Silah ambargosu... Washington, Sudan’daki savaşın duvarında bir gedik mi açıyor?

ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos (AFP
ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos (AFP
TT

Silah ambargosu... Washington, Sudan’daki savaşın duvarında bir gedik mi açıyor?

ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos (AFP
ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos (AFP

ABD, iki yılı aşkın süredir devam eden Sudan savaşında durgunlaşan tabloyu değiştirecek bir adım atarak, Darfur’a yönelik 20 yılı aşkın süredir yürürlükte olan silah ambargosunu Sudan’ın tamamını kapsayacak şekilde genişletme niyetini açıkladı. Bu girişim, Washington’ın sınırlı yaptırım politikasından, savaşan tarafların çatışmayı sürdürme kapasitesini doğrudan azaltmaya ve askeri zaferin maliyetini yeniden hesaplayarak müzakere masasına dönmelerini sağlamaya yönelik bir politikaya geçme arayışına işaret ediyor. Riskli görünen bu adım, aynı zamanda Washington’ın dünyanın en büyük ve en ağır insani krizlerinden biri olarak nitelendirilen savaşın önünü açmak için bir gedik oluşturma konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.

ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, birkaç gün önce Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde yaptığı açıklamada, ABD’nin önerisinin insansız hava araçları (İHA), bunların teknolojileri ve parçalarının yanı sıra ihlalleri izlemekle görevli yaptırım uzmanları komitesinin çalışmalarının güçlendirilmesini de kapsadığını söyledi.

Darfur’a ilişkin mevcut silah ambargosu rejiminin süresi 12 Eylül’de sona eriyor. Bu durum, önümüzdeki haftaları Washington’ın ambargonun kapsamının genişletilmesi konusunda BM Güvenlik Konseyi içinde uzlaşı oluşturma kapasitesi açısından bir sınav haline getiriyor. Ancak Rusya, Sudan ordusunun kapasitesini etkileyebilecek hiçbir önlemi kabul etmeyeceğini açıklarken, Çin de yaptırımların genişletilmesine temkinli yaklaşıyor. Bu nedenle tasarının mevcut haliyle kabul edilmesi garanti görünmüyor.

Washington, önerilen ambargoyu yalnızca cezalandırıcı bir önlem değil, daha çok bir baskı aracı olarak değerlendiriyor. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre ABD yönetimi, savaşan tarafların silahlara erişiminin kısıtlanmasının onları yeniden müzakere masasına dönmeye zorlayabileceği görüşünde. BM Siyasi İşlerden Sorumlu Yetkilisi Rosemary DiCarlo ise tarafların askeri çözüme bel bağlamayı sürdürmesi ve gelişmiş silahların bölgeye kesintisiz akışının devam etmesi konusunda uyarıda bulundu.

Fkkd
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)

Buna karşılık, Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın açıklamaları, savaşta askeri zafer elde etme hedefinin sürdüğünü gösteriyor. Burhan, olası yaptırımların etkisini küçümseyerek, yaptırımlara ilişkin tartışmaların Sudan’ı etkilemeyeceğini veya silahlı kuvvetlerin mücadele azmini zayıflatmayacağını söyledi. Burhan ayrıca ordunun, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) kontrolündeki tüm bölgeleri geri alana kadar savaşmayı sürdüreceğini vurguladı.

Bu görüş ayrılığı, ABD’nin önerisi etrafında yürütülen siyasi mücadelenin özünü ortaya koyuyor. Washington, savaşan tarafları silah akışının süresiz olarak devam etmeyeceğine ikna etmeye çalışırken, Sudan’daki askeri yönetim hâlâ toprakları askeri yöntemlerle geri alma söylemini sürdürüyor. Aynı durum, mevzilerini güçlendirmeye ve ikmal, silah, insansız hava araçları ile diğer destek ağlarına dayanmaya devam eden HDK için de geçerli.

ABD’nin yaklaşımının temelindeki varsayım, yeniden silahlanma kapasitesinin savaşın ömrünü uzattığı yönünde. Taraflardan her biri kayıplarını telafi edebileceğine, daha fazla İHA, mühimmat, yakıt ve finansman sağlayabileceğine inandığı sürece taviz verme motivasyonu sınırlı kalıyor. Buna karşılık, ikmal faaliyetlerinin daha zor ve maliyetli hale gelmesi durumunda, askeri hesapların zamanla siyasi uzlaşı lehine değişebileceği değerlendiriliyor.

Kfkdk

Sudan’daki savaşta son aylarda İHA’ların kullanımında büyük bir artış yaşandı. İHA’lar artık yalnızca cephe hatlarını hedef almakla kalmıyor, kentlere, pazar yerlerine, elektrik ve su tesislerine ve sağlık merkezlerine kadar ulaşıyor. DiCarlo, İHA’lar da dahil olmak üzere gelişmiş silahların, savaşın siviller üzerindeki maliyetini artıran temel unsurlardan biri haline geldiğini söyledi.

Bu açıdan bakıldığında, İHA’lar ile bunların parçalarının yanı sıra mühimmat ve ağır silahların akışının kısıtlanması, uzun menzilli saldırıların sayısını azaltarak, sivil kayıpları düşürerek, yeni göç dalgalarını sınırlayarak ve hastaneler ile elektrik ve su şebekelerindeki aksamaları azaltarak doğrudan insani kazanımlar sağlayabilir. Bunun yanı sıra insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının önündeki engellerin azaltılmasına da katkı sunabilir. Ancak ABD planının başarısı uygulamaya bağlı kalmaya devam ediyor. Zira 2005’ten bu yana Darfur’a uygulanan ambargo, bölgeye silah akışını engelleyemedi. Bu durum, etkili denetim ve uygulama mekanizmalarıyla desteklenmediğinde BM kararlarının ne ölçüde sınırlı kalabileceğini ortaya koyuyor.

Sudan’daki muhalif sivil güçler, öneriyi kapsamlı bir siyasi süreçle ilişkilendirilmesi gerektiğini vurgulayarak memnuniyetle karşıladı. Sumud İttifakı’nın önde gelen isimlerinden Halid Ömer Yusuf, savaşın tarafları üzerindeki baskının, çatışmaları sona erdirmeyi ve sivil süreci yeniden tesis etmeyi amaçlayan ‘bütünleşik bir paketin’ parçası olması gerektiğini, bunun tek başına uygulanan cezalandırıcı bir tedbirle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Sudan Halk Kurtuluş Hareketi - Demokratik Devrimci Akım’ın lideri Yasir Arman ise kısmi önlemlerin ‘savaşı sona erdirmek yerine yönetilmesine’ yol açabileceği uyarısında bulunarak, çatışmaları durduracak ve Sudan’ın birliğini koruyacak şekilde Afrika Birliği (AfB) ile BM arasında ortak bir yol haritası oluşturulması çağrısında bulundu.

Washington’ın ciddiyetinin gerçek sınavı, BM Güvenlik Konseyi’nde alınacak bir kararın ötesine geçerek, silahların satın alınmasını ve Sudan’a taşınmasını kolaylaştıran hava seferleri, kara yolları, aracılar, şirketler ve kişiler de dahil olmak üzere ikmal ağlarının takibine geçebilme kapasitesi olacak.

Fkkfk
 Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Reuters)

Washington’ın savaşı sona erdirmek için yalnızca ambargoya bel bağladığı görülmüyor. Aksine, önerinin, çatışmaların sürdürülmesinin maliyetini artırmaya ve buna paralel olarak müzakere sürecini ilerletmeye yönelik daha kapsamlı bir girişimin parçası olması muhtemel. ABD’li yetkililer, amaçlarının bir tarafın diğerine karşı zafer kazanmasını sağlamak değil, her iki tarafın da sonu görünmeyen açık uçlu bir savaşı sürdürme kapasitesini azaltmak olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte, ABD’nin girişiminin ciddiyeti, nihayetinde Sudan’daki savaşan taraflara değil, onlara destek veren aktörlere baskı yapmaya ne ölçüde hazır olduğuyla ölçülecek. Silah akışı devam ettiği takdirde, ambargonun kapsamının genişletilmesi etkisi sınırlı bir hukuki çerçeveden öteye geçemeyecek. Ancak ambargo, denetim mekanizmaları, yaptırımlar ve müzakere kapısını açmaya yönelik eş zamanlı diplomatik baskıyla desteklenirse, savaşın başlamasından bu yana uluslararası toplumun elindeki en güçlü baskı araçlarından birine dönüşebilir.

Özünde ABD’nin önerisi, iki zıt yaklaşımı doğrudan karşı karşıya getiriyor: Washington savaşın sürdürülmesini daha zor ve maliyetli hale getirmek isterken, çatışmanın iki tarafı da tüm toprakların geri alınmasına kadar savaşmayı sürdüreceklerinde ısrar ediyor. Bu iki tutum arasında ise, kapsamlı bir siyasi uzlaşıya ulaşılmasından önce dahi öldürücü silahların akışını fiilen azaltmayı başaracak her türlü tedbirden en fazla fayda sağlayacak kesim siviller olmaya devam ediyor.



Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
TT

Babülmendep'te Husi varlığının sona erdirilmesi yaklaşıyor, Lahic'te saldırılarını yoğunlaştırıyorlar

Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)
Yemen hükümet güçleri, Cevf vilayetinde vilayet merkezine doğru ilerleme kaydediyor (AFP)

Yemen hükümet güçleri, Husilerin Babülmendep bölgesinde kontrolünde tuttuğu son mevzileri ele geçirmeye yaklaşırken, Lahic vilayetinde çatışmalar şiddetlendi. Husiler, Babülmendep'e doğru ilerleyebilmek ve Tur el-Baha ilçesine ulaşmak amacıyla Lahic'in Mukatira ilçesinde hükümet güçlerinin mevzilerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.

Amalika Tugayları, Babülmendep'te Husilerin elinde kalan sınırlı sayıdaki mevziye yönelik operasyonlarını sürdürürken, hükümet güçleri ve Halk Direnişi birlikleri de Taiz ve Lahic cephelerinde şiddetlenen çatışmalara girdi. Husiler, son günlerde kaybettikleri mevzileri geri almak ve batı kıyısına hâkim stratejik bölgelere doğru yeni ilerleme hatları açmak için girişimlerde bulunuyor.

Sahadaki gelişmelerle eş zamanlı olarak Başkanlık Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını ve Taiz cephesinin sorumluluğunu yeniden düzenleyen kararlar aldı. Son haftalarda bazı mevzilerde yaşanan başarısızlıkların ardından alınan kararlar, siyasi liderliğin ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar “Yemen Şafağı” operasyonunun sürdürüleceğini yinelediği bir döneme denk geldi.

Sahadaki kaynaklara göre Husilerin Babülmendep'te elinde yalnızca bir ana mevzi ile az sayıda milisin bulunduğu birkaç tepe kaldı.

fbg
Taiz kenti çevresinde Husilerle yaşanan çatışmalar sırasında bir Yemen askeri (AFP)

Kaynaklar, hükümet güçlerinin bu noktaların kontrolünü tamamen ele geçirmeye yaklaştığını, ancak Husilerin bölgeye döşediği yoğun mayın ve el yapımı patlayıcıların ilerlemeyi zorlaştırdığını belirtti. Askerler için ciddi tehdit oluşturan patlayıcıların temizlenmesinin, operasyonların tamamlanması açısından zorunlu olduğu ifade edildi.

Amalika Tugayları, Babülmendep Boğazı'na ve uluslararası deniz ulaşım güzergâhlarına hâkim konumu nedeniyle stratejik önem taşıyan bu bölgedeki Husi varlığını tamamen sona erdirmek için operasyonlarını sürdürüyor.

Husiler Lahic'in kuzeyinde saldırılarını yoğunlaştırıyor

Lahic vilayetinin kuzeyindeki Mukatira cephesinde Husiler, salı günü şafak vakti Memşah bölgesinde hükümet güçlerinin mevzilerine şiddetli bir saldırı düzenledi. Ancak 4. Hazım Tugayı ile 1. Komando Ulusal Direniş Tugayı birlikleri saldırıyı püskürttü. Böylece Husilerin aynı noktaya iki gün içinde düzenlediği ikinci saldırı da başarısızlıkla sonuçlandı. Örgüt, pazartesi günü de aynı mevziyi hedef almıştı.

Askerî kaynaklar, hükümet güçlerinin eş zamanlı olarak Nasıra bölgesindeki Savaliha dağlarında bulunan Husi mevzilerini orta ve ağır silahlarla hedef aldığını bildirdi. Saldırılarda Husilerin personel ve askerî teçhizat bakımından kayıplar verdiği belirtildi.

Askerî kaynaklardan alınan bilgilere göre hükümet güçleri, Nasıra cephesindeki Kızıl Su Deposu bölgesinde bazı mevzileri geri alarak Husi unsurlarını bölgeden çıkardı. Topçu birlikleri de Sakhir mevzilerinde Husilere ait toplanma noktalarını ve askerî araçları hedef aldı. Muayık ve Anan bölgelerinde ise çatışmalar devam etti.

scdfvg
Yemen ordusu, Husi saldırılarına karşı Taiz kentindeki mevzilerini koruyor (AFP)

Çatışmalar Kurbe ve Heycet el-Abd hatlarına da yayıldı. Husiler, Turbe ve Vaziiye yönünden askerî araçlar sevk ederek hükümet güçlerinin mevzilerine ilerlemeye çalıştı. Ancak hükümet güçleri saldırıyı püskürttü. Saatler süren çatışmaların ardından Husi unsurları Şerc bölgesinde durduruldu.

Hayfan ilçesindeki Ebus cephesinde de Kerb ve Memşah dağları çevresinde çatışmalar yaşandı. Hükümet güçleri, Husi saldırılarını püskürterek saldırganlara personel ve teçhizat kaybı verdirdi.

Son gelişmeler, Husilerin Babülmendep'te karşılaştıkları baskıya rağmen Lahic'in kuzeyindeki Mukatira cephesine ve buraya bağlı diğer hatlara ağırlık verdiğini gösteriyor. Örgüt, hükümet güçlerinin savunma hatlarını aşarak yeni bir ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Taiz cephesinin komuta yapısı değiştirildi

Cephelerdeki gelişmelerin ardından Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Tur el-Baha Askerî Ekseni'nin komuta yapısını yeniden düzenleyen ve Taiz cephesinin yönetimini değiştiren kararlar aldı. Kararlarla, çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden birindeki askerî sorumluluklar yeniden dağıtıldı.

2026 tarihli 247 sayılı karar uyarınca Albay Macdi Munadıl Sabit Ahmed, Tur el-Baha Askerî Ekseni komutanlığına ve 1. Vatan Kalkanı Kuvvetleri Tugayı komutanlığına atandı. Ahmed'in rütbesi tümgeneralliğe yükseltildi.

Albay Bessam Abdu Said Salim el-Hark, eksenin kurmay başkanlığına ve 4. Dağ Piyade Tugayı komutanlığına getirilirken, Tuğgeneral Naci Mukbil Muhammed Said eş-Şattaf da eksenin harekât sorumlusu olarak görevlendirildi.

246 sayılı kararla ise Tuğgeneral Reşad Ahmed İsmail el-Yusufi, Yüksek Askerî Komite üyeliğine ve Taiz cephesi sorumluluğuna atandı. El-Yusufi'nin rütbesi tümgeneralliğe yükseltilirken, bu görevde Tümgeneral Yusuf eş-Şeraci'nin yerini aldı.

Taiz çevresindeki çatışmalar sürüyor

Taiz kentinin güneyinde hükümet güçleri, Halk Direnişi birliklerinin desteğiyle Akruz cephesinde bazı stratejik mevzileri yeniden ele geçirdi. Nube ve Seyb bölgeleri ile Mübarek Tepesi, Husilerle yaşanan çatışmaların ardından hükümet güçlerinin kontrolüne geçti. Çatışmalarda Husilerin ağır kayıplar verdiği bildirildi.

Hükümet güçleri, Misrah ilçesindeki Hubeyl es-Sarm bölgesinde mevzilerine yönelik Husi saldırısını da püskürttü. Vilayetin diğer cephelerinde ise çatışmalar devam etti.

Öte yandan savaş uçakları, Cebel Habşi kavşağında ağaçların altında konuşlanan Husi unsurlarını ve askerî araçlarını hedef aldı. Sahadaki bilgilere göre hava saldırılarında doğrudan kayıplar meydana geldi.

vfgb
Cevf vilayetindeki cephe hatlarında görev yapan Yemen hükümet güçlerinden bir asker (AFP)

Husiler ise Şakab köylerini havan toplarıyla bombaladı. Saldırılarda bazı evler zarar görürken, bölge sakinleri arasında korku ve panik yaşandı.

Taiz kentinin çevresindeki cephelerde hükümet güçleri ve yerel savaşçılar, kentin giriş ve çıkış noktalarındaki savunma mevzilerini korumayı sürdürüyor. Bölgede topçu ateşi ve aralıklı çatışmalar devam ediyor.

Kent çevresindeki Husi saldırılarının görece azalması, örgütün Mukatira ve Tur el-Baha cephelerindeki çatışmalara yoğunlaşmasıyla aynı döneme denk geldi. Böylece askerî operasyonların ağırlığı Taiz çevresindeki diğer cephelere kaydı.

Yemen Başkanlık Konseyi: Operasyon hedeflerine ulaşılıncaya kadar sürecek

Siyasi cephede Yemen Başkanlık Konseyi, “Yemen Şafağı” operasyonunun ilan edilen hedeflere ulaşılıncaya kadar devam edeceğini yineledi. Bu hedeflerin başında Husi darbesinin sona erdirilmesi, devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında sağlanması geliyor.

Reşad el-Alimi başkanlığında, tüm konsey üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, hükümet güçleri, askerî birlikler ve Halk Direnişi unsurlarının Suudi Arabistan öncülüğündeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'nun desteğiyle Cevf, Marib ve batı kıyısı cephelerinde ilerleme kaydettiği, Taiz'de ise direnişin sürdüğü belirtildi.

Resmî medyanın aktardığına göre toplantıda, Husilerin askerî saldırılarındaki tırmanış ele alındı. Devlet kurumları ve sivil tesislere yönelik füze ve İHA saldırıları, kent ve köylere yönelik saldırıların genişletilmesi, Taiz kuşatmasının sürdürülmesi ve yerleşim bölgelerinin bombalanması değerlendirildi. Uluslararası su yolları ve deniz ulaşımına yönelik tehditler de toplantının gündeminde yer aldı.

Başkanlık Konseyi, Husilerin saldırıları karşısında cephelerde gösterilen direnişin Suudi Arabistan'ın desteğiyle sürdürüldüğünü vurguladı. Konsey, Riyad yönetiminin hükümet güçlerine verdiği desteğin yanı sıra Taiz ve diğer vilayetlerdeki insani ihtiyaçların karşılanmasına yönelik yardımlarını da takdir etti.

Konsey ayrıca Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan vatandaşlara, örgütün milis devşirme ve eleman kazanma faaliyetlerini reddetmeleri, çocuklarının çatışmalara sürüklenmesine izin vermemeleri çağrısında bulundu.

Açıklamada, silah bırakarak Husiler saflarında savaşmayı bırakanlar için ilan edilen prosedürler çerçevesinde güvenli dönüş yolunun açık olduğu da vurgulandı.


Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
TT

Yemen Dışişleri Bakanı: Husiler sınır aşan bir tehdit, uluslararası toplum kararlı tutum sergilemeli

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin Taiz'i kuşatmasının yol açtığı insani dramı anlattı (SABA)

Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zuba, Husilerin tehditleri ve Afrika Boynuzu'ndaki terör örgütleriyle koordinasyonunun, milisleri uluslararası düzeyde kararlı bir tutum sergilenmesini gerektiren sınır aşan bir tehdide dönüştürdüğünü söyledi.

Ez-Zuba, salı günü Paris'te Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Remi Ferro ile bir araya geldi. Görüşmede Yemen'deki son gelişmelerin yanı sıra Husilerin sivil yerleşimlere ve uluslararası deniz ulaşım hatlarına yönelik terör eylemlerindeki tırmanış ele alındı.

Yemen Dışişleri Bakanı, Husilerin Taiz kentini kuşatma altında tutmasının yol açtığı insani dramı da gündeme getirdi. Ez-Zuba ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) çalışanları ile insani yardım kuruluşlarında görev yapan personelin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılması gibi ihlallere dikkat çekti. Bu eylemlerin son olarak Muhammed eş-Şami'nin hayatına mal olduğunu belirtti.

Fransa Senatosu Yemen-Fransa Dostluk Grubu Başkanı Ferro ise Fransa ve Avrupa Birliği'nin (AB), sahadaki değişimlere uyum sağlayacak yeni bir Yemen politikası benimsemeye önem verdiğini ifade etti. Ferro, ülkesinin Husilerin sivillere yönelik tüm ihlallerini reddettiğini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Yemen resmî haber ajansından aktardığı habere göre görüşmede, Yemen'deki gelişmeler ve Husilerin bölgesel güvenliğe yönelik tehditleri üzerinde duruldu.


Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı
TT

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen'de İran ve Hizbullah'ın Husi ağı deşifre edildi: 21 yabancı uzman 6 vilayete yayıldı

Yemen İçişleri Bakanlığı, salı günü, terör örgütü olarak nitelendirdiği Husilerle birlikte çalışan 21 yabancı uzman bulunduğunu açıkladı. Bakanlık, bunlardan 14'ünün İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7'sinin ise Lübnan Hizbullahı mensubu olduğunu bildirdi.

Yemen'in 6 vilayetine dağılan uzmanların, Husilerin finansman, silahlandırma ve eğitim faaliyetlerinde görev aldığı belirtildi. Açıklamaya göre bu kişiler, doğrudan denetim ve gözetimin yanı sıra operasyonların planlanması ve yönetilmesine, milislerin askerî kapasitesinin geliştirilmesine de katılıyor. Uzmanların ayrıca Yemen'de uzun vadeli nüfuz oluşturmayı, siyasi, örgütsel, toplumsal ve medya faaliyetleri aracılığıyla Husilere bağlılık ağları ve yapılar kurmayı hedeflediği kaydedildi.

Yemen İçişleri Bakanlığı, söz konusu faaliyetlerin Yemen'i Arap çevresinden uzaklaştırmayı amaçladığını vurguladı.

Yabancı uzmanların görev alanları arasında operasyon yönetimi, komuta-kontrol sistemleri, balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyor. Ayrıca gözetleme sistemleri, haberleşme altyapısı, elektronik harp, ikmal ağları ve askerî bileşenlerin kaçakçılığı da uzmanların faaliyet gösterdiği alanlar arasında sıralandı.

Uzmanların deniz operasyonlarının koordinasyonunda ve ticari gemilerin hedef olarak belirlenmesinde de rol aldığı belirtildi. Açıklamada, patlayıcı yüklü teknelerin geliştirilmesi, otonom denizaltıların tasarlanması, mayın döşeme faaliyetleri ve milis unsurlarına askerî taktikler konusunda eğitim verilmesinin de bu kişilerin görevleri arasında bulunduğu ifade edildi. Söz konusu eğitimlerin, şehirlerin kuşatılması ve şehir savaşlarına yönelik olduğu kaydedildi.

Öte yandan, Yemen'de meşru yönetimi destekleyen Arap Koalisyonu salı günü, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) önlenerek imha edildiğini duyurdu.

Bu gelişme, Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı bir balistik füze ile Riyad bölgesine yönelen iki İHA'nın bir gün önce engellenmesinin ardından yaşandı.