İsrail, İHA atışlarını durdurmaması halinde Hamas'ı Gazze'ye yönelik yoğun saldırılarla tehdit ediyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)
TT

İsrail, İHA atışlarını durdurmaması halinde Hamas'ı Gazze'ye yönelik yoğun saldırılarla tehdit ediyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (AFP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden dün yapılan açıklamada, İsrail'in Hamas Hareketi’ni Gazze Şeridi’nde yoğun saldırılarla hedef almakla tehdit ettiği ve Gazze’den İsrail'e yönelik insansız hava aracı (İHA) ve yangın balonu atışları derhal durdurulmadığı takdirde sivillere çeşitli bölgeleri tahliye etmeleri talimatı vereceği belirtildi.

Sivil Savunma ve tıbbi kaynakların bildirdiğine göre dün İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda dokuz Filistinli hayatını kaybederken, İsrail ordusu, İzzettin el-Kassam Tugayları'na bağlı bir hücrenin komutanını öldürdüğünü duyurdu.

Geçtiğimiz yılın ekim ayında ilan edilen ateşkese rağmen, İsrail'in saldırıları neredeyse her gün devam ediyor. Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre Gazze kentinde, yerinden edilenlerin sığındığı Cevazat Mülteci Kampı’na İHA ile düzenlenen bir saldırı yedi kişinin ölümüne ve 15 kişinin yaralanmasına yol açtı.

Öte yandan Gazze kentindeki Şifa Hastanesi yedi cenaze teslim aldığını doğruladı. Hastane ve Sivil Savunma Müdürlüğü, aralarında yaşları belirtilmeyen üç kadının da bulunduğu ölenlerin isim listesini yayımladı. İsrail ordusu ise Fransız haber ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada, daha fazla detay vermeksizin "Bu bölgedeki teröristleri hedef aldık" dedi.

Gazze Şeridi'nin güneyinde yer alan Han Yunus'taki Sivil Savunma tarafından yapılan açıklamada, "Bugün sabah saatlerinde yerinden edilmiş kişilerin barındığı bir çadırın hedef alınması sonucu 25 yaşındaki Muhanned Osman Yasin Fervane adlı genç şehit oldu, iki vatandaş da yaralandı" denildi.

Han Yunus'taki Nasır Hastanesi cenazenin kendilerine ulaştığını bildirerek, çok sayıda yaralıya da tıbbi müdahalede bulunulduğunu açıkladı.

İsrail ordusu sözcüsü AFP’ye yaptığı açıklamada, daha fazla ayrıntı vermeden bir ‘teröristi’ hedef aldıklarını ifade etti.

Kuzeninin teyit ettiğine göre saldırı, düğününe birkaç saat kala Muhanned Fervane'nin evinin çatısındaki çadırını hedef aldı.

Muhammed Fervane’nin kuzeni, "Ailedeki herkes Muhammed'in düğününü kutlamaya hazırdı. Ancak bugün düğünü yerine cenazesine katılıyoruz" dedi.

İsrail ordusunun Arap basını sözcüsü Ella Waweya, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Hamas'ın askeri kanadı Kassam Tugayları’na bağlı bir hücrenin komutanı olan Fervane'nin, savaş boyunca ve son dönemde birçok plan üzerinde çalıştığını ve bölgede faaliyet gösteren güçler için acil bir tehdit oluşturduğunu’ öne sürdü.

İsrail ve Hamas, Hamas’ın İsrail’e yönelik 7 Ekim 2023'teki saldırısının ardından başlayan savaşın üzerinden iki yıl geçtikten sonra ilan edilen ateşkes anlaşmasını ihlal etme konusunda karşılıklı suçlamalarda bulunuyor.

Birleşmiş Milletler'in (BM) verilerini güvenilir kabul ettiği, Gazze'deki Hamas yönetimine bağlı Sağlık Bakanlığı'na göre ateşkesin ilan edilmesinden bu yana en az 951 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ise aynı dönemde 5 askerinin öldüğünü bildirdi.



Çin, İran’a yönelik benzeri görülmemiş ABD yaptırımlarına hazırlanıyor

Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
TT

Çin, İran’a yönelik benzeri görülmemiş ABD yaptırımlarına hazırlanıyor

Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)

ABD’nin İran’a yönelik ekonomik tırmandırma politikası yeni bir aşamaya girdi. Washington yönetiminin, bugün Başkan Donald Trump’ın ‘tarihteki en ağır yaptırım paketi’ olarak nitelendirdiği yeni yaptırımları açıklamaya hazırlanmasıyla birlikte, yaptırımların yalnızca İranlı kurumlarla sınırlı kalmayarak Tahran’la ticari ve mali ilişkilerini sürdüren şirketleri, bankaları ve ülkeleri de kapsayabileceğine yönelik işaretler arttı.

Bu kapsamda en kritik ülkelerin başında, İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin geliyor. Pekin, beklenen açıklamadan saatler önce haklarını ve çıkarlarını korumaya hazır olduğunu belirterek Washington’a mesaj verdi. Bu durum, ekonomik çatışmanın İran’la sınırlı kalmayarak dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ticari ilişkilere de sıçraması ihtimalini gündeme getiriyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian bugün yaptığı açıklamada, Pekin’in gelişmeleri yakından takip edeceğini ve haklarını ve çıkarlarını korumak için gerekli adımları atacağını söyledi. Çin’in yaptırım ve baskıların krizin çözümüne katkı sağlamadığı yönündeki tutumunu yineleyen Lin, taraflara itidal çağrısında bulunarak siyasi ve diplomatik yolların kullanılması gerektiğini belirtti. Çin’in açıklaması, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in yeni yaptırımların ayrıntılarını açıklaması beklenen basın toplantısından önce geldi. Bessent, geçen hafta ABD’nin ‘tarihteki en ağır yaptırımları’ uygulayacağını açıklamış ve Çin’i Washington’ın İran ekonomisini tecrit etme kampanyasına destek vermeye çağırmıştı.

Beklenen yaptırım paketinin önemini artıran temel unsur, ‘ikincil yaptırımlara’ odaklanma ihtimali. Buna göre Washington, İran’la ticaret yapan İran dışındaki aktörleri de hedef alabilecek. Trump, 20 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik savaş ve izolasyon başlatıldığını duyurmuş, finans kuruluşlarının, şirketlerin, havalimanlarının veya devlet kurumlarının İran’a ekonomik can damarı sağlamasına izin veren ülkeleri ciddi ekonomik sonuçlarla karşı karşıya kalacakları konusunda uyarmıştı.

Trump özellikle petrol kaçakçılığı, döviz takası mekanizmaları, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri ve paravan şirketleri hedef olarak sıralamıştı. Bu ifadeler, Washington’ın yaptırımlara rağmen İran’ın ticaretini sürdürmesini sağlayan altyapıyı hedef almaya çalıştığına işaret ediyor.

Çin, bu stratejinin en hassas halkasını oluşturuyor. Kpler şirketinin 2025 yılı verilerine göre Çin, deniz yoluyla taşınan İran petrolünün yüzde 80’inden fazlasını satın aldı. Dolayısıyla Washington’ın Tahran’ın petrol gelirlerini önemli ölçüde azaltma kapasitesi, kısmen Çinli alıcıların ve aracıların hesaplarını değiştirebilmesine bağlı.

Ancak Çin’i hedef almak ABD açısından da ekonomik riskler taşıyor. Çinli şirketlere veya finans kuruluşlarına yönelik geniş kapsamlı yaptırımların Pekin'i misillemeye yöneltmesi mümkün. Bu durum, ABD’nin nadir toprak elementleri de dahil olmak üzere bazı stratejik tedarik zincirlerinde Çin’e bağımlı olduğu bir dönemde Washington açısından yeni sorunlar yaratabilir. Bu nedenle ABD’nin, Pekin’le doğrudan ve kapsamlı bir mali çatışmaya girmek yerine belirli şirketleri, rafinerileri, bankaları ve aracıları hedef alan daha sınırlı yaptırımlara yönelmesi bekleniyor.

Petrolden gölge filoya

Yeni kampanya, son aylarda giderek genişleyen yaptırım ağına ekleniyor. ABD Hazine Bakanlığı, 29 Temmuz’da, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini istismar ettiği ve gelir elde ederek yaptırımları aşmak amacıyla dijital varlıklar da dahil olmak üzere sigorta ve ödeme düzenlemelerinden yararlandığını belirttiği, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile bağlantılı bir yapılanmanın parçası olduğunu söylediği iki şirkete yaptırım uygulamıştı. Washington ayrıca, İran’ın denizcilik faaliyetlerinde kullanılan ‘gölge filo’ ağlarını da hedef almıştı. Bu adımlar, Bessent’in iki ayaklı stratejinin ilk bölümü olarak tanımladığı ve ticaret hareketlerine yönelik baskı ile mali kuşatmanın sıkılaştırılmasını bir araya getiren ABD’nin deniz ablukasına ekleniyor. Bessent, ekonomik araçlara yoğun biçimde başvurulmasının amacının geniş çaplı askeri operasyonlara yeniden dönülmesi ihtimalini azaltmak olduğunu söylemişti. Gelişmelerin enerji piyasalarına etkileri ise şimdiden görülmeye başladı. Brent petrol, yaptırımlara ilişkin endişelerin artması ve Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen çabaların sonuçsuz kalmasıyla geçen hafta yükseldi. Petrol fiyatları, piyasaların ABD’nin yeni adımlarının ayrıntılarını beklemesiyle bugün ise geriledi.

Ekonomik açıdan belirleyici unsur, Washington’ın üçüncü ülkelerdeki taraflara yönelik yaptırımları ne ölçüde uygulayabileceği olacak. İran, onlarca yıldır farklı düzeylerdeki ABD yaptırımları altında bulunuyor ve petrolünü pazarlamak ve para transferlerini gerçekleştirmek için karmaşık ağlar geliştirdi. Bu nedenle, yaptırım listelerine yeni İranlı isimlerin eklenmesinin etkisi, yabancı bankaların, rafinerilerin ve deniz taşımacılığı şirketlerinin ABD finans sistemine erişimlerini kaybetme tehdidine kıyasla daha sınırlı kalabilir.

Bu nedenle Çin, kampanyanın en büyük sınavı olarak öne çıkıyor. Yaptırımların Çinli alıcıları ve aracıları İran’la ticari ilişkilerini azaltmaya zorlaması halinde, İran’ın döviz gelirleri ciddi bir darbe alabilir. Ancak Pekin’in yaptırımlara uymayı reddederek kendi şirketlerini korumaya karar vermesi durumunda, İran’ı tecrit etmeye yönelik kampanya ABD ile Çin arasındaki ekonomik gerilimde yeni bir cepheye dönüşebilir. Böyle bir gelişmenin petrol piyasaları, küresel ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde de olası sonuçlar doğurması bekleniyor.


Seul: Kuzey Kore, Rusya’ya daha fazla asker göndermeye hazırlanıyor

Ukrayna'nın Kuzey Kore'de üretildiğini ve Rusya'nın Harkiv kentine düzenlediği saldırıda kullandığını iddia ettiği füzenin parçaları (Reuters)
Ukrayna'nın Kuzey Kore'de üretildiğini ve Rusya'nın Harkiv kentine düzenlediği saldırıda kullandığını iddia ettiği füzenin parçaları (Reuters)
TT

Seul: Kuzey Kore, Rusya’ya daha fazla asker göndermeye hazırlanıyor

Ukrayna'nın Kuzey Kore'de üretildiğini ve Rusya'nın Harkiv kentine düzenlediği saldırıda kullandığını iddia ettiği füzenin parçaları (Reuters)
Ukrayna'nın Kuzey Kore'de üretildiğini ve Rusya'nın Harkiv kentine düzenlediği saldırıda kullandığını iddia ettiği füzenin parçaları (Reuters)

Güney Koreli bir milletvekilinin ofisi, Seul Savunma Bakanlığı’nın Kuzey Kore’nin Rusya’ya ilave asker göndermeye yönelik hazırlıklarını sürdürdüğünü, ancak bakanlığın bu konuşlandırmanın yakın zamanda gerçekleşeceğine dair herhangi bir belirti tespit etmediğini açıkladı. 

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre bu değerlendirme, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un kız kardeşi Kim Yo-jong’un geçen hafta, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin Pyongyang’ın müttefiki Rusya’nın yanında savaşmak üzere 50 bin kadar ilave asker göndermeyi planladığı yönündeki açıklamalarını yalanlamasının ardından geldi.

Milletvekili Yoo Yong-won’un ofisi, Güney Kore Savunma Bakanlığı’nın kendisine gönderdiği açıklamada, Kuzey Kore’nin Rusya’ya kısa menzilli balistik füzeler de dahil olmak üzere silah sistemleri sağlamayı sürdürdüğünü belirtti. Bakanlığın değerlendirmesine göre Pyongyang’ın Rusya’ya 152 milimetrelik top mermisi karşılığı olarak 15 milyondan fazla mühimmat gönderdiği tahmin ediliyor. 

Kuzey Kore ile Rusya, Moskova’nın 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından askeri iş birliğini önemli ölçüde artırdı. Güney Kore, Ukrayna ve Batılı ülkelerin değerlendirmelerine göre Pyongyang, 2023’ten itibaren Rusya’ya topçu mühimmatı ve füze sağlamaya, 2024’ten itibaren ise asker göndermeye başladı. 

Moskova ve Pyongyang ise daha önce silah transferlerine ilişkin iddiaları reddetmişti.


Kremlin, İngiltere’nin Kiev’e “SCALP” füzelerinin üretimiyle ilgili bilgi vermesini “barışın önünde engel” olarak değerlendiriyor

İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Kiev'de (AFP)
İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Kiev'de (AFP)
TT

Kremlin, İngiltere’nin Kiev’e “SCALP” füzelerinin üretimiyle ilgili bilgi vermesini “barışın önünde engel” olarak değerlendiriyor

İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Kiev'de (AFP)
İngiltere Başbakanı Andy Burnham ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Kiev'de (AFP)

Kremlin, İngiltere’yi Ukrayna’daki savaşın barışçıl çözümüne yönelik ilerlemeyi engellemekle suçladı. Suçlama, Londra’nın Kiev’e uzun menzilli SCALP füzelerinin üretimi için gerekli bilgileri sağlama planını açıklamasının sonrasında yapıldı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitriy Peskov, İngiltere’nin “sistematik biçimde ateşe körükle gittiğini” ve “barış sürecinde herhangi bir ilerlemeyi engellemeye çalıştığını” söyledi.

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Kiev'deki anma töreninde konuyor, (AP)
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Kiev'deki anma töreninde konuyor, (AP)

İngiltere’nin yeni Başbakanı Andy Burnham, ilk yurt dışı ziyareti kapsamında bugün Kiev’e geldi. Burnham’ın ziyaret sırasında bu konudaki anlaşmanın tamamlandığını açıklaması bekleniyor.

İngiltere Başbakanı, Rusya’nın “tehditlerine” rağmen ülkesinin Ukrayna’ya savunma desteği sağlamayı sürdüreceğini söyledi. Ukrayna’nın Bağımsızlık Günü dolayısıyla düzenlenen tören ve Kiev’in uluslararası destekçilerinin toplantısı öncesinde konuşan Burnham, “Ülkeme yönelik Rusya’nın alçakça tehditlerine rağmen, Ukrayna’nın kendisini savunmasına desteğimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Avrupa liderleri, Kiev'deki Ayasofya Katedrali önünde Ukrayna'nın bağımsızlığının 35. yıldönümünü anma törenlerine katıldı (AFP)
Avrupa liderleri, Kiev'deki Ayasofya Katedrali önünde Ukrayna'nın bağımsızlığının 35. yıldönümünü anma törenlerine katıldı (AFP)

İşçi Partisi liderinin Kiev ziyareti, İngiltere’nin savunma şirketi MBDA’nın, uzun menzilli SCALP füzesinde kullanılan İngiliz bileşenlerine ilişkin gizli bilgileri açıklamasına onay verdiğini duyurmasının ardından gerçekleşti. 10 Downing Street tarafından yapılan açıklamaya göre amaç, füzelerin Ukrayna’da yerel olarak monte edilebilmesi için üretim hatlarının kurulmasını sağlamak.

Burnham, göreve gelmesinden bu yana Rusya’nın işgaline karşı mücadelesinde Ukrayna’ya güçlü destek verme sözü veriyor.