Katz, yaklaşan Yahudi bayramları sezonunda İran’ın saldırmasını bekliyor

İsrail ordusu teyakkuzda kalmaya devam ediyor

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Haziran 2024 (Arşiv - DPA)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Haziran 2024 (Arşiv - DPA)
TT

Katz, yaklaşan Yahudi bayramları sezonunda İran’ın saldırmasını bekliyor

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Haziran 2024 (Arşiv - DPA)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Haziran 2024 (Arşiv - DPA)

Tel Aviv'deki baskın değerlendirme, İran liderliğinin -Başbakan Binyamin Netanyahu ve bakanlarının açıklamalarından sonra dahi- İsrail'e askeri olarak saldırmaktan kaçınmasına rağmen, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, dün yaptığı açıklamada, İsrail savaş uçaklarının, saldırması halinde İran’a doğru havalanmaya hazır olduğunu duyurdu.

Katz, Tahran'ın İsrail'i hedef almak için yaklaşan Yahudi bayramları dönemini seçebileceğini öne sürerken, İsrail ordusu ‘ani’ bir İran saldırısı senaryosuna karşı savunma hazırlık seviyesinin yükseltildiğini açıkladı.

İsrail merkezli haber sitesi Walla, İsrail güvenlik teşkilatından üst düzey bir yetkilinin, Operasyonlar Dairesi'nin herhangi bir senaryo karşısında ve farklı cephelerden en yüksek savunma düzeyinde hareket etmek üzere uzun süredir hazır olduğunu söylediğini aktardı. Walla’nın haberine göre yetkili, son aylarda İsrail'in iç cephesinin koruma seviyesini artıran teknolojik iyileştirmelerin yapıldığını ekledi.

Site, güvenlik yetkililerinin değerlendirmelerine dayanarak, biri kısa vadeli, diğeri uzun vadeli olmak üzere ‘iki ana teyakkuz durumu’ bulunduğunu, bunun da olası bir saldırıya karşı daha iyi bir hazırlık sağladığını bildirdi.

Öte yandan İsrail ordusu, ABD ordusuyla günlük bazda ve günün 24 saati en yüksek düzeyde koordinasyonu sürdürdüğünü açıkladı.

İsrail merkezli bir diğer haber sitesi Ynet, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in her birkaç günde bir savunma ve taarruz operasyon planlarını gözden geçirdiğini, değişiklikleri ve iyileştirmeleri onayladığını, Askeri İstihbarat Dairesi'nin (AMAN) ise erken uyarı sistemlerini güçlendirmeye devam ettiğini kaydetti.

CDFVGRTHYJ
Geçtiğimiz mart ayında İran’a karşı askeri operasyonlara katılmak üzere yola çıkan bir İsrail savaş uçağı (İsrail Ordusu)

Teyakkuz seviyesinin yükseltilmesi, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ABD-İran gerginliğinin ardından geldi. Bu gerginlik, çatışmanın kapsamının genişlemesi durumunda İsrail'in oynayabileceği rol hakkındaki soru işaretlerini İsrail'de yeniden gündeme getirdi.

Tel Aviv’deki değerlendirmeler İran’ın şu an için İsrail ile savaşmakla ilgilenmediği konusunda birleşse de Katz, Tahran’ın saldırı düzenlemek için Yahudi bayramları dönemini seçme ihtimalini hesaba kattığını söyledi.

Yahudi bayramları önümüzdeki hafta sonu başlıyor ve yaklaşık bir ay sürüyor.

Yedioth Ahronoth gazetesinin İsrail Demokrasi Enstitüsü iş birliğiyle düzenlediği bir konferansa katılan Katz'ın açıklamaları, bariz bir iç siyasi tondaydı ve büyük ölçüde İsrail kamuoyuna yönelikti.

Katz, yakın ve uzak ülkelere saldırılar düzenlediğini belirttiği İran'ın, Tahran'a uygulanan ağır ekonomik baskının ve bunun İranlılar üzerindeki yansımalarının gölgesinde, İsrail'e yönelik mevcut yaklaşımını değiştirip ona saldırmaya karar verebileceğini söyledi.

Katz’ın siyasi tonu, şu sözleriyle zirveye ulaştı:

“Ben ve Başbakan Binyamin Netanyahu, askeri komutanlarla birlikte işleri yakından ve günlük olarak, bazen de gece yarısı kırmızı hat üzerinden takip ediyoruz.”

Hiçbir bilgiyi hafife almadıklarını, herhangi bir sürprizle karşılaşmak istemediklerini ve her zaman hazır halde olduklarını ifade eden İsrail Savunma Bakanı, “Hava Kuvvetleri dahil İsrail ordusu İran'a saldırmaya hazır. Eğer bize saldırırlarsa herhangi bir tarafa dayanmaksızın çok büyük bir güçle karşılık vereceğiz” ifadelerini kullandı.

İran'a yönelik eleştirilerini sürdüren Katz, “Şu anda bizim dışımızdaki tüm bölgeyi vuruyorlar, ancak bize saldırma ihtimalleri var. Buna karşı savunma açısından hazırız” şeklinde konuştu.

İsrailli Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yahudilerden nefret ettikleri için Yahudi bayramlarında saldırmayı severler. Geçmişte yaşanan birçok olaya dikkat edin, ancak biz bu hususta ABD ile koordineli olarak hem savunma hem de taarruz açısından hazırız. İsrail'e saldırmak gibi kabul etmeyeceğimiz şeyler var. Lübnan yüzünden, Yahuda ve Samiriye (İşgal Altındaki Batı Şeria’nın Yahudi kaynaklarındaki adı) yüzünden, Gazze yüzünden ya da sırf öyle istedikleri için bize saldırırlarsa, uçaklarımız havalanmaya hazır.”



Bessent, İran'la bağlantılı havacılık, deniz taşımacılığı ve dijital varlıkları hedef almakla tehdit etti

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, (Arşiv- Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, (Arşiv- Reuters)
TT

Bessent, İran'la bağlantılı havacılık, deniz taşımacılığı ve dijital varlıkları hedef almakla tehdit etti

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, (Arşiv- Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, (Arşiv- Reuters)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent dün, İran'a yönelik yaptırımların havayolu şirketleri, denizcilik sektörü ve dijital varlıkları da kapsayacak şekilde genişletilebileceği sinyalini verdi. Bessent ayrıca Tahran'ı desteklemeyi sürdüren ülke ve kuruluşları İran'la iş yapmanın sonuçları konusunda uyardı. Açıklamalar, Washington'un İran ekonomisi üzerindeki baskıyı artırma kampanyası kapsamında geldi.

Bessent, Fox News'e verdiği röportajda, Hazine Bakanlığına İran'ın havacılık, deniz taşımacılığı ve dijital varlık alanlarındaki dış destek ağını hedef alma imkânı veren yeni yetkilerin bulunduğunu söyledi.

Bessent, Tahran'la iş yapan “dost ve düşmanları” uyararak, “Kim olduğunuzu biliyoruz, siz de kim olduğunuzu biliyorsunuz. Gerekirse sizi piyasadan çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

Washington'un, ABD baskısının aşılmasına yardımcı olan kişi ve kuruluşların sistematik biçimde hedef alınacağını belirten Bessent, “Sistematik şekilde hareket edecek ve bu tür kötü aktörlerin tamamını hedef alacağız” dedi.

Destekçilere uyarı

Bessent'in açıklamaları, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in savaş sırasında İran'a desteğini teyit etmesinden ve Moskova'nın Tahran'ın ihtiyaç duyduğu desteği sağlamayı sürdüreceğini açıklamasından bir gün sonra geldi.

Rusya'nın desteği sorulan Bessent, “Herkese mesajım şu: Uzak durun. Hepimiz bu çatışmanın sona ermesini istiyoruz ve bunu sona erdirmenin en hızlı yolu, hiç kimsenin bu rejime destek vermemesidir” dedi.

Washington'un Tahran'ı destekleyen taraflarla geniş kapsamlı görüşmeler yürüttüğünü belirten Bessent, Hazine, Dışişleri ve Savunma bakanlıklarından ekiplerin bu temaslara katıldığını belirtti.

Bessent, “Bu, bütün çabaların bir araya getirilmesini gerektiriyor. Hazine, Dışişleri ve Savunma bakanlıklarından ekipler dünyanın dört bir yanına yayıldı ve rejimi destekleyen herkesle son derece yoğun görüşmeler yürütüyoruz” diye konuştu.

Bessent, Rusya'ya yönelik herhangi bir somut önlem açıklamadı, ancak Tahran'ın dış destekçilerini de İran'la ilişkilerini sürdürmemeleri konusunda uyardı.

Putin, salı günü İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a, Moskova'nın savaş sırasında İran'ın ihtiyaç duyduğu “yardım” ve “malları” sağlamaya çalıştığını söylemiş ancak ayrıntı vermemişti.

İran'ın “Hemşehri” ve “Jam-e Jam” gazetelerinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın fotoğrafının yer aldığı ve Farsça “Boş yaptırım silahı” başlığını taşıyan nüshaları. (EPA)
İran'ın “Hemşehri” ve “Jam-e Jam” gazetelerinin, ABD Başkanı Donald Trump'ın fotoğrafının yer aldığı ve Farsça “Boş yaptırım silahı” başlığını taşıyan nüshaları. (EPA)

Finansal ağlar hedefte

Bessent, İran'ın fonlara ve uluslararası finans sistemine erişmesine yardımcı olan finans kuruluşlarına da dikkat çekti. Bu kapsamda ABD'nin kısa süre önce Dubai'deki bir Mısır bankasına ait şubelere yaptırım uyguladığını hatırlattı.

Bessent'e göre söz konusu şubeler, 2025'ten bu yana İran'ın 1,8 milyar dolardan fazla fon elde etmesine yardımcı oldu.

Washington'un İran'ın finansal işlemlerini kolaylaştıran kuruluşları hedef almaya devam edeceğini belirten Bessent, salı günü yönetimin hafta içinde başka bir bankaya da yaptırım uygulayabileceğini açıklamıştı.

Bu adımlar, Trump yönetiminin ağustos ayının sonunda başlattığı “Ekonomik Boğma Operasyonu” kapsamında yürütülüyor. Operasyon, İran'ın finansal ve ticari izolasyonunu artırmayı ve yaptırımları aşmasına yardımcı olan kuruluşların peşine düşmeyi amaçlıyor.

Ekonomiyi “boğma” hedefi

Bessent, yaptırımları askeri saldırılar, deniz ablukası ve ekonomik baskıyı bir araya getiren daha geniş bir stratejinin parçası olarak nitelendirdi.

“Altı hafta boyunca başarılı askeri saldırılar gerçekleştirdik, ardından ülkeyi izole eden ablukayı uyguladık ve şimdi de rejimi boğacak benzeri görülmemiş yaptırımları hayata geçiriyoruz” dedi.

İran'daki ekonomik krizin derinleştiğini gösterdiğini öne sürdüğü göstergelere işaret eden Bessent, para biriminin değer kaybettiğini, enflasyonun yükseldiğini ve askeri personelin maaşlarının ödenmesinde sorunlar yaşandığını söyledi. Şarku’l Avsat’ın Fox News'ten aktardığına göre Bessent, “Para birimi çöküyor. Enflasyon yüzde 100'ün üzerinde. Askerlerinin maaşlarını ödeyemiyorlar” ifadelerini kullandı.

Hazine Bakanı daha önce Washington'un haftalık olarak ilave yaptırımlar uygulamayı planladığını açıklamış, ilk hedefin İran'a ait fonları tutan veya Tahran'ın küresel finans sistemine erişmesine yardımcı olan bankalar olacağını belirtmişti.

Bessent ayrıca bazı kuruluşların dolar üzerinden işlem yapmasının tamamen engellenebileceği sinyalini verdi ve G20 ülkelerine İran'la ekonomik ilişkilerini kesmeleri veya azaltmaları çağrısında bulundu. Washington'un baskı kampanyasında açık kapı bırakmayacağını söyledi.

Bessent'in açıklamaları, Washington ile Tahran arasındaki askeri gerilimin yeniden arttığı, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasının ve ticaret ile enerji akışına yönelik baskısının sürdüğü bir dönemde geldi.

Bessent, pazartesi günü yaptırımların amacının “İran'ın müzakere masasına oturmak istemesini sağlayacak koşulları oluşturmak” olduğunu söylemiş, Tahran'ın askeri gerilimi artırmasının nedeninin “ekonomik olarak kaybediyor olması” olduğunu belirtmişti.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump dün, İran'ı yeniden müzakere masasına dönmeye zorlamaya çalıştığını reddetti. Trump, Tahran'ın yeni bir anlaşma imzalayıp imzalamamasını önemsemediğini söyledi. Açıklama, yönetiminin İran üzerindeki askeri ve ekonomik baskıyı artırmayı sürdürdüğü bir zamanda yapıldı.


Washington, Kiev'e Patriot füze sistemleri üretme lisansı verilmesini görüşüyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AFP)
TT

Washington, Kiev'e Patriot füze sistemleri üretme lisansı verilmesini görüşüyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (AFP)

ABD'nin, Ukrayna'ya Rusya'nın saldırılarını püskürtmek için büyük ihtiyaç duyduğu Patriot önleme füzelerini üretmesi için lisans verme seçeneğini görüştüğü ifade edildi. Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün yayımlanan bir röportajında bunun “acil bir çözüm olmadığını” belirtti.

ABD'nin böyle bir lisans vermesi fikrine karşı olup olmadığı sorusuna Rubio, “Bu konu şu anda müzakere ediliyor, ancak acil bir çözüm değil” cevabını verdi.

Rubio, Fox News'te Brian Kilmeade programında yaptığı açıklamada, “Lisansımız olsa bile üretimin artırılması, fabrikaların kurulması yıllar sürecek bir süreç. Çünkü bunlar son derece gelişmiş silahlar” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Rubio, “Bu konu görüşülüyor. Görüşmeler bir sonuca ulaşabilir, ancak kısa vadede sorunu gerçekten çözmeyecek” ifadelerini kullandı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, temmuz ayında Washington'a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Donald Trump ile “Patriot tipi önleme füzelerinin üretimi için lisans verilmesi” konusunu görüştüğünü söylemişti.

Son dönemde Kiev ve Moskova karşılıklı saldırılarını yoğunlaştırdı. Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başlamasının üzerinden dört yıldan fazla süre geçerken, saldırılarda hayatını kaybeden sivillerin sayısı giderek artıyor.

Hava savunması, özellikle engellenmesi zor balistik füzelere karşı savunma, Kiev için mutlak öncelik taşıyor.

Rubio, röportajında “Dünyanın her yerinden daha fazla önleme füzesi talebi geliyor” dedi.

Rubio, “Önleme füzelerine duyulan ihtiyaç, yalnızca Ukrayna'da değil, dünya genelinde savunma alanındaki en büyük ihtiyaç haline geldi” ifadelerini kullandı ve özellikle İran'a yönelik savaşın sürdüğü Ortadoğu'ya dikkat çekti.


Trump'ın yeni tehdidi: Falkland Adaları

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Trump'ın yeni tehdidi: Falkland Adaları

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

ABD Başkanı Donald Trump, Birleşik Devletler'in Falkland Adaları üzerindeki Britanya egemenliğine ilişkin tutumunu gözden geçirdiğini söyledi. Bu, İşçi Partisi'nin bakanları için endişe yaratacak bir hamle.

Trump'ın açıklaması, ABD yönetiminin Andy Burnham'ı savunma harcamalarını artırmaya teşvik etmek amacıyla denizaşırı toprak üzerindeki Britanya egemenliğine karşı çıkmaya hazır olduğu yönündeki haberlerin geçen hafta yayımlanmasının ardından geldi.

Adalar Birleşik Krallık (BK) tarafından yönetiliyor ancak Arjantin de bu topraklar üzerinde hak iddia ediyor. Arjantin Devlet Başkanı ise Trump'ın müttefikleri arasında yer alıyor.

Trump, pazartesi günü adaların egemenliği hakkında sorulan bir soruda gazetecilere, "Her tutumu her zaman gözden geçiririm" dedi ve ekledi:

Bu da pek çok tutumdan yalnızca biri.

Üst düzey bir ABD yetkilisi The Telegraph'a, Pentagon'un NATO müttefiklerinin savunmaya yüzde 5 ayırma taahhüdünde bulunmasını sağlamak amacıyla mevcut yükümlülüklerini gözden geçirdiğini ve bu değerlendirmede BK'ye "özel önem" verileceğini söyledi.

Yetkililer, Amerika'nın BK'nin Falkland Adaları üzerindeki hak iddiasına ilişkin tutumunu değiştirmenin, hükümeti savunma harcamalarını artırmaya teşvik edecek seçeneklerden biri olduğunu söyledi.

Trump'ın pazartesi günü Oval Ofis'te sarf ettiği sözler, konuyla ilgili kamuoyuna yaptığı ilk açıklamaydı.

Kısa süre sonra The Times'a verdiği bir röportajda Maliye Bakanı John Healey, GSYİH'nin yüzde 3'ü oranında bir savunma harcaması hedefine "yüzde 100" bağlı olduğunu ve planı bahar değerlendirmesinde açıklayacağını belirtti.

Ayrıca The Times'a, ABD'nin adaların egemenliği konusunda Arjantin'in yanında yer alabileceği yönündeki öneriyi duymadığını söyleyen Healey, "Falkland Adaları Britanya'ya aittir. Ada halkı bunu istediği sürece de Britanya'ya bağlı kalacaktır" dedi.

BK hükümeti de hafta sonu The Telegraph'ın haberine yanıt vererek adaların, Falkland halkının isteği doğrultusunda Britanya Denizaşırı Bölgesi olarak kalmasını sağlamaya yönelik "köklü ve sarsılmaz" bağlılığını yineledi.

Bir sözcü şunları söyledi:

BK, NATO'da merkezi bir rol oynuyor ve Avrupa genelinde kolektif savunmayı güçlendiriyor. NATO'nun savunmaya en fazla kaynak ayıran üçüncü ülkesiyiz ve nükleer caydırıcılığımızı ittifaka taahhüt eden NATO'daki tek Avrupa üyesiyiz.

Bu haber, nisanda sızdırılan bir Pentagon iç yazışmasında ABD'nin, İran savaşına destek vermemesine misilleme olarak Britanya'nın Falkland Adaları üzerindeki hak iddiasını gözden geçirebileceği yönündeki önceki bir tehdidin ardından geldi.

Trump'la Avrupa arasındaki gerilim aylardır artıyor; Trump, NATO'ya katkıda bulunma ve İran'a karşı ABD askeri eylemlerini destekleme konusunda yeterince çaba göstermeyen birçok ülkeye sert eleştiriler yöneltiyor.

Çatışma boyunca Trump, zaman zaman Amerikan askerlerini Avrupa'dan çekmekle, zaman zaman da ABD'yi NATO'dan çıkarmakla tehdit etti.

Independent Türkçe