Savaşın başlamasının üzerinden altı ay geçmişken, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la uğraşmaktan bıkmış olduğu ya da en azından Amerikalıların çatışmanın sonuçlarından duyduğu rahatsızlık karşısında bir inkâr hali yaşadığı görülüyor.
Dikkat çekici olan, Beyaz Saray’ın geçtiğimiz çarşamba günü sürpriz bir şekilde düzenlediği basın toplantısının Ortadoğu’daki savaşa veya savaşla bağlantılı enflasyona ayrılmaması, bunun yerine Trump’ın projelerinden biri olan Beyaz Saray bahçelerindeki büyük helikopter pistine ilişkin uzun teknik açıklamaların yer aldığı bir başkanlık turuna ayrılmasıydı.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, eski emlak patronu etkinlik sırasında ‘granit’ kelimesini 13 kez tekrarlarken, ‘İran’ kelimesini yalnızca üç kez kullandı ve bunların tamamı gazetecilerin sorularına yanıt olarak geldi.
ABD Başkanı, 28 Şubat’ta İsrail-ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan Epic Fury (Destansı Öfke) Operasyonu’ndan söz etmektense inşaat projeleri hakkında konuşurken genellikle daha canlı görünüyor.
Ancak savaş, önümüzdeki kasım ayında Kongre ara seçimlerine katılmak üzere sandık başına gidecek Amerikalıların zihninde güçlü bir şekilde yer alıyor.
‘Bataklık’
Texas’ta AFP’ye konuşan 62 yaşındaki emekli profesör Garrett Reed, “Başkan bizi bir bataklığa sürükledi” diyor.
Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti, son derece muhafazakâr olan bu eyalette Senato’daki bir koltuğu kaybetmekten endişe ediyor. Seçimlerde parti, Kongre’nin iki kanadından birindeki, hatta her ikisindeki çoğunluğunu kaybedebilir.
ABD Deniz Piyadeleri’nde 20 yıl görev yapan Joe Blenzler ise 18 Amerikan askerinin ve çoğunluğu İran ile Lübnan’da olmak üzere binlerce kişinin hayatını kaybettiği savaşı ‘tamamen faydasız’ ve ‘iyi düşünülmemiş’ olarak nitelendiriyor.

Blenzler, Trump’ın seçim kampanyası sırasında ‘ABD’yi savaşların dışında tutacağına söz verdiğini’ hatırlatarak, çok muhafazakâr eğilimlere sahip Virginia’nın kırsal bölgesinde dahi hoşnutsuzluğun giderek arttığına dikkat çekiyor.
Trump, savaş için diplomatik bir çıkış yolu bulmanın hâlâ mümkün olduğu geçtiğimiz haziran ayında verdiği bir röportajda, İran’la müzakereleri ‘çok sıkıcı’ bulduğunu kabul etmişti.
‘Gezinti’
Washington’daki Amerikan Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Garrett Martin, 80’li yaşlarındaki başkanın ‘konsantrasyon yeteneğinin uzun sürmediğiyle’ tanındığına dikkat çekiyor.
Martin, Trump’ın ‘Venezuela’da yaptıklarının bir kısmını tekrarlamanın mümkün olduğuna ikna olmuş’ olabileceğini ve ABD’nin dikkat çekici bir operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırdığı Venezuela’nın ardından ‘başka bir konuya geçebileceğine’ inandığını düşünüyor.
Ancak Martin’e göre hesapları istediği gibi gitmedi ve milyarder başkan kendisini ‘kolay bir çıkış yolu bulunmayan bir durumda’ sıkışmış halde buldu.

Trump, savaşın Amerikalılar üzerinde, özellikle de akaryakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle yol açtığı ek mali yüke rağmen, ABD’yi savaşa soktuğu için ‘asla’ özür dilemeyeceğini söylüyor.
Trump, İran’a karşı yürüttüğü savaşın karşı karşıya olduğu engelleri küçümsemekle kalmıyor, savaşı ‘bir gezinti’ olarak nitelendiriyor; aynı zamanda kamuoyu yoklamalarının da ‘yanlış’ olduğu konusunda ısrar ediyor.
Trump, pazartesi günü Truth Social platformunda, “Gerçek anketler mükemmel ve ülkemizdeki moral hiçbir zaman şimdi olduğundan daha iyi olmadı. İran da dahil olmak üzere herkese karşı kazanıyoruz” diye yazdı.
Ancak Quinnipiac Üniversitesi tarafından temmuz ayı sonunda yapılan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 60’ı İran’daki savaşa karşı çıkıyor. Bu, savaşın başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek muhalefet oranı.
Aynı dönemde Marquette Üniversitesi tarafından yapılan başka bir ankette ise Amerikalıların yüzde 88’i ABD’nin İran’daki hedeflerine ulaşamadığını belirtti.
‘Boğma’
Trump’ın inkâr ettiği halk hoşnutsuzluğu, yönetiminin yaz aylarında İran’la mücadelede farklı bir yönteme geçmesinin nedenlerinden biri olabilir. Ekonomik sonuçlar, diplomatik çıkmaz ya da savaşın sürmesinin mühimmat stokları ve ABD’nin askerî konuşlanması üzerindeki etkisi de bu değişimin arkasında olabilir.
Nedeni ne olursa olsun, İran’ın ‘yok edilmesi’ tehdidi de dahil olmak üzere büyük askerî tehditler bir kenara bırakıldı. Trump ve yönetimi artık Hazine Bakanı Scott Bessent’in pazartesi günü kullandığı ifadeyle ekonomik ‘boğma’ stratejisine bel bağlıyor.
Ancak savaşın başlamasından bu yana defalarca olduğu gibi, tehditkâr söylem kısa sürede aynı düzeyde somut adımlara dönüşmedi.

Bessent, tam anlamıyla başarıya ulaşması İran’ın ticaret ortaklarının iş birliğini veya en azından planı kabul etmesini gerektiren ‘boğma’ planının nasıl uygulanacağına ilişkin net bir çerçeve sunmadı. Bu ortaklar arasında Çin de bulunuyor.
Brookings Enstitüsü uzmanı William Galston ise Trump’ın şimdilik granit, mermer ve altın yaldızlı süslemelerden söz etmeyi sürdüreceğini düşünüyor.
Galston şu ifadeleri kullandı: “Belki de kendi adını taşıyan heykellerin, binaların ve diğer yapıların onu hafızalarda kalacak bir başkan yapacağını, görev süresi boyunca elde ettiği başarıların değil, bunların sağlayacağını düşünüyor.”