurgulanıyor. ABD'nin eski Ortadoğu müzakerecilerinden Aaron David Miller, Washington'ın Tel Aviv'in tavrına "şimdilik ses çıkarmadığını" belirtirken, İsrail'de yeni bir hükümet kurulmadan bu konuyla ilgili ciddi bir adım atılmasının zor olduğunu söylüyor.

Independent Türkçe, New York Times, BBC, Haaretz