Sudan’ın başkentinde su krizi derinleşiyor... Bir varil suyun fiyatı 4 bin cüneyhine ulaştıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5309872-sudan%E2%80%99%C4%B1n-ba%C5%9Fkentinde-su-krizi-derinle%C5%9Fiyor-bir-varil-suyun-fiyat%C4%B1-4-bin
Sudan’ın başkentinde su krizi derinleşiyor... Bir varil suyun fiyatı 4 bin cüneyhine ulaştı
Hartum'da Mavi Nil'in kıyılarına ve nehrin açıkta kalan yatağına sürüklenen terk edilmiş bir tekne (AFP)
Sudan'ın başkenti Hartum'da devam eden çatışmaların gölgesinde insani ve yaşam koşulları giderek kötüleşirken, özellikle temiz içme suyuna erişim konusunda büyük bir kriz yaşanıyor. Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre kentte su varilinin fiyatı yaklaşık 4 bin cuneyhe (yaklaşık 6,6 dolar) yükseldi.
Hartum Doğu Nil Bölgesinde su ve elektrik kesintisi
Cıreyf Şark Acil Durum Odası üyesi, Hartum'un Doğu Nil (Şark en-Nil) bölgesinde su krizinin arttığı konusunda uyarılarda bulundu.
Cıreyf Şark ve El-Huda gibi birçok mahalle, iç hatların Bahri ve el-Makrin ana su istasyonlarına bağlanmamış olması nedeniyle hâlâ mahalle içi takviye kuyularına bağımlı durumda.
Uzun süreli elektrik kesintileri kuyuların çalışmasını engelliyor. Halk ve yerel girişimler bu sorunu aşmak için güneş enerjisine yönelse de kuyulara yakın bölgeler suya ulaşabilirken uzak mahalleler ciddi sıkıntı yaşıyor.
Suya erişemeyen sakinler, at arabalarıyla taşınan suları satın almak zorunda kalıyor veya su temin etmek için uzun mesafeler kat ediyor. Bu durum suyun varil fiyatının 4 bin cene seviyesine çıkmasına yol açtı.
Sudanlı bir çiftçi, ülkenin doğusundaki Gedaref eyaletinde kuraklığın ortasında tarlasını sürüyor (AFP)
Ümmü Doban bölgesinde ise kuyulardan çıkan suyun tuzlu ve içilemez olması, halkı sınırlı sayıdaki içme suyu kaynağına mahkûm ediyor.
Sağlık tehdidi ve yağmur sezonu endişesi
Acil durum yetkilileri, su kaynaklarının düzenli denetlenmemesinin kolera, ishal ve dizanteri gibi su kaynaklı hastalıkların yayılma riskini artırdığına dikkat çekti. Yağmur sezonunda güneş enerjisi verimliliğinin düşmesiyle krizin daha da derinleşebileceği uyarısı yapılarak, yetkililere acil müdahale çağrısında bulunuldu.
Ulaşım sektöründe kaos
Su krizinin yanı sıra Hartum eyaletindeki vatandaşlar, ulaşım sektöründeki başıbozukluktan da şikâyetçi. Hatlar için birleşik bir tarifenin bulunmadığını belirten vatandaşlar, sürücülerin denetimsiz şekilde fiyat belirlediğini ve çoğunlukla uzun mesafeleri tercih ettiğini ifade ederek eyalet yönetiminden denetim ve düzenleme talep etti.
Savaşın bilançosu
Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında süren çatışmalar:
En az 59 bin kişinin ölümüne yol açtı.
Yaklaşık 13 milyon insanın yerinden edilmesine neden oldu.
Ülkenin büyük bölümünü kıtlığın eşiğine sürüklerken, 30 milyondan fazla insanın insani yardıma muhtaç kalmasına sebep oldu.
Erbil, ABD’nin çekilmesini beklemeden “hava savunmasını” güvence altına alma çabasındahttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5309902-erbil-abd%E2%80%99nin-%C3%A7ekilmesini-beklemeden-%E2%80%9Chava-savunmas%C4%B1n%C4%B1%E2%80%9D-g%C3%BCvence-alt%C4%B1na-alma
24 Temmuz 2026'da Irak Kürdistanı'ndaki Erbil Havalimanı yakınlarında meydana gelen patlamaların ardından yükselen duman, (AFP)
Erbil :Hişam el-Meyani
TT
Erbil :Hişam el-Meyani
TT
Erbil, ABD’nin çekilmesini beklemeden “hava savunmasını” güvence altına alma çabasında
24 Temmuz 2026'da Irak Kürdistanı'ndaki Erbil Havalimanı yakınlarında meydana gelen patlamaların ardından yükselen duman, (AFP)
Erbil, Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi’ni korumak amacıyla hava savunma sistemlerini güvence altına almak için ABD’nin ülkeden tamamen çekilmesinden önce zamana karşı yarışıyor. Ancak bu ekipmanların satın alınması Washington ve Bağdat’la koordinasyonun yanı sıra, daha da önemlisi federal hükümetten finansman sağlanmasını gerektiriyor.
Irak hükümeti ile ABD arasında Eylül 2024’te imzalanan anlaşmaya göre, DEAŞ ile mücadele eden uluslararası koalisyonun (DMUK) çekilmesinden önce, Kürdistan Bölgesi ve diğer bölgelerdeki askeri varlıkların ve ekipmanların kademeli olarak geri çekilmesi öngörülüyor.
Çekilmenin gelecek 30 Eylül’e kadar tamamlanması planlanıyor. Ancak bu tarih, İran’la savaş nedeniyle bölgede ciddi bir istikrarsızlığın yaşandığı ve İran’ın Irak ile bölgedeki vekil güçlerinin faaliyetlerine ilişkin endişelerin arttığı bir dönemle örtüşüyor.
Kürt makamları, geçtiğimiz salı günü iki “İran yapımı” insansız hava aracının (İHA) Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani’nin ofisini ve Erbil’de istihbarat teşkilatı Parastin’in direktörünün ikametgâhını hedef aldığını açıkladı. Yetkililer saldırıyı “tehlikeli bir gerilim ve Irak’ın egemenliğinin ihlali” olarak nitelendirdi.
Mesrur Barzani, X hesabından yaptığı açıklamada saldırıları “en güçlü ifadelerle” kınadı. Saldırıları “pervasız ve kabul edilemez” olarak nitelendiren Barzani, bunun “tehlikeli bir tırmanış ve Kürdistan Bölgesi’nin güvenlik ve istikrarına doğrudan tehdit” olduğunu belirtti. Barzani ayrıca bölgenin “hiçbir zaman bölgede devam eden bu savaş ve gerilimlerin tarafı olmadığını” vurguladı.
Federal hükümetin başkanı Ali Zeydi ise geçtiğimiz çarşamba günü saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı ve Irak ile Kürdistan Bölgesi’nin güvenlik ve istikrarının korunması gerektiğini vurguladı.
Erbil'deki Harir üssü, Kürdistan Bölgesi (X)
Zamanla yarış
Irak İçişleri Bakanlığı’nın Kürdistan Bölgesi işlerinden sorumlu eski müsteşarı Tümgeneral Muhyiddin Muhammed Yunus, Erbil yönetiminin Washington ve Bağdat’la koordinasyon halinde hava savunma sistemleri temin etmek için zamana karşı yarıştığını belirtti.
Yunus, bunun “acil bir mesele ve zorunlu bir ihtiyaç” olduğunu ifade ederek, özellikle “bölge hükümeti başkanının makamı ile bölgedeki önemli güvenlik merkezine yönelik son saldırının ardından” hava savunmasının öneminin daha da arttığını ifade etti.
ABD’nin çekilme planları kapsamında askeri ekipman ve sistemlerin taşınması, İHA saldırılarının devam ettiği Kürdistan Bölgesi’nde güvenlik denkleminin nasıl şekilleneceğine dair endişeleri artırıyor.
Yunus’un Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmeye göre, bölgede halihazırda bulunan hava savunma sistemlerinin görevi Erbil’deki diplomatik ve askeri tesisleri, özellikle de ABD Başkonsolosluğu’nu korumakla sınırlı. Buna karşılık Kürdistan Bölgesi’ndeki kritik tesislerin, petrol sahalarının ve genel olarak hava sahasının korunmaya ihtiyacı bulunuyor.
Daha önce yayımlanan haberlerde, füze ve İHA’lara karşı kullanılan Patriot sistemlerinin, ABD’nin geçen temmuz ayının son haftasında başlayan ve halen devam eden çekilme süreciyle birlikte Erbil’deki Harir Askeri Üssü’nde artık bulunmadığı bildirilmişti.
Yerel Kürt medyasının verilerine göre, geçtiğimiz temmuz ayında Irak Kürdistan Bölgesi 88 İHA ve füze saldırısına maruz kaldı. Saldırılarda 10 kişi hayatını kaybederken 15 kişi de yaralandı.
Ancak Kürdistan Bölgesi’ni güvence altına alma çabaları yeni değil.
Kürdistan Bölgesi eski Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Korgeneral Cebbar Yaver, Erbil yönetiminin hava savunma sistemleri edinmek için uzun süredir çaba gösterdiğini, ancak bu hedefin Bağdat’taki federal makamların onayı olmadan gerçekleştirilemeyeceğini ifade ediyor.
Yaver, “Bu sistemler son derece pahalı. Bölge yönetiminin bütçesi, Irak hükümetinin finansmanı olmadan bunları satın almaya yetmez” diyor.
Kürdistan Bölgesi’nde herhangi bir hava savunma sistemi bulunmuyor. Irak genelinde de entegre bir hava savunma sistemi mevcut değil. Yaver’e göre ülkede yalnızca “Irak’ın tamamındaki hava sahasını korumaya yeterli olmayan küçük çaplı sistemler” bulunuyor.
Erbil kentindeki Harir Üssü yakınlarında uçan bir ABD helikopteri (Arşiv- Rudaw)
Sınırlı kapasite
Mevcut hava savunma sistemi, Erbil’deki ABD Başkonsolosluğu ile çevresini, sivil havalimanını, Harir Üssü Havalimanı’nı ve uluslararası koalisyon güçlerinin tesislerini kapsıyor. Ancak Yaver’e göre bu durum, sistemin diğer bölgeleri ve tesisleri koruyabildiği anlamına gelmiyor.
Eski askeri yetkili, “Bu sistemin kapasitesi sınırlı. Bölgedeki İranlı muhalif grupların merkezleri birçok kez hedef alındı ve söz konusu sistem bu saldırıları engelleyemedi” ifadelerini kullanıyor.
Kürdistan Bölgesi de Bağdat’taki federal hükümet gibi füze ve İHA saldırılarına karşı etkili silah ve savunma sistemlerine sahip değil. Her iki tarafın da savaş uçakları, füzeler ve İHA’lar aracılığıyla Irak hava sahasına yönelik ihlalleri erken tespit edebilecek radar sistemlerinden yoksun olduğu belirtiliyor.
Bağdat yönetimi ise kritik tesisleri ve hassas noktaları tehdit eden İHA ve füzelere karşı koyma kapasitesini artırmak amacıyla Türkiye’den 20 hava savunma sistemi satın almak üzere bir anlaşmaya yaklaşıldığını bildiriyor.
Irak Genelkurmay Başkan Yardımcısı Korgeneral Saad Harbiye, geçtiğimiz mayıs ayında yaptığı açıklamada Irak hava sahasının artık “İHA’larla dolu” olduğunu söylemiş ve yeni sistemlerin petrol sahalarını, diplomatik misyonları ve kritik tesisleri hedef alan mühimmatları önlemek amacıyla kullanılacağını belirtmişti.
İranlı bir yetkili, Katar’ı gözaltında tutulan pilotları karadaki bir hastaneye nakletmeye çağırdıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5309886-i%CC%87ranl%C4%B1-bir-yetkili-katar%E2%80%99%C4%B1-g%C3%B6zalt%C4%B1nda-tutulan-pilotlar%C4%B1-karadaki-bir
İran'a ait bir F-7 savaş uçağı İsfahan'daki askeri havaalanından havalanıyor (Arşiv-IRNA)İran'a ait bir F-7 savaş uçağı İsfahan'daki askeri havaalanından havalanıyor (Arşiv-IRNA)
İranlı bir yetkili, Katar’ı gözaltında tutulan pilotları karadaki bir hastaneye nakletmeye çağırdı
İran'a ait bir F-7 savaş uçağı İsfahan'daki askeri havaalanından havalanıyor (Arşiv-IRNA)İran'a ait bir F-7 savaş uçağı İsfahan'daki askeri havaalanından havalanıyor (Arşiv-IRNA)
Tasnim Haber Ajansı'nın haberine göre İranlı üst düzey bir askeri yetkili, bugün Katar'a çağrıda bulunarak, gözaltında tutulan İranlı pilotların "kötü fiziksel durumda" olduklarını ve su üzerinde tutulduklarını belirterek ana karadaki bir hastaneye nakledilmelerini istedi.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre İran Genelkurmay Başkanlığı Kayıp Şahısları Arama Komitesi Komutanı Muhammed Bakır Zade, pilotların tutulduğu yerin uygun olmadığını belirterek, Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nden (ICRC) yaralı ve hasta tutukluların İran'a naklini hızlandırmak üzere Katar'a bir ambulans uçak göndermesini talep etti.
Katar geçtiğimiz hafta, İranlı pilotların gözaltına alındığı iddialarını reddetmiş; bu kişilerin yılın başlarında hava sahalarını ihlal ettiğini ve iletişim kurma çabalarına yanıt vermediğini açıklamıştı. Doha, pilotlardan birinin naaşının teslimatını koordine etmek üzere İran ile iletişime geçtiğini ve Tahran'ı kendi yürüttükleri arama-kurtarma operasyonlarının detaylarını incelemeye davet ettiğini, ancak herhangi bir cevap alamadığını belirtmişti.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü salı günü yaptığı açıklamada, pilotlar meselesini ele almak üzere bir İran heyetinin ülkeyi ziyaret etmesi için yapılan davetin geçerliliğini koruduğunu kaydetti. Bakır Zade ise son açıklamasında, Katar'ın bir İranlı uzman heyetini ağırlama kararını memnuniyetle karşılayarak Doha'dan ekibe gerekli iş birliğini sağlamasını istedi. Daha önce İran Hava Kuvvetleri'nden bir uzman ile bir gerçeği araştırma ekibinin Katar'a girebilmek için aylardır beklediğini belirten Bakır Zade, Katar yetkililerini soruşturmayı defalarca geciktirmekle suçlamıştı.
Lübnan: İsrail hava saldırıları Kfar Rumman ve Ali el-Tahir'i hedef aldı, güneydeki köylerde evler bombalanarak yıkıldıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5309801-l%C3%BCbnan-i%CC%87srail-hava-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1-kfar-rumman-ve-ali-el-tahiri-hedef-ald%C4%B1
İsrail tanklarının Vadi es-Seluki bölgesindeki bir binayı bombalamasının ardından yükselen dumanlar... (Görüntü, Lübnan'ın güneyindeki Şakra köyünden alındı) (EPA)
Lübnan: İsrail hava saldırıları Kfar Rumman ve Ali el-Tahir'i hedef aldı, güneydeki köylerde evler bombalanarak yıkıldı
İsrail tanklarının Vadi es-Seluki bölgesindeki bir binayı bombalamasının ardından yükselen dumanlar... (Görüntü, Lübnan'ın güneyindeki Şakra köyünden alındı) (EPA)
İsrail savaş uçakları bugün sabah saatlerinde Lübnan'ın güneyindeki Dohat Kefr Rumman'a bir dizi hava saldırısı düzenlerken, Ali el-Tahir Tepeleri çevresine de bir hava saldırısı gerçekleştirdi.
Gece saatlerinde ise Lübnan'ın güneyindeki el-Mansuri beldesi, Buyut es-Siyad beldesi çevresi ve Mecdil Zun etekleri yoğun İsrail topçu ateşine maruz kaldı.
İsrail ordusu güneye yönelik saldırılarını sürdürerek gece boyunca el-Mansuri, Mecdil Zun ve Buyut es-Siyad köy ve beldelerinde ayakta tek bir ev dahi bırakmayacak şekilde geniş çaplı saldırı operasyonları gerçekleştirdi.
Hadada, Yarin ve Ayta el-Cebel beldeleri de benzer saldırı operasyonlarına sahne olurken, bu operasyonlara batı ve orta kesimlerdeki köy ve beldelerin semalarında kesintisiz uçuş yapan İHA'ların eşliğinde bitişik vadilere yönelik makineli tüfek atışları eşlik etti.
İsrail savaş uçakları dün akşam saatlerinde de Lübnan'ın güneyindeki bölgelere bir dizi hava saldırısı düzenleyerek; Ali Tahir tepesini, Nebatiye el-Fevka'daki Ed-Deyr mahallesini ve Ed-Debşe bölgesini hedef aldı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة