Irak Başbakanı: Gruplarla askeri çatışmaya girme niyetimiz yok

Silahların kontrolü mekanizması konusunda anlaşmazlık olduğunu açıkladı

Irak'taki "El-Nuceba" hareketi mensupları Bağdat'taki bir toplantıda (Arşiv- AFP)
Irak'taki "El-Nuceba" hareketi mensupları Bağdat'taki bir toplantıda (Arşiv- AFP)
TT

Irak Başbakanı: Gruplarla askeri çatışmaya girme niyetimiz yok

Irak'taki "El-Nuceba" hareketi mensupları Bağdat'taki bir toplantıda (Arşiv- AFP)
Irak'taki "El-Nuceba" hareketi mensupları Bağdat'taki bir toplantıda (Arşiv- AFP)

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi dün yaptığı açıklamada, gruplarla (silahlı fraksiyonlarla) askeri bir çatışmaya girme niyetlerinin olmadığını belirterek, silahların kontrolü planının bütün siyasi güçlerin desteğini aldığını vurguladı.

Zeydi, "direniş" gruplarıyla doğrudan ve çeşitli kanallar aracılığıyla diyalog yürütüldüğünü, ilgili tarafların çoğunun silahları teslim etme konusunda ikna olduğunu, ancak anlaşmazlığın mekanizma konusunda yaşandığını ifade etti.

Başbakan, silahların devlete bağlanması planının üç aşamadan oluştuğunu açıkladı: Grubun askeri faaliyetleri bırakacağını ilan etmesi, silahların hükümete teslim edilmesi ve bağlantıların koparılması.

Hükümet Sözcüsü Haydar el-Abudi, 30 Eylül'ün ABD güçlerinin Irak'tan çekilme tarihi olduğunu, bunun grupların silahlarını teslim etmesi için son süre olmadığını belirtti.

İngiltere'nin Bağdat Büyükelçisi Sıddık Han ise Irak'taki kontrolsüz silahların Avrupa güvenliği için tehdit oluşturduğu uyarısında bulunarak, hükümetin planına karşı çıkan grupların komşu bir ülkenin (İran'ı kastederek) desteğini aldığını kaydetti.



Hizbullah'a yönelik yaptırımlar Lübnan devletini test ederken

Lübnan'da bir okuldaki yıkımın boyutu, (Ulusal İnsan Hakları Komisyonu)
Lübnan'da bir okuldaki yıkımın boyutu, (Ulusal İnsan Hakları Komisyonu)
TT

Hizbullah'a yönelik yaptırımlar Lübnan devletini test ederken

Lübnan'da bir okuldaki yıkımın boyutu, (Ulusal İnsan Hakları Komisyonu)
Lübnan'da bir okuldaki yıkımın boyutu, (Ulusal İnsan Hakları Komisyonu)

ABD'nin Hizbullah'a yönelik yeni yaptırımları, milyonlarca doları örgüte aktarmakla suçlanan bir ağı hedef almasının ardından, Lübnan devletini ve kurumlarını hassas bir sınavla karşı karşıya bırakıyor. Söz konusu adım, Washington'un Hizbullah'ın doğasına ve devletle ilişkisine yönelik yeni yaklaşımı çerçevesinde atılırken; finansal, güvenlik ve adli kurumlara para transferlerini kontrol etme ve iç krizi derinleştirmeden yükümlülükleri yerine getirme konusunda zorluklar yüklüyor.

Güneyde ise Başbakan Nevvaf Selam, devletin otoritesini yeniden tesis etmesini sadece askerî konuşlanmayı aşan bir süreçle ilişkilendirerek, güneyin "tek otorite altında" olması gerektiğini vurguladı ve "Güvenlik açısından yeniden kazandığımız egemenliği, ekonomik ve sosyal alanlarda da pekiştirmeliyiz" ifadelerini kullandı.

"Devletin dönüşü", toparlanma programları, okulların yeniden açılması, çiftçilere destek ve zarar gören ailelere yardım projeleriyle ilerliyor; ancak bu süreç, hasarın boyutu ile mevcut finansman arasındaki büyük uçurumla karşılaşıyor. Öte yandan hükümet, güneyde kurumlarının ve hizmetlerinin varlığını güvence altına almak ve yeniden imar çalışmalarını yürütmek için çalışmalarını sürdürüyor.


Suriye, SDG birleşmesinin tamamlandığı duyurusunu ihtiyatlı bir memnuniyetle karşıladı

Abdi, Suriye ordusu üniformaları giymiş bir grup askeriyle birlikte (Sosyal medya)
Abdi, Suriye ordusu üniformaları giymiş bir grup askeriyle birlikte (Sosyal medya)
TT

Suriye, SDG birleşmesinin tamamlandığı duyurusunu ihtiyatlı bir memnuniyetle karşıladı

Abdi, Suriye ordusu üniformaları giymiş bir grup askeriyle birlikte (Sosyal medya)
Abdi, Suriye ordusu üniformaları giymiş bir grup askeriyle birlikte (Sosyal medya)

Suriye 29 Ocak 2026 Anlaşması'nın uygulanmasını izlemekle görevli başkanlık ekibinin sözcüsü Ahmed el-Hilali, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Lideri Mazlum Abdi'nin entegrasyon açıklamasını, "SDG'nin feshinin" kabulü olarak nitelendirip memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Ancak Hilali, "Entegrasyon kararının ilan edilmesi ile bunun sahadaki idari ve pratik düzenlemelerinin tamamlanması arasında fark vardır" vurgusunu yaptı.

Sözcü, parti sembollerinin ve bayraklarının kurum ile meydanlardan kaldırılması gibi önceki adımlarla birlikte yapılan bu açıklamanın, sürecin doğru yönde ilerlediğini doğruladığını ifade etti.

Mazlum Abdi daha önce, ulusal devlet kurumlarına entegrasyon sürecinin tamamlandığını açıklamış; ancak eski "özerk yönetim" sınırları içerisindeki bölgelerde "Suriye devleti adıyla yeni kurumlar kurulduğunu, eski kurumların ise faaliyetlerine devam edeceğini" kaydetmişti.

Öte yandan Şam yönetimi, Doğu Guta'daki kimyasal katliamın 13. yıl dönümünde, kurbanlar ve hayatta kalanlar için adalet sağlanacağını, devrik rejimin unsurları ile bu olayda parmağı olan herkesin hesap vermesinin sağlanacağını vurguladı.


Tunus açıklarında göçmenleri taşıyan bir teknenin batmasının ardından en az 13 Tunusludan haber alınamıyor

Akdeniz'de bir teknede bulunan göçmenler, bir kurtarma gemisinden yardım bekliyor (Arşiv-Reuters)
Akdeniz'de bir teknede bulunan göçmenler, bir kurtarma gemisinden yardım bekliyor (Arşiv-Reuters)
TT

Tunus açıklarında göçmenleri taşıyan bir teknenin batmasının ardından en az 13 Tunusludan haber alınamıyor

Akdeniz'de bir teknede bulunan göçmenler, bir kurtarma gemisinden yardım bekliyor (Arşiv-Reuters)
Akdeniz'de bir teknede bulunan göçmenler, bir kurtarma gemisinden yardım bekliyor (Arşiv-Reuters)

Tunus İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı bugün yaptığı açıklamada, İtalya'ya gitmek üzere denize açılan göçmen teknesinin Tunus açıklarında batmasının ardından en az 13 Tunuslunun kaybolduğunu belirtti. Olayda kurtarılan iki kişiden birinin durumunun ağır olduğu bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre göç konularını takip eden kuruluşun başkanı Mustafa Abdülkebir açıklamasında, teknenin perşembe günü şafak vakti yola çıktığını ve teknedekilerin çoğunun Ben Gardane bölgesinden gençlerden oluştuğunu söyledi.