Libyalılar “Paralı askerleri ülkeden çıkarın!” sloganlarıyla siyasilerinden yabancı askerlerin ülkedeki varlığına son vermelerini istedi

Gelişme, Suriyeli paralı askerlerin maaşlarını talep etmek için Trablus sokaklarına dökülmelerinin ardından yaşandı

Suriyeli paralı askerler, geçtiğimiz hafta sonu Trablus’ta maaşlarının gecikmesi nedeniyle protesto düzenledi (Yerleşime Karşı Hareket sayfası)
Suriyeli paralı askerler, geçtiğimiz hafta sonu Trablus’ta maaşlarının gecikmesi nedeniyle protesto düzenledi (Yerleşime Karşı Hareket sayfası)
TT

Libyalılar “Paralı askerleri ülkeden çıkarın!” sloganlarıyla siyasilerinden yabancı askerlerin ülkedeki varlığına son vermelerini istedi

Suriyeli paralı askerler, geçtiğimiz hafta sonu Trablus’ta maaşlarının gecikmesi nedeniyle protesto düzenledi (Yerleşime Karşı Hareket sayfası)
Suriyeli paralı askerler, geçtiğimiz hafta sonu Trablus’ta maaşlarının gecikmesi nedeniyle protesto düzenledi (Yerleşime Karşı Hareket sayfası)

Libya’nın başkenti Trablus sokaklarında paralı askerler tarafından gerçekleştirilen sürpriz protestolar, Libyalıları, siyasetçilerinden yabancı asker varlığına derhal son vermelerini ve bu grupları ülkeden çıkarmalarını talep etmeye itti. Tüm bunlar, söz konusu grupların ‘halkın meşru hedefleri haline geleceği’ uyarılarının gölgesinde yaşandı.

Trablus makamları, Türkiye destekli Suriyeli paralı askerleri belli sayılarda barındırmaya devam ederken Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutanlığı'na bağlı bölgelerde ise ‘Afrika Kolordusu’ adı altında Rus güçlerinin varlığı sürüyor.

Salı akşamı Trablus'taki Polis Akademisi önünde toplanan bir grup Suriyeli paralı asker, Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nden (UBH) maaşlarının ödenmesini talep etti. Bu gelişme, Libyalıların tepkisini çekerek uzun süredir göz ardı edilen paralı askerler dosyasını yeniden gündeme taşıdı.

Özellikle ülkenin batısındaki Libyalıların ortak söylemi, ülke siyasetçilerinden ‘bu unsurların ülkeden çıkarılmasını’ talep etme noktasına evrildi.

Kabileler Birliği Dış İlişkiler Danışmanı Halid el-Guveyl, Libya'nın paralı askerlerle kaynadığını, içlerinden bir kısmının mali haklarını talep etmek için sokağa dökülmesinin onların varlığını inkar eden siyasetçileri ifşa ettiğini" belirterek, bu grupları ülkeye getirenleri ‘ülkeye karşı komplo kurmakla’ suçladı.

Libya'daki paralı askerlerin ‘halkın meşru hedefleri haline geleceği’ uyarısında bulunan Guveyl, “Durum son derece tehlikeli bir hal aldı. Sokak er ya da geç patlayacak ve bir dahaki sefere bu öfkenin önünde kimse duramayacak” ifadelerini kullandı.

Guveyl ayrıca paralı askerlerin sokağa inmesinin, Berlin 1 ve Berlin 2 konferanslarındaki taahhütlerini yerine getirmemesi göz önüne alındığında uluslararası toplumu zor durumda bıraktığı yorumunda bulunarak, “Paralı askerleri ve yabancı güçleri çıkarma sözü verdiler, ancak bu durum, onların hala çifte standart politikası yürüttüğünü gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Daha önce de aralarında merhum lider Muammer Kaddafi rejimine sadık kabilelerin de bulunduğu Libyalılar, ülkedeki ‘paralı asker’ ve yabancı güçlerin varlığına karşı tepki göstermiş ve bu unsurların ülkeden çıkarılmasını talep etmişti.

Fizan Ulusal Siyasi Birliği Kurucu Üyesi Dr. Rania es-Sayd, savaşın taraflarının 23 Ekim 2020 tarihinde Cenevre'de tüm Libya'yı kapsayan bir ateşkes anlaşması imzalamış olmasına rağmen, Libya'daki paralı askerler çıkmazından, bu güçlerin ülkeye getirilme nedenlerinden ve bugüne kadar neden hala ülkede tutulduklarından bahsetti.

Dr. Sayd, sözlerini şöyle sürdürdü:

 “Koruma kisvesi altında çok sayıda paralı asker getirildi. Bunlar Sahra Altı ve Batı Akdeniz üzerinden Libya'ya girdiler; çünkü ülkemiz siyaseti, yaşanan çöküşün ardından tek bir ulusal ordu kurmaktan aciz kaldı."

Dr. Sayd sözlerini şöyle devam etti:

“Her taraf kendine hazır bir güç aradı. Anında sadakat karşılığında para ve silah verildi. Böylelikle dış güçler bu denklemde bir arabulucu değil, bizzat ortak haline geldi."

Dr. Rania es-Sayd, Şarku'l Avsat gazetesine yaptığı açıklamada, ‘aylık bir ücret karşılığında silah kuşandıklarını’ belirttiği paralı askerlere yönelik Libya kamuoyu söyleminin, yalnızca ‘silahlı yabancı varlığının egemenliği zedelediği’ noktasında birleşen üç akıma bölündüğünü ifade etti.

Libya'nın batı ve doğusundaki makamlar, Mareşal Halife Hafter liderliğindeki LUO’nun 2019 yılının nisan ayında Trablus'a karşı başlattığı savaşın ardından Suriye, Rusya ve bazı Afrika ülkelerinden unsurlardan destek almıştı. Söz konusu unsurlar, savaşın sona erdiği Haziran 2020 ortasından bu yana mevcut durumlarını korumaya devam ediyor.

Dr. Sayd, birinci akımın ‘paralı askerleri çağırmanın, kapının anahtarını Libyalı olmayanlara teslim eden bir ihanet olduğunu ve onların ülkede kalmasının devlete yönelik her gün tekrarlanan bir hakaret anlamına geldiğini’ düşündüğüne işaret etti. İkinci akım ise ‘bu dosyaya soğuk bir pragmatizmle yaklaştığını ve onları ülkeye getirmenin bir zayıflık anında yapılmış taktiksel bir hata olduğunu kabul ettiğini, ancak şu an onları ülkeden çıkarmanın, içeri sokmaktan çok daha zor olduğuna inandığını ifade etti. Dr. Sayd'a göre üçüncü akım ise ‘dışarıya karşı sessiz, içten içe ise hareketli. Bu akımı, gerek savaş tecrübelerinden gerekse Libya'da hiçbir sosyal tabanları bulunmadığı için kolayca feda edilebilmelerinden ötürü, paralı askerlerin varlığından pratik anlamda fayda sağlayan güvenlik teşkilatları ve milisler temsil ediyor.

Paralı askerler dosyası, Libya'yı ziyaret eden yabancı heyetlerin yanı sıra, bu unsurların ülkeden çıkarılmasına yönelik çalışmaların gerekliliği bağlamında, başta ABD ve Avrupa olmak üzere diplomatik misyonlar nezdinde de sürekli bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Libya'nın ‘bir kısır döngüye girdiğini’ düşünen Dr. Rania es-Sayd, “Paralı askerlerin getirilmesi devletin yokluğunu telafi etmek içindi, ancak burada kalmaları bu yokluğun ek bir nedeni haline geldi. Onların ülkeden çıkmasını talep eden her uluslararası girişim sahadaki ‘hiç kimsenin silahını ilk bırakan taraf olmak istemediği’ gerçeğiyle tezat oluşturuyor.”

Dr. Sayd sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu döngüden çıkış, egemenliğin yüzleri değiştirerek değil, kiralık bir güce ihtiyaç duymayan tek bir ulusal güç inşa ederek geri kazanılabileceğine dair içsel bir kabullenmeyle ve Libya'nın bir manevra alanı olmadığı konusunda uzlaşan bölgesel bir iradeyle başlar. Bu gerçekleşene kadar paralı askerler, ülkedeki savaşın artık sadece Libyalıların savaşı olmadığı gerçeğinin canlı şahitleri olmaya devam edecek.”

Libya'nın doğusu ve güneyinde LUO’nun kontrolündeki bölgelerde Rus güçleri konuşlanmış durumdayken Türkiye destekli Suriyeli paralı askerlerin başkent Trablus’ta protesto düzenlemesi ilk kez karşılaşılan bir durum değil.

Libya'daki siyasi bölünmüşlüğün gölgesinde, ülkedeki paralı askerlerin veya yabancı savaşçıların sayılarına ya da maaşlarına ilişkin kamuoyuna açıklanmış resmi bir veri bulunmuyor.

Libya'da paralı askerlerin ülkeden çıkarılması gerektiği yönündeki ısrarlı akım giderek güçleniyor. ‘Ülkedeki paralı askerlerin ve yabancı güçlerin varlığının kabul edilemez olduğunu ve Libya egemenliğinin pazarlık kabul etmeyeceğini’ savunan siyasetçi Muhammed el-Mezugi de bu akımın içinde yer alıyor.



Jacquet Scores on Liverpool Debut in Friendly Win Over Como

16 August 2026, United Kingdom, Liverpool: Liverpool's Jeremy Jacquet celebrates scoring his side's second goal during the pre-season friendly match between Liverpool and Como at Anfield. (dpa)
16 August 2026, United Kingdom, Liverpool: Liverpool's Jeremy Jacquet celebrates scoring his side's second goal during the pre-season friendly match between Liverpool and Como at Anfield. (dpa)
TT

Jacquet Scores on Liverpool Debut in Friendly Win Over Como

16 August 2026, United Kingdom, Liverpool: Liverpool's Jeremy Jacquet celebrates scoring his side's second goal during the pre-season friendly match between Liverpool and Como at Anfield. (dpa)
16 August 2026, United Kingdom, Liverpool: Liverpool's Jeremy Jacquet celebrates scoring his side's second goal during the pre-season friendly match between Liverpool and Como at Anfield. (dpa)

Jeremy Jacquet scored on his Liverpool debut as Andoni Iraola's Reds ended their pre-season campaign with a 2-0 win over Serie A side Como at Anfield on Sunday.

After agreeing a reported £60 million ($81 million) transfer for Jacquet in January, the 21-year-old Frenchman's move was confirmed on July 1.

But a niggling knee injury had kept him on the sidelines until the visit of Cesc Fabregas's Como.

The center-back impressed in the early stages with some well-timed challenges and rounded off a fine first appearance for Liverpool with a tap-in from Cody Gakpo's cross that gave the Merseysiders a 2-0 lead in the 44th minute.

France Under-21 international Jacquet was replaced by another debutant, Ronald Araujo, at half-time, with Gakpo having given Liverpool the lead in the 23rd minute after good work from Jeremie Frimpong.

"I think Jeremy played really well," Iraola said.

"Also Ronald played really well when he came in. When you have two new faces, first game for both, they do so well.

"It was also a very good performance of Jeremie Frimpong, playing 90 minutes as a right-back, helping us offensively but closing very well his side also. So some good performances at the back."

Ryan Gravenberch came closest to scoring in a lackluster second half when he clipped the top of the crossbar following fine play by Victor Munoz.

"I think we need a little bit this feeling of finishing with a clean sheet, winning the game," said former Bournemouth boss Iraola, who has succeeded the sacked Arne Slot.

"Still, the first half has been better than the second, but at least we kept our organization, our composure and we found a way to finish with a clean sheet, 2-0. I think we needed this feeling before we start."

Liverpool begin their Premier League campaign away to Newcastle a week on Sunday.


السندات الهندية تتراجع بعد تقليص «المركزي» نافذة مقايضة العملات الأجنبية

صراف يحمل أوراقاً نقدية هندية من فئة 100 روبية بالقرب من كشك لصرافة العملات في نيودلهي (رويترز)
صراف يحمل أوراقاً نقدية هندية من فئة 100 روبية بالقرب من كشك لصرافة العملات في نيودلهي (رويترز)
TT

السندات الهندية تتراجع بعد تقليص «المركزي» نافذة مقايضة العملات الأجنبية

صراف يحمل أوراقاً نقدية هندية من فئة 100 روبية بالقرب من كشك لصرافة العملات في نيودلهي (رويترز)
صراف يحمل أوراقاً نقدية هندية من فئة 100 روبية بالقرب من كشك لصرافة العملات في نيودلهي (رويترز)

تراجع الطلب على السندات الحكومية الهندية في التعاملات المبكرة يوم الاثنين، بعدما أنهى بنك الاحتياطي الهندي بشكل مفاجئ نافذة مقايضة الودائع بالعملات الأجنبية قبل الموعد المقرر، مما حرم سوق السندات أحد أهم مصادر الطلب.

وقفز عائد السندات القياسية البالغة 6.94 في المائة والمستحقة في عام 2036 بمقدار 3.5 نقطة أساس إلى 6.7909 في المائة بحلول الساعة 10:45 صباحاً بتوقيت الهند، وفق «رويترز». ورغم ذلك، قال متعاملون إن من المستبعد أن يتجاوز عائد السندات لأجل 10 سنوات مستوى 6.80 في المائة، إذ يرى المستثمرون الباحثون عن القيمة أن مستوى 6.7950 في المائة يوفر فرصة جذابة للشراء.

وكان بنك الاحتياطي الهندي قد أعلن يوم الجمعة تقليص مدة تسهيلات مقايضة العملات الأجنبية الميسرة، التي تتيح للبنوك التحوط من ودائع الهنود غير المقيمين بالعملات الأجنبية، وذلك بعد أن تجاوزت التدفقات 52 مليار دولار. وكان من المقرر أن تستمر التسهيلات حتى 31 أغسطس (آب)، قبل أن يقرر البنك المركزي تقديم موعد انتهائها.

وتأتي هذه الخطوة ضمن حزمة أوسع من الإجراءات التي أعلنها البنك المركزي في يونيو (حزيران) لتعزيز ميزان المدفوعات الهندي. وأسهمت التدفقات القوية في رفع احتياطيات النقد الأجنبي إلى أعلى مستوى في أربعة أشهر، عند 707 مليارات دولار حتى 7 أغسطس.

كما ارتفع فائض السيولة في النظام المصرفي الهندي إلى نحو 3.1 تريليون روبية في أغسطس، أي ثلاثة أمثال مستواه البالغ نحو تريليون روبية في يوليو (تموز).

وقال أحد المتعاملين في بنك خاص إن معظم تدفقات ودائع الهنود غير المقيمين بالعملات الأجنبية اتجهت إلى سندات تتراوح آجال استحقاقها بين أربع وست سنوات، مما يجعلها عرضة لضغوط بيع قوية بعد الإغلاق المبكر لنافذة المقايضة.

وأدى القرار أيضاً إلى ارتفاع حاد في أسعار مقايضات المؤشر الليلي في الهند، مما عزز الضغوط على سوق السندات. وارتفع سعر مقايضة العام الواحد 5 نقاط أساس إلى 5.78 في المائة، بينما صعد سعر مقايضة العامين 6.25 نقطة أساس إلى 5.9850 في المائة، وقفز سعر مقايضة الخمسة أعوام 7.75 نقطة أساس إلى 6.3250 في المائة.

وقال متعامل في أحد البنوك الخاصة إن السوق تشهد حالة من القلق، خصوصاً بعد أن أشار البنك المركزي في الأسبوع الأول من أغسطس إلى عدم وجود نية لتقليص البرنامج، قبل أن يتراجع عن هذا الموقف لاحقاً.

الروبية تتراجع تحت ضغط الطلب على الدولار

وفي سوق العملات، تراجعت الروبية الهندية تحت ضغط الطلب المستمر من المستوردين على الدولار، بينما حدّ احتمال تدخل البنك المركزي من خسائرها. وانخفضت الروبية 0.2 في المائة إلى 95.60 روبية للدولار، وهو أدنى مستوى لها في أسبوعين.

كما ارتفعت علاوات العقود الآجلة للدولار مقابل الروبية، إذ صعد العائد الضمني للعقود لأجل عام واحد بمقدار 8 نقاط أساس إلى 2.79 في المائة، منهياً سلسلة من التراجعات استمرت ثلاث جلسات دفعت العائد إلى أدنى مستوى له في أكثر من شهر.

وفي مذكرة، قال محللو الأبحاث العالمية في «بنك أوف أميركا» إن تقديراتهم السابقة للتدفقات الناتجة عن مقايضات العملات الأجنبية، والتي تراوحت بين 60 و70 مليار دولار، قد ترتفع بوضوح. ورفع البنك تقديراته إلى 80 مليار دولار، مشيراً إلى قوة التدفقات المتوقعة، مع بقاء المستوى دون ما كان يمكن تسجيله لو لم يتم تقليص البرنامج.

وتترقب الأسواق الآن محضر اجتماع بنك الاحتياطي الهندي بشأن قرار السياسة النقدية لشهر أغسطس، المقرر صدوره يوم الأربعاء، بحثاً عن مؤشرات جديدة بشأن مسار السياسة النقدية.


Erdogan Plans Syria Visit, Reaffirms Türkiye’s Support for Stability

Turkish President Recep Tayyip Erdogan receives Syrian President Ahmed al-Sharaa during his first visit to Türkiye in February 2025. (Turkish Presidency)
Turkish President Recep Tayyip Erdogan receives Syrian President Ahmed al-Sharaa during his first visit to Türkiye in February 2025. (Turkish Presidency)
TT

Erdogan Plans Syria Visit, Reaffirms Türkiye’s Support for Stability

Turkish President Recep Tayyip Erdogan receives Syrian President Ahmed al-Sharaa during his first visit to Türkiye in February 2025. (Turkish Presidency)
Turkish President Recep Tayyip Erdogan receives Syrian President Ahmed al-Sharaa during his first visit to Türkiye in February 2025. (Turkish Presidency)

Turkish President Recep Tayyip Erdogan plans to visit Syria soon, reviving a trip initially scheduled for April but postponed after the outbreak of the Iran war in February.

Erdogan pledged that Türkiye would do everything possible to bolster stability in its neighbor, stressing that Syria “will not be alone,” according to excerpts from a television interview carried by Turkish media on Sunday.

He predicted that Syrian Kurds would play a role in peace and stability and pledged to strengthen Türkiye’s ties with Kurdish communities across the region.

Erdogan also cited parliament’s approval of legislation on “Strengthening National Solidarity and Social Integration,” known as the “framework law,” allowing members of the Kurdistan Workers’ Party (PKK) to return and reintegrate into Turkish society as part of the “Terror-Free Türkiye” process.

The Kurdish side calls the initiative the “Peace and Democratic Society Process,” centered on the PKK’s dissolution and disarmament, along with affiliated groups.

SDF integration

Erdogan’s remarks coincided with comments attributed by the pro-government Türkiye newspaper to Mahmoud Berkhedan, a Syrian Democratic Forces (SDF) commander in Ain al-Arab, or Kobani.

Berkhedan praised Erdogan and his ally, Nationalist Movement Party (MHP) leader Devlet Bahceli, for their role in Türkiye’s new peace process.

According to Berkhedan, 99% of outstanding issues over military integration with Damascus have been resolved, with some 10,000 to 12,000 members of the Kurdish People’s Protection Units (YPG), the main component of the SDF, integrated into the Syrian army.

He added that the YPG would be dissolved within days and the Autonomous Administration structure in northern and northeastern Syria would disappear.

“We have buried our weapons and are not demanding an independent state,” Berkhedan declared. “There is no turning back. We will participate side by side in building a new Syria within one army, one state, one flag and a shared homeland.”

Military integration is nearly complete, he added, though the status of the Women’s Protection Units (YPJ) and Turkish nationals serving in the Kurdish forces remains unresolved.

Syria trip

Turkish Ambassador to Damascus Nuh Yilmaz revealed Friday that Erdogan had been considering a visit around April 21, but the Iran war and closure of airspace prevented it.

The date had not been finalized before regional developments intervened, Yilmaz explained, but the trip remains planned and will be announced by the Turkish presidency once arrangements are complete.

He expects Erdogan to visit before the end of the year.

Erdogan last traveled to Damascus in January 2011, when he was Türkiye’s prime minister, about two months before the Syrian uprising and the subsequent rupture in diplomatic relations over Ankara’s opposition to the Assad government’s crackdown on protests.

Syrian President Ahmed al-Sharaa has made four visits to Türkiye since the fall of the Assad regime in December 2024, while exchanges between senior officials have increased and political, economic, security and defense ties have deepened.

Yilmaz noted that four strategic security threats along Türkiye’s border — human smuggling, drug trafficking, irregular migration and terrorism — had disappeared since the collapse of the regime.

Trade between the two countries has also risen 40% to $3.75 billion, with a medium-term target of $10 billion. Talks are continuing on a free-trade agreement, joint industrial zones and opening all crossings along the more than 900-kilometer border.

Türkiye’s foreign and interior ministries are also working on new visa arrangements to make it easier for Syrians who have returned home to visit Türkiye, according to Yilmaz.