Prens Harry ve eşi Meghan İngiltere'ye dönmeyi planlıyor

Prens Harry, eşi Meghan Markle ile birlikte, (Reuters)
Prens Harry, eşi Meghan Markle ile birlikte, (Reuters)
TT

Prens Harry ve eşi Meghan İngiltere'ye dönmeyi planlıyor

Prens Harry, eşi Meghan Markle ile birlikte, (Reuters)
Prens Harry, eşi Meghan Markle ile birlikte, (Reuters)

Prens Harry ve eşi Meghan'ın, kraliyet görevlerinden çekilip Londra'dan ayrılmalarının üzerinden altı yıl geçmesinin ardından İngiltere'ye dönerek burada yaşamayı planladıkları bildirildi. İngiliz basını, dün söz konusu planı duyurdu.

The Telegraph gazetesi, Kral III. Charles'ın küçük oğlu ile eşi Meghan Markle'ın “ayın sonuna kadar ABD'den ayrılarak kraliyet ailesine ait olmayan, Londra dışında olduğu düşünülen özel bir eve yerleşmeyi planladığını” yazdı.

BBC'nin de aralarında bulunduğu İngiliz basın kuruluşları, çiftin çocukları 7 yaşındaki Archie ve 5 yaşındaki Lilibet'in, eylül başında başlayacak yeni eğitim yılı için İngiltere'deki bir okula kaydettirildiğini bildirdi.

Press Association'ın haberine göre Kral Charles, Sussex Dükü ve Düşesi'nin İngiltere'ye dönerek burada yaşama planından pazar günü haberdar edildi. Haberde, İngiliz hükümdarın “ailesinin daha fazla üyesini görme fırsatını memnuniyetle karşıladığı” belirtildi. Ancak çiftin dönüşü, statülerinde herhangi bir değişikliğe yol açmayacak ve resmi kraliyet görevlerini yeniden üstlenmeyecekler.

Gelişme, Harry ve Meghan'ın temmuz ayının başında iki çocuklarıyla birlikte İngiltere'yi ziyaret ederek Kral Charles ile görüşmelerinden yalnızca birkaç hafta sonra yaşandı.

Çift, 2020'den bu yana ABD'nin Kaliforniya eyaletinde yaşıyor. Çocukların ise 2022'den bu yana büyükbabaları Kral Charles'ı görmediği belirtildi.

41 yaşındaki Harry ve 45 yaşındaki Meghan, kraliyet ailesiyle yaşadıkları ciddi anlaşmazlıkların ardından 2020'de İngiltere'den ayrılarak ABD'ye taşınmıştı. Anlaşmazlıklar, Harry'nin daha sonra “Spare” (Yedek) adlı anı kitabını yayımlamasıyla daha da derinleşti.

Harry daha önce, iki yıl önce kanser teşhisi konulan ve tedavi gören babasıyla barışmak istediğini dile getirmişti. Ancak Kral Charles'ın hangi tür kansere yakalandığı açıklanmamıştı.



İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir Suriye'nin güneyinden konuştu: İsrail sınırlarında düşman güçlerinin konuşlanmasına izin vermeyeceğiz

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, bir grup komutan ve askerle birlikte Suriye’nin güneyinde yaptığı gezide (İsrail Ordusu)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, bir grup komutan ve askerle birlikte Suriye’nin güneyinde yaptığı gezide (İsrail Ordusu)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir Suriye'nin güneyinden konuştu: İsrail sınırlarında düşman güçlerinin konuşlanmasına izin vermeyeceğiz

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, bir grup komutan ve askerle birlikte Suriye’nin güneyinde yaptığı gezide (İsrail Ordusu)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, bir grup komutan ve askerle birlikte Suriye’nin güneyinde yaptığı gezide (İsrail Ordusu)

İsrail ordusu dün, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in Suriye’nin güneyinde bir inceleme turu gerçekleştirdiğini, burada İsrail güçlerini denetleyip yedek askerlerle bir araya geldiğini ve ‘düşman güçler’ olarak nitelendirdiği unsurların İsrail sınırları yakınına yerleşmesine izin verilmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu duyurdu.

İsrail Ordu Sözcülüğü tarafından yapılan açıklamaya göre Zamir, Kuzey Komutanlığı Komutanı Rafi Milo, 210. Tümen Komutanı Yair Palai, 474. Bölge Tugayı Komutanı ve beraberindeki bazı komutanlar eşliğinde 210. Tümen'i ziyaret etti.

Ziyaret sırasında operasyonel durum değerlendirmesi yapan Zamir, ayrıca Güney Suriye'de incelemelerde bulunarak bölgede konuşlu yedek kuvvetlere bağlı askerlerle bir araya geldi.

İsrail Genelkurmay Başkanı, ülkesinin ‘çok cepheli bir gerçeklik’ altında faaliyet gösterdiğini belirterek meydan okumaların ‘sürekli değişip geliştiğini’ ve Suriye sahasının da bunlardan birini oluşturduğunu ifade etti.

Zamir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Neler olduğunu görüyoruz ve Suriye cephesindeki değişimleri takip ediyoruz. Buna uygun şekilde hazırlıklı olmalıyız.”

Zamir, İsrail ordusunun ‘düşman güçlerin sınırlarımızda konuşlanmasına izin vermeyeceğini’ vurgulayarak, kendi ifadesiyle İsrail'in gücünü ‘gereken yerde ve zamanda, tam isabetle’ nasıl kullanacağını bileceğini sözlerine ekledi.

Ordunun sınırda ‘büyük bir askeri tehdit’ oluşmasını engellemenin yanı sıra, ‘terör tehditleri’ olarak nitelendirdiği durumların gelişmesini önlemeye çalıştığını belirten Zamir, “Suriye'de de yerleşim birimlerimizin önünde bariyer işlevi gören bir ileri savunma bölgesi oluşturduk ve güçlerimiz burada faaliyet gösteriyor” şeklinde konuştu.

İsrail'in halen ‘çok cepheli bir savaşın’ ortasında olduğuna ve güçlerinin teyakkuz halinde çeşitli cephelerde faaliyet gösterdiğine dikkati çeken Zamir, gerilimin ‘bu cephelerin herhangi birinde tırmanabileceği’ ve bu durumun sürekli bir hazırlık halini korumayı gerektirdiği konusunda uyardı.

Yedek askerlerle buluşmasında onların performanslarından övgüyle bahseden Zamir, bazılarının savaşın başından bu yana yüzlerce gün görev yaptığına işaret etti. İsrail Genelkurmay Başkanı, onların ve ailelerinin omuzlarına yüklenen ‘ağır yükün’ farkında olduğunu dile getirerek bu yükü hafifletmek için çalışacaklarını vurguladı.


Avustralya, İsrail'in Gazze'de yardım görevlilerinin öldürülmesine ilişkin soruşturmayı kapatma kararından “rahatsız”

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong (AFP)h
Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong (AFP)h
TT

Avustralya, İsrail'in Gazze'de yardım görevlilerinin öldürülmesine ilişkin soruşturmayı kapatma kararından “rahatsız”

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong (AFP)h
Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong (AFP)h

Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'nde yardım görevlisi Lalzawmi Zomi Frankcom ve meslektaşlarının öldürülmesine ilişkin soruşturmayı kapatma kararından ‘büyük bir rahatsızlık’ duyduğunu belirtti.

Wong, açıklamasında, “İsrail'in Avustralya Büyükelçisi Hillel Newman'ı çağıracağım. Ayrıca Avustralya hükümeti atılacak yeni adımları değerlendirirken, Avustralya'nın İsrail Büyükelçisinden de tutumumuzu doğrudan İsrail'e iletmesini istedim” dedi.

Avustralyalı Bakan, sözlerine şöyle devam etti:

“Avustralya hükümeti İsrail'in kararını dün gece geç saatlerde, duyurulmasından sadece birkaç dakika önce ve üstelik Dünya İnsani Yardım Günü'nde öğrendi. Bu durum Zomi'nin ailesine, insani yardım çalışanlarına ve tüm Avustralyalılara yapılmış büyük bir hakarettir."

Avustralya vatandaşı Frankcom, 2024 yılının nisan ayında yiyecek ve su dağıtımı yapan konvoylarını hedef alan İsrail ordusunun düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybeden ABD merkezli yardım kuruluşu World Central Kitchen (Dünya Merkez Mutfağı) çalışanları arasındaydı.

Avustralya vatandaşının yanı sıra üç İngiliz, bir Amerikan-Kanada vatandaşı, bir Polonyalı ve bir Filistinliden oluşan yardım görevlilerinin öldürülmesi, küresel çapta öfkeye ve Filistin bölgesindeki insani yardım ekiplerinin güvenliğinin garanti altına alınması yönünde çağrılara yol açtı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ordunun gönüllüleri ‘kasıtsız olarak’ öldürdüğünü kabul etmişti.

Ancak İsrail ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, söz konusu ölümlerle ilgili soruşturma açılmayacağı duyuruldu.

Wong, bu karara yanıt olarak “Zomi, Avustralya'nın en iyi değerlerini temsil ediyordu. Onun cesareti takdir edilmeyi, ailesi ise adaleti hak ediyor” ifadelerini kullandı.

Wong sözlerini, “Bu karar, beklediğimiz hesap verebilirlik seviyesinin çok altında” diye sonlandırdı.


Trump, İran'a yardım eden "herhangi bir ülkeye" "ağır" ekonomik yaptırımlar uygulayacağı tehdidinde bulundu

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump, İran'a yardım eden "herhangi bir ülkeye" "ağır" ekonomik yaptırımlar uygulayacağı tehdidinde bulundu

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın savaş çabalarına destek veren “herhangi bir ülkenin” ağır ekonomik sonuçlarla karşı karşıya kalacağı tehdidinde bulundu. Bu açıklama, aylar süren savaşın ardından Washington'un Tahran üzerindeki baskıyı daha da artırdığını gösteriyor.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün, finans kuruluşlarının, şirketlerinin, havaalanlarının ve devlet kurumlarının İran'a herhangi bir şekilde can simidi sağlamasına izin veren her ülkenin ağır ekonomik sonuçlarla karşı karşıya kalacağını ilan ediyorum” ifadelerini kullandı.

Trump, uzun paylaşımında Tahran'ın “bir anlaşmaya varmak için önüne çıkan büyük fırsatı değerlendirmeyi bilmediğini” savunarak, “Bu nedenle, herhangi bir ülkeye karşı şimdiye kadar uygulanmış en yıkıcı ekonomik operasyonu başlattığımı ilan ediyorum” dedi. Trump ayrıca benzeri görülmemiş bir “ekonomik savaş” başlatılacağını ifade etti.

Trump, İran'a yardım ettiğinden şüphelenilen ancak isim vermediği ülkelere yönelik olarak da “Petrol kaçakçılığı, para takası, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri, paravan şirketler... Bunların hepsi şimdi durmalı” ifadelerini kullandı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de geçen hafta İran'ı dünyanın daha önce benzerini görmediği bir ekonomik izolasyonla tehdit etmişti.

Son dönemde füze saldırılarında görece sakinlik yaşanmasına rağmen İran, Washington ile Tahran arasında hayati önem taşıyan deniz geçişini yeniden açmayı amaçlayan çerçeve anlaşmanın çökmesinin ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine yönelik ablukasını sürdürüyor.

Son günlerde her iki taraf da karşılıklı mesajlaşma olduğunu açıklarken Trump, salı günü görüşmelerin iptal edildiğinde belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Trump ayrıca Hürmüz Boğazı'nı gösteren ve bölgeyi “yeni Amerikan toprağı” olarak nitelendiren bir harita paylaştı. İran ise bu ifadeyi “kuruntu” olarak değerlendirdi.