ABD, İran'da Devrim Muhafızları hedeflerine yeni saldırılar düzenledi

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait F-15 savaş uçakları Orta Doğu üzerinde uçuyor (ABD Hava Kuvvetleri)
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait F-15 savaş uçakları Orta Doğu üzerinde uçuyor (ABD Hava Kuvvetleri)
TT

ABD, İran'da Devrim Muhafızları hedeflerine yeni saldırılar düzenledi

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait F-15 savaş uçakları Orta Doğu üzerinde uçuyor (ABD Hava Kuvvetleri)
ABD Hava Kuvvetleri'ne ait F-15 savaş uçakları Orta Doğu üzerinde uçuyor (ABD Hava Kuvvetleri)

ABD ordusu, bugün İran topraklarında Devrim Muhafızları'na ait hedeflere yeni saldırılar düzenlediğini açıkladı. Saldırılar, Hürmüz Boğazı çevresinde askeri gerilimin yeniden artmasının ve Washington ile Tahran arasında karşılıklı saldırıların başlamasının üzerinden birkaç gün geçtikten sonra gerçekleşti.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Amerikan güçlerinin saldırılara Washington TSİ 19.00’da başladığını bildirdi. İran medyası ise saldırıların ülkenin güney kıyıları boyunca yer alan Bender Abbas, Cask, Çabahar, Kenarak, Minab ve Sîrik kentlerinin yanı sıra Hürmüz Boğazı açıklarındaki Keşm Adası'ndaki hedefleri vurduğunu aktardı.

CENTCOM, X platformunda yayımladığı açıklamada, saldırıların, "Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere ve bölgede konuşlu ABD askerlerine yönelik son saldırı girişimlerinin ardından" gerçekleştirildiğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump da bir paylaşımında, ABD'nin "şu anda Hürmüz Boğazı yakınlarındaki İran hedeflerini vurduğunu" açıkladı. Trump, saldırıları "geniş çaplı ve güçlü" olarak nitelendirirken, operasyonun İran'ın boğaza deniz mayınları döşemeye yönelik "başarısız girişimine" misilleme olduğunu söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, (Arşiv-AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, (Arşiv-AFP)

Trump, Hürmüz Boğazı'nda şu anda herhangi bir mayın bulunmadığını, mayınların "tamamen kaldırıldığını veya etkisiz hale getirildiğini" ifade etti. ABD Başkanı ayrıca saldırıları, İran'ın Ürdün'deki bir ABD askeri üssüne sekiz füze fırlatmasına da bağladı ve füzelerin tamamının başarıyla düşürüldüğünü belirtti.

Trump, İran'ın saldırılara karşılık vermesi halinde daha büyük bir gerilim yaşanacağı uyarısında bulundu. Trump, "Başarısız İran devleti bu son derece haklı saldırıya karşılık verirse, çok daha sert ve güçlü yeni bir saldırıya maruz kalacak" ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca henüz gerçekleştirilmemiş daha geniş kapsamlı bir saldırının da gündemde olduğunu belirterek, "Ancak bu şimdiye kadarki en büyük saldırı olmayacak. O saldırı hâlâ perde arkasında bekliyor ve tamamlandığında İran İslam Cumhuriyeti'nden geriye çok az şey kalacak" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Axios haber sitesinden aktardığına göre saldırılar, Trump ve üst düzey danışmanlarının son günlerde Hürmüz Boğazı çevresinde sınırlı operasyonlar düzenlenmesini öngören bir plan üzerinde yaptığı görüşmelerin sonucu. Planın amacının, İran'ın gemilere saldırmak için ihtiyaç duyduğu radar ve füze kapasitesini yeniden oluşturmasını engellemek olduğu belirtildi.

ABD'li bir yetkili Axios'a yaptığı açıklamada, planın İran'ın petrol tankerleri, ABD Donanması gemileri ve Hava Kuvvetleri uçaklarına yönelik saldırı riskini azaltmayı amaçladığını söyledi. Yetkili, yaklaşımı "çimleri biçmeye" benzeterek, İran'ın yeniden oluşturduğu askeri kapasitenin her seferinde vurulmasının hedeflendiğini ifade etti.

Devrim Muhafızları'ndan misilleme tehdidi

Devrim Muhafızları, ABD saldırılarına misilleme yapma tehdidinde bulundu. DMO sözcüsü Hüseyin Muhibî, "Saldırganları ağır bir ceza bekliyor" derken, ABD'nin "yeni saldırılarından pişman olacağını" belirtti.

İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı Operasyonlar Komutanlığı da ortak bir açıklamayla ABD'ye "ağır kayıplar" verdirecekleri tehdidinde bulundu.

Açıklamada, "ABD ordusunun hava saldırısına karşılık olarak İran Silahlı Kuvvetleri, Amerikalı düşmana ezici ve yıkıcı saldırılar düzenleyecektir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca ABD ordusunun bölgedeki "saldırgan eylemlerini sürdürmekte ısrar etmesi halinde daha büyük ve ağır kayıplar vermek zorunda kalacağı" belirtildi. Tahran'ın "hiçbir koşulda İran halkının haklarından geri adım atmayacağı ve ABD'ye ağır bir bedel ödeteceği" ifade edildi.

Saldırılar, birkaç haftalık aranın ardından yalnızca iki gün önce Lark Adası'na yönelik saldırı ve İran'ın buna verdiği karşılığın ardından gerçekleşti. Böylece taraflar arasındaki doğrudan askeri çatışma, operasyonların bir süre azalmasının ardından yeniden gündeme taşındı.

CENTCOM ilk açıklamasında hedeflerin niteliği veya sayısı hakkında bilgi vermedi. Axios ise ABD'li yetkililere dayandırdığı haberinde ABD Hava Kuvvetleri'nin Hürmüz Boğazı çevresindeki İran hedeflerine hava saldırıları düzenlediğini bildirdi.

İran'da patlama sesleri

İran devlet televizyonu, Bender Abbas'ın doğusunda ve Keşm Adası çevresinde patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. İlk aşamada patlamaların niteliğine ilişkin resmî açıklama yapılmadı.

Devlet televizyonu, yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde Çabahar ve Kenarak kentlerinde altı patlama sesi duyulduğunu belirtti. İran resmi haber ajansı IRNA da Belucistan eyaleti Vali Yardımcısı Ali Halilabadi'nin, Çabahar ve Kenarak'taki bölgelere dört mühimmatın isabet ettiğini söylediğini bildirdi.

İran medyası, Keşm Adası'ndaki Mesin köyü yakınlarında beşten fazla patlama sesi duyulduğunu, ayrıca Hürmüz Boğazı yönünden dört patlama sesi geldiğini ifade etti.

Ancak Hürmüzgan eyaleti siyasi, güvenlik ve sosyal işlerden sorumlu vali yardımcısı, henüz eyalette herhangi bir can kaybı veya olay bildirimi alınmadığını söyledi.

İran televizyonunun muhabiri, bu akşam ülkenin güneyinde ABD saldırılarının hedefi olan bütün bölgelerin daha önce de saldırıya uğradığını belirtti. Muhabir, yeni saldırıların "can kaybına veya altyapıda hasara yol açmadığını" belirtti.

İran devlet televizyonu daha sonra Bender Abbas ve Keşm'de yeni patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Lavân Adası'nda da bir patlama sesi duyulduğu, Asaluye'nin dördüncü bölgesinde ise yerel saatle yaklaşık 20.10'da patlama meydana geldiği ifade edildi.

Sosyal medyada Bûşehr eyaletindeki Cem ve Kengan kentlerinde de patlama sesleri duyulduğuna ilişkin haberler yayıldı. Ancak yetkililer ve yerel kaynaklar bu iddiaları doğrulamadı.

Devrim Muhafızları'na bağlı Tesnim haber ajansı ise bazı kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran'ın bölgedeki ABD üslerine doğru füze fırlattığını bildirdi. Ancak bu haberin henüz resmi olarak doğrulanmadığı belirtildi.

Lark saldırısının ardından gerilim tırmandı

ABD ordusu, pazar günü Hürmüz Boğazı'nda bulunan Lark Adası'ndaki füze fırlatma platformlarını hedef aldığını açıkladı. Bu, haftalar sonra İran'a yönelik gerçekleştirilen bilinen ilk ABD saldırısı oldu.

Washington, Lark'taki platformların, Devrim Muhafızları güçlerinin boğaza deniz mayını taşıyan füzeler fırlatmaya hazırlandığının tespit edilmesinin ardından hedef alındığını açıkladı. Amaç, Tahran'ın deniz geçiş güzergâhına mayın döşemesini engellemekti.

İran ise Lark saldırılarına Ürdün'deki ABD mevzilerine füze fırlatarak karşılık verdi. Füzeler önlendi ve herhangi bir hasar veya can kaybı bildirilmedi.

Aynı dönemde Birleşik Arap Emirlikleri, İran'a ait bir insansız hava aracının kendi suları üzerinde önlendiğini açıkladı. Tahran ise saldırılarının bölgedeki ABD güçlerini hedef aldığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, dün önceki saldırıların ardından İran'a yönelik yeni saldırılar düzenlenebileceğinin sinyalini verdi. Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bu, onlara saldırmayacağımız anlamına gelmiyor" derken, "Ne olacağını göreceğiz" ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı "kontrol ettiğini" öne sürdü. Yaklaşık 30 geminin her gece ABD Donanması'nın yardımıyla boğazdan geçtiğini belirten Trump, bunun "büyük miktarda petrolün" bölgeden çıkarılmasını sağladığını söyledi. Trump, buna karşılık yeni mayın döşerken yakalanan herhangi bir geminin "imha edileceği" uyarısında bulundu.

Hürmüz Boğazı yakınlarında Umman'ın Müsendem vilayetinden görülen gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında Umman'ın Müsendem vilayetinden görülen gemiler (Reuters)

Trump, İran'a karşı nükleer silah kullanılması ihtimalini dışlarken, konvansiyonel saldırı seçeneğini açık bıraktı. Oval Ofis'te gazetecilere konuşan Trump, "Bu, onlara saldırmayacağımız anlamına gelmiyor. Ne olacağını göreceğiz" dedi ve daha önce Washington'un İran'ı "güçlü şekilde vuracağını" söylemişti.

Çatışmayı ABD açısından "nispeten küçük bir savaş" olarak nitelendiren Trump, "Bu büyük bir savaş değil" dedi. İran'ın "askeri olarak tamamen yenildiğini" savunan Trump, nükleer silah kullanma ihtimali sorulduğunda ise "Bunu dışlıyorum. Kullanmak için bir neden yok" cevabını verdi.

Hürmüz Boğazı'ndaki kriz sürüyor

Trump, İran'ın Lark saldırılarına verdiği karşılığın ardından ABD'nin misilleme yapacağı tehdidinde bulunmuştu. Trump, Fox News'e yaptığı açıklamada "Bir karşılık olacak" derken, Washington'un İran'ı "güçlü şekilde vuracağını" söyledi.

Trump dün yaptığı başka açıklamalarda ise önceki ABD ve İsrail saldırılarının İran'ı "başarısız bir devlet" haline getirdiğini söyledi. İran'ın çok sayıda üst düzey yetkilisinin öldürüldüğünü, askeri kapasitesinin zarar gördüğünü ve enflasyonun yükseldiğini belirtti.

Bununla birlikte Trump, geniş çaplı bir savaşa yeniden dönülmesi ihtimalini küçümserken, çatışmanın seyrine bağlı olarak yeni saldırılar düzenlenmesi seçeneğini açık tuttu.

Yeni saldırılar, savaşın başlamasının üzerinden altı ay geçmesinin ardından ve Hürmüz Boğazı konusundaki anlaşmazlık sürerken gerçekleşti. İran boğazı kapalı tutarken, ABD, İran limanlarına yönelik karşı abluka uygulamasını sürdürüyor.



WFP, Gazze Şeridi’ndeki yarım milyon kişiye yönelik yardımları askıya aldı

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)
TT

WFP, Gazze Şeridi’ndeki yarım milyon kişiye yönelik yardımları askıya aldı

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta bir aşevinin önünde yemek bekleyen Filistinliler, 18 Ekim 2026 (Reuters)

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), finansman yetersizliği nedeniyle bu ay Gazze Şeridi’nde yaklaşık 500 bin kişiye sağladığı aylık yardımları durduracağını açıkladı. WFP, ihtiyaçların hâlâ son derece acil olduğu uyarısında da bulundu.

WFP Filistin Direktörü Shaun Hughes AFP’ye yaptığı açıklamada, “Bu aydan itibaren 500 bin kişiyi yardım alanlar listemizden çıkaracağız” dedi.

Bu kesintiyle birlikte WFP’den gıda veya nakit yardımı alan Filistinlilerin sayısı 1,1 milyona düşecek. Bu sayı, savaşın ağır tahribatına uğrayan Gazze Şeridi nüfusunun yaklaşık yarısına karşılık geliyor.

İki günde bir öğün yemek

Bu kesintiler, kış mevsiminin yaklaşması ve Gazze Şeridi’ndeki çok sayıda ailenin kendi gıdasını temin etmekte zorlanmasıyla aynı döneme denk geliyor. Kesintilerin sonuçlarından biri olarak, aşevlerinin hâlihazırda dağıttığı sıcak yemek sayısı günlük 250 binden 150 bine düşürülecek.

u7ık8l
Gazze Şeridi nüfusunun üçte ikisi hayatta kalabilmek için gıda yardımına muhtaç (Reuters)

İsrail’in askerî kontrol alanını belirleyen ve ‘sarı hat’ olarak bilinen hattın yakınları gibi erişimin zor olduğu bölgelerde yaşayan ailelere ise her gün bir öğün yerine iki günde bir öğün yemek verilecek.

Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre, Gazze Şeridi’nde yaşayan 2,1 milyon kişinin neredeyse tamamı yerinden edilmiş durumda. Nüfusun üçte ikisi ise hayatta kalabilmek için gıda yardımına bağımlı.

Az olan daha da azalacak

WFP’nin kararını BBC’ye değerlendiren, Han Yunus’un el-Mevasi bölgesindeki bir kampta yaşayan ve beş çocuk annesi olan yerinden edilmiş Filistinli Mirfet es-Satri, “Bu bir felaket! Azaltılan gıda yardımlarıyla ne yapacağız? Küçük çocukların ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağız?... Bazen yemek yiyebilmek için bu öğünleri bekliyoruz” dedi.

Yine el-Mevasi bölgesinde yaşayan üç çocuk annesi Suzan Behlül de kararın kendilerini ciddi şekilde etkileyeceğini belirterek, “Bu durum bizi çok etkileyecek. Günlük yardımlar asgari ihtiyaçlarımızı bir ölçüde karşılıyordu, ancak artık iki günde bir verilecek” dedi. Behlül, aşevinden sağlanan ve genellikle makarna veya mercimekten oluşan, bazen de patates ve patlıcanın eklendiği yemeklerin ailesini doyurmaya zaten yetmediğini ifade etti.

WFP’den hâlihazırda gıda yardımı alan aileler de BBC’ye yaptıkları açıklamalarda, yardımların zaten yetersiz olduğunu ve beslenme açısından kayda değer bir çeşitlilik sunmadığını dile getirdi.

vfghyju
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından dağıtılan yemekleri bekleyen çocuklar, 18 Ekim 2026 (Reuters)

Gazze kentinde, evlerinin enkazı arasında ailesinin sekiz üyesiyle birlikte yaşayan Delal ed-Dahduh, “Un miktarı da gıda kolileri de yeterli değil” dedi. Ed-Dahduh, yeni kesintilerin ‘ciddi sonuçlara’ yol açmasından endişe duyduğunu belirtti.

Yaşadıkları mevcut trajik durumu savaş öncesindeki hayatlarıyla karşılaştıran anne, “Geçmişte, Allah’a şükür, kendi evimiz ve harika bir hayatımız vardı. Taze sebzelere, uygun sağlık hizmetlerine ve bize ait bir araziye sahiptik. Bugün ise WFP’nin sağladığı gıdalar da dahil olmak üzere tamamen yardımlara bağımlıyız” ifadelerini kullandı.

Hughes ise kesintilerin ihtiyaçların azalmasından veya ihtiyaç sahiplerine ulaşmada karşılaşılan engellerden kaynaklanmadığını vurgulayarak, “Bu kesintiler mali nedenlerle yapılıyor. İhtiyaçlar azalmadı ve ihtiyaç sahiplerine ulaşmamızın önünde bir engel yok; onlara ulaşabiliyoruz” dedi.

Para transferlerinin azaltılması

Temmuz ayından bu yana yaklaşık 500 bin kişiye yapılan nakit yardımları zaten azaltılmış durumda. Bu da söz konusu kişilerin yerel pazarlardan gıda satın almak için artık daha az paraya sahip olduğu anlamına geliyor. WFP’den un çuvalları ve gıda kolileri alan Gazze sakinlerinin sayısı da aylık 1,1 milyondan 600 bine düşürülecek.

WFP, 2026 yılında Filistin topraklarındaki faaliyetleri için önceki yıllarda aldığı finansmanın yarısından azını temin edebildi. WFP, önümüzdeki altı ay boyunca ‘hayati önem taşıyan’ faaliyetlerini sürdürebilmek için acilen 450 milyon dolara ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.

Son derece kötü insani koşullar

Hamas ile İsrail arasında bir yıl önce ateşkes anlaşmasına varılmasına rağmen Gazze Şeridi’ndeki insani koşullar son derece kötü olmaya devam ediyor. Şarku’l Avsat’ın BBC’den aktardığına göre bölgede hiçbir yeniden imar çalışması yapılmadı ve toparlanma süreci son derece sınırlı kaldı. İsrail, sınır kapılarından giren mallar üzerinde sıkı denetim uyguluyor. Gıda pazarları bugün ürünlerle dolu olsa da bölge sakinlerinin yalnızca çok küçük bir bölümü bunları satın alabiliyor. Gazze nüfusunun yüzde 80’inden fazlası işsiz olduğu için halkın büyük bölümü yardımlara bağımlı durumda.

dfgthyj
Dünya Gıda Programı (WFP) İcra Direktör Vekili Carl Skau, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta WFP’nin finanse ettiği bir aşevine yaptığı ziyaret sırasında (Reuters)

Gazze Şeridi’nde yemek pişirmek için kullanılan gaz da bulunmuyor. İsrail hükümeti, Hamas’ın bu gazı askerî amaçlarla kullanabileceği gerekçesiyle gazı ‘çift kullanımlı’ malzemeler arasında sınıflandırıyor. Odunun pahalı olması nedeniyle çok sayıda aile, hamur pişirmek veya yemek ısıtmak için yakıt olarak kullanmak üzere çocuklarını sokaklarda plastik ve karton toplamaya gönderiyor.

Hughes, “İnsani durum hâlâ son derece endişe verici. İnsanlar ağır koşullarda yaşıyor ve çoğunun uygun bir barınağı yok. Çadırlarda kalıyorlar; suya, sağlık ve temizlik hizmetlerine ve tıbbi bakıma erişimleri ise son derece kısıtlı… Gıda yardımlarının azaltılması, bu ailelerin üç yıldır yaşadığı sıkıntıları daha da ağırlaştıracak” ifadelerini kullandı.

Nüfusun üçte ikisi gıda kriziyle karşı karşıya

Dünyanın önde gelen gıda güvenliği uzmanlarını bir araya getiren Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) temmuz ayında yaptığı açıklamada, nüfusun üçte ikisini oluşturan 1,4 milyon kişinin Temmuz-Aralık 2026 döneminde kriz düzeyinde veya daha ağır akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalmasının beklendiğini bildirdi.

WFP, hâlihazırda Gazze Şeridi’nin ekmek ihtiyacının üçte birini karşılayan fırınları desteklemeyi ve yaklaşık 300 bin kadın ile çocuğa gıda yardımı sağlamayı sürdürebildiğini belirtiyor. WFP ayrıca, yaklaşık 200 bin çocuğa beslenme amaçlı atıştırmalıklar dağıtıyor.

İşgal altındaki Batı Şeria’da ise WFP, eylül ayında yardım alanların sayısını yarıya indirmesinin ardından yaklaşık 200 bin Filistinliye yardım sağlamayı sürdürüyor. Kurum, bölgedeki gıda güvensizliğinin giderek arttığını ve bunun başlıca nedenlerinin İsrailli yerleşimcilerin şiddetindeki artış ile Filistinlilerin yerlerinden edilmesi olduğunu belirtiyor.


DMO: Hürmüz Boğazı’nın güneyinde bir petrol tankeri mayına çarptı

Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
TT

DMO: Hürmüz Boğazı’nın güneyinde bir petrol tankeri mayına çarptı

Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)
Umman’ın Musandam vilayeti açıklarında Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler (Reuters)

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri Halkla İlişkiler Birimi, Hürmüz Boğazı’nın güneyinde kurallara aykırı hareket eden bir petrol tankerinin mayına çarptığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığına göre, DMO Deniz Kuvvetleri Halkla İlişkiler Birimi tarafından yapılan açıklamada, “Kurallara aykırı hareket eden bir petrol tankeri, Hürmüz Boğazı’nın güneyindeki bölgede deniz mayınına çarpmasının ardından makine dairesinde patlama ve yangına maruz kaldı” denildi.

Açıklamada ayrıca, “Hürmüz Boğazı’ndan çıkmak isteyen bu gemi, hareket noktasından itibaren tüm konum belirleme ve seyir sistemlerini kapattı. Hürmüz Boğazı’nın kurallarını hiçe sayarak boğazın geçişe izin verilmeyen güney güzergâhından geçmeye çalıştı ve bu nedenle söz konusu olay meydana geldi” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “Hürmüz Boğazı ve Körfez bölgesinde seyreden gemilerin seyir ve tanımlama sistemlerini kapatmaları hâlinde bu gemilere karşı kararlı ve kesin bir tutum sergilenecektir” uyarısında bulunuldu.


Wall Street Journal: Putin, Ukrayna konusunda bir anlaşmayı görüşmek üzere Trump ve Şi ile zirve düzenlenmesini önerdi

Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)
Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)
TT

Wall Street Journal: Putin, Ukrayna konusunda bir anlaşmayı görüşmek üzere Trump ve Şi ile zirve düzenlenmesini önerdi

Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)
Moskova’daki bir hediyelik eşya dükkanında, ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping’in resimlerinin yer aldığı matruşkalar (EPA)

Wall Street Journal gazetesi, konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Moskova’nın çıkarlarına hizmet edecek şekilde dört yıldır devam eden Ukrayna savaşını sona erdirmek üzere müzakere etmek amacıyla gelecek ay ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir zirve düzenlenmesini önerdiğini bildirdi.

Zirve önerisi, özellikle ABD Başkanı’nın Rusya’dan dizel satın alınmasına yönelik bir anlaşma duyurması ve cuma günü Moskova’yı başlıca yaptırımlardan muaf tutan bir kararname imzalamasının ardından Trump ile Putin arasındaki ilişkilerin iyileştiği bir dönemde gündeme geldi.

Gazete, konuyla ilgili bilgi sahibi eski bir Rus istihbarat yetkilisine dayandırdığı haberinde, Putin’in önerisinin 9 Ekim’de Trump ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında geldiğini ve görüşmenin iki ülke arasında dizel konusunda bir anlaşmayla da sonuçlandığını aktardı.

Gazete ayrıca, görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Kremlin’in üçlü diyaloğun, 18-19 Kasım tarihlerinde Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenmesi planlanan Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi kapsamında gerçekleştirilmesini önerdiğini bildirdi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, gazeteye yaptığı açıklamada, olası bir toplantı konusunda görüşmelerin sürdüğünü doğruladı. Peskov, “Toplantının kendisi veya olası gündemi konusunda henüz net bir anlayış bulunmuyor. Ancak üç taraf da böyle bir toplantının mümkün olduğu varsayımını kabul ediyor” dedi.

Üst düzey bir ABD’li yetkili ise gazeteye yaptığı açıklamada, Trump’ın henüz böyle bir zirve düzenlenmesini kabul etmediğini, ancak fikre sıcak bakabileceğini söyledi.

Trump’ın Putin ile dizel konusunda vardığı anlaşma ve Moskova’yı yaptırımlardan muaf tutan başkanlık kararnamesi, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin tepkisine yol açtı. Zelenskiy, bu adımların Putin’i cesaretlendireceği ve savaşın uzamasına neden olacağı uyarısında bulundu.