Barack, “herhangi bir hatanın ağır sonuçları” konusunda uyardı

İsrail’in Türkiye’yi kışkırtmasını, Ebu Zuhur”un bombalanması ile eleştirdi

Suriye’deki “Ebu Zuhur” Askeri Havaalanı (Reuters)
Suriye’deki “Ebu Zuhur” Askeri Havaalanı (Reuters)
TT

Barack, “herhangi bir hatanın ağır sonuçları” konusunda uyardı

Suriye’deki “Ebu Zuhur” Askeri Havaalanı (Reuters)
Suriye’deki “Ebu Zuhur” Askeri Havaalanı (Reuters)

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Havalimanı'nı bombalamasının “İsrail'in Türkiye'yi provoke etme girişimi” kapsamında değerlendirilebileceğini belirterek, bunun “tehlikeli bir oyun” olduğunu söyledi. Barrack, “Herhangi bir hata ağır sonuçlara yol açabilir” uyarısında bulundu.

Barrack, Mario Nawfal'ın YouTube'daki podcast programında ve ABD'nin PBS kanalına yaptığı açıklamalarda, bu tür saldırıların bölgedeki istikrar üzerindeki etkisine dikkat çekti. Barrack, 2014'ün sonlarında Türkiye'nin Suriye sınırında bir Rus uçağını düşürmesi olayını hatırlatarak, söz konusu olayın “bölgesel gerilimlerin artmasına neden olduğunu” ifade etti.

Ankara ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin izlediği ve seçim kazanımlarını da hedeflediğini belirttiği “ucuz siyasetin”, “ne İsrail toplumunda ne bölgede ne de uluslararası kamuoyunda herhangi bir karşılık bulduğunu” kaydetti.



Trump: Ekonomik baskı savaş ihtimalini dışlamıyor

İran'a uygulanan ablukaya destek veren 20'den fazla savaş gemisinden biri olan USS Ross destroyerinin güvertesine inen bir helikopteri izleyen Amerikalı denizciler (CENTCOM)
İran'a uygulanan ablukaya destek veren 20'den fazla savaş gemisinden biri olan USS Ross destroyerinin güvertesine inen bir helikopteri izleyen Amerikalı denizciler (CENTCOM)
TT

Trump: Ekonomik baskı savaş ihtimalini dışlamıyor

İran'a uygulanan ablukaya destek veren 20'den fazla savaş gemisinden biri olan USS Ross destroyerinin güvertesine inen bir helikopteri izleyen Amerikalı denizciler (CENTCOM)
İran'a uygulanan ablukaya destek veren 20'den fazla savaş gemisinden biri olan USS Ross destroyerinin güvertesine inen bir helikopteri izleyen Amerikalı denizciler (CENTCOM)

ABD Başkanı Donald Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, İranlıların ‘anlaşma yapmayı çok istediklerini’ ancak Washington'ın istediği anlaşmaya hazır olmadıklarını söylerken İran’a yönelik ekonomik baskının askeri bir çatışmaya dönüşme ihtimalini dışlamadığını vurguladı.

ABD'nin Hürmüz Boğazı çevresindeki bölge üzerinde geniş bir kontrole sahip olduğunu belirten Trump, Washington'ın çatışmadaki gelişmeleri izlediğini açıkladı.

Öte yandan Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, yaptırımların ve deniz ablukasının İran ekonomisini ciddi şekilde zayıflattığını belirterek ülkeyi ‘tamamen iflas etmiş’ olarak nitelendirdi. Yetkili, Trump’ın elinde, önümüzdeki haftalarda daha güçlü bir şekilde kullanmakla tehdit ettiği ‘çeşitli baskı kozları’ olduğunu da sözlerine ekledi. Ancak yetkili, Washington'ın ekonomik baskıların Tahran'ı taviz vermeye itebileceğine inandığı bir dönemde, İran'la savaş ve krizi sona erdirmenin olası yolları konusunda Beyaz Saray içinde görüş ayrılıkları bulunduğunu da kabul etti. Bu açıklamalar, ABD yönetiminin önündeki seçeneklerin yalnızca ekonomik yaptırımlarla sınırlı olmadığını gösterdi.

ABD ve İran, Washington'ın yarın açıklayacağı ve ABD yönetiminin ‘tarihin en ağırı’ olarak nitelendirdiği yeni ekonomik yaptırım paketinin arifesinde karşılıklı meydan okuyan mesajlar vermeye devam ediyor. Bu durum, yaptırımların etkilerinin başta Çin olmak üzere Tahran'ın ticari ortaklarına sıçramasından duyulan endişelerin gölgesinde gerçekleşiyor. Kpler şirketinin 2025 yılı verilerine göre Çin, deniz yoluyla taşınan İran petrol sevkiyatının yüzde 80'inden fazlasını aldı.

Bu son gerilim, iki ülke arasındaki savaşın altıncı ayını doldurmaya yaklaştığı bir dönemde yaşanırken şu an için aralarındaki doğrudan çatışmalar durmuş olsa da Washington ve Tahran müzakere masasına dönmeye hazır görünmüyor. Hürmüz Boğazı ise, üzerinden yapılan petrol sevkiyatı trafiğinin benzeri görülmemiş seviyelere gerilemesiyle birlikte ‘en belirgin gerilim noktası’ olmaya devam ediyor.


Tahran, Irak petrolünün Hürmüz'den geçişine izin verilmesinin ardından Bağdat'tan doğalgaz ve elektrik borçlarını talep ediyor

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Irak'ın Kerbela kentindeki bir basın toplantısı sırasında, 20 Ağustos 2026 (AFP)
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Irak'ın Kerbela kentindeki bir basın toplantısı sırasında, 20 Ağustos 2026 (AFP)
TT

Tahran, Irak petrolünün Hürmüz'den geçişine izin verilmesinin ardından Bağdat'tan doğalgaz ve elektrik borçlarını talep ediyor

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Irak'ın Kerbela kentindeki bir basın toplantısı sırasında, 20 Ağustos 2026 (AFP)
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Irak'ın Kerbela kentindeki bir basın toplantısı sırasında, 20 Ağustos 2026 (AFP)

Bilgi sahibi kaynaklar dün, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın Iraklı yetkililerle Bağdat'ın ödemesi gereken doğalgaz ve elektrik borçlarını, Irak petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilmesiyle eş zamanlı olarak görüştüğünü bildirdi.

Kimliğinin gizli kalması kaydıyla Şarku'l Avsat gazetesine konuşan kaynaklara göre Kalibaf, Iraklı yetkililerle Irak'ın 12 milyar Amerikan dolarını aşan borç meselesini ele aldı.

İran resmi haber ajanslarının aktardığına göre Tahran'ın borç talebi, Irak petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin vermesinin ardından geldi.

İran haber ajansı IRNA, Irak’ın İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın Irak'a yaptığı ziyaret de dâhil olmak üzere çeşitli kanallar aracılığıyla petrol tankerlerinin geçişi için talepte bulunduğunu bildirdi. IRNA, Irak'ın petrolünün büyük bir bölümünü ihraç etmek için Hürmüz'den başka bir seçeneği olmadığına dikkati çekti.

Kalibaf, Irak ziyaretini tamamlamadan kısa bir süre önce, ülkesinin Irak'ın içişlerine ‘kesinlikle’ müdahale etmeyeceğini söylerken, aynı zamanda Irak'ın, İran'ın ‘bölgenin yeni güvenlik sisteminde’ etkili bir rol oynayabileceği ilk ülke olduğuna işaret etti.


Şili, İran'daki büyükelçiliğini kapatma kararı aldı

Şili Dışişleri Bakanı Francisco Perez Mackenna (Dışişleri Bakanlığı X hesabı)
Şili Dışişleri Bakanı Francisco Perez Mackenna (Dışişleri Bakanlığı X hesabı)
TT

Şili, İran'daki büyükelçiliğini kapatma kararı aldı

Şili Dışişleri Bakanı Francisco Perez Mackenna (Dışişleri Bakanlığı X hesabı)
Şili Dışişleri Bakanı Francisco Perez Mackenna (Dışişleri Bakanlığı X hesabı)

Şili, yaptığı açıklamada, ekonomik ve güvenlik gerekçeleriyle İran’daki büyükelçiliğini ağustos ayı sonuna kadar kapatacağını duyurdu. Şili, kararın Tahran ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi anlamına gelmediğini belirtti.

Şili Dışişleri Bakanlığı, dün yayımladığı açıklamada kararın, “mevcut kaynakların verimli şekilde tahsis edilmesi amacıyla operasyonel bir yeniden yapılanmaya gidilmesi ve Ortadoğu’daki güvenlik koşullarının dikkate alınması” gereğinden kaynaklandığını bildirdi.

Şili hükümeti, İran’daki diplomatik misyonun kapatılmasının, 1942 yılında kurulan iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin sona erdiği anlamına gelmediğini vurguladı. İran’daki Şilililere yönelik konsolosluk hizmetlerinin Ankara’daki Şili Konsolosluğu’na devredileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre mart ayında göreve gelmesinden beri aşırı sağcı Devlet Başkanı Jose Antonio Kast, Washington’un Şili mallarına yüzde 12’ye varan gümrük vergileri uygulamasına rağmen ülkesinin ABD ile ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor.

Kast, yaptığı açıklamada Şili’nin “özgürlük ve demokrasiyi savunan ülkelerin her zaman müttefiki olması ve İran rejiminin bölgedeki bazı ülkelere yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarını kınaması gerektiğini” ifade etti.